Matta 5
Gerçek Mutluluk
(Luk.6:20-23)
5 5|1|MATTAİsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi. 25|2|MATTAİsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:
35|3|MATTA “Ne mutlu ruhta yoksul olanlara!
Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.
45|4|MATTA x0030Ne mutlu yaslı olanlara!
Çünkü onlar teselli edilecekler.
55|5|MATTA x0031Ne mutlu yumuşak huylu olanlara!
Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.
65|6|MATTA x0032Ne mutlu doğruluğa acıkıp
susayanlara!
Çünkü onlar doyurulacaklar.
75|7|MATTA Ne mutlu merhametli olanlara!
Çünkü onlar merhamet bulacaklar.
85|8|MATTA x0033Ne mutlu yüreği temiz olanlara!
Çünkü onlar Tanrı’yı görecekler.
95|9|MATTA Ne mutlu {tip
Terörizm bugün dünyada sahip olduğumuz huzuru tehdir mi ediyor? Ne huzuru? Kim huzurlu? Peki Tanrı’yla sahip olduğumuz huzura ne demeli? Kim bunu tatmış? Dünyada ya da kişisel yaşantımızda ne olursa olsun, sarsılmamak için başvurabileceğimiz bir yer var mı? Yaşam koşulları ne olursa olsun dalgaların hırpaladığı teknemizin güvende olabileceği sakin bir limanın olduğundan emin olarak, geleceğe umutla bakabilir miyiz? Öncelikle huzurun nerelerde bulunamayacağını kabul edelim:
Dünyamızda huzur yok çünkü uluslarımızda huzur yok.
Uluslarımızda huzur yok çünkü şehirlemizde huzur yok.
Şehirlerimizde huzur yok çünkü mahallemizde huzur yok.
Mahallemizde huzur yok çünkü ailemizde huzur yok.
Ailemizde huzur yok çünkü kalplerimizde huzur yok.
Etrafımızdaki dünya değişiyor ama Tanrı değişmez. O şaşmaz, güvenilir, ve sevecendir. Esenlik Tanrısı’nı tanıyor musunuz? Birçok insan bilmiyor. Incil’deki kitaplardan birinde kapanış duasında şöyle yazıyor: “Esenlik kaynağı olan Rab’bin kendisi size her zaman, her durumda esenlik versin. Rab hepinizle birlikte olsun.” (2.Selanikliler 3:16, İncil)
Esenlik veren bu Tanrı’yı kişisel olarak tanıyabilirsiniz. Gerçek şu ki, Rab’den başkası bunu veremez. İsa’nın öğrencilerine söylediklerine kulak verelim. O zaman söyledikleri, eğer O’nu izleyenlerden biriysek, bugün sizin ve benim için geçerli.
“Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.” (Yuhanna 14:27, İncil)
İsa onlara hangi esenliği verdiğini söyledi? Kendi esenliğini. “…size kendi esenliğimi veriyorum.” Söylediğim gibi ancak O verebilir. İsa’nın verdiği esenlik, dünyanın vermeyi vaat ettiği esenlik gibi değil. Örneğin, çeşitli felsefe veya din sistemlerinin vaat ettiği esenlik gibi değil. Onlar esenlik vereceklerini söylüyorlar ama verdikleri gerçek değil. Vicdanın sesini yatıştırmıyor. Günahı ortadan kaldırmıyor. İnsanın canını Tanrı’yla barıştırmıyor. Tanrı’yla yeniden düzeltilen yaşamın sonucu olarak ortaya çıkmıyor. Oysa İsa’nın verdiği esenlik canın bütün ihtiyaçlarını karşılıyor. Vicdanın uyarılarını yatıştırıyor ve sonsuza dek kalacak, özellikle de ölüm anında cennete geçerken! İnsan, endişe ve kaygı dünyasında böyle bir esenliğe sahip olmayı ne kadar da çok ister! Dünyanın ne verebileceği ne de alabileceği bu tür bir esenliğe sahip olmak ne kadar harika bir şey!
}barışı sağlayanlara{/tip}!
Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.
105|10|MATTA x0034Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm
görenlere!
Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.
115|11|MATTA x0035“Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! 125|12|MATTA x0036Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler.”
Tuz ve Işık
(Mar.9:50; Luk.14:34-35)
135|13|MATTA x0037“Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayak altında çiğnenmekten başka işe yaramaz.
145|14|MATTA x0038“Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez. 155|15|MATTA x0039Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar. 165|16|MATTA x0040Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız’ı yüceltsinler!”
