11L – Türkiye’de Hristiyan Olmak Zor mu?
Türkiye’de Hristiyan Olmak Zor mu?
Artık ben de İsa Mesih imanlısıyım! Tanrı’nın sizi kurtarmasını istemişsiniz. Sizi kurtardı mı? Kurtarıcı Tanrımız diyor, Rab’be yakaran herkes kurtulacak. Nasıl oldu? “…iman, haberi duymakla, duymak da Mesih’le ilgili sözün yayılmasıyla olur.” (Romalılar 10:17, İncil). İsa’yla ilgili gerçeği duymakla yeni İsa Mesih imanlısı olup İsa’yı izlemeye başlamışsınız. İsa yeni yaşamınız hakkında ne diyor? “Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler. Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.” (Yuhanna 10:27-28, İncil)
İsa’nın bütün günahlarınızın bedelini ödemesi, İsa’nın sizin yerinize cehenneme gitmesi gibi bir şey olduğuna inanıyorsunuz ve doğru inanıyorsunuz. “Benim yerime ölüp hak ettiğim mahkumiyeti üzerine aldığın için ne kadar teşekkür etsem azdır, İsa. Bugünden itibaren seni izleyenlerden biri olacağım” diye dua ettiniz.
İncil okumak
İncil okuyarak, dua ve İsa’nın diğer öğrencileriyle etkileşim aracılığıyla yaşam boyu sürecek bir değişim ve olgunlaşma yolculuğuna başlayacaksınız. Tabii, İncil’i online olarak okumaya devam edebilirsiniz. Ya da kendi başınıza okumak için bir İncil alabilirsiniz. Yakınınızdaki bir kitapçıya sorabilirsiniz. Eğer İncil satmıyorlarsa, satan bir kitapçıdan sizin için sipariş verip veremeyeceklerini sorun. Bulunduğunuz yerde İncil bulamazsanız, belki daha büyük bir kente giden bir arkadaşınızdan sizin için satın almasını isteyebilirsiniz.
Birkaç web sitesinden ücretsiz İncil isteyebilirsiniz. Örneğin www.kutsalkitap.org/ucretsiz-incil/. Postayla gönderebilirler. Fakat aileniz veya sevdikleriniz postayla İncil almanızdan rahatsız olacak ya da kızacaklarsa bu şekilde yapmayın. İncil’deki bu gerçeği içinde bulunduğunuz durumda etkin kılın:
“Mümkünse, elinizden geldiğince herkesle barış içinde yaşayın.” (Romalılar 12:8, İncil)
Tanrı burada bizlere diğer insanlarla esenlik içinde yaşamanın amacımız olması gerektiğini söylüyor. Ayet, bunun her zaman sağlanamayacağını da üstü kapalı bir şekilde söylüyor, çünkü ‘elinizden geldiğince’ diyor. Bu, bazen bunun mümkün olmadığı anlamına gelir. Yine de, esenliği korumak ve başkalarının kızgınlığını yatıştırmak için elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekir. Postayla İncil istemek evinizde sorun yaratacaksa, yapmayın. Elimizden geldiğince başkalarıyla esenlik içinde yaşamaya çalışmalıyız. Maalesef, bazı insanlarla esenlik içinde yaşamak mümkün değildir. İsa’nın öğrencisi olarak çağrınız, esenliği beslemek için elinizden gelenin en iyisini yapmaktır.
“Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.” İSA (Yuhanna 14:27, İncil)
Bulunduğunuz yerde bir İncil bulamazsanız veya bir arkadaşınızdan sizin için almasını rica edemezseniz, yakınınızdaki bir postaneden bir posta kutusu kiralayabilirsiniz. O zaman başka bir web sitesinden posta kutunuza ücretsiz bir İncil göndermesini isteyebilirsiniz. Herhangi bir nedenle posta kutusu kiralamanız mümkün değilse, belki evlerine İncil postalanmasında bir sorun görmeyen bir arkadaşınızın evine sipariş verebilirsiniz.
Yeni inancınızı başkalarıyla paylaşmak
Yaşamınızda gerçekleşen değişikliklerden başkalarına ne zaman haber vermelisiniz? Bursa’da yaşayan bir Türk arkadaş Hristiyanlık ve Hristiyanlık’ın merkezinde yer alan İsa Mesih’in iddialarını araştırdı. İncil’i okumaya başladıktan kısa bir süre sonra İsa’nın gerçekten olduğunu söylediği kişi olduğunu fark etti. Bir günahkar olarak O’nun gibi bir Kurtarıcı’ya ihtiyaç duyduğunu anladı. Peki ama bunu dindar Müslüman olan anne babasıyla nasıl açıklayacaktı? Babasıyla ilişkisi her zaman kötüydü. Onun gözünde her zaman hatalı davranan bir çocuktu. Babası ona hep sert davranırdı. Hristiyan olduktan sonra, bunu sevdikleriyle paylaşmadan önce biraz beklemeye karar verdi. Onlara yeni yaşamından söz etmeden önce yeni yaşamını göstermeye karar verdi. Tanrı ona, uzun yıllar boyunca kendisine sert davranmış olan babasına karşı içten bir sevgi verdi. Babasına öncekinden çok daha fazla sevgi, saygı göstermeye başladı. Onun için ve Tanrı’nın kendisine açıkladığı sevgiyi ona gösterebilmesi için dua etti. İki yıl geçti. Artık anne ve babasıyla yaşamının bu kadar büyük bir şekilde neden değiştiğini paylaşmanın zamanı geldiğine inandı. İsa’ya Kurtarıcısı ve Rab’bi olarak iman ettiğini açıkladığında sorun çıkarmadılar. Ne azarladılar ne de tehdit ettiler. Bu nasıl mümkün oldu? Çocukları hizmetkar yüreğe sahip, onları seven bir aile üyesi olmuştu. Yeni imanını fikren kabullenmekte zorlanmışlardı, çünkü hep bunun korkunç bir şey olduğu öğretilmişti onlara ama yaşamında bu kadar olağanüstü bir değişim yarattığını, çocuklarında gözlerinin önünde parlayan Tanrı’nın sevgisini gördükçe öğrendikleri şeylerin aslında gerçek olmadığını düşünmeye başlamışlardı.
İmanımızı açıkladığımızda aldığımız tepkiler bazen kişisel olmayabilir. Toplumun yarattığı korku ve önyargılar özellikle yakınlarımızın koruma içgüdüsünü harekete geçirebiliyor. Bizi sevmedikleri ve nefret ettiklerini düşündüğümüzde, onların açısından aslında tam tersi söz konusu olabilir. Bu nedenle anlayışlı olmaya çalışmalıyız. Öncelikle Bursalı arkadaşımız gibi yaşamımızın değişimi bizim adımıza çok önemli bir fark yaratacaktır. Hatta bazen sözlerimizin yapabildiğinin çok ötesinde. Bu nedenle konuyu bir nefret sorunu olarak görmeden önce insanların sizi anlamasına yardım edin.
İsa Mesih’e yeni iman ettiğimizde sıklıkla düştüğümüz bir hata var: Tanrı’yla capcanlı, birebir bir ilişkiye yeni kavuşmuş kişiler olarak, sahip olduğumuz bu sevinç ve deneyimle insanları aynı deneyime zorluyoruz. O kadar büyük bir sevinç ve heyecana sahip oluyoruz ki, başkalarının da bu olağanüstü yaşamın bir parçası olmasını istiyoruz. Sevdiklerimizin ve ailemizin inancımızı hemen kabul etmelerini istiyoruz! Oysa kendimiz de İsa Mesih’e böyle iman etmedik, öyle değil mi? Bir anda olmadı. Hristiyanlık hakkında okuduk. İncil’i okuduk. Hristiyanlık inancıyla ilgili pek çok yanlış düşüncemiz ve hali hazırda yargılarımız vardı ve bunları çözmemiz gerekti. Bize öğretilen inancın Tanrı’nın gerçekleriyle örtüşmediğini anlamamız ve kabul etmemiz zaman aldı, başkaları tarafından yanlış anlaşılma düşüncesiyle mücadele ettik. Hatta bazılarımız tam karşı saflardan bu noktaya geldik ve bu süreçte Hristiyan düşünce inancına karşı olmanın duygusal anlamını iyi biliyoruz. İman ettikten sonra ilk odaklanmamız gereken nokta kendi iman sürecimizdir. Mesih’i tanımak, ileteceğimiz müjdeyi iyi anlamak ve karakterimizin değişimi için (sert bir engelimiz yoksa) kilise ailesi içinde bulunmak gibi adımları atmalıyız. İmanı paylaşmak mutlaka yaşamımızın bir parçası olmalıdır ama hikmetsizce yapıldığında kimse için yararlı sonuçları olmayacaktır.
