Muhammed’in Geleceği İncil’de Önceden Bildirilmiş miydi? 3- Matta 11:11. Göklerin Egemenliği ile İlgili Bu ayette Sözü Edilen Kişi Kimdir?

 

01 choices weighing 45

Hıristiyanlık inancını benimsemeden önce çok temkinliydim. Siz de temkinli olun!

“Her şeyi sınayın, iyi olana sımsıkı tutunun.” (1. Selanikliler 5: 21, İncil)

Sırf başkaları doğru olduğunu söylediği için herhangi bir şeye inanmalı mıyız? Hayır. Popüler görüşlerin veya herhangi birinin belli bir dini inanca karşı önyargısı veya küçümsemesinin de bizi sürüklemesine izin vermemeliyiz. Tanrı her şeyi sınamamızı buyuruyor. Bu da, kim inanırsa inansın ve insanlar ne kadar kutsal sayarlarsa saysınlar her şey demek.

Dinsel inançları sınamak saygısızlık ve doğru düzgün yetiştirilmemek demek değil. Aslında, tam aksi. Tanrı’nın buyruklarını ciddiye aldığımızı gösteriyor. Neden Kuran’ı sorguladığımı görmeniz için bunu anlatıyorum. İnançlarınıza saygı duymadığım için değil. İncil’i de aynı şekilde sorguladım.

İncil’i ilk kez okumaya başlar başlamaz, güvenilirliği konusunda kanıtları incelemeye başladım. Neden? Gerçek, özgür araştırmanın dostudur. Gerçekten korkmamıza gerek yok. Başkaları niyetimizi yanlış bir şekilde yargılayabilirler. Bazıları çok fazla soru sorduğumuzu söyleyebilirler. İmanın Tanrı’yı onurlandıran bir şey olduğunu söyleyecekler. Kimsenin Kuran’ı sorgulayamayacağını söyleyecekler. Ben ne öneriyorum? İnandığımız şeyi sorgulamalıyız. Bu kendimize ve Tanrı’ya borçlu olduğumuz bir görev.

Sizin için duam, Tanrı’nın İsa’nın kim olduğunu anlamanıza yardım etmesidir. Tanrı ne diyor? “Bana yakar da seni yanıtlayayım; bilmediğin büyük, akıl almaz şeyleri sana bildireyim.” (Yeremya 33: 3, Eski Antlaşma)

ÜZERİNDE DÜŞÜNMEMİZ GEREKEN KONU

02 questioning5 temp5 refined 45Bazıları Muhammed’in peygamberlerin sonuncusu olarak Göklerin Egemenliği’ne girdiğini iddia ediyorlar. Bu iddiayı iyi tetkik edelim. Göklerin Egemenliğinde sözü edilen kişi Muhammed midir?

AYETİMİZ

“Size doğrusunu söyleyeyim, kadından doğanlar arasında Vaftizci Yahya’dan daha üstün biri çıkmamıştır. Bununla birlikte, Göklerin Egemenliği’nde en küçük olan ondan üstündür.” (Matta 11:11, İncil)

YANLIŞ ANLAMA İsa, Vaftizci Yahya’yı en üstün peygambere eş görüyor. Fakat İsa, Göklerin Egemenliği’nde en küçük olanın ondan üstün olacağını söylüyor. Müslümanlar ‘en küçük’ ifadesinin kronolojik bir referans olduğunu söylüyor ve Göklerin Egemenliği’nde ‘en küçük’ olanın en son peygamber olduğunu savunuyorlar. Ayrıca, bu kişinin Muhammed olduğunu ileri sürüyorlar.

DÜZELTME – Kendimizi üç soru sormamız gerektiğine inanıyorum. (1) Tanrı’nın egemenliği nedir? (2) Bu ayette ‘en küçük’ ifadesini nasıl anlamalıyız. Hangi anlamda ‘en küçük’? ve (3) Tanrı’nın Egemenliği’nden en küçük olan kimdir ve ne anlamda Vaftizci Yahya’dan daha üstündür?

GÖKLERİN EGEMENLİĞİ NEDİR?