Kutsal Yasa
175|17|MATTA {tip Tanrı’nın Peygamber Musa’ya verdiği yasalar dizisi}“Kutsal Yasa{/tip}’yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. 185|18|MATTA x0041Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa’dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak. 195|19|MATTA Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği’nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği’nde büyük sayılacak. 205|20|MATTA Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle {tip
İsa Mesih döneminde dindar bir Yahudi mezhebi. Bu mezhep Kutsal Yasa’ya ve yüzyıllar boyu Yasa’ya dayandırılan dinsel kurallara sıkı sıkıya bağlıy¬dı.
}Ferisiler{/tip}’inkini aşmadıkça, {tip
Muhtemelen çoğumuz kendimizi ortalama insan olarak görürüz, ne çok iyi ne de çok kötü. Kendimiz için, “Ben iyi bir insanım, bu nedenle, şayet bir cennet varsa, benim gibi insanların hepsi muhtemelen oraya gidecek” deriz. Böyle düşünürüz. Ne var ki, Tanrı böyle düşünmez.
İsa’nın ilk vaazını okumak ister misiniz? İncil’in ilk kısmı olan Matta Müjdesi’nin 5-7. bölümleri arasındadır. Söylediği sözlerden biri, on bin ağzın açık kalmasına neden olmuş olmalı. İsa, o gün konuşma yaptığı insanların arasında bulunma olasılığı bulunan iki dindar gruptan söz etti. Onlar hakkında şöyle bir yorum yaptı:
“Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle Ferisiler’inkini aşmadıkça, Göklerin Egemenliği’ne asla giremezsiniz!” (Matta 5:20, İncil)
Mekke şehir merkezinde Aziz Reda ve Aziz Mabedi sokaklarının köşesinde durduğunuzu hayal edin. Toplanan kalabalığa, Müslüman din alimlerinin cennete girmeye hak kazanmak için gereken doğruluğa sahip olmadıklarını anlatmaya başlıyorsunuz…ya da, Belfast şehir merkezinde Aziz Alfred ve Aziz Franklin sokaklarının köşesinde durup kalabalıklara Katolik din adamlarının cennete girmeye hak kazanmak için gereken doğruluğa sahip olmadıklarını anlattığınızı hayal edin…İşte İsa’nın yaptığı buna benziyordu. Dönemin din önderlerinin, Tanrı’nın cennete girmek için belirlediği standardı karşılamadıklarını söylüyordu. Halkın cennete girmeyi ümit edebilmesi için kutsallığın ve doğruluğun doğası hakkındaki görüşünün din önderlerinden de üstün olması gerekliydi.
İsa, Tanrı için en önemli olan şeyin, kişinin inancıyla ilgili dışsal gelenek ve törenlerin olmadığını söylüyor. Radikal bir öğretiş mi bu? Hayır, Eski Antlaşma’nın öğretileriyle uyumludur. “Çünkü RAB insanın gördüğü gibi görmez; insan dış görünüşe, RAB ise yüreğe bakar.” (1. Samuel 16:7)
Sadece Tanrı tümüyle pak olduğu için Tanrı bizi bu şekilde değerlendirebilir. Sadece Tanrı bize neyin pak olduğunu ve neyin pak olmadığını söyleyebilir. Buna katılıyor musunuz? En baştaki sorunuza Tanrı’nın verdiği cevabı hiç ödün vermeden, farklı sözlerle, yeniden şöyle ifade edebiliriz:
Sizin ‘Temiz’ Dediğiniz, Temiz Değil!
Anne, eşi ve sekiz yaşındaki oğlunun televizyon seyrettiği oturma odasına doğru, “Yemek yiyeceğiz, hadi ellerinizi yıkayın,” diye bağırdı. Biraz sonra, televizyonun kapatıldığını ve birinin banyoda musluğu açtığını duydu. Üç kişilik bu aile birazdan en sevdikleri yemeklerden birini birlikte yiyeceklerdi: annenin makarnası ve evde yapılmış, fırından yeni çıkmış ekmek.
Oğlu yemek masasına geldiğinde Bayan Yelçi çocuğun ellerini fark etti ve “Ellerini yıkadın mı?” diye sordu. “Evet, tertemizler, “ diye cevap verdi çocuk. Anne oğlunun ellerine yakından bakıp gülümseyerek, “Senin ‘temiz’ dediğin pek de temiz değil” diyerek onu yeniden ellerini yıkamaya gönderdi.
Bayan Yelçi’nin oğluna söylediği aslında tam olarak Tanrı’nın kendimiz hakkında bilmemizi istediği şeydir: Bizim ‘temiz’ dediğimiz pek de temiz değildir. Temiz olamaz. Çünkü hiçbir insan kusursuz değildir. Sadece Tanrı kusursuzdur. Bu nedenle hiç kimse, kendi erdemleriyle, hak ederek Tanrı’nın huzuruna çıkamaz. Tanrı, insanın yaşamı boyunca, her an, kesin paklık ister; arada sırada pak olmasını değil. Tanrı’ya bu şekilde yaklaşamayız. Sevaplarımızın günahlarımızı aştığını düşünerek bir gün cennete girmeye hak kazanacağımızı ümit edemeyiz. Neden? Çünkü Tanrı, çok daha yüksek bir standart talep ediyor. Cennete girme koşulu tamamen kusursuz olmak. Geçme notu sadece 100 üzerinden 100.
