İSA’NIN İKİLİ DOĞASI 2- Tüm Zamanların En Büyük Mucizesi

01 image11836 exclamation mark xxx 45“Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı… Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:1-4, 14, İncil)

Söz, insan olup aramızda yaşadı.

Bu ayet, herhangi birinin herhangi bir konuda söylediğini duyduğunuz en şok edici şey olmalıdır. Gerçekten de, bu web sitesi bugüne kadar ziyaret ettiğiniz en sıra dışı web sitesi olabilir. Cennette kendisine katılmanız için sizleri davet eden bir Tanrı hakkında öğreniyorsunuz. Bunu mümkün hala getirmiş olan Tanrı’dır. Kaderle ya da işlediğiniz sevapların sayısıyla ilgili değildir. Onun için yapmanız gerekenlere bağlı değildir. Tanrı’nın halihazırda sizin için yapmış olduklarına bağlıdır! Kuşkusuz, okudukça Tanrı hakkında anlayışınızda büyük bir devrim olacaktır!

Yazının sonunda Tanrı’nın şu anda sahip olduğu insanlık hakkında birkaç ek açıklama daha göreceksiniz – ‘Söz, insan olup aramızda yaşadı’ diyen bu şok edici ifadeyi yanlış anlamayın diye bu eklemeyi koyduk. İsa dünyaya geldiğinde sadece ‘etten bir giysi’ giymedi. ‘Üzerinde derisi olan bir Tanrı’ olmanın ötesinde özelliklere sahipti. Bu tür ifadeler, İsa’nın bir bedende yaşayan iki ayrı kişiymiş gibi İsa’nın içindeki doğaları ikiye ayıran, Mesih’le ilgili Nestoryan bir görüşü ima eder. Nestoryanlar bedenin, Tanrı’nın içine taşındığı sadece bir kabuk olduğunu üstü kapalı bir şekilde ifade etmişlerdir. Gerçek şu ki, İsa’nın insanlığı İsa’nın tanrılığından bağımsız değildi. İsa’nın tanrılığı ve insanlığı, aynı alanda iki varlığın bulunduğu, ‘ev arkadaşı’ durumu gibi bir şeye benzetilmemelidir. Aynı ‘dairede’ yaşarlar ama aslında birbirlerinden ayrıdırlar. Öyle değil. İsa Mesih’te, Tanrı’nın Ruhu, insanlıkla çözülmez ve ayrılmaz bir şekilde birleşmiştir.

Kimyadan bir örnek bunu çok iyi bir şekilde açıklayabilir. Karışımlar, karıştırıldıktan sonra eski orijinal hallerine/maddelerine ayrılabilir. Oysa kimyasal bileşimler, artık bileşimden ayrılması mümkün olmayan yeni bir madde oluştururlar. Mesih’teki iki doğa birbiriyle karıştırılmış gibi düşünülmemelidir. İki doğası birbirinden ayrılamaz.

02 image12107 future god 45Söz konusu Tanrı’nın ayrıntıları olduğunda maalesef her benzetme bir noktada iflas etmektedir. Bu da bir istisna değildir. Benzetmem, sadece beden almanın kalıcılığını açıklayabilir, Mesih’in iki doğasının metafiziksel birliğini açıklayamaz. Mesih’in tanrılığı ve insanlığı, ikisinden yeni bir madde oluşturmamıştır. İsa’nın tanrılığı, insanlığından ödün vermemiştir, aynı şey tersi için de doğrudur. Her ikisi de, bütün olarak ve gerçeklikleri içinde mükemmel bir şekilde korunmuş ama aynı zamanda her açıdan bir olmuştur. İnsanlığı, tanrılığını belirsizleştirmedi ve aynı şekilde tanrılığı, insanlığına baskın gelmedi. Tanrı’nın varlığının doluluğu, insanlığının her yönünde sergilenmiştir- bütünleşmiştir, ayrılmamıştır. Tanrı’nın doğası, beden alma sırasında değiştirilmemiştir. Tanrı’nın yaptığı, kendisini kişisel olarak insan varlığıyla bir haline getirmekti. Bunu yaptı, ama sadece kendi varlığına beden katarak değil, iki doğayı, önemli ve eşsiz bir birlikte bir araya getirerek. Sonuç olarak ortaya çıkan, iki ayrı doğası olan bir kişiydi.

Müjdeci İlahiyat Sözlüğü bunu şu sözlerle özetliyor, “Beden alma sırasında…insan doğası, İsa Mesih kişisinde ilahi doğayla ayrılmaz bir şekilde bir olmuştur fakat aynı zamanda iki doğa, ayrı, bütün ve değişmez olarak kalmıştır, karışım veya karmaşa olmadan, böylece bir kişi olan İsa Mesih, gerçekten Tanrı ve gerçekten insandır.” (1)

Birlik Hakkında Yaygın Yanlış Anlamalar

İsa’nın, ‘ilahi bir yanı’ ve ‘insani bir yanı’ olduğu veya bazen Tanrı olarak, bazen de insan olarak davrandığı sık sık söylenir. İnsan olarak İsa’nın dua ettiği, yemek yediği ve uyuduğu açıklaması yapılır. Tanrı olarak ise, ölüleri diriltti ve fırtınaları dindirdi. Bu ifadeler bir bedende iki kişiymiş gibi İsa’da bir tür ikilik olduğunu ima eder gibidir. Nestoryanlık öğretisi budur. Bu eylemler, her bir doğanın gerçekliğinin birer belirtisidir. Fakat bizim anlamamız gereken şu, İsa’nın doğaları hiçbir zaman birbirinden bağımsız bir şekilde işlememiştir. İki doğası herhangi bir, ‘karışıklık olmadan, değişim olmadan, bölünme olmadan, ayrılma olmadan’ vardır, ‘doğaların farkı, birlik nedeniyle kesinlikle ortadan kalkmaz, aksine, her birinin özelliği korunur.” (2) Mesih’in insani veya ilahi doğasına atfedilebilen her şey, Mesih kişisine atfedilebilir. “Her bir doğa için ayrı ayrı geçerli olan neyse, bütün kişi için de geçerlidir.” (3) James White bu konuda şöyle bir yorum yapmıştır,