İncil’de Vaftizci Yahya’yla ilk kez karşılaştığımızda, aşağıdakini ilan ettiğini görüyoruz:

“O günlerde Vaftizci Yahya Yahudiye Çölü’nde ortaya çıktı. Şu çağrıyı yapıyordu: “Tövbe edin! Göklerin Egemenliği yaklaşmıştır.” Nitekim Peygamber Yeşaya aracılığıyla sözü edilen kişi Yahya’dır. Yeşaya şöyle demişti:

“Çölde haykıran,
‘Rab’bin yolunu hazırlayın,
Geçeceği patikaları düzleyin’ diye sesleniyor.”” (Matta 3:1-3)

03 image11020 jesus resurrection dark yellow 45Genellikle bir egemenlikten söz ettiğimizde hareket ettiğini ya da geldiğini söylemeyiz. Fakat, egemenliğin ‘yaklaştığı’ söylenebilir. Ya da İsa Mesih’in egemenliğinin yakın olduğunu söylediği zaman Vaftizci Yahya bundan bahsediyordu. Vaftizci Yahya, İsa Mesih’in krallığını kuracağı ve egemenliğine başlayacağı zamanı kast ediyordu. O halde bu ifade, bu egemenliğin herhangi bir dönemiyle sınırlanmamalıdır, dünyada ve cennette halkı üzerindeki egemenliğini içermelidir.

Vaftizci Yahya, Göklerin Egemenliği yaklaştığı için insanların silahlanması gerektiğini mi söyledi? Roma ve işgal kuvvetlerine karşı savaş açabilmeleri için Filistin çevresinde askeri birlikler kurup Kralların Kralının onları bir ordu olarak organize etmesini mi beklemeliler? Bu zaferden sonra güç kullanarak dünyayı mı ele geçirmeliler? Hayır, Yahudi ulusunu, askeri tatbikata çağırmak yerine, Vaftizci Yahya onları yaşamlarını değiştirmeye davet etti. Onları tövbe etmeye çağırdı. Yakın olan Egemenlik için, tövbe ve paklık, savaş ve askeri fetih düşüncelerinden daha uygundu. Halk, O’nun tam egemenliğine engel oluşturacak her şeyi yaşamlarından uzaklaştırarak ‘Rab’bin yolunu hazırlayabilirdi.’ Vaftizci Yahya’nın yüreği gelecek Olan’ın gelişi için hazır mıydı? Tanıklığına kulak verin:

“’Ben Mesih değilim, ama O’nun öncüsü olarak gönderildim dediğime siz kendiniz tanıksınız. Gelin kiminse, güvey odur. Ama güveyin yanında duran ve onu dinleyendostu onun sesini işitince çok sevinir. İşte benim sevincim böylece tamamlandı. O büyümeli, bense küçülmeliyim. Gökten gelen ise, herkesten üstündür.” (Yuhanna 3: 28-31, İncil)


 

04 image10945 look up wonder 45Göklerin Egemenliği’nin ne olduğunu neden öğrenmeliyiz? Müslümanlar, Muhammed’in peygamberlerin sonuncusu olarak Göklerin Egemenliği’ne girdiğini iddia ediyorlar. Bu nedenle Muhammed, peygamberler arasında bu dünyaya en son giren olduğu için Göklerin Egemenliğinde en küçük olan odur. “Göklerin Egemenliği’nde en küçük olan ondan üstündür.” (Matta 11:11, İncil). Muhammed’in, Vaftizci Yahya’dan daha üstün olan olduğunu söylüyorlar. Bu da, İncil’in, gerçekten de İslam’ın peygamberinden söz ettiğini kanıtlıyor. Peki, ama İncil bunu doğruluyor mu? Muhammed hiç Göklerin Egemenliği’ne girdi mi? Herhangi birinin Göklerin Egemenliği’ne girmesi için uyması gereken koşullar nelerdir? Ama daha önce, Göklerin Egemenliği nedir?

İsa’nın temel öğretişlerinden biri Göklerin Egemenliği’ydi. Bazen bundan Tanrı’nın Egemenliği diye söz etti. Bu dünyadan söz ettiğinde nereden söz ettiğini biliyor musunuz?

