İSA’NIN İKİLİ DOĞASI 1- Kutsal Yazılar’ın İsa’nın İkili Doğası Hakkında Anlattıklarını Açıklayan Karşılaştırmalı Bir Liste

01 image12329 elephant 45Kör adam ve fil hikayesinin çeşitli versiyonları vardır. Bu hikayeye farklı kültürlerde rastlanır, özellikle de Çin, Afrika ve Hindistan’da. Bu hikaye binlerce yıl öncesine dayanır. Hikayenin bazı versiyonlarında üç kör adam, bazılarında beş veya altı tane kör adam vardır ama hikayenin mesajı her zaman aynıdır. Şaşırtıcı bir şekilde, İsa’nın ikili doğasını düşündüğümüzde bu hikayeden öğrenebileceğimiz bir şey var. Benim en iyi bildiğim versiyon şöyle:

Altı kör adam bir filin ne olduğuna inandıkları konusunda konuşuyorlardı, çünkü her biri bu yaratığın çok garip olduğunu duymuştu. Böylece kör adamlar bir fil bulup hayvanın gerçekten nasıl olduğunu keşfetmeye karar verdiler. Yakınlarındaki bir açık pazarda bir fil bulmaları uzun sürmedi. Birinci kör adam hayvana yaklaştı ve hayvanın düz olan yan tarafına dokundu. “Bana öyle geliyor ki fil bir duvar gibi,” dedi arkadaşlarına.

İkinci kör adam uzandı ve filin dişlerinden birine dokundu. “Hayır, bu yuvarlak ve pürüzsüz ve keskin, fil bir mızrağa benziyor.”

Meraklanan üçüncü adam file doğru gitti ve hortumuna dokundu. “Üzgünüm ama ikinize de katılamayacağım. Ben kıpır kıpır, kıvrılan bir şey hissediyorum, fil fazlasıyla yılana benziyor.”

Bu noktada dördüncü kör adamın kafası tabii oldukça karışmıştı. Bu nedenle o da elini uzattı ve filin bacağına dokundu. “Hepiniz saçmalıyorsunuz,” dedi, “çünkü filin geniş bir gövdesi olan bir ağaca benzediği çok açık.”

Kafası tamamen karışmış olan beşinci kör adam ileri doğru adım attı ve filin kulaklarından birini tuttu. “Hepiniz çıldırmış olmalısınız,” diye bağırdı, “çünkü fil tam olarak bir yelpazeye benziyor.”

O sırada, altıncı adam yaklaştı ve hayvanın kuyruğunu tutarak beş arkadaşından farklı düşündü. “Sizin tariflerinizden hiçbirine uymuyor,” dedi, “fil bir halata benziyor.”

02 image12330 elephant 45Altı kör adam tartıştılar, tartıştılar. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu tartışma, herhangi bir sonuca vardıramadıkları bir tartışma oldu. Filin neye benzediği konusunda her birinin farklı fikirleri vardı. Her biri kendi görüşleri konusunda haklı olduklarında ısrar ettiler. Tam o sırada bilge bir adam tartışmalarını duydu. Sakin bir şekilde durumu açıkladı, “Hepiniz haklısınız. Filin neye benzediği konusunda tariflerinizin birbirinden bu kadar farklı olmasının nedeni, her birinizin filin farklı bir yerine dokunmuş olması. Gerçek şu ki, fil, tarif ettiğiniz bütün özelliklere sahip.”

Hayatın büyük bir kısmı için bu doğru bir saptama değil mi? Hayat hakkında o kadar az şey biliyoruz ki. Gerçeğin sadece çok küçük bir bölümünü anlıyoruz. Şayet dikkatli olmazsak, sahip olduğumuz küçük bilgiden her türlü dogma ve inancı çıkartabiliriz. Tıpkı filin farklı parçalarına dokunan kör adamların küçük dünyaları gibi. Ne kadar az bildiğimizin farkında olmadığımızda sanki görme yetimizi yitirmiş gibi kör oluruz.