Yeni inancınızı başkalarıyla hemen paylaşmalı mısınız? Paylaşmamanız gerektiğini söylemiyorum ama acele etmeyin. Sizin yerinizde olsam önce Tanrı’nın yönlendirişi için dua ederdim.
“Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı’ya dua edip yalvararak şükranla bildirin. O zaman Tanrı’nın her kavrayışı aşan esenliği Mesih İsa aracılığıyla yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.” (Filipililer 4:6-7, İncil)
Etkin ve Gücendirmeden Yanıt Verebilmek İçin Zaman Ayırmak
Rab İsa inançlarınızı herhangi biriyle paylaşmadan önce imanda gelişmenize ve daha fazla şey öğrenmenize yardım etmek isteyebilir. İsa’ya olan yeni inancınızı hemen başkalarıyla paylaşmak isterseniz yanıtlamanız zor olan bazı sorularla karşılaşabilirsiniz. Ailenizin ve arkadaşlarınızın soracağı sorulara tatmin edici yanıtlar mutlaka vardır. Ne var ki, onların itirazlarına etkin ve onları gücendirmeden yanıt verebilmek için zaman ayırıp biraz çalışmanız gerekir. Bursa’daki kardeş gibi İsa’nın yeni bir öğrencisi olarak hayatınıza başlamak bilgece olacaktır. Bu kardeş, İncil’deki şu ayetleri kendine rehber aldı:
“Mesih’i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. İçinizdeki umudun nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun. Yalnız bunu yumuşak huyla, saygıyla yapın. Vicdanınızı temiz tutun. Öyle ki, Mesih’e ait olarak sürdürdüğünüz olumlu yaşamı kınayanlar size ettikleri iftiradan utansınlar.” (1. Petrus 3:15-16, İncil)
İlk olarak, İsa’yı yaşamının Rab’bi (Efendisi, Egemeni) yapması gerektiğini gördü. Hayatta ne gibi bir durumla karşılaşırsa karşılaşsın düşüncelerinin odağının İsa olması gerekiyordu. Bunun İncil’de başka bir ayette net bir şekilde açıklandığını görüyoruz:
“Evet, Mesih herkes için öldü. Öyle ki, yaşayanlar artık kendileri için değil, kendileri uğruna ölüp dirilen Mesih için yaşasınlar.” (2. Korintliler 5:15, İncil)
Bu yeni imanlı da bu ayetlerdeki sırayı izledi. Birincisi, İsa’yı hayatının Rab’bi yaptı. İkincisi, imanı hakkında öğrenmeye başladı ki, insanların sorularını yanıtlayabilsin. Çevresindekilere ders verir gibi olmaması gerektiğini, önce onların soru sormalarını beklemesi gerektiğini anladı. Soru sorduklarındaysa, yumuşak huylu ve saygılı bir şekilde karşılık vermesi gerekiyordu. Hristiyanlık bir dinin dogmatik kurallarını takip etmek demek değildir. Bu nedenle eğer değişen bir yaşamın tanıklığı yoksa inancımız henüz ya çok taze ya da iyileşmesi gereken bir süreci yaşıyordur. İsa Mesih değiştirir ve bu değişim insanlara yönelen ilk çağrımızdır. Bu çağrıyı besleyen değerse Tanrı Sözü olan Kutsal Kitap’tır.
Rab İsam…
Yeni yaşamınız nihai olarak başkalarını çekecek ve yaşamınızda gördükleri değişikliklerin nedenini bilmeyi isteyeceklerdir. Nihai olarak, sordukları sorulara tatmin edici yanıtlar vermeniz gerekecek ama karşınıza çıkacak olan bu tsunami dolusu soru ve eleştiriler için kaygılanmayın. Yaşayan Rab İsa size yardım edecektir. Yeni yaşamınızı O’nunla paydaşlık ederek yaşamanız gerekiyor. İlk öğrencilerine ne dediğine bakın. Hepimizle ilişkisinin temeli hala buradadır. Tanrı’ya haftada defalarca, ‘Rab İsa bunu yapamıyorum!’ diyip ağlamanız kabul edilebilir mi? Evet ama bunun gibi çaresizlik duygusu veya korku karşısında ‘Rab İsa, bana bunu yapmak için yardım eder misin?’ diye dua edin.
“Ben gerçek asmayım ve Babam bağcıdır. Bende meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, meyve veren her çubuğu ise daha çok meyve versin diye budayıp temizler. Size söylediğim sözle siz şimdiden temizsiniz. Bende kalın, ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmazsa kendiliğinden meyve veremez. Bunun gibi, siz de bende kalmazsanız meyve veremezsiniz. Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız. Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.” İSA (Yuhanna 15:1-8, İncil)
Yaşadığınız yerde İsa’ya iman eden biri gibi yaşayamayacağınız konusunda kaygılanmayın. Gerçek şu ki, yaşayamazsınız. Rab İsa bunu yapmanızı istemiyor. En azından tek başınıza bunu yapmanızı beklemiyor. Yukarıdaki ayetlerde ne diyor? “Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.” Yeni yaşamınızı yaşamanıza yardım etmek istiyor. Size öğretecek, rehberlik edecek ve sizi rahatlatacak. Bu nedenle asma ve çubuklar arasındaki ilişkiyle ilgili bu örneği verdi. Asma çubuklara yaşam veren özsuyu sağlar. Rab İsa’yı izlerken büyümek ve meyve vermek için gereken her şeyin sürekli olarak O’ndan size aktığını deneyim edeceksiniz.
Yeni imanınızı nasıl paylaştığınıza dikkat edin. İnsanların sizi küçümsemesi veya yanıtlayamayacağınız sorular sorması önemli değildir. Tanrı’nın ne yapmanızı istediğini unutmayın. “Yalnız bunu yumuşak huyla, saygıyla yapın.” Davranışlarınız sözlerinizden daha yüksek sesle duyulur. İnsanların İsa’ya yeni inancınızı küçümsedikleri zamanlar olacaktır. Onların hatırlayacağı ne olacak? Sinirli yanıtınız? Öfkeli bir sözünüz? Hayır. Yanıtı verdikten uzun bir süre sonra anımsayacakları, sizin alçakgönüllülüğünüz ve nezaketiniz olacaktır.
Bana İsa’ya ihtiyacım olduğunu söyleyen ilk kişiye gösterdiğim tepkiyi hatırlıyorum. Ona gülmüştüm! Bu nedenle, biri bana güldüğünde veya inancımı küçümsemeye çalıştığında ne düşündüklerini biliyorum. Ben de onların yerindeydim bir zamanlar. Onları anlıyorum. Birinin Hristiyanlık’a itiraz ettiğini duyduğunuzda, bu, onların inancınızı yanlış anladıklarını gösterir. Unutmayın, siz de bir zamanlar karşı çıkmıştınız. Kimseye kızmayın. Tahttaki Rab İsa’ya hemen dua edin: ‘Rab, bu insana karşı senin sevginden istiyorum. Onları senin gibi sevmeme yardım et.’
Öncelikle inancınızı ifade etmenin ya da savunmanın yollarından biri kesinlikle saldırgan veya öfkeli bir tavır sergilemek değildir. Tabi ki öfkelenmeniz mümkündür ancak bunu kurduğumuz ilişkilerde bir hitap yöntemi olarak benimsememek çok önemlidir. İnsanın inancının alaya alınmasının ağır olduğunu biliyorum. Bazen kişisel saldırıları bile hazmedebiliyoruz ancak inancımız konusunda daha hassas davranıyoruz. Ancak unutmayın ki bizim inancımızın Babası, Her Şeye Hakim Olan Tanrı’dır. Kontrol ondadır ve biz O’nun hikmetine güvenmeliyiz. Bizi aşağılayan, inancımıza hakaret eden kişiler için dua etmeliyiz.
“Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.” (Romalılar 12:21, İncil)
Bu web sitesindeki SSS’ları okurken not almak için bir defter almanızı öneririm. Hristiyanlık’la ilgili itirazlara yanıt vermeniz için bunları kullanın. Hristiyan inancıyla ilgili kendi itirazlarınızı hatırlarsınız. Başkalarının itirazlarına nasıl yardımcı olabileceğinizi öğrenin. Biri size yanıtını bilmediğiniz bir soru sorarsa, o kişiyi hayalkırıklığına uğratmışsınız gibi hissetmeyin. Ayrıca, Rab’bi hayalkırıklığına uğrattığınızı düşünmeyin. Soruyu soran kişiye bu sorunun yanıtına o anda karşılık veremeyeceğinizi, ama yanıtı bulmak için elinizden gelenin en iyisini yapacağınızı söyleyin. Konu hakkında konuşmak için yine biraraya gelmeyi isteyip istemediklerini sorun.