‘İsa’nın Duyguları’ dizisinde bulunan İsa ve Küçük Çocuklar adlı yazıda, insanın bu egemenliğe nasıl girecekler arasında olunabileceği ya da nasıl tarihsel gelişimi içinde herhangi bir noktada buraya girmelerine izin verilmeyecek olanlar arasında olunabileceği hakkında okuyabilirsiniz. Neden ‘gelişim’ diyorum? Kutsal Kitap’ta Egemenlikle ilgili bütün referansları bir araya getirdiğimizde, tarihsel gelişimi konusunda beş ayrı evre izleyebiliyoruz. Öncelikle, Matta Müjdesi’nde ‘Göklerin Egemenliği’ ifadesinin geçtiği otuz iki cümleyi incelemeniz gerekecek. Bu beş evre şöyle sıralanabilir:

1. Evre – Tevrat ve Zebur’da peygamberlere bildirilenegemenlik.
2. Evre – Vaftizci Yahya, İsa ve on iki elçi tarafından betimlenen egemenlik.
3. Evre – Geçici halde olan egemenlik.
4. Evre – Görünür halde olan egemenlik.
5. Evre – Sonsuz egemenlik

05 rename 12 long 45Asıl soruyu, ‘Göklerin Egemenliği nedir?’ sorusunu yanıtlarken bu evreleri anlatacağım. Kısaca, Göklerin Egemenliği’nin Tanrı’nın gücü ve yetkisinin dinamik varlığının açıkça göründüğü bir yer olduğunu söyleyebiliriz. Bunun, bir şimdiki zamana ait, bir de gelecek zamana ait yönü var. Tanrı’nın gücü ve egemenliğinin göründüğü bu yerde olabilirsiniz ya da buranın dışında olabilirsiniz. Egemenlik, İsa aracılığıyla, İblis’in varlığını ve etkisini ortadan kaldıran yetki ve kudretin çözülmesini sağlayan ilahi kurtarışla ilgilidir. İsa’nın halk önünde yetkisini sergilemesiyle ilgili pek çok yazıyla web sitesinin bu kısmı, Göklerin Egemenliği’nin başlangıcını resmediyor. Gerçekten de hayatta gözümüzle gördüklerimizden çok daha fazlası var.

Dünyada Göklerin Egemenliği’nin kurulması, görünüşte İblis’in denetimi altında tuttuğu alanın ‘işgal’ edilmesidir. Tanıdığınız biri ‘Bana bunu Şeytan yaptırdı’ gibi bir şey söylediklerinde, aslında ifadelerinin doğruluğunun ne kadar da az farkındadırlar. İsa’yı izlemeye başladığımda, gücü, benim üstesinden gelebileceğimden çok daha büyük olan karanlık dünyasından dışarı çekildim. Karanlıktan çıkartılıp, Göklerin egemenlik sürdüğü alana alındığım anda Göklerin Egemenliği’nin nüfusu bir kişi arttı. Ayrıca, kudreti ve varlığı hayatımda ve hayatımın üzerinde etkin olmaya devam etmektedir. Bu, Göklerin Egemenliği’ne girdiğim an başladı ve Tanrı beni cennete götürene kadar devam edecek.

Göklerin Egemenliği, dünyamızda, şu an bulunduğunuz yerde bile, olan bir gerçektir. Ayrıca oradan erişilebilirdir. Eminim bu konuda daha fazla öğrenmek isteyeceksiniz. Göklerin Egemenliği’ne katılanlar Tanrı’nın gücünden alabilirler. Burada, bir dinin ilkeleri ve görevleri için başka bir dinin ilkeleri ve gereklerini bırakmanızdan söz etmiyorum. Tanrı’nın yaşamınızda etkin olan kudreti ve varlığından söz ediyorum!

Aklıma büyükbabamın bana anlattığı bir hikaye geliyor. Çocukken, uzakta, kırsal bir yerde, elektriğin sadece yıldırım şeklinde olduğu bir yerde yaşamıştı. Yarı şaka yarı ciddi, ihtiyaç duyduklarından çok daha fazla elektrikleri olduğunu anlatmıştı. Sonra bir yıl, Kırsal Bölge Elektrik İdaresi, onların yaşadıkları bölgeye elektrik hattı çekti. Böylece mucizevi bir şekilde, elektrik gücü bütün evler ve çiftliklere ulaştı.