Bana katılmayabilirsiniz. Benden farklı olarak, büyük bir bilgeliğe ve bilgiye sahip olabilirsiniz. İncil’i benden çok daha fazla okumuş olabilirsiniz. Benim tek bildiğim, bir iş arkadaşımın bana “İsa’ya ihtiyacın var” diyerek beni şaşırtmış olmasıdır. Bunun benim gibi iyi eğitimli birine söylenecek saçma bir şey olduğunu düşünmüştüm. Ona güldüm. “İsa’ya ihtiyacım var” ne demek? Benim İsa hakkında inandığım şey doğruydu. Büyük bir öğretmen olduğuna inanıyordum. Bir peygamber olduğuna inanıyordum. Tüm insanlık için davranış ve karakter konusunda bir örnek olduğuna inanıyordum. 03 image12332 cool text you need jesus 45Henüz İncil’i okumamıştım ama İsa’nın komşunu kendin gibi sev türünde bir şey söylediğini biliyordum. “Bu iyi bir fikir,” diye düşündüm kendi kendime, bir yandan da kendim için yaşamaya devam ediyordum. İsa hakkında inandıklarım doğruydu ama hikayenin hepsi bu değildi. Ancak İncil’i okumaya başladığımda İsa ile ilgili anladıklarımın eksik olduğunu keşfettim. İsa’yla ilgili tam açıklamayı, ancak Eski ve Yeni Antlaşma’da kendisiyle ilgili açıkladıklarında görebiliyoruz.

Bu dizide İsa’nın ilahi olduğunu ve hiçbir insanın hiçbir zaman sahip olmadığı bir biçimde, iki ayrı doğaya sahip olduğunu öğreniyoruz. Bir doğası insan doğası, diğeri ise ilahi doğası. İsa tamamıyla insan ve tamamıyla Tanrı’ydı. İsa’yla ilgili, ilk bakışta saçma gelen, bu ifadeye kaçınız ateş püskürdünüz? Türkiye’nin güneybatısında yer alan bir kentin ismini -Kahramanmaraş- söylerken geçen süreden daha hızlı bir şekilde, “Bu doğru olamaz!” diye bağırdınız, “böyle bir şey mümkün değil!” Bir zamanlar bir adam siyah kuğular için de tam olarak aynı şeyi söylemişti. “Siyah kuğu mu? Bu gerçek olamaz. Herkes kuğuların beyaz olduğunu bilir!”

Siyah Kuğu Teorisi

Siyah Kuğu Teorisi’ni biliyor musunuz? Lübnanlı matematikçi ve filozof Nassim Taleb 2007 yılında Siyah Kuğu adında bir kitap yazdı. Taleb’e göre, neredeyse önemli bilimsel keşiflerin, tarihsel olayların ve sanatsal başarıların tümü, “siyah kuğu” olarak sayılır, yani bunlar, hayatta yönetilmemiş veya öngörülmemiş bir şekilde gerçekleşen olaylardır. Bu teori ve kitabın adı bir zamanlar Avrupalılar’ın sahip olduğu bir fikirden yola çıkmaktadır. Avrupalılar sadece beyaz kuğu olduğunu düşünürlerdi. Yüzyıllar boyunca, kuğuların hepsinin beyaz olduğu bilimsel bir gerçek olarak kabul edilmişti. On yedinci yüzyılda, Avustralya kıtasının batı kıyısında siyah bir kuğu keşfedildiğinde, bu inanç yıkıldı. Tüm kuğuların beyaz olduğunu ‘kanıtlayan’ milyonlarca beyaz kuğu olsa da, yaygın bir şekilde kabul edilen bu inancı çürütmek için tek bir siyah kuğu yeterli oldu.


04 image12333 black swan 45

Taleb, kitabında bizlere yaşamın, belirli aralıklarla, dünyayı sarsan devasa öneme sahip, nadir ve öngörülemez olaylarla kesintiye uğrayacağını anlatmaktadır. Siyah Kuğu adlı kitabının alt başlığına dikkat edin, Oldukça İmkansız Olanın Etkisi. Orta Çağ’da yaşamış olan Avrupalılar siyah kuğuların olmadığını varsaymıştır. Ama sadece beyaz kuğu gördükleri için siyah kuğuların varolmasını olanaksız bir şey olarak gördüler. Zaman içinde ‘siyah kuğu’ terimi, olamayacak olan bir şeyi anlatmak için kullanılmaya başlandı. 

Richard: Kraldan kurtulup cumhuriyet kurmamız gerekiyor. İngiltere’nin Kralı olarak taç giysem, ülkemize istikrar getirirdim.
Richard’ın eşi: Richard, geç oldu ve çok fazla bira içtin.
Richard: Bekle ve gör. Bir yıl içinde Kral Charles’in yerini alacağım.
Richard’ın eşi: Tabii, tabii. Kuğular da siyahtır.

Nassim Taleb ‘Siyah Kuğu’yu üç niteliğe sahip bir olay olarak tanımlar:

1) Normal beklentiler dünyasının dışında yer alır. Geçmişte bu yeni olasılığa işaret eden hiçbir şey bulunmamaktadır.