03 image3634 one god 45“…İsa konuştuğunda, iki kişi olarak değil, bir Kişi olarak konuştu. İlahi olduğunu iddia ettiğinde ‘ilahi’ olanın konuştuğu ve insanlığından söz ettiğinde ‘insan doğasının’ konuştuğu söylenemez. Bundan da, doğaların konuşmadığı, ancak Kişilerin konuştuğu görülebilir. İsa da iki değil, bir Kişi olduğuna göre, bütün bir Kişi olarak konuşuyor… İki doğası vardı ama bu doğalar, tek bir Kişi, beden olan Söz, tarafından kişisel hale getirilmişti. Böylece, İsa iki doğasına işaret eden şeyler söyleyebildiği halde, söyledikleri, varlığının bir kısmını değil, varlığının tümünü temsil ediyor.” (4)

Hıristiyan inancındaki en önemli doktrin Latince, ‘özelliklerin iletişimi’ anlamına gelen Communicatio Idiomatum’dur. Yukarıda, isim vermeden bu doktrini ele almış olduk. Neden bu bu kadar önemli? Günah işlemiş olan her bir insan için önemlidir. Açıklayayım.

İncelediğimiz gibi, İsa’nın iki doğası vardır: İlahi ve insani. Aynı anda iki doğası olan bir kişidir. Buna İsa’nın tek kişi olmasıyla ilgili birlik diyoruz, yani tek kişi olan İsa’da iki doğa vardır. Communicatio Idiomatum önemlidir çünkü hem ilahi hem de insan doğaları, tek bir kişi olan İsa kişisine atfedilir.


04 hell for sinners 45

Günah işlediğimizde, başlangıcı ve sonu olmayan bir kutsallığa sahip bir Tanrı’yı gücendiriyoruz. Bu nedenle, günahımız sonsuz bir suç olma niteliğine sahip oluyor. Ölümlü günahkarlar olarak, sonsuz kutsallığa sahip Tanrı’yı memnun etmek için hiçbir şey yapamayız. Bu nedenle, beden almış Tanrı olan İsa’nın, bizim adımıza sonsuz değere sahip bir kurban sunmasına ihtiyaç duyarız. Sonsuz bir değere sahip olmasının tek yolu, doğasının ilahi olmasıdır.

Öte yandan, İsa çarmıhta öldüğünde, ilahi olan tarafı ölmemiştir. Tanrı ölemez! Sadece İsa’nın insani tarafı ölmüştür. Peki ilahi değeri olmayan bir kurban değilse, İsa’nın kurbanı günahlarımızı bağışlatmak için sonsuz bir yeterliliğe nasıl sahip oldu? Communicatio Idiomatum doktrini sayesinde.

İsa iki doğası olan bir kişi olduğu için (İsa’nın kişiliğinin birliği) ve iki doğanın nitelikleri bir kişiye atfedildiği için, İsa çarmıhta öldüğünde, kurbanı sonsuz değere sahipti çünkü ilahi oluşunun nitelikleri, bir olan İsa kişisine atfedilmiştir. Bu nedenle, İsa’nın kurbanı, ölen sadece Mesih’in insan tarafı olduğu halde, sonsuz değerdedir ve bizleri günahlarımızdan kurtarabilir.

“Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı’nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz yaşamdır.” (Romalılar 6:23, İncil)

Communicatio Idiomatum doktrini bazen yanlış anlaşılıyor; şöyle ki, bir doğa için söylenebilenlerin, diğeri için de söylenebileceği anlamına geldiği düşünülüyor. Ama bu böyle değildir. İlahi bir özellik olan her yerde var olma özelliği de bu gerçeği ortaya koyuyor. İsa’nın insanlığı, insan varlığının doğası gereği aynı anda her yerde olamaz. İnsanlık, doğası gereği kısıtlıdır. Communicatio Idiomatum, bir doğa için söylenebilenlerin, İsa Mesih kişisinin tümü için geçerli olduğunun söylenebileceği anlamına gelir. Bir doğa için söylenebilen her şeyin, diğeri için de söylenebileceği anlamına gelmez.

Örneğin, İsa denenmişti. “Bundan sonra İsa, İblis tarafından denenmek üzere Ruh aracılığıyla çöle götürüldü.” (Matta 4:1, İncil). 05 image11093 magnifying glass text 45“Çünkü başkâhinimiz zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri değildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir.” (İbraniler 4:15, İncil). Eğer Communicatio Idiomatum doktrinini, bir doğa için geçerli olanın diğer doğa için de geçerli olduğu şeklinde anlarsak, Tanrı özünün denendiğini söylemiş oluruz. Bu olamaz çünkü Tanrı denenemez. “Ayartılan kişi, “Tanrı beni ayartıyor” demesin. Çünkü Tanrı kötülükle ayartılmadığı gibi kendisi de kimseyi ayartmaz.” (Yakup 1:13, İncil)

Cinler Dünyasının Tanıklığı

“İsa gölün karşı yakasında Gadaralılar’ın memleketine vardı. Orada O’nu mezarlık mağaralardan çıkan iki cinli karşıladı. Bunlar öyle tehlikeliydi ki, kimse o yoldan geçemiyordu. İsa’ya, “Ey Tanrı’nın Oğlu, bizden ne istiyorsun?” diye bağırdılar. “Buraya, vaktinden önce bize işkence etmek için mi geldin?”