Türkiye’de Hristiyan Olmak Zor mu? [Bakış Açısı] 2
Kimsiniz?
Diğer insanlara ‘Hristiyan’ olduğunuzu söylemeli misiniz? Kişisel olarak ben, hayatımda doğaüstü bir şekilde gerçekleşen şeyleri tanımlamak için ‘Hristiyan’ sözcüğünü hiç kullanmadım. Bizim ne olduğumuz tek bir sözcükle ifade edilemez. ‘Ben İsa Mesih’i izliyorum’ veya ‘İsa’ya inanıyorum’ demeyi tercih ediyorum. Daha fazla açıklama istediklerini bir şekilde belirttiklerinde şöyle ekleyebilirim: ‘İsa Mesih’e imanla Tanrı’yla birebir, aktif bir ilişkiye kavuşmuş biriyim.’ Eğer bu sözcüğü kendileri kullanıp, sizin Hristiyan olup olmadığınızı sorarlarsa, “Katolik veya Rum Ortodoks gibi mi”, diye sorabilirsiniz. “Mum yakan veya ikonalara tapınan uzun giyisili rahipler gibi mi? Hayır, İncil’i okudum ve İncil’de önemli olan tek kişiye, İsa’ya inandım.”
İnsanların bu noktada özellikle öğrenmek istedikleri sizin doğuştan Hristiyan toplumuna mensup bir ailede mi büyüdüğünüzdür. Özellikle ülkemizde din değiştirme gibi kavramı sorunlu bir kavram olduğu için temel soru budur. İnancımızın Rab’le aramızdaki kişisel ve harika ilişkinin bir sonucu olduğunu söylemek için eşsiz bir fırsat!
Kendi İncilinize sahip olduğunuzda her gün okuyun! Sık sık okuyun! Tanrı’nın size yazdığı bir sevgi mektubudur İncil. İçindeki ilahi sözcükler aracılığıyla Tanrı sizinle konuşacaktır. Bunun farkında mısınız bilmiyorum ama 90’larda milyonlarca Rus ateizmi reddedip İsa Mesih’i izlemeye başladı. St. Petersburg’da astronomi alanında çalışan bir üniversite profesörünün aşağıdaki sözleri eski Sovyetler Birliği’nden birçok ateistin sözlerinin tipik bir örneğidir:
“Bilimsel çalışmalarında yaşamın anlamını bulmaya çalıştım ama güvenebileceğim hiçbir şey bulamadım. Çevremdeki bilim adamları aynı boşluğu hissediyor. Astronomi çalışmalarımda evrenin büyüklüğüne ve sonra ruhumun boşluğuna baktığımda bir anlamı olması gerektiğini hissettim. Sonra bana verdiğiniz Kutsal Kitap’ı alıp okumaya başladığımda yaşamımdaki boşluk doldu. Kutsal Kitap’ın canım için tek avunma kaynağı olduğunu gördüm. İsa’yı Kurtarıcım olarak kabul ettim ve esenlik, teselli ve hayatta doyum buldum.”
İsa Mesih’i izleme kararınız Tanrı’nın sizi bağışladığı ve cennette sonsuzluğu O’nunla geçireceğiniz anlamına gelir! Tanrı’nın yüreğinizin en derin ihtiyaçlarını doyurduğunu keşfettiniz. Hıristiyanlar’ın sevinçle var olduğunu keşfettikleri Tanrı, hayata yeni bir bakış açısı, yaşamın yeni bir anlamının yanı sıra yeni niyetler, yeni amaçlar ve yeni sevinçler vermiştir. Şimdi, yeni yaşamınız için ‘yol haritasını’ okumanızı istiyor. Her gün İncil ya da Kutsal Kitap’ın (Kutsal Kitap, tek kitapta Tevrat, Zebur ve Incil’in bir araya toplanmış halidir) bir parçasını okuyun.
Bu aynı zamanda gelişen karakterlerimiz için bir öğretmendir. İçsel tatminimizin yanında, olgunlaşma, kutsallaşma ve pekişme yolunda İncil rehberimizdir. Çünkü Tanrı O’nunla yaşamınızın bir parçası haline gelir. İncil sizi O’na götüren bir köprüdür ve her zaman açık ve sağlamdır.
Önce Yuhanna kısmını okumaya başlamanızı öneririm. Her gün bir bölüm okursanız bu kısmı üç haftada tamamlayabilirsiniz.
İncil’i okumak gazete okumak gibi değildir, çünkü sözler ilahidir. Bu nedenle, Tanrı’dan her gün okuduğunuz sayfa ya da bölümü anlamanız için yardım isteyin. Bunlar O’nun sözleridir. Bu sözleri çalışırken size bilgelik, anlayış ve çok sevinç verecektir. Özellikle yaşadığınız bir sorun için özel bir ayet var mı bakabilirsiniz. Tanrı’nın sözleri çeşitlilik içerir ve bizi en iyi anlayan kişinin, Tanrı’nın düşüncelerini açıklar. İncil’de bazen hatalarımız için uyarılır, bazen kederimize derman bulur bazen de ruhumuz için ferahlık alırız. Bunların hepsi Tanrı’nın bizim için iyi tasarılarının bir parçasıdır. Buna dahil olmak kurtuluşumuzu pekiştiren ve bizi güçlendiren bir çabadır.
İncil’den ayetleri ezberlemek
Bu son öneriye yakın başka bir öneri İncil’deki ayetleri ezberlemenizdir. Konuşma ya da bir oyunun parçasını ezberlemeye çalıştıysanız bir metni doğru bir şekilde ezberlemenin çok zor bir şey olduğunu bilirsiniz. Sonra düzenli olarak metni tekrar etmezseniz birkaç hafta içinde sözleri unutmuş olursunuz. İncil’den ayetleri ezberlemek farklı değildir. Kolay bir iş değildir, fakat ruhsal gelişiminiz için çok önemlidir.
İncil, insan bilgeliğinin ürünü olan bir kitap değildir. Tanrı’nın sözleriyle insan öğretişinin karışımı da değildir. Aksine, İncil tamamıyla Tanrı tarafından esinlenmiştir.
“Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. Bunlar sayesinde Tanrı adamı her iyi iş için donatılmış olarak yetkin olur.” (2. Timoteos 3:16-17, İncil)
İçindeki ayetleri okuyacağınız ve ezberleyeceğiniz İncil sizin için, siz de onun için yaratıldınız. Sözünü ne kadar iyi bilirsek ve üzerinde ne kadar derin derin düşünürsek, Tanrı’ya o kadar yaklaşırız. İncil’in belli kısımlarını ezberlemeye başladığınızda imanınızı başkalarıyla paylaşırken bu ayetlere başvurabilirsiniz. Gece yatak odası lambanızı kapattığınızda yatakta bu sözleri tekrarlayıp Tanrı’nın size karşı iyiliğiyle sevinebilirsiniz.
Tanrı’nın yeni yaşamınız için amaçlarından biri giderek daha fazla İsa Mesih’e benzemenizdir. İncil’i bilmezsek ve anlamazsak bunun gerçekleşmesi zorlaşacaktır. Bir anda öğrenmeniz ve anlamanız mı gerekiyor? Hayır. Fakat bugün İncil’i çalışmaya başlamak ve üzerinde derin derin düşünmeye başlamak için iyi bir fırsattır. Durup tekrar tekrar okumanız gerektiğini düşündüğünüz ayetlere rastlarsanız, işte bunlar tam ezberlenecek ayetlerdir. Yüreğinizde Tanrı’nın sözlerini sakladıkça bunun yaşamınız üzerinde nasıl bir etkisi olacağını göreceksiniz.
“Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın. Bunun için, sevgili çocukları olarak Tanrı’yı örnek alın. Mesih bizi nasıl sevdiyse ve bizim için kendisini güzel kokulu bir sunu ve kurban olarak nasıl Tanrı’ya sunduysa, siz de öylece sevgi yolunda yürüyün.” (Efesliler 4:32, 5:1-2, İncil)
İsa Mesih imanlıları topluluğuna katılmak
Yakınlarda imanlıların toplandıkları yerler var mı diye araştırın. Aramanıza web sitemizde başlayabilirsiniz. cennetvaadi.com/iletisim.