2) Büyük bir etkisi vardır.

3) Öngörülemez olmanın yanı sıra, insanlar, var olması hakkındaki açıklamaları tertiplemeleri gerektiğini düşünürler. Bu olayların daha sonradan açıklanabileceğine dair kendilerini ikna ederler. Gerçekten olduğundan daha az rastlantısal ve daha çok öngörülebilirmiş gibi görünmesini sağlamaya çalışırlar.

05 image12334 check list text1 sharper 45Bakalım, İsa Mesih’in görünmesini bir ‘Siyah Kuğu’ olayı olarak görmeli miyiz?

√ –  Dünyayı sarsan bir olay mıydı? Evet, gerçekten de öyleydi! Son derece olanaksızdı!

√ –  Nadir miydi? Çok nadirdi. Sadece bir kez olacak bir olaydı.

√ –  Öngörülebilir miydi? Şayet, İsa Tanrı Mıdır?- Dört Olağanüstü Ayet başlıklı yazıyı okuduysanız, Tanrı’nın dünyamıza ziyaretini daha önceden haber verdiğini bilirsiniz. Ama insanlar bunu öngörebilir miydi? Hayır, bu olay insanın hayalgücünün sınırlarının ötesinde bir olaydı.

Tanrı, dünyadaki ilahi görünümü adına bizleri hazırlamak için zaman ayırdı mı? Evet, ayırdı. İncil’in birinci ayetinin yazılmasını esinlemeden çok önce buna başladı. İnsanlığa gelecek olan Mesih ve Kurtarıcı’nın Tanrı olacağını açık seçik bir şekilde ilan etmek için Eski Antlaşma’yı kullandı.

332 Peygamberlik, Cırcırböceği ve İsa’ya Güvenmek

Bu diziyi bitirdikten sonra, İsa’nın gerçekleştirdiği peygamberlikler hakkındaki yazıları okumanızı tavsiye ederim. Ana sayfamızda gördüğünüz birinci yazıyı çoktan okuduğunuzu tahmin ediyorum. 332 Peygamberlik, Cırcırböceği ve İsa’ya Güvenmek adlı yazıyı kast ediyorum. Bu yazıda ve Mesih’le ilgili peygamberlikler hakkındaki dizide, İsa’nın tanrılığıyla ilgili Eski Antlaşma peygamberlikleri hakkında okuyacaksınız. Bu peygamberlikler, İsa dünyaya gelmeden yüzlerce yıl önce esinlenmiş ve kaydedilmişti. Bu nedenle, ilahi görünümünü “Siyah Kuğu” olayı olarak nitelememiz mümkün değil.

Birçok kişi, Tanrı’nın İsa kişisinde dünyayı ziyaret etmesini beklemiş olmasa da, çok önceden bildirilmiş bir olaydı. Tanrı önceden bildirdiği için insanlar bunun gerçekleşmesini beklemeliydi. 06 image11629 prophecy jesus return 45İnsan, Tanrı’nın önceden bildirdiklerinin her zaman gerçekleştiğini bilmelidir. Maalesef, birçok insan İsa’ya, Orta Çağ’daki Avrupalılar’ın siyah kuğu meselesine verdikleri karşılığa benzer bir şekilde tepki verdiler. “Bu olamaz! Kuğuların beyaz olduğunu herkes bilir!” dediler. Birçoğumuz, “Bu olamaz! Herkes İsa’nın sadece bir insan olduğunu bilir! O sadece bir peygamberdi!” dedik.

İsa’nın dünyamıza ilk ziyareti gerçekten de dünyayı sarsan bir olaydı. İkinci gelişinin birinci ve ikinci aşamaları daha da şaşırtıcı olacak!

Sonsuz Olan zamana girdi. Göklerin Egemenliği dünyanın alanına girdi ve sonra İsa Mesih’in beden alması, çarmıha gerilmesi ve dirilişi gibi büyük olaylar gerçekleşti.

İsa Mesih’in İkili Doğası

Kutsal Kitap’tan İsa’nın, başka hiçbir insanın sahip olmadığı bir şekilde, iki ayrı doğası olduğunu görüyoruz. Aşağıda Kutsal Yazılar’ın İsa’nın ikili doğası hakkında anlattıklarını açıklayan karşılaştırmalı bir liste bulunmaktadır. Eski Antlaşma’daki Mika Kitabı dışındaki ayetler dışında hepsi İncil’den alınmıştır.