Onlardan uzakta otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. Cinler İsa’ya, “Bizi kovacaksan, şu domuz sürüsüne gönder” diye yalvardılar. İsa onlara, “Gidin!” dedi. Cinler de adamlardan çıkıp domuzların içine girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.” (Matta 8:28-32, İncil)

“Güneş batarken herkes çeşitli hastalıklara yakalanmış akrabalarını İsa’ya getirdi. İsa her birinin üzerine ellerini koyarak onları iyileştirdi. Birçoğunun içinden cinler de, “Sen Tanrı’nın Oğlu’sun!” diye bağırarak çıkıyordu. Ne var ki, İsa onları azarladı, konuşmalarına izin vermedi. Çünkü kendisinin Mesih olduğunu biliyorlardı.” (Luka 4:40-41, İncil)

Melek Cebrail’in Tanıklığı

“…Tanrı, Melek Cebrail’i Celile’de bulunan Nasıra adlı kente, Davut’un soyundan Yusuf adındaki adamla nişanlı kıza gönderdi. 06 image6321tt green angel 45Kızın adı Meryem’di. Onun yanına giren melek, “Selam, ey Tanrı’nın lütfuna erişen kız! Rab seninledir” dedi. Söylenenlere çok şaşıran Meryem, bu selamın ne anlama gelebileceğini düşünmeye başladı. Ama melek ona, “Korkma Meryem” dedi, “Sen Tanrı’nın lütfuna eriştin. Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek. Rab Tanrı O’na, atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.”

Meryem meleğe, “Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki” dedi.

Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek.” (Luka 1:26-35, İncil)

Vaftizci Yahya’nın Tanıklığı

“Yahya ertesi gün İsa’nın kendisine doğru geldiğini görünce şöyle dedi: “İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu! Kendisi için, ‘Benden sonra biri geliyor, O benden üstündür. Çünkü O benden önce vardı’ dediğim kişi işte budur. Ben O’nu tanımıyordum, ama İsrail’in O’nu tanıması için ben suyla vaftiz ederek geldim.”

Yahya tanıklığını şöyle sürdürdü: “Ruh’un güvercin gibi gökten indiğini, O’nun üzerinde durduğunu gördüm. Ben O’nu tanımıyordum. Ama suyla vaftiz etmek için beni gönderen, ‘Ruh’un kimin üzerine inip durduğunu görürsen, Kutsal Ruh’la vaftiz eden O’dur’ dedi. Ben de gördüm ve ‘Tanrı’nın Oğlu budur’ diye tanıklık ettim.” (Yuhanna 1:29-34, İncil)


İsa’yı Çarmıha Germek Üzere Görevlendirilmiş Roma Askerlerinin Tanıklığı

07 image12341 roman soldier cross jesus 45“Ama İsa yüksek sesle bağırarak son nefesini verdi. O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. İsa’nın karşısında duran yüzbaşı, O’nun bu şekilde son nefesini verdiğini görünce, “Bu adam gerçekten Tanrı’nın Oğlu’ydu” dedi.” (Markos 15:37-39, İncil)

“İsa’yı bekleyen yüzbaşı ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olayları görünce dehşete kapıldılar, “Bu gerçekten Tanrı’nın Oğlu’ydu!” dediler.” (Matta 27:54, İncil)

İsa’nın çarmıhtaki davranışları ve ölümü sırasında gerçekleşen doğal çalkalanmalar, bu güçlü askeri adamları İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olması iddiasının gerçek olduğuna ikna etmişti. Bu ikrarları küçümsemek için bir neden yoktur. Bunlar, ölümü sırasında cennetin onu nasıl onurlandırdığına tanık olmuşlardı. Bu askerlerden bazıları, İsa’nın gömüldüğü mezarı korumak üzere atanmış olan askerler arasından olabilir. Çünkü İsa üçüncü gün ölümden dirileceğini söylemişti.

“Şabat Günü’nü izleyen haftanın ilk günü [Pazar günü] tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler. Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab’bin bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu. Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar. Melek kadınlara şöyle seslendi: “Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa’yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O’nun yattığı yeri görün.” (Matta 29:1-6, İncil)

İsa yaptığı her şeyi, bedende görünen Tanrı olarak yaptı. Sonsuz Tanrı Oğlu’ydu ve hala öyledir. İsa’nın doğalarının ayrılması söz konusu olamaz. İki doğanın birliği, birbirlerinden bağımsız olarak işlemedikleri anlamına gelir. “İsa, bazı zamanlar tanrılığını ve başka zamanlar da insanlığını etkin hale getirmedi. Tüm eylemleri her zaman ilahi ve insaniydi.” (5) İsa bölünmez bir varlıktır. Tek kişiliği vardır, çok kişilikli değildir. İlahi doğası veya insani doğası için söylenebilecekler, kişi olarak tüm varlığı için de söylenebilir. Gordon Lewis bunu şöyle açıkladı:

08 image1908 worship 45“Doğaları birleştiren, her ikisinin de, bir gerçek kişi tarafından doğrulanabilir olmasıdır. İki doğa sadece işlevsel bir uyum içinde işlemedikleri gibi, sadece birbirleriyle metafiziksel bir şekilde iletişim içinde de değiller. İlahi doğa, tüm imanlılar için geçerli olduğu gibi sadece Ruh’un mesken kurmasından da ibaret değildir. Tanrı Oğlu kişisi olarak insan doğası da bir şey kaybetmiş değildir. Tanrı- insanda, iki dizi özelliğin karışıklığını değil, iki ayrı doğa bileşiğini görüyoruz.” (6)

İsa’nın iki doğasının metafizik birliği, ikisi arasında bir fark göremeyeceğimiz anlamına gelmiyor, sadece ikisi arasında bir ayrım yapamayacağımız anlamına geliyor. Çünkü birlikte, her doğa tam olarak korunur. Her bir doğa, üçüncü bir madde oluşturmak üzere karışmış değildir. İsa’nın tanrılığı ve insanlığı arasındaki farkı hala görebiliriz. Öte yandan, ikisini birbirinden ayıramayız. İsa’nın insan olduğu veya Tanrı olduğu için bazı şeyleri yaptığını anlayabiliriz ama bu şeyleri sadece o doğasında yaptığını söyleyemeyiz. Bunu söylersek, iki doğasının metafiziksel birliğini yok etmiş oluruz. Bunu yapmak, İsa Mesih kişisinin birliğini bozmak olur.