Umarım paydaşlık edebileceğiniz başka kişiler bulabilirsiniz. Zaman içinde, kendi tanıklığınız aracılığıyla, yeni imanınız hakkında soru sormak isteyen arkadaşlar ya da komşular bulabilirsiniz. Davranışlarınızda gördükleri değişimden ötürü olabilir. Neden artık sarhoş olana kadar içmiyorsun, küfür etmiyorsun ya da dedikodu yapmıyorsun? Yaşamındaki bu yeni esenlik ve sevinç nereden geliyor? Farkı görecekler. Onlar için dua edin.
Bazı kişiler İnciliniz’i okumak isteyebilir ya da sizinle birlikte çalışmak isteyebilirler. İnciliniz’i ödünç almak isterlerse, ilgili web siteleriyle temas kurup yeni bir kopya istemeniz gerekebilir. En yakın Türk arkadaşlarımızdan biri işyerinde İncil bulunduruyor. Müşterileri görünce bakıp bakamayacaklarını soruyorlar. Sonra ödünç alıp alamayacaklarını soruyorlar. Sonra da olay ‘çok uzun vadeli’ bir ödünç almaya dönüşüyor ve arkadaşımız yeni bir İncil alıyor.
Dua
İsa Mesih’e yeni iman etmiş biri olarak imanınızla ilgili iyi bir temelin başka bir unsuru da şu olacaktır: Duayı yaşam biçimi haline getirmiş biri olmak isteyeceksiniz. Tanrı’yla hayal bile edemeyeceğiniz bir ilişkiye kavuşturuldunuz. Rab ve Kurtarıcınız uzak, ilgisiz değildir, ayrıca birebir ilişki halindedir, bu nedenle O’nunla konuşmak konusunda rahat olun. Dua etmek, sizi koşulsuz seven Tanrı’yla konuşmaktır. Özünde dua karşılıklı konuşmadır. Tanrı sizi O’na tapınacak ve O’nunla paydaşlık edecek şekilde yaratmıştır. Bu nedenle dua ederken kendiniz gibi olun. Doğru ya da yanlış sözler yoktur. Kaçınmanız gereken tek şey süslü ve şaşalı sözcüklerdir. İsa ne dedi? “Dua ettiğinizde, putperestler gibi boş sözler tekrarlayıp durmayın. Onlar söz kalabalığıyla seslerini duyurabileceklerini sanırlar.” (Matta 6:7, İncil). Dua Tanrı’yla konuşmak ve O’nu dinlemek, O’nu övmek, O’na tapınmak ve sessiz bir şekilde O’nun hakkında derin derin düşünmektir.
Rab İsa’ya ne düşündüğünüzü ve bunun neden önemli göründüğünü söyleyin. Güvendiğiniz bir insanla konuşur gibi yüreğinizin isteklerini paylaşın. Sonra Tanrı’nın tasarılarını araştırın. Rab’den bir şey istediyseniz, Tanrı’nın bu konudaki düşüncelerini İncil’de (ya da varsa Kutsal Kitabınız’da) olduğu kadarıyla anlamaya çalışın. Dileğinizle ilgili Tanrı’nın vaatleri nelerdir? Ruhsal yaşantınızda olgunlaştıkça ve Tanrı’yı artan ölçüde tanıdıkça, O’nun hakkındaki gerçekleri öğrendikçe dilekleriniz de değişecek, şekillenecek.
Kutsal Kitap her zaman dua etmemizi öğütlüyor. Her durumda, herhangi bir yöne bakarak, herhangi bir pozisyonda dua edebiliriz. Artık Mekke’ye dönüp dua etmek zorunda olmadığınızı vurgulamak isterim. Bu, geçmiş yaşamınızla ilgilidir. İsa dedi ki, “Tanrı ruhtur, O’na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar.” (Yuhanna 4:24, İncil). İsa Tanrı’nın bedeni olmadığını hatırlatıyor. Maddeden yapılmamıştır ve vücudunun çeşitli kısımları yoktur. Tanrı ruhtur. Görünmez olduğu gibi, her yerdedir ve pak ve kutsaldır. Tanrı ruh olduğu için insan eliyle yapılmış tapınaklarda yaşamaz. Sadece dinle ilgili bir yerde ya da coğrafi bir yerde bulunmaz. Tanrı her yerdedir. Büyük bir varlıktır. Dua ederken hangi yöne döndüğümüzü düşünmemize gerek yoktur sadece yüreklerimizin durumunu düşünmemiz gerekir.
Size garip gelebilir ama Hristiyan yaşamında dua herhangi bir şekilde düzenlenmemiştir. Camiden ezan sesini işittiğinizde otomatik olarak namaz kılmayı düşünmemek zaman alabilir. Ezanı göz ardı edin. Yine, bu eski yaşamınızın bir parçasıdır. Sizin için artık geçerli değildir. Her gün, herhangi bir saatte Tanrı’yı övmek ve dileklerinizi iletmek için zaman ayırdığınızdan emin olun. Yine de kendinizi iyi hissettiğiniz bazı özel zaman dilimleri varsa bu zaman dilimlerinde duaya vakit ayırabilirsiniz. Bu tamamen kişiseldir ve detaylarla ilgilidir. Tanrı’yı övmek için özel bir pozisyon, vakit veya durum gerekli değildir. O her yerde ve her şeyde yüceltilmeye layıktır. Bunu hatırlamak bizi duaya teşvik eder. Hayatımızın herhangi bir evresinde bu isteğe sahip olabiliriz.
Dua ederken Tanrı’ya günahlarınızı itiraf edin. İsa’nın size bahşettiği bağışlama geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki günahlarınız içindir, fakat doğru olmayan bir şey yaptığınız zaman Tanrı günahlı eylem konusunda O’nunla fikir birliğinde olmanızı ister. İtiraf budur. Yaptığınız şeyin günah olduğu konusunda Tanrı’yla fikir birliğinde olursunuz. Peki Tanrı’nın karşılığı ne olacak?
“Günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız, içimizde gerçek olmaz. Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır. Günah işlemedik dersek, O’nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O’nun sözü içimizde olmaz.” (1. Yuhanna 1:8-10, İncil)
İsa Mesih’e yeni iman etmiş biri olarak imanınızla ilgili iyi bir temel atmak isteyeceğinizden söz etmiştim. Tanrı’yla ilişkinizi geliştirmek açısından dua önemlidir. Eşimizle hiç konuşmazsak ya da söylediklerini hiç dinlemezsek ilişkimiz kısa bir süre içinde bozulacaktır. Tanrı’yla da durum aynıdır. Dua, Tanrı’ya yakınlaşmanızı ve O’na yakın bir bağla bağlanmanızı sağlayacaktır.
İsa’ya inanan biri olarak dua etmeden önce kusursuz olmanız gerekir mi? Hayır. Kusursuz olsanız zaten bir Kurtarıcı’ya ihtiyacınız olmazdı! Örneğin, ben kusursuz bir koca değilim. Kusursuz bir baba değilim. Kusursuz bir insan değilim. Kusursuz olan hiçbir yanım yok! Ne var ki, kusursuz bir Kurtarıcım var ve her zaman için söylediği kişi olacağına söz vermiştir! Her zaman Kurtarıcım olacaktır!
Cennete gitmek için kusursuz, yani günahsız olmanız gerekir mi? Evet, gerekir. Bu, görkemli Olan’ın doğasıyla ilgilidir. Kutsallık ve günahsızlığın olduğu bir yerdir. Kur’an’da betimlenen cennetten farklıdır. Kutsal Kitap’taki sonsuz yaşam, sadece süre açısından sonsuz bir yaşam değildir. Aksine, insanın Tanrı’yla cennette sahip olacağı birebir ilişkiden kaynaklanacak bir yaşam kalitesidir. Cennet, orada alacağımız keyiflerden çok Tanrı’yla sahip olacağımız yakın ilişkinin vereceği zevkin öne çıktığı bir yerdir. Tanrı’yla böyle bir paydaşlığa sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyim ettikçe neden söz ettiğimi anlayacaksınız.