İSA İNSAN OLARAK DOĞDU. “Onlar oradayken, Meryem’in doğurma vakti geldi ve ilk oğlunu doğurdu.” (Luka 2:7, İncil)

FAKAT TANRI OLARAK, EZELDEN BERİ VARDI. “Ama sen, ey Beytlehem Efrata, Yahuda boyları arasında önemsiz olduğun halde, İsrail’i benim adıma yönetecek olan senden çıkacak. Onun kökeni öncesizliğe, zamanın başlangıcına dayanır.” (Mika 5:2, Eski Antlaşma). “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi.” (Yuhanna 1: 1-2)


07 image11675 jesus ascension framed 45İSA İNSAN OLARAK ZİHİNSEL, FİZİKSEL VE SOSYAL AÇIDAN GELİŞTİ. “İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı’nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.” (Luka 2:52)

FAKAT TANRI OLARAK, HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞMEZ. İsa Mesih dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır. (İbraniler 13:8)

İSA İNSAN OLARAK İBLİS TARAFINDAN DENENDİ. “Kutsal Ruh’la dolu olarak Şeria Irmağı’ndan dönen İsa, Ruh’un yönlendirmesiyle çölde dolaştırılarak kırk gün İblis tarafından denendi.” (Luka 4:1)

FAKAT TANRI OLARAK, CİNLERİMİZİ KOVAR. “İsa, çeşitli hastalıklara yakalanmış birçok kişiyi iyileştirdi, birçok cini kovdu. Cinlerin konuşmasına izin vermiyordu. Çünkü onlar kendisinin kim olduğunu biliyorlardı.” (Markos 1:34)

İSA İNSAN OLARAK ACIKTI. “İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.” (Matta 4:2)

FAKAT TANRI OLARAK, ‘YAŞAM EKMEĞİYDİ’ VE BÜYÜK KALABALIKLARI MUCİZEVİ BİR ŞEKİLDE DOYURDU. “İsa, “Yaşam ekmeği Ben’im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz” dedi.” (Yuhanna 6:35). “Vakit ilerlemişti. Öğrencileri İsa’ya gelip, “Burası ıssız bir yer” dediler, “Vakit de ilerledi. Halkı salıver de çevredeki çiftlik ve köylere gidip kendilerine yiyecek alsınlar.” İsa ise, “Onlara siz yiyecek verin” diye karşılık verdi. Öğrenciler İsa’ya, “Gidip iki yüz dinarlık ekmek alıp onlara yedirelim mi yani?” diye sordular. İsa onlara, “Kaç ekmeğiniz var, gidin bakın” dedi. Öğrenip geldiler, “Beş ekmekle iki balığımız var” dediler. İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu. Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu. İsa beş ekmekle iki balığı aldı, gözlerini göğe kaldırarak şükretti; sonra ekmekleri böldü ve halka dağıtmaları için öğrencilerine verdi. İki balığı da hepsinin arasında paylaştırdı. Herkes yiyip doydu. Artakalan ekmek ve balıktan on iki sepet dolusu topladılar.” (Markos 4:35-43)

08 image5851 water drink thirst 45İSA İNSAN OLARAK SUSADI. “Daha sonra İsa, her şeyin artık tamamlandığını bilerek Kutsal Yazı yerine gelsin diye, “Susadım!” dedi. Orada ekşi şarap dolu bir kap vardı. Şaraba batırılmış bir süngeri mercanköşk dalına takarak O’nun ağzına uzattılar. İsa şarabı tadınca, “Tamamlandı!” dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti.” (Yuhanna 19:28)

FAKAT TANRI OLARAK, YAŞAYAN SU VERDİ. “İsa şöyle yanıt verdi: “Bu sudan her içen yine susayacak. Oysa benim vereceğim sudan içen sonsuza dek susamaz. Benim vereceğim su, içende sonsuz yaşam için fışkıran bir pınar olacak.” (Yuhanna 4:13-14)

İSA İNSAN OLARAK YORGUN DÜŞTÜ. “Yakup’un kuyusu da oradaydı. İsa, yolculuktan yorulmuş olduğu için kuyunun yanına oturmuştu.” (Yuhanna 4:6)

FAKAT TANRI OLARAK, RAHAT VERDİ. “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm.” (Matta 11:28)

İNSAN OLARAK İSA FIRTINA SIRASINDA UYUDU. “İsa, teknenin kıç tarafında bir yastığa yaslanmış uyuyordu. Öğrenciler O’nu uyandırıp, “Öğretmenimiz, öleceğiz! Hiç aldırmıyor musun?” dediler.” (Markos 4:38)