06 image12046 electricity 45Elektrik hattı çiftliklerinin yakınına gelir gelmez, bambaşka bir yaşam olanağının ortaya çıktığını anlattı. “Gün ışığı ve karanlık, sıcak ve soğuk, temiz ve kirli, iş ve boş zaman, yemek hazırlamak ve saklamak vs.” diye devam etti, “bütün bunlar, yaşamında iyiye doğru ne kadar büyük bir değişim gösterebileceğimi düşünmemi sağladı!” Elektriğe ulaşılabilirdi ama bu bölgedeki çiftçilerin hala elektriğin faydalarına inanmaları ve bundan yararlanmak için gerekli adımları atmaları gerekliydi.

Daha birkaç paragraf önce Vaftizci Yahya’nın, Göklerin Egemenliği’nin gelmesinden söz ederken ne dediğini okudunuz. Dedi ki, “Tövbe edin! Göklerin Egemenliği yaklaşmıştır.” Bu benzetmeyi pek uygun bulmayabilirsiniz ama İsa’nın Göklerin Egemenliği hakkında mesajını anlamanıza yardımcı olacaktır. Sanki çiftçilerin işittikleri mesaj gibiydi, “Tövbe edin çünkü elektrik yaklaşmıştır!” Çiftçilerin ya tövbe etmesi ya da evlerini aydınlatmak için gaz lambası kullanmaları ve giysilerini yıkamak için çamaşır tahtası kullanmaları gerekiyordu. Fikirlerini değiştirdiler mi? Başlangıçta değil, en azından hepsi değil. Yaşamlarını daha iyi hale getirebilecek güç tam oradaydı. Nerede? Çiftliklerinin önündeki toprak yolda, direkten direğe kablolarla yayılıyordu. Oldukça basit birkaç işlemle bu elektriği kullanabilirlerdi. Garip bir şekilde, bazıları yıllar boyunca elektriği kabul etmeyi reddettiler. Bazıları sadece değişmek istemedi, bazılarının ise değiştirmeye paraları yetmedi ya da öyle düşündüler.


 

07 image11619 bible love book heart red 45Göklerin Egemenliği’nin ne olduğu üzerinde düşünmemiz için iki neden vardır. Daha önce söylediğim gibi, Muhammed’e hiç Göklerin Egemenliği’ne giriş izni verilip verilmediğini belirlememiz gerekiyor. Fakat bundan daha önemlisi, sizin kendinizin nasıl gireceğinizi bilebilmeniz için Göklerin Egemenliği’ni tanımanız gerekir!

Vaftizci Yahya’nın sözünü ettiği Göklerin Egemenliği gelmek üzereydi. İsa’nın ruhsal egemenliği başlamak üzereydi. Kral’ın öncüsü olan Vaftizci Yahya’yı reddederek, halk aslında Kral’ı da reddediyordu. İsa, Yahudi halkı tarafından reddedilmiş olabilirdi ve Vaftizci Yahya’nın hapse atılması ve ölümü bunun bir işaretiydi. Bununla birlikte, bu reddetme, müjdenin Öteki Uluslar’a ulaşması için kapıyı açacaktı. Bu Kral’ı reddedenler kendileri zararlı çıkarlar çünkü İsa’nın egemenliği asla sonu gelmeyecek bir egemenliktir!

İsa’nın sözlerinin, Vaftizci Yahya’nın sözlerinin yankısı olduğuna dikkat edin. Egemenlik, Kral’ın aralarından olmaları anlamında yakındı.

“O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: “Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.”” (Matta 4:17, İncil)

Egemenlik, Kral’ın varlığında vardı. Bu, Göklerin Egemenliği’nin ikinci evresiydi. Bununla birlikte, bu evre sona ermiştir. Kral göklere gittiğinde sona erdi. Göklerin Egemenliği sona ermedi, sadece bu evre sona erdi.