Mesih’in iki doğasını ayırt edebilmemiz fakat ayıramamamız, Elçi Pavlus’un içsel ve dışsal varlığımızı ayırt etmesine benzetilebilir. Dedi ki, “Bu nedenle cesaretimizi yitirmeyiz. Her ne kadar dış varlığımız harap oluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor.” (2.Korintliler 4:16, İncil)

Pavlus, insanın birbirinden ayrı iki parçasından söz ediyor. O kadar farklılar ki, biri harap olduğunda diğeri yenileniyor. Biri zayıflarken, diğeri kuvvetleniyor. Biri yaşlanıp çürürken, diğeri canlanıyor. Tabii ki, can, keskinliği ve kuvveti için bedene bağımlı değildir. Beden çalışmaya son verdiğinde olduğu gibi, bedenden ayrı olarak bile var olabilir. 09 image6765 old death eternity 45Bedenlerimiz muazzam olsalar da, yine de çürüyüp ölmeleri gerekiyor. Sürekli hareketin yıpratması nedeniyle, sonunda mezara düşüyorlar. Oysa, içsel varlığımız, canımız, içimizdeki çürümeyen, ölümsüz parçadır. Mesih’in iki doğasını fark edip, nasıl birbirinden ayıramıyorsak, canlarımızı da bedenlerimizden ayıramayız. Tanrı bu ayrımı yapabilir ve yapar. Ama insan yapamaz.

Ruhla- insan ve beden-insan arasında bir fark olduğunu bildiğimiz halde, bu farkın aslında iki kişi olduğumuzu öğretme amacı hiçbir zaman olmamıştır. Benzer şekilde, İsa Mesih’in belirli etkinliklerini ve sözlerini, doğalarından birine atfedebiliriz. Söyleyemeyeceğimiz şey ise, bunun, doğalardan birini dışlayarak diğer doğada olduğudur. Peki neden? Çünkü İsa’nın bir ve tek birleşik kişi olduğu bir gerçektir. Yaptığı her şeyi, insanlıkla bir olan Tanrı olarak yapar.

İsa Tanrı mı? Dört Olağanüstü Ayet başlıklı yazımızda, İsa’nın yaratılıştan önce var olması ve tanrılığına ilişkin Kutsal Kitap’taki birçok ayete baktık. İsa yaratılıştan önce var olduğunu, Baba’yla bir olduğunu ve böylece tanrılığını ileri sürdü. Bunu sık sık yaptı ve bu kaynakları inceledik. İddialarının bir kısmı açık, bir kısmı ise üstü kapalı iddialardı.

Aynı şekilde, o yazıda İsa’nın insanlığını resmeden ayetleri okudunuz. İsa’nın kendi sözleri ve eylemleri kendisini nasıl anladığını açıkça göstermektedir. Gerçek insanlığının farkındaydı. Öte yandan, insanlığı, günahsız olması açısından diğer insanlardan farklıydı, hayatı boyunca, haftanın yedi günü 24 saat boyunca böyleydi. Günahsızlığı bakireden doğmuş olmasından kaynaklanıyordu.


10 image12343 wear two hats roles hat role black text2 45İsa’nın ikili doğasının, iki ‘rol’ olarak açıklanması az rastlanır bir açıklama değildir. İsa’nın insan rolünde bunu ve şunu yaptığı ve ilahi rolünde şunu şunu yaptığı söylenir. Bazen İsa’nın aynı anda iki rolde davrandığı bile ileri sürülür. İnsanlar bunu söylediklerinde ne demek istediklerini anlıyorum ama ‘rol’de kişilik yoktur, öyle değil mi? Role girip, rolden çıkamazlar. Kişiler bir role göre davranırlar ama rolün kişisel varlığı veya iradesi yoktur. İsa’nın belli bir zamanda belirli bir rolde, başka bir zamanda da başka bir rolde davranması doğruysa, İsa’da sadece bir doğanın olduğunu belirtmiş olurlar. Bu da İsa’yı iki bireyli bir kişilik yapar, biri ilahi ve diğeri insan, aynı anda bir fiziksel bedende mesken kurmuş. Bu da, sadece işlevsel olarak bir oldukları anlamını taşır.

İsa’nın denenmiş olması, yemek yemiş, uyumuş olması gerçeği, gerçek bir insan olduğuna işaret ediyor. İsa’nın, gerçek insanlığı nedeniyle denenmiş olduğu da söylenebilir. Aynı şekilde, İsa’nın günahları bağışlaması, Tanrı olarak gerçek varlığını ortaya koyuyor. Yaşam ve ölüm üzerinde sahip olduğu yetki, eksiksiz tanrılığından kaynaklanıyor. Öte yandan, İsa bir şey yaptığında bunun insanlığını ortaya koyduğu ve bunun tamamıyla insan doğasında gerçekleştiği, ilahi doğasında gerçekleşmediği şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu açıklama açıkça Nestoryan bir açıklamadır. İsa’yı bir bedendeki iki kişi olarak açıklar. İsa’nın söylediği ve yaptığı bazı şeyler, insani ve diğerleri ilahi doğasındaysa, o zaman İsa’nın bir coğrafi alanda bileşmiş- özde değil veya işlevde bile değil- iki parçası var demektir. Aksine, Tanrı Mesih kişisinde insan oldu. Beden alma konusunda Nestoryan tanım, Ruh’un, yaratılmış bir insana sahip olmasından biraz daha fazlasıdır, oysa Kutsal Kitap’a göre beden alma, Tanrı’nın, insan, İsa Mesih olmasıdır.