Cennete girmek için kusursuz olmak gerekiyorsa ve kusursuz olmadığımızı itiraf ettiğimize göre ne olacak? Eski yaşamıma dönüp Tanrı önünde kabul edilebilir olmak için iyilikler yapmaya devam mı etmeliyim? Hayır, sadece bütün günahlarınızın bedelinin ödendiğini unutmayın. Tanrı’nın Yargı Günü’nde sizi sorumlu tutacağı bütün suçlardan beraat ettiniz. İşte İsa’nın bizim için yaptıkları:
“Ama siz Tanrı sayesinde Mesih İsa’dasınız. O bizim için tanrısal bilgelik, doğruluk, kutsallık ve kurtuluş oldu. Bunun için yazılmış olduğu gibi, ‘Övünen, Rab’le övünsün.’” (1. Korintliler 1:30-31, İncil)
Cennete gitmem için İsa’nın benim için yaptıklarını gördüğüm için minnettarım. Tanrı’nın kendi bilgelik, doğruluk ve kutsallığından dokunmuş paha biçilmez bir giysi hayal etmeye çalışın. Ancak Tanrı bunu dokuyabilir. Bu giysiyi ne yaptı? Bana giydirdi. İşte bu nedenle cennete gidiyorum! İsa’yı Kurtarıcınız olarak kabul ettiyseniz aynı şey sizin için de geçerlidir. Tanrı kusurlarımı cennete girişimi reddetmek için birer gerekçe olarak görüyor mu? Hayır, üzerime giydirdiği giysiye hayranlık duyuyor. Benim için yaptıklarına bakıyor ve bundan memnuniyet duyuyor. Bu bizi kutsallığa teşvik eden bir gerçektir. Bazılarının yanlış düşüncelerinin tam tersine bize hata yapma lüksü vermez. Tanrı’ya şükranla sahip olduğumuz giysiye uygun davranma isteği verir. Çok kıymetli kıyafetini eskitmek istemeyen ve onu uzun yıllar koruyan biri gibi özen ve tutkuyla bu lütuf bizim zenginliğimiz olur.
Bunu, duayla ilgili kısımda da anlatmıştım; dua ettiğimiz zaman yüreğimizi araştırıp alçakgönüllü bir yüreğe sahip olduğumuzdan emin olmalıyız. Dua etmek istersek duamız bütün yüreğimizden gelmeli. Bir gözümüz saatte olarak, en sevdiğimiz televizyon programının saatini gözleyerek dua etmemeliyiz. Doğruluk konusunda yüreğim ne durumda? Bugün işte doğru olmayan bir şey yaptım mı? Okulda kopya çektim mi? Karıma yalan söyledim, çocuğuma haksız yere bağırdım ve hala özür dilemedim mi? Son zamanlarda biri için dilediğim kötü bir şey gerçekleşti mi? Bu kusurlu şeylerin hiçbiri cennete girmemize engel olamaz, çünkü cenneti hak etmek için yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Ancak, Tanrı’yla iyi bir paydaşlığa sahip olmak için O’nu memnun etmeyecek şeyleri O’na itiraf etmemiz gerekir.
Bu şeyler O’nunla ilişkimi tamamen koparıyor mu? Kesinlikle hayır. Çocuklarım sözümü dinlemediklerinde bu aramızdaki ilişkiyi tümüyle koparmaz. Her zaman onların babası olacağım. Bununla birlikte, itaatsizlikleri paydaşlığımızı, yakınlığımızı etkiler. İtiraf etmeleri gereken her neyse bunu itiraf ettiklerinde ilişkimiz onarılır. Tanrı’yla yürüyüşümüz de böyledir. Tanrı’nın İsa Mesih’e imanla bizlere sağladığı bu ilişki sonsuzdur. Kurtarıcımız Tanrı’ya karşı günah işlediğimizde, Tanrı’yla aramızdaki yakınlık günahımızı itiraf edene kadar hasar görür. Fakat Tanrı’yla ilişkimiz süreklidir.
Tanrı dualarımızı duyup yanıtlar mı? Evet, hem bizi işitir hem de yanıtlar. Tanrı’nın bizimle birebir ilişki içinde olan bir Tanrı olduğunu ve sizin de O’nunla dinamik bir ilişki içinde olduğunuzu unutmayın. Daha önce bildiğiniz Allah-kul ilişkisinden farklıdır.
Peki ya abdest? Duadan önce, paklık ve ibadet için abdest almalı mısınız? Eskiden bunu büyük bir samimiyetle yapardınız ama şimdi bedeninizin dış kısımlarını yıkamanın Tanrı’nın sizinle ilgili olarak en çok önemsediği şeyi temizleme konusunda hiç işe yaramadığını fark ediyorsunuz. Yüreğinizi. İsa şöyle dedi,
“Ağza giren her şeyin mideye indiğini, oradan da helaya atıldığını bilmiyor musunuz? Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur. Çünkü kötü düşünceler, cinayet, zina, fuhuş, hırsızlık, yalan yere tanıklık ve iftira hep yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten bunlardır.” (Matta 15: 17-20, İncil)
Kötü bir pınardan kötü suyun akması gibi, yüreğimizden de kötü düşünceler, arzular ve tutkular taşar. İnsan yüreğinin iyiliğiyle övünür. İsa ise övünmez. Kutsal Yazılar da öyle.
Gerçek şu ki, bizi kirleten ve Tanrı’yla paydaşlığa sahip olmak için uygun olmamamıza neden olan şey içimizden gelir. Su buraya erişemez. Duayla Tanrı’nın huzuruna girmek için nasıl temizlenebiliriz? Gercekten arinmaya ihtiyac duydugumuz yerde, ne kadar su kullanırsak kullanalim temizlenebilir miyiz?” Hayır, su temizleyemez ama İsa temizleyebilir
İsa’nın ölümü günahkarların Tanrı’yla barışmasını sağlayan araçtır. Bizlere Tanrı’ya erişme özgürlüğünü sağlayan, İsa’nın isteyerek kendisini günahlarımız için kurban olarak sunmasının erdemi ve mükemmeliyetidir.
Duayla Rab’be, gerginlik ve kaygıyla dolu olduğunuz için O’na çok ihtiyacınız olduğunu söyleyebilirsiniz. Kutsal Yazıları okumanın sizi rahatlattığını söyleyin O’na. Ağır yüklerinizi almasını isteyin. Her bir yükü tek tek alın ve O’nun önüne koyun. Sizin taşımanıza gerek kalmaması için Rab’den bunları sizin için taşımasını isteyin. Bugün canınızın huzur bulması için Rab’den bu ağır yüklerin yerine kendi alçakgönüllü ve yumuşak huylu yükünü koymasını isteyin. Rab’be yürek ve zihin esenliği armağanını istediğinizi söyleyin. Şimdi. Rab’den sizi her gün esenliğinde tutmasını isteyin. Duanızı ‘İsa adında. Amin’ sözleriyle bitirmeyi unutmayın.
Türkiye’de Hristiyan Olmak Zor mu? [Bakış Açısı] 3
Ayartmalar
Hayatınızda ayartmalarla mücadele ediyorsanız bu ayetlerden teşvik alın. Dua ederken Rab’be bu ayetlerle yaklaşın ve karşılaştığınız ayartmalarda size yardımcı olmasını isteyin. Özellikle yeni imanlılar için en çetrefilli konulardan biridir çünkü bu ayartmalar Şeytan’ın kirli oyunlarıdır ve genelde öyle görünmezler. Size günah işlemeniz için haklı sebepler verirler, kötü hissetmemenizi ve gerekli olduğunu kulağınıza fısıldarlar. Yalanla birlikte gelirler ve yıkım getirdikten sonra tek bir suçlu vardır: SİZ! Elbette günah işlediğiniz veya ayartıya düştüğünüz için Tanrı sizden vazgeçmez. Ama Şeytan sizi hem teşvik eder hem de sizi reddedilmiş olduğunuza ikna etmek ister. Bu konuda ayık olmak gerekir. Aşırı özgüven veya duyarsızlık yanlıştır. Hata yapmamak için uyanık kalmalıyız. Bununla birlikte aşırı hassasiyette odaklandığımız noktayı çarpıtır. Biz Tanrı Sözü’ne güvenerek Şeytan karşısında zaferli olduğumuzu ilan edebiliriz ancak günah konusunda ki zayıflıklarımızı da inkar etmemeliyiz.