FAKAT TANRI OLARAK, FIRTINAYI DİNDİRDİ. “İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, “Sus, sakin ol!” dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu. İsa öğrencilerine, “Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?” dedi. Onlar ise büyük korku içinde birbirlerine, “Bu adam kim ki, rüzgar da göl de O’nun sözünü dinliyor?” dediler.” (Markos 4:39-41)

İSA İNSAN OLARAK DUA ETTİ. “Ne var ki, İsa’yla ilgili haber daha da çok yayıldı. Kalabalık halk toplulukları İsa’yı dinlemek ve hastalıklarından kurtulmak amacıyla akın akın geliyordu. Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.” (Luka 5:15-16)

FAKAT TANRI OLARAK, DUALARA CEVAP VERDİ. “Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağım.” (Yuhanna 14:14)

09 image11316 miracle heal jesus touch 45İSA İNSAN OLARAK KIRBAÇLANDI VE DÖVÜLDÜ.“O zaman Pilatus İsa’yı tutup kamçılattı. Askerler de dikenlerden bir taç örüp O’nun başına geçirdiler. Sonra O’na mor bir kaftan giydirdiler. Önüne geliyor, “Selam, ey Yahudiler’in Kralı!” diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.” (Yuhanna 19:1-3)

FAKAT TANRI OLARAK, HASTALARI İYİLEŞTİRDİ. “Akşam olunca birçok cinliyi kendisine getirdiler. İsa onlardaki kötü ruhları tek sözle kovdu, hastaların hepsini iyileştirdi. Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu: “Zayıflıklarımızı O kaldırdı. Hastalıklarımızı O üstlendi.”” (Matta 8:16-17)

İSA İNSAN OLARAK ÖLDÜ. “Ama İsa yüksek sesle bağırarak son nefesini verdi.” (Markos 15:37)

TANRI OLARAK BULUNDUĞU BEDENİ ÖLÜMDEN DİRİLTTİ. “Yahudi yetkililer İsa’ya, “Bunları yaptığına göre, bize nasıl bir belirti göstereceksin?” diye sordular. İsa şu yanıtı verdi: “Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.” Yahudi yetkililer, “Bu tapınak kırk altı yılda yapıldı, sen onu üç günde mi kuracaksın?” dediler. Ama İsa’nın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi. İsa ölümden dirilince öğrencileri bu sözü söylediğini hatırladılar, Kutsal Yazı’ya ve İsa’nın söylediği bu söze iman ettiler.” (Yuhanna 2:18-22)


10 image10972 calvary cross two walking 45İSA İNSAN OLARAK GÜNAH İÇİN BİR KURBAN OLDU. “Oysa Mesih, kendisini bir kez kurban ederek günahı ortadan kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır. Bir kez ölmek, sonra da yargılanmak nasıl insanların kaderiyse, Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. İkinci kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir.” (İbraniler 9:26-28). “O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.” (1.Yuhanna 2:2)

TANRI OLARAK, GÜNAHI BAĞIŞLADI. “İsa onların imanını görünce felçliye, “Oğlum, günahların bağışlandı” dedi. Orada oturan bazı din bilginleri ise içlerinden şöyle düşündüler: “Bu adam neden böyle konuşuyor? Tanrı’ya küfrediyor! Tanrı’dan başka kim günahları bağışlayabilir?” Akıllarından geçeni hemen ruhunda sezen İsa onlara, “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz?” dedi. “Hangisi daha kolay, felçliye, `Günahların bağışlandı’ demek mi, yoksa, ‘Kalk, şilteni topla, yürü’ demek mi? Ne var ki, İnsanoğlu’nun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye…” Sonra felçliye, “Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git!” dedi.” (Markos 2:5-10)

İSA İNSAN OLARAK HER ŞEYİ BİLMİYORDU. “Orada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın vardı. Birçok hekimin elinden çok çekmiş, varını yoğunu harcamış, ama iyileşeceğine daha da kötüleşmişti. Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta O’nun arkasından gelip giysisine dokundu. İçinden, “Giysilerine bile dokunsam kurtulurum” diyordu. O anda kanaması kesiliverdi. Kadın, bedeninin derinliğinde acıdan kurtulduğunu hissetti. İsa ise, kendisinden bir gücün akıp gittiğini hemen anladı. Kalabalığın ortasında dönüp, “Giysilerime kim dokundu?” diye sordu.” (Markos 5:25-30)