11 image12344 cool text fully god fully man sharpened 45Kutsal Kitap’a göre İsa’nın iki doğası hakkındaki anlayışa göre, beden almasında, İsa’nın tanrılık ve insanlığı, bir olarak birleşmiştir, bölünmüş değildir. Ayrılamazlar ama farklıdırlar. Her birinin özellikleri, İsa’da tam olarak mevcuttur, ama bir kişi olarak bir olmuştur. İki doğa, birleşerek üçüncü bir madde oluşturarak İsa’yı ne tamamıyla Tanrı olmayan ne de tamamıyla insan olmayan bir varlık haline getirmemiştir. İsa’nın tanrılığı, insanlığı nedeniyle ödün vermemiş veya belirsizleşmemiştir. İnsanlığı da, tanrılığı tarafından ödün verilmemiş veya belirsizleşmemiştir. Her ikisi de, mükemmel bir şekilde tam ve gerçek olarak korunmuştur. Öte yandan, her açıdan birdirler. Bu, İsa’nın insanlığın kısıtlamaları içinde kalmadığı anlamına gelmez. Kısıtlamalara tabiydi. “Yakup’un kuyusu da oradaydı. İsa, yolculuktan yorulmuş olduğu için kuyunun yanına oturmuştu. Saat on iki sularıydı.” (Yuhanna 4:6, İncil). Tabi bu İsa’nın tanrılığının gücünü de hiç sergilemediği anlamına gelmez. “Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, “Lazar, dışarı çık!” diye bağırdı. Ölü, elleri ayakları sargılarla bağlı, yüzü peşkirle sarılmış olarak dışarı çıktı. İsa oradakilere, “Onu çözün, bırakın gitsin” dedi.” (Yuhanna 11:43-44, İncil)

Her iki durumda da, İsa’nın eylemleri bir Kişi’den kaynaklanıyordu. İsa’nın iki doğası ama bir kişiliği vardı.

Sonuç

İsa hem Tanrı, hem de insandı. Bunun böyle olduğunu Tanrı’nın Kutsal Yazılar’da kendisi hakkında açıkladıklarından biliyoruz. Ancak Tanrı, Tanrı’yı açıklayabilir. Bizler, ancak Tanrı’nın kendisi hakkında bizlere söylemeyi seçtiklerini bilebiliriz. İsa’nın nasıl hem Tanrı, hem de insan olduğunu açıklamaya çalıştım ama bu hala bir gizemdir. Öte yandan, gizem, çelişki demek değildir! Beden alma en büyük gizem olsa da ve İsa’nın hem Tanrı hem de insan olduğunu hiçbir zaman tam olarak anlayamasak da, İsa’nın tamamıyla Tanrı ve tamamıyla insan ama bir kişi olduğunu ikrar edebiliriz. 12 image11375 face look up 45Kutsal Yazılar, Ondan bu şekilde söz ediyor ve biz de öyle yapmalıyız. Bu gerçekle aynı fikirde olmamak, benimle değil, Tanrı’yla fikir birliğinde olmamak demektir. Harold O.J. Brown, gizemlerin anlaşılması ve açıklanması hakkında çok yerinde bazı şeyler söylemiştir:

“Yeni Antlaşma bildirisi, imanlıları birçok zor gizemle karşı karşıya getirirken, aynı zamanda da, bu gizemleri ilan etmek ve yorumlamak için akıllarını kullanmaya çağırıyor. Gizemin ikrar edilmesi sırasında insan anlayışının sınırlarına ulaştığı bir nokta vardır. Anlamak ve yorumlama çabasında fazlasıyla erken durmak, imanlının, bir çelişki veya saçmalıkla karşı karşıya kalmasına neden olur; fazlasıyla ileri gitmek ise, mantıksal bir olanaksızlığa götürür. Hıristiyan tanıklığının en büyük meydan okumalarından biri, mümkün olduğu kadarını açıklamak ve böylece, açıklamanın mümkün olduğu noktada imanlıları bilgisiz bırakmamak, öte yandan, anlayışın sınırlarına ulaşıldığında durmak ve böylece Tanrı’nın gizemini ihlal etmemektir.” (7)

İsa’nın nasıl hem Tanrı hem de insan olabileceğini açıklama çabamızda dikkatli olmalıyız- ne yetersiz açıklama yapmalıyız ne de aşırı açıklama sunmalıyız. Her iki eğilim de bizi hataya götürecektir. Hem insan, hem de ilahi doğanın, birleşmiş İsa Mesih kişisinde ortaya konduğunu rahatça söyleyebiliriz. Her iki doğa da birbirinden bağımsız hareket etmez. İsa’nın insan doğası nedeniyle şu ya da bunu yaptığını söylememeliyiz. Benzer şekilde, İsa’nın ilahi doğasından ötürü şunu ya da bunu yaptığını söylememeliyiz. Aksine, İsa kişisi, bu şeyleri, insanlığı veya tanrılığı sayesinde söylemiş veya yapmıştır.


13 mountain high blue 45İki ayrı doğaya sahip olmak, eşsiz İsa kişisinin hem insani hem de ilahi özellikler sergilemesini olanaklı hale getirir. İnsan kişiliğimizin iki dizi özelliklere sahip olmasıyla arasında bir paralellik kurarak bunu açıklayabiliriz. Örneğin, bedeniyle ilgili olarak bir kişinin uzun ve sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan, içsel varlıklarıyla ilgili olarak aynı kişinin bilge, iyi ve nazik olduğunu söyleyebiliriz.

İlahiyatla ilgili bu konuda her şeyi mükemmel bir şekilde açıklamamız mümkün mü? İsa’nın gerçek kimliği konusunda belirli şeyleri doğrulayarak ve başkalarının aksini kanıtlayarak, gerçeği daha küçük boyutlarda ifade edebiliriz ama İsa’nın kişiliğinin birliğinin tam doğasını hiçbir zaman tam olarak ifade edemeyiz.

Ne öğrendik? İsa’nın tanrılığının eksiksizliğini veya insanlığının eksiksizliğini inkar etmememiz gerektiğini öğrendik. Doğalarının ikisinden de ödün vermemeliyiz veya ne Tanrı ne de insan olan, başka üçüncü bir varlıkmış gibi düşünmemeliyiz. İsa tamamıyla Tanrı’dır. “Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor.” (Koloseliler 2:9, İncil). Aynı zamanda, İsa gerçekten ve tam olarak bir insandı; mükemmel bir insan bedeni ve canına sahipti. Yeni Antlaşma’da Ondan sık sık insan olarak söz ediliyor. Fakat bu aynı zamanda ilahi olmadığını kanıtlamıyor- aynı şekilde Tanrı denmesi de, insan olmadığını kanıtlamıyor. “Büyük atalar onların atalarıdır. Mesih de bedence onlardandır. O her şeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Tanrı’dır! Amin.” (Romalılar 9:5, İncil)

Tamamıyla Tanrı ve tamamıyla insan olsa da, yine de bir kişidir. Beden almanın gizemi budur. Ne büyük bir gizem!