“Herkesin karşılaştığı denemelerden başka denemelerle karşılaşmadınız. Tanrım güvenilirdir, gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denemeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır.” (1.Korintliler 10:13, İncil)
“Ayartılan kişi, “Tanrı beni ayartıyor” demesin. Çünkü Tanrı kötülükle ayartılmadığı gibi kendisi de kimseyi ayartmaz.” (Yakup 1:13, İncil)
“Çünkü Tanrı’nın bütün insanlara kurtuluş sağlayan lütfu ortaya çıkmıştır. Bu lütuf, tanrısızlığı ve dünyasal arzuları reddedip şimdiki çağda sağduyulu, doğru, Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürebilmemiz için bizi eğitiyor. Bu arada, mübarek umudumuzun gerçekleşmesini, ulu Tanrı ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in yücelik içinde gelmesini bekliyoruz.” (Titus 2:11-13, İncil)
“Bunun için Tanrı’ya bağımlı olun. İblis’e karşı direnin, sizden kaçacaktır.” (Yakup 4:7, İncil)
“Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis kükreyen aslan gibi yutacak birini arayarak dolaşıyor. Dünyanın her yerindeki kardeşlerinizin de aynı acıları çektiğini bilerek imanda sarsılmadan İblis’e karşı direnin. Sizleri Mesih’te sonsuz yüceliğine çağıran ve bütün lütfun kaynağı olan Tanrı’nın kendisi kısa bir süre acı çekmenizden sonra sizi yetkinleştirip pekiştirecek, güçlendirip temellendirecektir.” (1. Petrus 5:8-10, İncil)
“Günah size egemen olmayacaktır. Çünkü Kutsal Yasa’nın yönetimi altında değil, Tanrı’nın lütfu altındasınız.” (Romalılar 6:14, İncil)
“Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim.” (Filipililer 4:13, İncil)
Dua ederken Tanrı’ya karşı karşıya olduğunuz denenmeleri anlatabilirsiniz. Tanrı’nın sözünde, kaldırabileceğinizden daha fazla ayartmalarla karşılaşmayacağınızı vaat ettiğini hatırlatın. Bu vaat için O’na şükredin ve Tanrı’dan bu vaadi hayatınızda güçlü bir şekilde etkin hale getirmesini isteyin. Tanrı’dan ne zaman bu ayartmayla karşılaşsanız buna karşı durabilmek için gücünü isteyin. Sözü, denenmeden çıkış yolunu da sağladığını söylediği için şükredin. Denendiğiniz zaman o koşullar içinden çıkmak için Rab’bin size bilgelik ve cesaret vermesini ve çıkış yolunu açıkça görmenizi sağlamasını dileyin. Tanrı’ya sadık bir kurtarıcı olduğu için hamd edin ve ihtiyaç anında O’nun yardımına güvenebileceğinizi söyleyin.
Daha önce söylediğim gibi, Kutsal Kitap’a ‘sonsuz yaşamdan’ söz edildiğini gördüğünüzde, bu ifade cennette sonsuza dek sürecek yaşamı kast etmektedir. ‘Sonsuz ölümün’ tam tersidir. Bu Tanrı’dan sonsuza dek ayrı düşmek olacaktır. İnsanların cehennemde yaşayacağı yaşam işte böyle bir şeydir. ‘Sonsuz yaşamınız’ varsa, Tanrı’yla sonsuza dek sürecek bir yaşama sahipsiniz demektir. Şu an sahip olduğunuz bir şeydir. Bir yere kadar şu anda bunu yaşamaya başlarsınız, cennete götürüldüğünüz zaman ise doluluğunu yaşarsınız.
Bunu söylemek istiyorum, çünkü ölümden sonra yaşama ve insanların sonsuza dek bir yerlerde – cennet ya da cehennem – yaşayacağına inandığınızı biliyorum. Herkesin sonsuz yaşamı var mıdır? Hayır, Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın açıkladığına göre yoktur. Örneğin, İsa şöyle dedi: “Bunlar sonsuz azaba, doğrular ise sonsuz yaşama gidecekler.” (Matta 25:46, İncil). Cehennemdekilerin cezası cennettekilerin sevinci kadar sürecek; fakat cehennemdeki yaşamı ‘sonsuz yaşam’ olarak tanımlayamayız. Onlar için ‘sonsuz cehennem’ olacaktır.
İsa’yı Rabbimiz ve Kurtarıcımız olarak kabul etmeden önce bizi tanıyanların tepkileri farklı farklı olacaktır. Artık aynı değerleri paylaşmadığımız için bazı arkadaşlarımızı kaybedebiliriz. Artık eskiden birlikte yaptığımız ahlaksız şeyler yapmadığımız için eski arkadaşlarımız bize kızabilirler. Tabii ki sorun yaratan biri olmak istemeyiz. Fakat arkadaşlarımız ya da akrabalarımızla imanımız nedeniyle sorunlar yaşayabiliriz. Ailemiz bizi tuhaf, fanatik ve hatta ulusa ve halkımıza ihanet eden bir hain olarak görebilir. Genel olarak bize ve bu habere karşı gösterdikleri ilk tepki zamanla yumuşayacaktır. Karşı çıkmalarına sözlü çıkışlarla karşılık vererek durumu daha da kötüleştirmeyin.
Çoğunluğun Müslüman olduğu bir ülkede, İsa’ya iman eden kişiler olarak yanlış anlaşıldığımızı hissederiz ve bu son derece acı verici bir histir. İmanımız nedeniyle yanlış anlaşılmalar olduğunda bunu normal karşılamayı öğrensek de üzülürüz. Gerçekleri bütün yönleriyle bilmeden, söyleyeceklerinize bile kulak vermeden ailenizin sizi yargılaması son derece üzücüdür. İsa Mesih’i izleyen kişiler, yanlış anlaşılmanın İsa’nın dünyadayken yaşadığı en zor denenmelerden biri olduğunu bilirler.
İnsan reddedilmeyi nasıl iyi bir şekilde karşılayabilir? İlk olarak, İsa’nın nasıl üstesinden geldiğine bakalım. Dünyadaki yolculuğunuz boyunca birlikte yürüyeceğiniz ve konuşacağınız O’dur. İşte, Zebur’da İsa’nın bizim yerine çekeceklerini önceden bildiren ayetler:
“İnsanlarca hor görüldü. Yapayalnız bırakıldı. Acılar adamıydı. Hastalığı yakından tanıdı. İnsanların yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü. O’na değer vermedik. Aslında hastalıklarımızı o üstlendi. Acılarımızı o yüklendi. Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını vurulup ezildiğini sandık. Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi. Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza O’na verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi. O baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi, Kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi açmadı ağzını.” (Yeşaya 53:3-7, Zebur)
İsa’ya yüklenen çirkin günah yumağından söz ettiğimi hatırlıyor musunuz? Bu yumak ve İsa’nın çarmıha gerilmesiyle ilgili peygamberliği okudunuz. Bu ayetlerin yazarı, İsa’nın dünyaya gelmesinden yedi yüz yıl önce yaşamış olan Yeşaya peygamberdir. Bütün bunları bizim için yaptı. Kurtarıcınızı, siz cehenneme gitmeyin diye yüklendiği cehennemi düşündüğünüz zaman, sevdikleriniz tarafından bağırılmanın ya da azarlanmanın acısı biraz olsun hafifleyebilir. En azından sıkıntılarınızı doğru bakış açısıyla görmenizi sağlar.
İsa kesin ve nihai bir reddedilme yaşadı. İsa’ya iman ettiğinizi öğrendiklerinde ailenizin göstereceği tepkiyi düşünürken, bir zamanlar kendisine ‘Acıların Adamı’ denildiğini hatırlayın. Size ‘gavur’ diyen ya da başka aşağılayıcı sözler eden sevdiklerinize karşı tepki vermeyi düşünürken, İsa’yı hatırlayın, “O baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı”. Anne babanıza imanınızı açıklamadan çok önce duayla Rab İsa’dan sevdiklerinizi işitecekleri için hazırlamasını isteyin. Yüreğinizi hazırlamasını ve size esenlik vermesini isteyin. İşte Kurtarıcınızın karşılığı böyle olacaktır:
“… zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri değildir. Tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir. Onun için Tanrı’nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşalım; öyle ki, yardım gereksindiğimizde merhamet görelim ve lütuf bulalım.” (İbraniler 4:15-16, İncil)
Şu an olduğunuz yerden cennete giden yolculuğunuzda Egemen Olan’ın bu yolculuk için ihtiyaç duyduğunuz her şeyi vereceğinden emin olabilirsiniz. Buna İsa’ya iman ettiğinizi anne babanızla paylaşacağınız gün de dahildir. “Tanrım da her ihtiyacınızı kendi zenginliğiyle Mesih İsa’da görkemli bir biçimde karşılayacaktır.” (Filipililer 4:19, İncil)
Anne babanızın yerinde olsam ve İsa’ya iman ettiğinizi duysam, ben de büyük bir olay yaratırdım! Neden mi? İlk olarak, Papa’ya bağlı olduğunuzu, Bakire Meryem’e tapmaya başladığınızı ve değiştirilmiş bir din kitabına inandığınızı düşünürdüm! Anne ve babanızın kaygı duyması için bunlar yeterince önemli kaygılar mı? Öyle olurdu, eğer kaygılarında haklı olsalardı. Ne var ki kaygıları yersizdir, ancak çoğunlukla sizin araştırmalar yaparak geçtiğiniz bu yoldan onlar henüz geçmemişlerdir ve gerçekte neye inandığınızla ilgili bilgileri kısıtlı ve önyargılıdır. Ailenizin bu konuda neden bu kadar duygusal davrandığını anlamaya çalışın.