Tanrı kimliğinden ödün veremez. Tanrı’nın kendi kimliğine sadık olması gerekir. Tanrı’nın zorunlu koştuğu doğruluk, Tanrı’nın özünün zorunlu koşmasını zorunlu kılan doğruluktur. İşte Tanrı’nın bu nedenle kötülüğün hepsini yargılaması gerekir. Gördüğümüz gibi, Tanrı’nın kesin doğruluğundan biraz bile azı Tanrı’ya göre kötülüktür. Peki Tanrı, doğruluk standardına uymayan insanları cennete kabul edecek mi? Etmeyecek çünkü edemez. Standartlarını düşürüp aynı zamanda adil Tanrı olamaz.
Bu umutsuz durumdan bizi kim kurtarabilir? Bir çıkış yolu var mı? İşte yıllar önce bu soruyu sormaya başladım. Bizi kim kurtarabilir? İsa kurtarabilir! Ve İsa kurtaracak…bir istisnayla. İsa, kendi doğruluğuna, iyiliğine sırtını dayayan kimseyi kurtaramaz. Bu gibi insanlar, kendi doğruluklarının Tanrı tarafından kabul edilmelerini sağlayacağına güvenerek Tanrı’nın teklifini reddederler.
}Göklerin Egemenliği’ne asla giremezsiniz{/tip}!”
Öfke ve Cinayet
215|21|MATTA x0042“Atalarımıza, ‘Adam öldürmeyeceksin. Öldüren yargılanacak’ dendiğini duydunuz. 225|22|MATTA Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, {tip
İsa döneminde Yahudiler’in milli meclisi olan ve “Sanhedrin” diye bilinen yetmiş kişilik Yüksek Kurul, önemli kâhinler, ileri gelenler ve din bilginle¬rinden oluşurdu. Başkâhin Kurul’a başkanlık ederdi.
}Yüksek Kurul{/tip}’da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir. 23-245|23-24|MATTA Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun. 255|25|MATTA Senden davacı olanla daha yoldayken çabucak anlaş. Yoksa o seni yargıca, yargıç da gardiyana teslim edebilir; sonunda da hapse atılabilirsin. 265|26|MATTA Sana doğrusunu söyleyeyim, borcunun son kuruşunu ödemeden oradan asla çıkamazsın.”
Zina ve Boşanma
275|27|MATTA x0045“ ‘Zina etmeyeceksin’ dendiğini duydunuz. 285|28|MATTA Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde o kadınla zina etmiş olur. 295|29|MATTA x0046Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir. 305|30|MATTA x0047Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.
315|31|MATTA x0048“ ‘Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin’ denmiştir. 325|32|MATTA Ama ben size diyorum ki, karısını fuhuş dışında bir nedenle boşayan onu zinaya itmiş olur. Boşanmış bir kadınla evlenen de zina etmiş olur.”
Ant İçmek
335|33|MATTA x0049 x0050“Yine atalarımıza, ‘Yalan yere ant içmeyeceksin, ama Rab’bin önünde içtiğin antları yerine getireceksin’ dendiğini duydunuz. 34-355|34-35|MATTA x0051Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin: Ne gök üzerine, çünkü orası Tanrı’nın tahtıdır; ne yer üzerine, çünkü orası O’nun ayak taburesidir; ne de Yeruşalim üzerine, çünkü orası Büyük Kral’ın kentidir. 365|36|MATTA Başınızın üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçınızın tek telini ak ya da kara edemezsiniz. 375|37|MATTA ‘Evet’ iniz evet, ‘hayır’ ınız hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan’dandır.”
Göze Göz, Dişe Diş
(Luk.6:29-30)
385|38|MATTA x0053“ ‘Göze göz, dişe diş’ dendiğini duydunuz. 395|39|MATTA Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. 405|40|MATTA Size karşı davacı olup mintanınızı almak isteyene abanızı da verin. 415|41|MATTA Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün. 425|42|MATTA Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin.”
Düşmanlarınızı Sevin
(Luk.6:27-28,32-36)
435|43|MATTA x0054“ ‘Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin’ dendiğini duydunuz. 445|44|MATTA Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. 455|45|MATTA Öyle ki, göklerdeki Babanız’ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır. 465|46|MATTA Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu? 475|47|MATTA Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu? 485|48|MATTA x0055Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun.”5|48|MATTA