TANRI OLARAK, HER ŞEYİ BİLİYORDU. “Öyle ki, anlayışın verdiği tam güvenliğin bütün zenginliğine kavuşsunlar ve Tanrı’nın sırrını, yani bilginin ve bilgeliğin bütün hazinelerinin saklı olduğu Mesih’i tanısınlar.” (Koloseliler 2:2-3). “Ama İsa bütün insanların yüreğini bildiği için onlara güvenmiyordu.”  (Yuhanna 2:24). “Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?” (Matta 9:4)

11 image12337 shadow man 45İSA İNSAN OLARAK ÖZEL BİR GÜCE SAHİP DEĞİLDİ. “Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam.” (Yuhanna 5:30)

TANRI OLARAK TÜM GÜÇLERE SAHİPTİ. “Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor.” (Koloseliler 2:9)

İSA İNSAN OLARAK, ETTEN VE KEMİKTEN BİR BEDENE SAHİPTİ. Ölümden dirilişinden sonra, İsa öğrencilerine göründü ve şöyle dedi, “Ellerime, ayaklarıma bakın; işte benim! Dokunun da görün. Hayaletin eti kemiği olmaz, ama görüyorsunuz, benim var.” (Luka 24:39)

TANRI OLARAK TANRILIĞIN TÜM DOLULUĞU ONDA BULUNMAKTADIR. “Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor.” (Koloseliler 2:9)

İSA İNSAN OLARAK BİR KULDU.** “Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile
boyun eğip kendini alçalttı.” (Filipililer 2:7-8)

TANRI OLARAK, KENDİSİNE KULLUK ETMEMİZ GEREKEN RABDİ VE HALA ÖYLEDİR. “Onlar oradayken, Meryem’in doğurma vakti geldi ve ilk oğlunu doğurdu. Onu kundağa sarıp bir yemliğe yatırdı. Çünkü handa yer yoktu. Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı. Rab’bin bir meleği onlara göründü ve Rab’bin görkemi çevrelerini aydınlattı. Büyük bir korkuya kapıldılar. Melek onlara, “Korkmayın!” dedi. “Size, bütün halkı çok sevindirecek bir haber müjdeliyorum: Bugün size, Davut’un kentinde bir Kurtarıcı doğdu. Bu, Rab olan Mesih’tir.” (Luka 2:6-11)

12 image12339 eclipse sun 45** “…ululuğunu bir yana bıraktı.” Bunun anlamı Tanrı’nın Tanrısal doğası ve mükemmeliyetini tam anlamıyla bırakması olamaz. Tanrı’nın bunu yapması mümkün olamazdı. Her şeye gücü yetme ve her şeyi bilme özelliklerini bırakamaz. Tanrı olmayı bırakamaz. Öte yandan, belirli bir süre için görkeminin görüntüsünü bir kenara bırakması olarak anlaşılabilir. Bunu söylerken, yüceliğinin dışsal görünümlerini bir kenara bırakabilmesini kast ediyorum.

Güneş, bir bulut veya güneş tutulması nedeniyle tam olarak görünmediği zaman görkeminde bir değişiklik olmaz. Görmesek de, güneşten çıkan ışınlar sönmüş değildir. Aynı şekilde, güneş de herhangi bir değişime uğramamıştır.

Tanrı ilahi olma özelliğini geçici bir süre için saklayabilir mi? Bunu yapabilir çünkü Tanrı bize böyle yaptığını söylüyor. Tanrı biçiminde iken, bunun üzerine başka bir biçim aldı. Kul biçimini aldı. Kul olarak göründü, bir kulun işlerini yaptı ve bir kul olarak sayıldı. Kullara uygun görülen eylemleri yapmak üzere kendini alçalttı. İsa öğrencilerine şöyle dedi, “Oysa ben aranızda hizmet eden biri gibi oldum.” (Luka 22:27)

Tanrımız’ın içinde nasıl da harika bir lütuf bulunuyor! “Bu lütuf, tanrısızlığı ve dünyasal arzuları reddedip şimdiki çağda sağduyulu, doğru, Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürebilmemiz için bizi eğitiyor. Bu arada, mübarek umudumuzun gerçekleşmesini, ulu Tanrı ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in yücelik içinde gelmesini bekliyoruz. Mesih bizi her suçtan kurtarmak, arıtıp kendisine ait, iyilik etmekte gayretli bir halk yapmak üzere kendini bizim için feda etti.” (Titus 2:12-14)