Zamanı geldiğinde yeni yaşantınızdan söz etmek isteyeceksiniz ama önce konuşmak için izin isteyin. Unutmayın, duyguları son derece hassas! Şöyle bir şey söyleyebilirsiniz: ‘Anne, baba, inanın ki şimdiye kadar TV’de gördüklerimizden veya kulaktan dolma bilgilerle öğrendiklerimizden çok farklı her şey…’ Sonra İNANMADIĞINIZ, eskiden sizin de yanlış olarak öğrendiğiniz konulardan söz edebilirsiniz. Neye inandığınızı anlatmadan önce bunu yapmanızda fayda var, çünkü düşmanlıkları ve öfkeleri Hristiyanlık inancıyla ilgili pek çok yanlış anlamadan kaynaklanmaktadır. Benim tahminim, evdeki ortam bir süre için o kadar gergin olacaktır ki size yeni imanınız hakkında pek bir şey söyleme fırsatı verilmeyecektir. “2. Adım”a yeniden bakın ve Bursa’daki imanlının ailesine İsa’ya yeni imanından söz ederken izlediği yolu yeniden okuyun.
Ne yapmaya karar verirseniz verin, tek başınıza yapmayın. Kendi gücünüzle halletmeye çalışmayın. Rab İsa’yla ilişkinizin, çubuğun asmayla ilişkisi gibi olduğunu unutmayın. Rab İsa’ya, ailenize tanıklık etmenizin olanaksız bir işmiş gibi göründüğünü itiraf edebilirsiniz. ‘Rab İsa, bunu yapamıyorum!’ diye O’na yakarabilirsiniz. Ama sonra, ‘Rab İsa, bunu yapmama yardım eder misin?’ dediğinizi de duysun.
Çoğumuz kendi kararlarımızın kötü sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyoruz ve bazen bu Tanrı’yla ilişkimizi bozuyor. Ona kızgın olduğumuzu hissediyoruz ve Şeytan’ın kullanmayı en sevdiği duygulardan biri güçlü bir şekilde ortaya çıkıyor. Ben yalnızım! Oysa bu sizin tercihinizdir. Tanrı sizin yalnız kalmanızı veya yanlış kararlar vermenizi istemiyor.
Daha önce Zebur’da İsa’nın çektiği acılarla ilgili peygamberliksel bir bölüme bakmıştık. Bu bölümdeki bir ayete yeniden bakmak istiyorum: “Aslında hastalıklarımızı o üstlendi. Acılarımızı o yüklendi.” Rab İsa bu dünyada yaşarken iyileştirme, şifa verme hizmetini yerine getirdi. Bu web sitemizde, İsa’nın halk arasındaki hizmetini ele aldığımız büyük bir bölüme yer verdik. Bu bölümün adı “İsa’nın Duyguları”. İsa hastaları iyileştirdi, felçlilerin yürümesini sağladı, körlerin gözlerini açtı, ölüleri diriltti ve çok daha fazlasını yaptı. Cennete gittiği halde, insanlara bu gibi bereketler sunmaya devam etmektedir. Fiziksel, ruhsal ve duygusal acılarımıza dokunup hala iyileştirir, çünkü dirilmiştir, dirilmiş halde göklere yükselmiştir, Baba’nın yanında yüce yerini almıştır. Diğer insanların sizi reddetmesinin O’nu etkilediğinden kuşkunuz olmasın. O da bunları yaşadı.
“Kendisi denenip acı çektiği için denenenlere yardım edebilir.” (İbraniler 2:18, İncil)
Kısacası, Rab İsa neye ihtiyacınız olduğunu biliyor. Sevilmediğinizi, reddedildiğinizi hissettiğiniz zaman birinin sizi iyice anladığından ve sizinle ilgilendiğinden emin olmalısınız. Rab İsa anlıyor ve önemsiyor. Dua ederek ve İncil’i okuyarak O’nunla ilişkinizi sürdürün.
Günah işlediğiniz zaman bu, cennetteki yerinizi kaybettiğiniz ya da Tanrı’yla ilişkinizin bozulduğu anlamına mı geliyor? Oğullarını seven ve onun için ölmekte tereddüt etmeyecek anne baba olarak, çamur içinde ve ıslak olarak kapıda belirdiğinde oğlumuzu geri çevirdik mi? Söz konusu bile olamaz! Onu kirleten çamur değil de, günah olsaydı kapıyı yüzüne kapatır mıydık? Hayır, çocuklarımızın başı dertte olduğu zaman bize en çok ihtiyaç duydukları zamandır. Tanrı’yla birebir, etkileşim içinde bir ilişkiye kavuşmuş ebeveynler olarak günah işleyen gençlere nasıl yaklaşmalıyız? Tanrı içinde bizim gerçeğimiz budur. Ne olursa olsun, Tanrı’nın kabul edilmiş halkı olarak değerimiz aynıdır. Günahın sonuçlarına katlanır bazen uzun süren acılar çekeriz ama kurtuluşumuz değişmez. Tanrı’nın sevgisi değişmez.
“Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.” (Efesliler 4:32, İncil)
Kuşkusuz, Tanrı’nın Rabbimiz İsa Mesih’te bulunan iyilik ve sevgisini görmemiş olanlar, bizim gibi bağışlayıp unutamazlar. İsa’da sahip olduğumuz bağışlama sonsuzdur, çünkü çarmıhta gerçekleştiği kurtuluş sonsuzdur. Cennette sonsuz yaşam güvencesini sağlayan eylem, İsa’nın yerinize ölmüş olmasıdır. Kendi iyiliklerimize, erdemlerimize veya duygularımıza dayanamayız! Bunlar en küçük şeylerden, örneğin grip olmak gibi, etkilenebilir! Tanrı’nın günahlarımız hakkında söylediklerine bakın:
“Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.” Bunların bağışlanması durumunda artık günah için sunuya gerek yoktur.” (İbraniler 10:17-18, İncil)
Tamamlandı!
“Daha sonra İsa, her şeyin artık tamamlandığını bilerek Kutsal Yazı yerine gelsin diye, “Susadım!” dedi. Orada ekşi şarap dolu bir kap vardı. Şaraba batırılmış bir süngeri mercanköşk dalına takarak O’nun ağzına uzattılar. İsa şarabı tadınca, “Tamamlandı!” dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti.” (Yuhanna 19:28-30, İncil)
Tanrı günahlarınızın ve bunların sonsuzluğa dayanan sonuçlarının getirdiği yükü çoktan halletmiştir. Fakat günlük yaşamınızda günah işlerseniz, arınmak için itiraf etmeniz gereklidir. Bu arınmanın amacı Tanrı’yla paydaşlığınızı onarmaktır; benliği günahla beslemek ve bunu büyüterek, Tanrı’dan kaçınarak kötülüğü körüklememektir; Şeytan’ın bizi kendine tutsak kılmak için bizi düşürdüğü durumdan çıkarmaya her zaman hazır bekleyen Tanrı’ya sahip olduğumuzu bir kere daha hatırlamak ve bundan minnet duymaktır; bizi kendiyle birleştirme, kendi yüceliğine dönüştürme uğruna can vermiş Tanrı’yla aramızdaki bu bağı bozmamak uğruna bizim de kendi yüreğimizi alçaltarak ona yaklaşabilmenin sevincini yaşayabilme ayrıcalığına sahip olduğumuzu yeniden görmektir. Tanrı’yla aranızdaki o aşılmaz engel, günah engeli İsa’nın sizin günahlarınızı üstlenerek ölmesiyle kalkmıştır. Tanrı kendisiyle yeni ve asla son bulmayan bir ilişkiye sahip olmanızı sağlamıştır. Bunu hiçbir şey değiştiremez.
