Yuhanna 4
İsa ile Samiriyeli Kadın
4 1-34|1-3|YUHANNA Ferisiler, İsa’nın Yahya’dan daha çok öğrenci edinip vaftiz ettiğini duydular –aslında İsa’nın kendisi değil, öğrencileri vaftiz ediyorlardı– İsa bunu öğrenince Yahudiye’den ayrılıp yine Celile’ye gitti. 44|4|YUHANNA Giderken {tip
Samiriyeliler, Yahudiler’le öbür halkların karışımından oluşan, Yahudiye ile Celile arasında yaşayan melez bir halk. Tektanrıcı oldukları halde Samiriyeliler, saf kan Ya¬hudi olmadıklarından ve birtakım değişik dinsel görenekleri izlediklerinden Yahudilerce hor görülürdü. (Yahudiye, Roma İmparatorluğu zamanında Filistin’in güney kısmından oluşan eyalet; Bu eyaletle birlikte Yahudiler’in çok sayıda bulunduğu komşu eyaletlerin topraklarının tümü.)
}Samiriye’den{/tip} geçmesi gerekiyordu. 54|5|YUHANNA x0022Böylece Samiriye’nin Sihar denilen kentine geldi. Burası Yakup’un kendi oğlu Yusuf’a vermiş olduğu toprağın yakınındaydı. 64|6|YUHANNA Yakup’un kuyusu da oradaydı. İsa, yolculuktan yorulmuş olduğu için kuyunun yanına oturmuştu. Saat on iki sularıydı. 74|7|YUHANNA Samiriyeli bir kadın su çekmeye geldi.
İsa ona, “Bana su ver, içeyim” dedi. 84|8|YUHANNA İsa’nın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.
94|9|YUHANNA x0023Samiriyeli kadın, “Sen Yahudi’sin, bense Samiriyeli bir kadınım” dedi, “Nasıl olur da benden su istersin?” Çünkü Yahudiler’in Samiriyeliler’le ilişkileri yoktur.
104|10|YUHANNA x0024İsa kadına şu yanıtı verdi: “Eğer sen Tanrı’nın armağanını ve sana, ‘Bana su ver, içeyim’ diyenin kim olduğunu bilseydin, sen O’ndan dilerdin, O da sana yaşam suyunu verirdi.”
114|11|YUHANNA Kadın, “Efendim” dedi, “Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın? 124|12|YUHANNA Sen, bu kuyuyu bize vermiş, kendisi, oğulları ve davarları ondan içmiş olan atamız Yakup’tan daha mı büyüksün?”
134|13|YUHANNA İsa şöyle yanıt verdi: “Bu sudan her içen yine susayacak. 144|14|YUHANNA Oysa benim vereceğim sudan içen sonsuza dek susamaz. Benim vereceğim su, içende sonsuz yaşam için fışkıran bir pınar olacak.”
154|15|YUHANNA Kadın, “Efendim” dedi, “Bu suyu bana ver. Böylece ne susayayım, ne de su çekmek için buraya kadar geleyim.”
164|16|YUHANNA İsa, “Git, kocanı çağır ve buraya gel” dedi.
174|17|YUHANNA Kadın, “Kocam yok” diye yanıtladı.
İsa, “Kocam yok demekle doğruyu söyledin” dedi. 184|18|YUHANNA “Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.”
194|19|YUHANNA Kadın, “Efendim, anlıyorum, sen bir peygambersin” dedi. 204|20|YUHANNA “Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin {tip bugünkü Kudüs}Yeruşalim{/tip}’de olduğunu söylüyorsunuz.”
214|21|YUHANNA İsa ona şöyle dedi: “Kadın, bana inan, öyle bir saat geliyor ki, Baba’ya ne bu dağda, ne de Yeruşalim’de tapınacaksınız! 224|22|YUHANNA Siz bilmediğinize tapıyorsunuz, biz bildiğimize tapıyoruz. Çünkü kurtuluş Yahudiler’dendir. 234|23|YUHANNA Ama içtenlikle tapınanların Baba’ya ruhta ve gerçekte tapınacakları saat geliyor. İşte, o saat şimdidir. Baba da kendisine böyle tapınanları arıyor. 244|24|YUHANNA {tip
Üç ruhtur demedi. Tanrı kendisini bölemez. Tanrısal özü birdir. Birliği inanılmaz karmaşık bir birliktir fakat yine de Tanrı birdir.
Tek bir Tanrı’ya inanıyor musunuz? İyi. Bu başlamak için iyi bir nokta. Daha önemli olan soru, ‘İnandığınız bu tek Tanrı nasıl bir Tanrı?’ Kendilerini ateist olarak tanımlayan insanlarla konuştum. Onlara genellikle sorduğum ilk soru ne oluyor biliyor musunuz? “İnanamadığınız Tanrı’dan bahseder misiniz?” Tanrı konusunda algıları karşısında verdiğim tepki çoğunlukla şöyle oluyor: “Dostum, Tanrı böyle değil. Tanrı hakkında böyle bir fikri nasıl edindiniz? Kutsal Kitap’tan gelmiyor.”
Bize olan sevgisini İsa Mesih’in ölümü, gömülmesi ve dirilişiyle göstermiş olan tek Tanrı’ya inanalım. “Söz insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:14, İncil)
Tanrı’nın size karşı sevgisinin ne kadar süreceğini biliyor musunuz? Yanıtınızı parçalanmış bir çarmıhta, Yeruşalim dışında çıplak bir tepede bulabilirsiniz. Ve boş bir mezarın girişinde, Tanrı buradan çıkarken öyle görünüyor ki sanki bir patlama olmuş gibi koyu bir is lekesi kalmış. Dilerseniz buna diriliş gücü deyin! Tanrı şöyle diyor, “Orada gördüğün benim, Yaratıcın, insanlığı giyinmiş olan Tanrın. Çivilenmiş ve kanayan. Günahla kirlenmiş. Hissettiğim senin günahın. Öldüğüm ölüm senin ölümün. Birkaç gün sonra yaşadığım, senin dirilişin olacak. Diriliş, bunu unutma. Senin için önce bana ait olup benden gelmeyen zafer yoktur. Keder. Sevinç. Hepsi senin için. İşte seni bu kadar seviyorum!”