Egemenlik’in üçüncü evresi, geçici bir şekilde betimlenmiştir. İsrail ulusu tarafından reddedildikten sonra, Kral, göklere geri döndü. Bugün, krallığını kabul eden herkesin yüreğinde bu egemenlik mevcuttur.

‘Muhammed’in İncil’de bildirilmesi: Matta Müjdesi’nde söz edilen kişi Muhammed midir?’ adlı yazıyı okudunuz mu? Bu yazıda Bağ Benzetmesi hakkında yaptığım birkaç yorumu tekrarlamak yararlı olacaktır:

Çarmıha gerilmesinden birkaç saat önce İsa, kendisini öldürme yetkisine sahip Roma Valisi’yle konuşuyordu. Eşi, O’nu öldürmemesini rica ediyordu. “Pilatus yargı kürsüsünde otururken karısı ona, “O doğru adama dokunma. Dün gece rüyamda O’nun yüzünden çok sıkıntı çektim” diye haber gönderdi.” (Matta 27:19, İncil). Fakat Pilatus karısı yerine, kalabalığın isteğine kulak verdi. Bilmeden, aslında Tanrı’nın isteğini yerine getiriyordu. İsa’nın bu dünyasal yöneticiye ne dediğine dikkat edin:

08 like a child to enter the kingdom temp4  45“İsa, “Benim krallığım bu dünyadan değildir” diye karşılık verdi. “Krallığım bu dünyadan olsaydı, yandaşlarım, Yahudi yetkililere teslim edilmemem için savaşırlardı. Oysa benim krallığım buradan değildir.” Pilatus, “Demek sen bir kralsın, öyle mi?” dedi.
İsa, “Kral olduğumu sen söylüyorsun” karşılığını verdi. “Ben gerçeğe tanıklık etmek için doğdum, bunun için dünyaya geldim. Gerçekten yana olan herkes benim sesimi işitir.”” (Yuhanna 18: 36-37, İncil)

Pilatus, İsa’nın kendisine ve Roma’ya karşı gerçekten siyasal bir tehdit oluşturup oluşturmadığını bilmek istiyordu. İsa ona, siyasal bir amaç taşımadığı konusunda güvence verdi. İsa, krallığını inkar edemezdi ama Pilatus’un Roma’ya karşı bir tür tehdit olduğu konusunda korkularını yatıştırdı. Pilatus’un da Yahuda’nın valisi olarak kendi yönetimi konusunda kaygılanmasına gerek yoktu. İsa, yönetimi ele geçirmeyecekti. Kurtarıcımız’ın ilk gelişinin nedeni, ilahi olarak atanmış yetkiye karşı çıkmak değil, Tanrı’nın gerçeğini insana açıklamaktır. Çağrısı, devrim değil, vahiydi.

İsa, Bağ Benzetmesini anlattığında, sözünü ettiği ‘ulus’, dünyasal sınırları olmayan bir egemenlikti.

Egemenliğin bir sonraki evresi, görünür denilebilecek kısmıdır. Kutsal Kitap’ı çalıştıkça, özellikle de İncil’in son kitabı olan Vahiy Bölümü’nü, İsa Mesih’in dünyada 1.000 yıllık egemenliğinin geldiğini görürsünüz.

“Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı. Melek ejderhayı -İblis ya da Şeytan denen o eski yılanı- yakalayıp bin yıl için bağladı. Bin yıl tamamlanıncaya dek ulusları bir daha saptırmasın diye onu dipsiz derinliklere attı, oraya kapayıp girişi mühürledi. Bin yıl geçtikten sonra kısa bir süre için serbest bırakılması gerekiyordu. Bazı tahtlar ve bunlara oturanları gördüm. Onlara yargılama yetkisi verilmişti. İsa’ya tanıklık ve Tanrı’nın sözü uğruna başı kesilenlerin canlarını da gördüm. Bunlar, canavara ve heykeline tapmamış, alınlarına ve ellerine onun işaretini almamış olanlardı. Hepsi dirilip Mesih’le birlikte bin yıl egemenlik sürdüler.” (Vahiy 20:1-4, İncil)

09 image9481 sin judgment hell 45Bin yıl başlamadan önce İblis’in bağlanması gerekiyor. Bir anlamda, İsa Mesih, İblis’i, dünyaya geldiğinde bağladı. Bunu, O’na Kurtarıcı ve Rab diyen herkes için yaptı. Ben İblis’ten daha mı güçlüyüm? Hayır, ama içimde mesken kurmuş Olan daha güçlü. “Yavrularım, siz Tanrı’dansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.” (1. Yuhanna 4: 4, İncil). Bunun için yüceliği kim alacak?