“Tanrı şöyle dedi: “Seni asla terk etmeyeceğim. Seni asla yüzüstü bırakmayacağım.”” (İbraniler 13:5, İncil)
İsa’ya ilk iman ettiğimizde her şeyin harika olacağını ve bütün sorunlarımızın hemen çözüleceğini düşünürüz. Gerçekten de hayatta karşılaşacağınız en önemli sorun çözülmüştür: Sonsuz kaderiniz ve günah nedeniyle zarar görmüş Tanrı’yla ilişkiniz düzelmiştir. Tanrı’ya, Rabbimiz İsa Mesih’te gösterdiği sevgi için yeterince teşekkür etmemiz mümkün değildir. Bunun sevinciyle, hayattaki diğer her şeyin de bundan sonra harika olacağını düşünürüz. Ne var ki, günahkar bir dünyada yaşadığımız sürece bu mümkün değildir. Hayatımızda daha birçok sorun, karışıklık ve kargaşayla karşılaşacağız. Bakın İsa ne diyor: “Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!” (Yuhanna 16:33, İncil)
İsa’ya iman ettiğimizde, artık dünyada esenlik bulabileceğimizi düşünürüz. İsa bunu söylemedi. Hatta tam tersi, yeni yaşam biçimimizden ve yaşam nedenimizden ötürü her türlü karşı koymayla karşılaşacağız. Peki esenliği nerede bulacağız? İsa’da! Esenliği yanlış yerde aramayalım. Bize esenlik verecek olan koşullar değildir. Esenliğimizi güvence altına alan İsa’dır.
“Çünkü Tanrı bütün doluluğunun O’nda bulunmasını uygun gördü. Mesih’in çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerdeki ve gökteki her şeyi O’nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu. Yaptığınız kötülükler yüzünden bir zamanlar düşüncelerinizde Tanrı’ya yabancı ve düşmandınız. Şimdiyse Mesih sizi Tanrı’nın önüne kutsal, lekesiz ve kusursuz olarak çıkarmak için öz bedeninin ölümü sayesinde sizi Tanrı’yla barıştırdı.” (Koloseliler 1:19-22, İncil)
Son birkaç söz
Cennete gidene kadar birbirimizle hiç karşılaşamayabilecek olsak da, size ‘Tebrikler!’ diyen ilk kişi olmak istiyorum. Hayatta verebileceğiniz en iyi kararı verdiniz. İsa’yı izleme kararınız asla pişman olmayacağınız bir karardır. Tanrı’yla, İsa Mesih sayesinde mümkün olan dinamik bir ilişkiye girdiniz. Tıpkı diğer ilişkilerde olduğu gibi, Tanrı’yla ilişkiniz de O’nunla sık iletişim kurmanızla güçlenecek ve derinleşecektir. İncil okurken, dua ederken ve O’na tapınırken hep sizinle birliktedir. Umarım bu sayfaları okumak bu anlamda size yardımcı olacaktır. İsa’ya iman eden biri olarak olgunlaşırken, İsa’nın yaşamınızın her ayrıntısıyla ne kadar ilgili olduğunu da daha iyi anlayacaksınız. İsa’ya iman etmenin tek yararı cennete gitmek değildir. İsa dünyaya gelmesinin nedeninin ne olduğunu söylemişti?
“Kapı Ben’im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur. Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim. Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.” (Yuhanna 10:9-11, İncil)
Hristiyan yaşamı cennet armağanını alıp sonra da Kutsal Kitap’ın ölçülerine uyarak yaşamaya çalışma çabası değildir. Gerçek şu ki, Tanrı İsa Mesih’i, sadece sayısız günahınızın bağışlanması ve dünyadaki yaşamınızdan sonra cehennem yerine cennete gidebilmeniz için değil, size bir yaşam vermek için kabul etmenizi istedi! Bol yaşam! O’nun yaşamından! Sevgi, mutluluk, sevinç ve her türlü anlayışı aşan esenlikle dolu bir yaşam. Artık yaşamınızı başkalarına Tanrı’nın sevgisini verebileceğiniz bir yaşam haline getiren Tanrı size ne kadar büyük bir ayrıcalık verdi. Yaratıcınız’la yeniden bağlantı kurdunuz. Yaşamı artık sizin yaşamınızda. Daha önce okuduğunuz gibi, artık Asma’ya, Rab İsa’ya bağlı bir çubuksunuz.
“Ben gerçek asmayım ve Babam bağcıdır. Bende meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, meyve veren her çubuğu ise daha çok meyve versin diye budayıp temizler. Size söylediğim sözle siz şimdiden temizsiniz. Bende kalın, ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmazsa kendiliğinden meyve veremez. Bunun gibi, siz de bende kalmazsanız meyve veremezsiniz. Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız. Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.” (Yuhanna 15:1-8, İncil)
Tanrı sizi salına koydu ve cennete giden nehirde birlikte ilerliyorsunuz. Salı kontrol etme şansınız yok. Yönlendirmesi, yavaşlatması vs. için O’na güvenmeniz gerekir. Kontrolü ele geçirmeye çalışırsanız, Tanrı batmanıza izin vermez, bu konuda kaygınız olmasın, ancak yolculuk olacağından çok daha zorlu ve fırtınalı olabilir. Bunun olmasına engel olmak için ne yapmanız gerekir? Günahlarınızın bağışlandığına dair İsa Mesih’e güvendiğiniz gibi, hayatınızdaki günlük meselelerde de O’na güvenin. Elçi Pavlus’un söylediklerine kulak verin:
“Bu nedenle Rab Mesih İsa’yı nasıl kabul ettinizse, O’nda öylece yaşayın. Şükranla dolup taşarak O’nda köklenin ve gelişin, size öğretildiği gibi imanda güçlenin. Dikkatli olun! Mesih’e değil de, insanların geleneğine, dünyanın temel ilkelerine dayanan felsefeyle, boş ve aldatıcı sözlerle kimse sizi tutsak etmesin. Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor. Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesih’te doluluğa kavuştunuz.” (Koloseliler 2:6-10, İncil)
Elçi Pavlus, İsa Mesih’i başlangıçta imanla kabul ettiğimiz gibi günbegün imanla yaşamamız gerektiğini söylemektedir. Her gün, her an yaşamınızın bütün ayrıntıları hakkında Rab İsa’ya güvenin. Yeni Hristiyan imanınızın üzerinize yük olduğunu hissetmeyin. Tanrı’nın niyeti, yeni yaşamınızın ağır bir yük ya da izlenmesi gereken yeni kurallar dizisi olması değildir. Hristiyan olarak yaşamak Kutsal Kitap’ın söylediklerini yapmaya çalışmak değildir. Dahası, insan gücümüze dayanarak iyi insanlar olmaya gayret etmek işe yaramaz. İsa Mesih dışında kimse Kutsal Kitap’ın standartlarına uyarak yaşamayı başaramaz. Bu nedenle, Tanrı iyi bir insan olmak için canla başla çabalamanızı istemiyor. İsa Mesih’in sizin aracılığınızla iyi olmasına ve iyilik yapmasına izin vermenizi istiyor. Örneğin, Tanrı aklınızda kötü düşünceleri çıkarmak için dişlerinizi sıkıp gıcırdatmanızı istemiyor. İsa’nın düşüncelerinizi kontrol etmesini ve aklınızı İncil’den ayetlerle doldurmasını istemenizi arzuluyor. Tanrı değişmek için büyük bir çaba içinde olmanızı istemiyor. Tanrı Rabbimiz İsa Mesih’e kendinizi açmanızı ve İsa’dan sizi değiştirmesini ve sizin aracılığınızla yaşamasını istemenizi istiyor.
Özetle söylemek gerekirse, Hristiyan yaşamı Tanrı için iyi olmaya çalışmak değildir. İsa Mesih’in bizim aracılığımızla bizde iyiliğini sergilemesidir. Bu nedenle, tıpkı günahlarınızı bağışlaması için İsa Mesih’e güvendiğiniz gibi, size kılavuzluk etmesine, sizi değiştirmesini ve sizin aracılığınızla yaşamasına razı olmanızı ister. Bunun için İsa Mesih’e imandan ne daha azı ne de daha fazlası gereklidir. Yeterli imanınız olup olmadığı konusunda kaygınız olmasın. İmanınız var. Tanrı cennete giden yolculuğunuz için ihtiyacınız olan her şeyi size armağan olarak vermiştir.
“Kurtarıcımız tek Tanrı, sizi düşmekten alıkoyacak, büyük sevinç içinde lekesiz olarak yüce huzuruna çıkaracak güçtedir. Yücelik, ululuk, güç ve yetki Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla bütün çağlardan önce, şimdi ve bütün çağlar boyunca Tanrı’nın olsun! Amin.” (Yahuda 1:24-25, İncil)