NOT: Yazımın başlarında, İncil’den “Söz, insan olup aramızda yaşadı” ayetini alıntıladıktan sonra şunu söylemiştim: Herhangi birinin, herhangi bir konu hakkında söylediğini duyduğunuz en şok edici sözün bu olması gerektiğini söylemiştim. Yazının sonunda bu gerçek hakkında birkaç açıklama yapacağıma söz vermiştim.

14 image12287 blood jesus atonement salvation 45‘Tanrı (sonsuz Söz) insan oldu’ Tanrı’nın insan olmadığı bir zaman olduğunu ima ediyor, öyle değil mi? Bu doğru. Tanrı ancak İsa kişisinde geldiğinde insanlığa büründü. Bunu yapmaktaki amacı neydi? Günahlarımız için ölmek. Bedeli ödeyerek, günahlarımızın bizimle kendisi arasında oluşturduğu engeli ortadan kaldırmak. “Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı’nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz yaşamdır.” (Romalılar 6:23, İncil). Kurbanın kazandıracakları sayesinde biz sonsuz yaşama- cennette yaşanabilen türde sonsuz yaşama- sahip olabilelim diye öldü.

‘Tanrı insan oldu’ demek, Tanrı insan olduğu için artık daha az ilahi olduğu anlamına gelmez. Her zaman olduğu gibi tamamıyla Tanrı’dır. Nasıl Tanrı olmasın ki?!!! Bir zamanlar tamamıyla Tanrı, şimdi ise sadece yarı Tanrı değildir. İsa tamamıyla Tanrı ve tamamıyla insandır. Eminim hatırlayacaksınız, bu dizide bazı ayetlere derinlemesine bakıp Söz’ün (İsa) beden aldığını görmüştük. Büyüleyici değil mi, özellikle de, beden almadan önce Söz’ün durumunu düşündüğümüzde:

“Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:1-4, 14, İncil)

Hıristiyanlar İsa’yı tanrılaştırmaya mı çalıştılar? Hayır, gerçek şu ki Tanrı insan oldu ve bunu yaparak iki farklı doğayı üzerine aldı: İlahi ve insani doğa. Bu süreç içinde Tanrı’nın ilahi doğası değişmedi. İsa Üçlü Birliğin ikinci kişisi, sonsuz Tanrı Oğlu’dur. “Oğul, Tanrı yüceliğinin parıltısı, O’nun varlığının öz görünümüdür. Güçlü sözüyle her şeyi devam ettirir.” (İbraniler 1:3, İncil)

Yazıda okuduğunuz gibi İsa’nın iki doğası, yeni bir doğa oluşturacak biçimde ‘karıştırılmamıştır.’ Ayrılar fakat İsa kişisinde tek birlik olarak hareket ediyorlar. Öğrendiğimiz gibi buna İsa’nın kişiliğinin birliği deniyor.

15 image10460 earth 45Beden alma sözcükleri Kutsal Kitap’ta geçmiyor. ‘Etle örtülmek’ anlamına gelen Latince iki kelimeden geliyor. İlahiyattaki tek kullanımı, Tanrı Oğlu’nun insan bedeni aldığı o lütufkar, gönüllü işle ilgilidir. Hıristiyan doktrininde beden alma, kısaca söylemek gerekirse, sonsuz Tanrı Oğlu, Rab İsa Mesih’in, insan olmasıdır. Evrenin tarihindeki en önemli olaylardan biridir. Buna paralel olabilecek başka bir olay yoktur.

Elçi Pavlus şöyle yazıyor, “Kuşkusuz Tanrı yolunun sırrı büyüktür. O, bedende göründü.” (1.Timoteos 3:16, İncil). Birçokları Tanrı’nın yollarının gerçekten de gizemli olduğunu ikrar ederler. O zaman, İsa Mesih’in beden almasının, insanın doğal kavrama ve anlayışının ötesinde olması normal değil mi? Tanrı’nın, Oğul kişisinde kendisini insan ırkıyla tamamıyla özdeşleştirmesi kuşkusuz çok önemli bir gerçektir. Fakat bunu, Söz’ünde açıkça ortaya koyduğu nedenlerden ötürü yapmıştır.

Tanrı’nın İnsan Olma Gerçeği ve Yöntemi

Bu nedenleri incelemeden önce, daha başında Beden Alma ve İsa’nın Bakireden Doğumu arasındaki ayrımı yapmamız yerinde olacaktır. Kutsal Yazı öğrencileri zaman zaman bu iki gerçeği birbirine karıştırmaktadır. Tanrı Oğlu’nun beden alması, Tanrı’nın insan olmasıdır. Bakireden Doğum ise, Oğul Tanrı’nın insan olma yöntemidir.

Bu iki gerçek birbirinden ayrı ve farklı da olsa, birbiriyle yakından ilgilidir ve birbirine destek olmaktadır. İsa Mesih bakireden doğmamış olsaydı, o zaman, beden almış Tanrı olmazdı ve bu nedenle Adem’in her çocuğu gibi aynı günahkar doğaya sahip olurdu. İsa Mesih bakireden doğmuş olmasaydı, o zaman melek Cebrail bu duyuruyu yapmazdı:


16 image12345 angel 45“Onun yanına giren melek, “Selam, ey Tanrı’nın lütfuna erişen kız! Rab seninledir” dedi. Söylenenlere çok şaşıran Meryem, bu selamın ne anlama gelebileceğini düşünmeye başladı. Ama melek ona, “Korkma Meryem” dedi, “Sen Tanrı’nın lütfuna eriştin. Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek. Rab Tanrı O’na, atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.”

Meryem meleğe, “Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki” dedi.

Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek.” (Luka 1:28-35, İncil)

Tanrı’nın Oğlu’nu göndermesi, Tanrı’nın bir Oğlu olduğunu varsayar. İsa Baba’yla sonsuz ilişkiye sahip Oğul’du, Meryem’den doğduğu için böyle değildi. Oğul, babasının doğasını paylaştığı gibi, Rab İsa da Baba’yla eşit şekilde Tanrılığı paylaşır. Tanrı, doğumunda Oğlu olan birini göndermedi. Aksine, ezelden beri Oğlu Olan’ı gönderdi. İsa doğmadan yüzyıllarca önce, Yeşaya peygamber Onunla ilgili olarak şunları yazmıştır, ‘Çünkü bize bir çocuk doğacak, bize bir oğul verilecek.” (Yeşaya 9: 6, Eski Antlaşma). İnsan olarak doğumu, sadece bizlere gelme yöntemiydi.

Eğer bu dizide, İsa Tanrı mı? Dört Olağanüstü Ayet yazısını okumadıysanız, bu peygamberliği ayrıntılı bir şekilde çalışmış sayılmazsınız. Büyüleyicidir. Eski Antlaşma İsa’nın Tanrı olduğuna tanıklık ediyor. İşte peygamberliğin tam metni:

“Çünkü bize bir çocuk doğacak, bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.” (Yeşaya 9:6, Eski Antlaşma)

Tanrı, dünyadaki ilahi görünümü için bizleri hazırlamak adına zaman ayırdı mı? Evet, ayırdı. İncil’in birinci ayetinin yazılmasını esinlemeden çok önce buna başladı. İnsanlığa gelecek olan Mesih ve Kurtarıcı’nın Tanrı olacağını açık seçik bir şekilde ilan etmek için Eski Antlaşmayı kullandı.

İsa Mesih beden almadan önce Tanrı doğasına sahipti. Tanrı olarak vardı (ya da mevcuttu) ve bir zamanlar olduğu temel Tanrılık hiçbir zaman sona ermeyecek bir şeydir. İlahi görünüyorsa, bunun nedeni ilahi olmasıdır! İsa Tanrı’dır.

17 image11584 telescope xxx 45İncil’in sayfalarında kendisini açıklayan Tanrı, uzak, bilinemez bir Tanrı değildir. Soğukluğunun esiri veya kendi yalnızlığında kapalı kalmış, kendisini dışarı kapatmış değildir. Aksine, İncil’de kendisinden çıkma özgürlüğüne sahip, yaşamı yarattıklarıyla paylaşan ve onların da kendi sonsuz yaşamına ortak olmalarını sağlayan bir Yaratıcı bulacaksınız.

İncil’de betimlendiği şekliyle sonsuz yaşam zaman olarak uzamış, bitmeyen yaşam demek değildir. Aksine, bir yaşam niteliğidir. Sonsuz yaşam bu niteliği Tanrı’yla insanın cennette sahip olacağı kişisel ilişkiden alır. Cennet, orada yaşayacağımız zevklerden çok, Tanrı’nın kendisiyle yakın bir ilişkiye sahip olmanın getireceği zevkten oluşur.

Ayrıca, sonsuz yaşamı, bu hayatta yaşamaya başlıyoruz. Şu anda sahip olduğumuz bir şeydir. Bu hayatta, tabii ki, cennette olacağı ölçüde yaşanamaz fakat kendilerine sonsuz yaşam armağanı verilenler şu anda orada olanlardan daha az cennet güvencesine sahip değildir!

“Nasıl olabilir böyle bir şey?” diye sorabilirsiniz, “Ne de olsa, hayatlarımızın gözden geçirilmesi, günahlarımızın cezasının belirlenmesi ve sonsuzluktaki yerimizin belirlenmesi için henüz yargı gününde Tanrı’yla karşılaşmadık!”

Yargılamadan ötürü endişeli misiniz? Cennete girmemize engel olan şey günah ise ve Tanrı bu engeli ortadan kaldırıyor ise, o zaman, artık bu engel bulunmamaktadır öyle değil mi? İsa böyle dedi “Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir.” (Yuhanna 5:24, İncil). 18 image3841zzz cross bridge salvation 45İsa’nın görevi mahkumiyetimizi taşımak ve bu şekilde engeli kaldırmaktı. Engel kalktığında ve Tanrı’ya karşı suçlarımızın yargılanmasının hesabı verildiğinde, o zaman, ölümden yaşama geçeriz. Tanrı’yla paydaşlığımızın eski gönencine kavuşturulmasının keyfi başlar. Bu hayatta, bir gün cennette dolu dolu deneyim edeceğimizi yaşamaya başlarız.

FİKİR: Eğer henüz İncil’den bir ayeti ezberlemediyseniz, neden bununla başlamıyorsunuz? “Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir.” Cennetin verilmiş olması güvencesine sahip olmak harika değil mi? Bu güvenceye sahip olabilirsiniz. Ama bunun sizin için mümkün olduğunun farkında olmalısınız.

“Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı’nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz yaşamdır. ” (Romalılar 6:23, İncil)

Bu ayette sözü edilen sonsuz yaşam cennette yaşayacağımız yaşamdır. Tanrı’dan bir armağandır. Kazanılamaz veya hak edilemez. Tabii ki, bu anlamda hepimiz sonsuz yaşama sahibiz çünkü hepimiz sonraki yaşamımızda sonsuzluğu bir yerde geçireceğiz. Fakat Kutsal Kitap’ta Tanrı cehennemde geçirilecek yaşama ‘sonsuz yaşam’ demiyor. ‘Sonsuz ölüm’ diye adlandırılıyor. Ölüm, ayrılık demektir. Sonsuzluğu cehennemde geçirecek olanlar için sonsuz yaşama sahip olduklarını söyleyemeyiz. Aksine, sonsuza dek Tanrı’dan ayrı düşecekler.


19 image10997 heart love cross sharper long 45Ezberlemenizi tavsiye ettiğim ayete yeniden bakın. İsa, hali hazırda sonsuz yaşama sahip olmaktan söz ettiğinde, cennette sonsuz yaşamı kast eder. Bu nedenle, buna sahip olanların ölümden (ayrılmadan) yaşama (sonsuza dek Tanrı’ya bağlanmış yaşam) geçeceğini söyleyerek devam ediyor.