“Kurtarıcımız tek Tanrı, sizi düşmekten alıkoyacak, büyük sevinç içinde lekesiz olarak yüce huzuruna çıkaracak güçtedir. Yücelik, ululuk, güç ve yetki Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla bütün çağlardan önce, şimdi ve bütün çağlar boyunca Tanrı’nın olsun! Amin.” (Yahuda 1: 24-25, İncil)

Bin yıl süresince İblis tutulacak. Bu, bağlanma sürecinin başka bir aşamasıdır. İsa Mesih’in egemenliğinin sonuna doğru, İblis’in, son ve kısa isyanı için tekrar çözüleceğini okuyoruz. İsa, bu ayette, görünüm evresinden söz ederken Göklerin Egemenliği’nden söz ediyordu:

“Size şunu söyleyeyim, doğudan ve batıdan birçok insan gelecek, Göklerin Egemenliği’nde İbrahim’le, İshak’la ve Yakup’la birlikte sofraya oturacaklar.” (Matta 8:11, İncil)


 

10 image11331 face look up 45İsa Mesih’in egemenliği, ruhsal-göksel bir egemenlik değil, fiziksel-dünyasal bir egemenlik olacak. Eski Antlaşma’daki Mesih’le ilgili peygamberlikler dünyasal bir egemenlik bekliyordu. Bu peygamberlikler gerçekleşecekti. Yahudi halkı, Mesih’in bu egemenliği hemen kuracağını düşünerek hataya düştü. Bu egemenliği kurmak için Roma’nın işgalci kuvvetlerini kovacaktı. Göklerin Egemenliği’nin beş aşamalı tarihsel gelişimi hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı. Bu dördüncü evrede, Mesih’in bin yıllık egemenliğinin, acı çeken kul, İsa Mesih’in ve kendisinin sadık izleyicilerinin İsa Mesih’in çok sayıda zaferini kutlayacağını öğreniyoruz.

Kutsal Kitap’ta hiçbir yerde İsa’nın, Müslüman olarak İslam’ı yaymak için geleceğini okumazsınız. Müslümanların inandığı gibi, Kur’an’ın hükümlerine göre davranıp insanlara Kur’an ve Hadis konusunda öğretiş vermeyecektir. İnsanlara Salat vermeyecek. Dünyada 40 yıl da kalmayacak. Müslüman arkadaşlarımın bazıları bunu bir yerden duymuş olmalılar ve tekrar ediyorlar. Kişisel olarak ben, bize İsa hakkında bilmemiz gereken her şeyi anlatan Tanrı tarafından verilmiş ilahi kitaba bakmadan hiçbir şeyi tekrar etmezdim. Bu ilahi kitap İncil’dir. İncil’de, Egemenliğin dördüncü evresine istinaden, İsa Mesih ve yukarıdaki bölümde sözü edilen iki grup insan hakkında öğreniyoruz. Barış ve refahın olduğu bu altın çağda bu insanlar İsa Mesih’le birlikte egemenlik sürecektir. Kırk yıl boyunca mı? Hayır, 1.000 yıl boyunca.

“Bazı tahtlar ve bunlara oturanları gördüm. Onlara yargılama yetkisi verilmişti. İsa’ya tanıklık ve Tanrı’nın sözü uğruna başı kesilenlerin canlarını da gördüm. Bunlar, canavara ve heykeline tapmamış, alınlarına ve ellerine onun işaretini almamış olanlardı. Hepsi dirilip Mesih’le birlikte bin yıl egemenlik sürdüler.” (Vahiy 20: 4, İncil)

Yönetim tahtında İsa’yla birlikte oturanlar, İsa’ya ve Tanrı sözüne tanıklıkları nedeniyle şehit olanlardır.