İsa’nın eşsizliğini anlamak

13 image11351 erase eraser jesus text 45Birçok insanın İsa’nın eşsizliğine karşı çıkmasının nedenini anlamamız önemli. Bazıları İsa hakkında İncil’de resmedilenlere şiddetle karşı çıkarlar çünkü bugüne kadar farklı bir öğretiyle yetişmişlerdir. İsa’nın olağanüstü yeteneklere sahip bir insan olduğunu ama Tanrı olmadığını iddia ederler. Dünya dinlerinden biri, İsa’nın sadece Tanrı’nın ilk doğan ruhsal çocuğu olduğunu söyler. Tanrı (Elohim), birçok ruh eşiyle birlikte gezegen üzerinde yaşar ve çok sayıda ruhsal çocuk doğmasını sağlar. Mormon ilahiyatına göre, bu ruhsal varlıklar fiziksel bedenlerde yaşamayı beklerler. (1)

İsa hakkındaki bu tür çeşitli görüşlerle ilgili sorun nedir? Kutsal Yazılar’ın tanıklığını çarpıtırlar. Tanrı’nın kendisi hakkında söylediklerini bir kenara atmak veya inanmayı tercih ettiğimiz bir şeyi yerine koymak tehlikelidir. Kutsal Kitap’taki şu son ayetlere kulak verin,

“Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Her kim bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. Her kim bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır.” (Vahiy 22:18-19)

Tanrı’nın kendisini hakkında söylediği herhangi bir şeyi anlamak kolay mı? Sanmıyorum. Tanrı tamamıyla farklı bir varlık. O sonsuz ve ruh olan bir varlıktır ve bizim ölümlü zihinlerimiz O’nu anlayamaz. Tanrı’yı görebilseydik ve inancımızı gördüklerimiz üzerine kurabilseydik bunun bize kesin olarak yardımı olurdu. Hemen hemen herkes ruhların görülemeyeceğini bilir değil mi? En yakın arkadaşlar bile birbirlerinin ruhlarını göremezler. 14 rename 20 wide text 1 45Bu nedenle, İncil’de Tanrı kadar büyük bir varlığın görülemeyeceğini okumak bizi şaşırtmamalı. “Tanrı’yı hiçbir zaman hiç kimse görmedi.” (Yuhanna 1:18). Hiçbirimiz Tanrı’yı göremeyiz. Tanrı görünmezdir. “Onur ve yücelik sonsuzlara dek bütün çağların Kralı, ölümsüz ve görünmez tek Tanrı’nın olsun! Amin.” (1.Timoteos 1:17).

İsa kimdir? O [Tanrı’nın] varlığının öz görünümüdür.” (İbraniler 1:3). Tanrı, İsa kişisinde insan biçimine büründüğü zaman, insan Tanrı’nın gözle görülür bir biçimini gördü. Fakat insan Tanrı’yı hiçbir zaman görmüş değildir. Ruhlar görünmez olduğu için bu mümkün değildir.

Kutsal Kitap, Tanrı’nın bedensel olarak kalıcı bir şekilde görünmesini kaydetmemektedir – İsa Mesih doğana kadar böyle bir şey kaydedilmemiştir. Tabii ki, Tanrı kendisini bedensel biçimde göstermeyi seçmemiş olsaydı, bir bedeni olmazdı. Mucize gerçekleşti ve Tanrı bunu yapmayı seçti. “Tanrı bütün doluluğunun O’nda bulunmasını uygun gördü.” (Koloseliler 1:19). İsa tamamıyla insan mıydı? Bunu sorgulayan kimse olduğunu sanmıyorum. İsa tamamıyla Tanrı mıydı? Evet, İsa’da bir gram tanrılık bile eksik değildi. Ne o zaman, ne de şimdi.

İsa’nın ikili doğasını anlıyor muyum? Kesinlikle hayır. İsa’ya inananlar, İsa’nın ikili doğası doktrinine inanıyorlar, ama bunu anladıkları için değil, Tanrı bunu açıkladığı için. Tanrı böyledir ve Tanrı’nın sevgisi ve mükemmel özelliklerini anlamakta ilerlemek istiyorsak, bunu fark etmemiz önemlidir.

Bu hataya düşmeyin!

15 image6291 man smoking 45Birçok kişi, İsa’nın büyük bir insan, büyük bir öğretmen veya büyük bir peygamber olduğunu kabul ederek, İsa’nın kimliği meselesini çözdüklerini düşünür. Ne var ki, İsa ve öğrencileri, O’nun Tanrı olduğunu ilan ettiklerinde kelimeleri karıştırmış değillerdi. Örneğin, bu dizide öğrencilerden birinin İsa’yı sonsuz Söz olarak betimlediğini göreceksiniz. İsa’nın bu şekilde tasvir edildiği İncil ayetlerine derinlemesine bakacağız. “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı…Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:1-3,14). İsa sonsuz Söz ise, İsa için “iyi bir insan” veya “sadece büyük bir peygamber” diyerek entelektüel açıdan ödün vermek mantıksal açıdan tutarsızdır, öyle değil mi?