İster inanın ister inanmayın, Tanrı bilinemez veya uzak değildir. Kendileri ve Tanrı arasındaki günah engeli kaldırılmamış olanlar Tanrı’nın bilinemez ve uzak göründüğünü söyleyebilirler. Tanrı, insani duygularımız, acılarımız ve mücadelelerimizle dokunulamayacak, değişmez ve vurdumduymaz, kendini soyutlamış bir tanrı değildir. Aksine, özgürce ve sevgiyle bizim dünyamızda bizimle birlikte etkileşim içinde bulunan bir Tanrı’dır. Sonsuz, görkemli bir Varlık’tır ama aynı zamanda ilişkiseldir. İncil’de Tanrı’nın, soyut, kişisel olmayan bir özü olmadığını, aksine, dinamik ve kişisel bir Tanrı olduğunu görüyoruz. Bu yaşayan, seven ve harekete geçen Tanrı olarak, İsa Mesih kişisinde bize geldi. Neden geldi? Gerçekten yaşamaya başlayabilelim diye. Tüm engeller kalkmış olarak. Tüm günahlar bağışlanmış ve bedeli ödenmiş olarak. Bizim sayemizde değil, hepsi Onun sayesinde. “Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O’nu dünyaya gönderdi, böylece bizi sevdiğini gösterdi. Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur.” (1.Yuhanna 4:9-10, İncil)

İsa Hem Tanrı, Hem De İnsandı

Umarım bu ifade artık sizi ilk okuduğunuz zamanki kadar rahatsız etmiyordur. Bildiğim bir şey var, o da, ‘Tanrı neden insan oldu?’ sorusuna doğru cevap verdiğinizde, bu ifade sizin için sevinç, teselli ve sonsuz bir hayret kaynağı olacaktır.

Tanrı bu yapabilir mi? Tanrı bunu yaptı mı? Tanrı bunu neden yaptı? Bu soruları kişisel hale getirmenizi tavsiye ederim. Tanrı’ya sorun. Tanrım bunları yapmış olabilir misin? Senin için olanaksız olan bir şey var mı? Peki ya bu? Bunu sen mi yaptın Tanrım? Neden? Tanrım neden böyle bir şey yaptın? Ayetin nasıl devam ettiğini biliyorum: “İşte sevgi budur.” Tanrım, senin gerçekten nasıl olduğunu bilmem gerekiyor mu?

SON DÜŞÜNCELER

Maalesef, söz konusu gizem olduğunda bazı zihinler bunun inanılmazlık düşüncesini çağrıştırdığını düşünüyorlar. 20 image12346 life and death 45Fakat yaşam da ölüm de, büyük oranda gizemli oldukları halde, reddedilemez gerçeklerdir, öyle değil mi? Yaşam ve ölümü tam olarak anlayamıyoruz ve İsa’nın beden almasıyla ima edilen her şeyi de kavrayamayız. İsa Kişisinde, iki doğanın birliği bulunur. Günahsız insan doğası ve mükemmel ilahi doğası vardır. Bu doğalar değişmemiştir. İnsan doğası tanrılaşmamış ve aynı şekilde, ilahi doğası insan haline gelmemiştir.

Tanrı Oğlu’nun beden alması, haklı olarak, tüm zamanların en büyük mucizesi olarak sayılabilir. Bakireden doğum, beden almanın etkin hale geldiği, ilahi olarak atanmış yoldur. İki doğanın bir Kişi’de birliği, bir anlamda insanda paralelini görsek de, çok büyük bir gizemdir. Siz de ben de, hem can hem de bedeniz. Bu bir gizem olsa da, Tanrı’nın insan olması gizemi bunun çok ötesindedir. Bu nedenle, Tanrı’ya bu soruları sormanız için sizi teşvik etmek istiyorum. Bunu ve başka birçok soruyu Ona sorabilirsiniz.

İşte Tanrı’nın size verdiği vaatlerin bazıları:

• “Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız. Kendimi size buldurtacağım” diyor RAB.” (Yeremya 29:13-14, Eski Antlaşma)
• “Bana yakar da seni yanıtlayayım; bilmediğin büyük, akıl almaz şeyleri sana bildireyim.” (Yeremya 29:13-14, Eski Antlaşma)
• “Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, saf insanlara akıl verir.” (Mezmur 119:130, Eski Antlaşma)
İsa dedi ki, “Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.” (Matta 7:7, İncil)

REFERANSLAR

(1) Walter A. Elwell, der., Evangelical Dictionary of Theology (Müjdeci İlahiyat Sözlüğü) (Grand Rapids: Baker Book House, 1984), s.540.

(2) Bu ifade, İ.S. 451’de Kalsedon’da benimsenen Kalsedon İnanç Bildirgesinden alıntıdır. Bu inanç bildirgesi, Mesihbilim konusunda o zamandan beri kabul edilen bir açıklama olmuştur.

(3) Evangelical Dictionary of Theology (Müjdeci İlahiyat Sözlüğü), s.257.

(4) James White, “The Trinity, the Definition of Chalcedon, and Oneness Theology,” (Üçlü Birlik, Kalsedon’un Tanımı ve Birlik İlahiyatı), http://www.aomin.org/CHALC.html web sitesinde bulabilirsiniz.

(5) Millard J. Erickson, Systematic Theology (Sistematik İlahiyat) (Grand Rapids: Baker Book House, 1985), s.735.

(6) Gordon L. Lewis and Bruce A. Demarest, Integrative Theology (Grand Rapid: Zondervan Publishing House, 1996), s.343

(7) Harold O.J. Brown, Heresies: Heresy and Orthodoxy in the History of the Church (Sapkın Öğretişler: Kilise Tarihinde Sapkınlık ve Doğru Öğretişe Bağlılık) (Peabody, MA: Hendrickson Publishers, Inc., 1984), s.320.

Leave a Comment