Böyle bir tanıklık nedeniyle başı kesilen ilk kişi kimdi? Vaftizci Yahya!

“İlk dirilişe dahil olanlar mutlu ve kutsaldır. İkinci ölümün bunların üzerinde yetkisi yoktur. Onlar Tanrı’nın ve Mesih’in kâhinleri olacak, O’nunla birlikte bin yıl egemenlik sürecekler.” (Vahiy 20: 6, İncil)

İlk dirilişe katılanlar bereketlidir çünkü bütün imansızların cehenneme atılacağı ikinci ölüme katılmayacaktırlar. Dünyada, İsa önünde hiç diz çökmemiş ve ağızlarıyla Kurtarıcı olarak ilan etmemiş olarak ölenler, bu ikinci ölümü deneyim edecekler. 11 judgment last day99 temp4 45Bu, Yargı Günü’nde gerçekleşecek.

ŞİMDİ YA DA ASLA

Düşlere ve görümlere inanır mısınız? Tanrı’nın esinlediği ve İncil’in son bölümünde kaydedilmiş bir görüm var, gelecek olan olaylarla ilgili. Aşağıdaki ayetler, tüm insanların yaşayacağı son yargıyı betimliyor. Yargı Günü’nde tanık olacaklarımız şöyle anlatılıyor: 

“Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturanı gördüm. Yerle gök önünden kaçtılar, yok olup gittiler. Tahtın önünde duran küçük büyük, ölüleri gördüm. Sonra kitaplar açıldı. Yaşam kitabı denen başka bir kitap daha açıldı. Ölüler kitaplarda yazılanlara bakılarak yaptıklarına göre yargılandı. Deniz kendisinde olan ölüleri, ölüm ve ölüler diyarı da kendilerinde olan ölüleri teslim ettiler. Her biri yaptıklarına göre yargılandı. Ölüm ve ölüler diyarı ateş gölüne atıldı. İşte bu ateş gölü ikinci ölümdür. Adı yaşam kitabına yazılmamış olanlar ateş gölüne atıldı.” (Vahiy 20:11-15, İncil)

Bu ayetlerde Tanrı ne öğretmektedir? Pek çok şey. Bunların bazıları yüreğimizi burkar. Bazıları ise kimsenin betimleyemeyeceği kadar ‘harikadır’. Fakat gördüğünüz gibi, insan Adem ile Havva’nın yaptıklarına göre değil, kendi yaptıklarına göre yargılanacak. Yargılanacağımızı bilmek kötü hissettirir. Ama yine bu konuda kaçırmamamız gereken çok rahatlatıcı bir gerçek vardır: Bu ayetlerde söz edilen yaşam kitabında adı yazılı olanlar için yargı yoktur. Yargı ve cehennem, bu dünyadayken Tanrı’nın adlarının yaşam kitabına yazılması teklifini reddedenler içindir. Bu insanlar için mahkumiyet olamaz, çünkü kitabın Yazarı onların yerine cezayı ve yargıyı yüklenmiştir!

Yargı Günü’nde açılacağı bildirilen bu şaşılacak kitap İncil’in başka bir bölümünde ‘Kuzu’nun yaşam kitabı’ olarak tanımlanır. Kurbanın Üzerindeki Sır Perdelerinin Kaldırılması adlı makaleyi okursanız, İsa’nın sahip olduğu unvanlardan birini nedenini öğrenirsiniz: Tanrı Kuzusu. Ancak adı Kuzu’nun yaşam kitabında yazılı olanlar cennete girecektir. “Oraya [cennete] murdar hiçbir şey, iğrenç ve aldatıcı işler yapan hiç kimse asla girmeyecek; yalnız adları Kuzu’nun yaşam kitabında yazılı olanlar girecek.” (Vahiy 21: 27, İncil). Sonsuz yazgınız, adınızın kitapta bulunup bulunmamasına bağlı olduğu için sizi makaleyi en kısa zamanda okumaya teşvik etmek isterim! (Bugüne kadar Kuzu’nun yaşam kitabını duymamış olabilirsiniz. Konuyu bunun için değiştirdim.)  