Bu tek Tanrı’ya inanmayı seçtiğiniz takdirde sizi kim bu sevgiden ayırabilir? “Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa’da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.” (Romalılar 8:38-39, İncil)
“Kurtarıcımız tek Tanrı, sizi düşmekten alıkoyacak, büyük sevinç içinde lekesiz olarak yüce huzuruna çıkaracak güçtedir. Yücelik, ululuk, güç ve yetki Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla bütün çağlardan önce, şimdi ve bütün çağlar boyunca Tanrı’nın olsun! Amin.” (Yahuda 1:24-25) Bkz: https://cennetvaadi.com/sorular/hiristiyanlik-ve-islam1/islam-hristiyanliktan-daha-mantikli-degil-mi
}Tanrı ruhtur{/tip}, O’na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar.”
254|25|YUHANNA Kadın İsa’ya, “Mesih denilen meshedilmiş Olan’ın geleceğini biliyorum” dedi, “O gelince bize her şeyi bildirecek.”
264|26|YUHANNA İsa, “Seninle konuşan ben, O’yum” dedi.
274|27|YUHANNA Bu sırada İsa’nın öğrencileri geldiler. O’nun bir kadınla konuşmasına şaştılar. Bununla birlikte hiçbiri, “Ne istiyorsun?” ya da, “O kadınla neden konuşuyorsun?” demedi.
28-294|28-29|YUHANNA Sonra kadın su testisini bırakarak kente gitti ve halka şöyle dedi: “Gelin, yaptığım her şeyi bana söyleyen adamı görün. Acaba Mesih bu mudur?” 304|30|YUHANNA Halk da kentten çıkıp İsaya doğru gelmeye başladı.
314|31|YUHANNA Bu arada öğrencileri O’na, “Rabbî, yemek ye!” diye rica ediyorlardı.
324|32|YUHANNA Ama İsa, “Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var” dedi.
334|33|YUHANNA Öğrenciler birbirlerine, “Acaba biri O’na yiyecek mi getirdi?” diye sordular.
344|34|YUHANNA İsa, “Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve O’nun işini tamamlamaktır” dedi. 354|35|YUHANNA “Sizler, ‘Ekinleri biçmeye daha dört ay var’ demiyor musunuz? İşte, size söylüyorum, başınızı kaldırıp tarlalara bakın. Ekinler sararmış, biçilmeye hazır! 364|36|YUHANNA Eken ve biçen birlikte sevinsinler diye, biçen kişi şimdiden ücretini alır ve sonsuz yaşam için ürün toplar. 374|37|YUHANNA ‘Biri eker, başkası biçer’ sözü bu durumda doğrudur. 384|38|YUHANNA Ben sizi, emek vermediğiniz bir ürünü biçmeye gönderdim. Başkaları emek verdiler, siz ise onların emeğinden yararlandınız.”
394|39|YUHANNA O kentten birçok Samiriyeli, “Yaptığım her şeyi bana söyledi” diye tanıklık eden kadının sözü üzerine İsa’ya iman etti. 404|40|YUHANNA Samiriyeliler O’na gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı. 414|41|YUHANNA O’nun sözü üzerine daha birçokları iman etti.
424|42|YUHANNA Bunlar kadına, “Bizim iman etmemizin nedeni artık senin sözlerin değil” diyorlardı. “Kendimiz işittik, O’nun gerçekten dünyanın Kurtarıcısı olduğunu biliyoruz.”
Bir Memurun Oğlu İyileştiriliyor
434|43|YUHANNA Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celile’ye gitti. 444|44|YUHANNA x0025İsa’nın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti. 454|45|YUHANNA x0026Celile’ye geldiği zaman Celileliler O’nu iyi karşıladılar. Çünkü onlar da {tip
İsrailliler Fısıh Bayramı’nda Mısır’daki kölelikten kurtuluşlarını kutlarlar.
}bayram{/tip} için gitmişler ve bayramda O’nun Yeruşalim’de yaptığı her şeyi görmüşlerdi.
464|46|YUHANNA x0027İsa yine, suyu şaraba çevirdiği Celile’nin Kana Köyü’ne geldi. Orada saraya bağlı bir memur vardı. Oğlu Kefarnahum’da hastaydı. 474|47|YUHANNA Adam, İsa’nın Yahudiye’den Celile’ye geldiğini işitince yanına gitti, evine gelip ölmek üzere olan oğlunu iyileştirmesi için O’na yalvardı.
484|48|YUHANNA İsa adama, “Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz” dedi.
494|49|YUHANNA Saray memuru İsa’ya, “Efendim, çocuğum ölmeden yetiş!” dedi.
504|50|YUHANNA İsa, “Git, oğlun yaşayacak” dedi.
Adam, İsa’nın söylediği söze iman ederek gitti. 514|51|YUHANNA Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler. 524|52|YUHANNA Adam onlara, oğlunun iyileşmeye başladığı saati sordu. “Dün öğle üstü saat birde ateşi düştü” dediler.
534|53|YUHANNA Baba bunun, İsa’nın, “Oğlun yaşayacak” dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti. 544|54|YUHANNA İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye’den Celile’ye döndükten sonra gerçekleştirdi.4|54|YUHANNA