12 supernatural revelation needed from supernatural god1 temp4 45Asıl konumuza geri dönelim. Göklerin Egemenliği ile ilgili öğrenebileceğimiz her şey öğrenmek istiyoruz, öyle değil mi? Örneğin Göklerin Egemenliği’nin Tanrı’nın gücü ve yetkisinin dinamik varlığının açıkça göründüğü bir yer olduğunu öğrendik. Bunun, bir şimdiki zamana ait, bir de gelecek zamana ait yönü var. Tanrı’nın gücü ve egemenliğinin göründüğü bu yerde olabiliriz ya da buranın dışında olabiliriz. Öğrendik ki Egemenlik, İsa aracılığıyla, İblis’in varlığını ve etkisini ortadan kaldıran yetki ve kudretin çözülmesini sağlayan ilahi kurtarışla ilgilidir. Bu, müthiş bir gerçektir!  

Egemenliğin dördüncü evresi, görünür denilebilecek kısmıdır. Egemenliğin beşinci ve son aşaması sonsuz egemenlik olacak. Bu da, İncil’in son kitaplarından birinde anlatılmıştır: “Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.” (2. Petrus 1:11)


 

13 image10167 question mark 45Bazı insanlar Muhammed’in peygamberlerin sonuncusu olarak Göklerin Egemenliği’ne girdiğini iddia ediyorlar. Bu nedenle Muhammed’in, peygamberler arasında bu dünyaya en son giren olduğu için Göklerin Egemenliği’nde en küçük olan odur. “Göklerin Egemenliği’nde en küçük olan ondan üstündür.” (Matta 11:11, İncil). Muhammed’in, Vaftizci Yahya’dan daha üstün olan olduğunu söylüyorlar. Bu da, İncil’in, gerçekten de İslam’ın peygamberinden söz ettiğini kanıtlıyor. Peki ama İncil bunu doğruluyor mu? Muhammed hiç Göklerin Egemenliği’ne girdi mi?

Yanıtlarım beklediğiniz yanıtlar olmayabilir. Öyleyse Muhammed’in İncil’de Bildirilmesi 4- Göklerin Egemenliği’nin Unsurları Nedir? adlı yazıyı okumanızı öneririm. Size yararı dokunacağını biliyorum.

İnsanlar arasında var olan egemenliğin temel unsurlarını düşünmenin Göklerin Egemenliği’ni anlamamıza yardımcı olacağını düşünüyorum. Eğer önce doğal olanı düşünürsek, ruhsal olanı anlamamıza yardımcı olacaktır. Dünyasal egemenliğin özellikleri nelerdir? Beş unsur vardır. Egemenliğin kralı, anayasası, kulları, yasaları ve sahip olduğu bir bölgesi vardır.

Bu yazıda “Muhammed, Göklerin Egemenliği’nin Kralının kurallarına göre yaşıyor muydu?, Göklerin Egemenliği’nin anayasasını anladı mı?, Hiç Göklerin Egemenliği’ne girdi mi? gibi sorulara yanıt bulabilirsiniz.

Göklerin Egemenliğinde yaşayanlar, Kral’ın onlar adına yaptıkları sayesinde Tanrı’nın huzurunda, O’nun yönetimi ve bereketi altında yaşarlar. Bu dünyaya girişleri Kral tarafından güvence altına alınmıştır ve insanın nihai olarak cennette ikamet etmesini de içerir. Bu anayasa ya da antlaşma geçersiz kılınamaz çünkü Kral’ın kanıyla mühürlenmiştir. “Bu nedenle, çağrılmış olanların vaat edilen sonsuz mirası almaları için Mesih yeni antlaşmanın aracısı oldu. Kendisi onları ilk antlaşma zamanında işledikleri suçlardan kurtarmak için fidye olarak öldü.” (İbraniler 9:15, İncil)

* Öldü mü? Evet. “Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.” (Yuhanna 10:11, İncil)

* Hala ölü mü? Hayır. “Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var.”  (Yuhanna 10:18, İncil). “Diri Olan Ben’im. Ölmüştüm, ama işte sonsuzluklar boyunca diriyim. Ölümün ve ölüler diyarının anahtarları bendedir.” (Vahiy 1:18, İncil)

 

 

 

Leave a Comment