İsa Tanrı olduğunu iddia ediyorsa, o zaman, iddiaları ya gerçektir ya da yanlıştır. Yanlışsa, bilerek kalabalıkları yanlış bir şekilde yönlendiren bir yalancı olması gerekir. Şayet İsa bize yalan söylediyse, onun için artık “üstün dürüstlüğe sahip bir insan” veya “tarihteki en büyük peygamberlerden biri” dememiz mümkün olamaz. İsa nasıl, hem iyi hem de yalancı olabilir?

Hiç İncil’i okudunuz mu? Okumadıysanız ama okumak istiyorsanız, hoş bir süprizle karşılaşacaksınız. Herhangi bir dini kökenden gelen ve İncil’de İsa hakkında yazılanları okuyanların İsa’ya çekildiklerini hissettikleri söylenir. Neden mi? Çünkü İsa kendine özgü birisidir! Yaşadıkları dönemin din önderlerinin talimatıyla İsa’yı tutuklamaya giden nöbetçilerin söylediklerine kulak verin. “Görevliler geri dönünce, başkahinlerle Ferisiler, “Niçin O’nu getirmediniz?” diye sordular. Görevliler, “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır” karşılığını verdiler.” (Yuhanna 7:45-46)

Eskiden Müslüman olup da İsa Mesih’e inanan kişilerin tanıklıklarını okurken mutlaka Barakat’ın tanıklığını okuyun. Ailede İsa’yı ilk olarak izleyen kişi derin bir dindarlığa sahip olan babasıydı. Barakat babasıyla ilgili olarak şöyle yazıyor,
“Son yirmi yıldır gerçeği aradığını ve sonunda İsa Mesih’te bulduğunu söyledi… Sakinliği, vakur hali ve çektiği zulmu son derece sabırlı bir şekilde taşıması beni çok etkiledi. Babama neyin cazip geldiğini anlamak için İncil’i tekrar okumaya karar verdim.


Siyah kuğuların olduğuna inanmıyorum!

16 image12340 black swan 45Avustralya’da siyah kuğular keşfedilmeden önce, makul olan her insan, her kuğunun beyaz olması açıklamasını tartışma götürmez bulurdu. Tek bir siyah kuğu görüntüsü bu teoriyi çürüttü. Öte yandan, evrenin Yaratıcısı’nın dünyamız üzerinde yürüdüğü gün, bu olay, çok daha sarsıcı bir haber olma niteliğine sahiptir. Bu iddianın olamayacak bir şey olduğunu mu düşünüyorsunuz? Şayet öyle düşünüyorsanız, bu büyüleyici konuya daha yakından bakalım.

İsa hakkında öğrenmek için hangi kitaba odaklanmalıyız? Kutsal Kitap. Neden mi?

1) Kutsal Kitap İsa hakkındadır. İsa dedi ki, “Kutsal Yazılar’ı araştırıyorsunuz. Çünkü bunlar aracılığıyla sonsuz yaşama sahip olduğunuzu sanıyorsunuz. Bana tanıklık eden de bu yazılardır!” (Yuhanna 5:39). Tarih İsa’nın yaşadığını doğruluyor ve tarih kitaplarının en önemlisi – Kutsal Kitap – kusursuz bir şekilde yaşamını kaydediyor. Sayfaları İsa hakkında bilmemiz gereken her şeyi açıklıyor.

2) Peygamberler İsa hakkında peygamberlik etti. “Peygamberlerin hepsi O’nunla ilgili tanıklıkta bulunuyorlar. Şöyle ki, O’na inanan herkesin günahları O’nun adıyla bağışlanır.” (Elçilerin İşleri 10:43)

3) Kutsal Ruh İsa’ya tanıklık etti. İsa dedi ki, “Baba’dan size göndereceğim Yardımcı, yani Baba’dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.” (Yuhanna 15:26)

4) Kalabalıklar İsa’ya tanıklık etti. “Lazar’ı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsa’yla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.” (Yuhanna 12:17). Ve,

5) İsa kendisine tanıklık etti. “İsa, “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im” dedi. “Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.” (Yuhanna 14:6)

17 saved by the power of love2 45Sonraki iki yazıyla ilgili olarak sizin için umudum ve duam İsa kişisine sadece bakmanın ötesine geçmenizdir. İsa’nın Tanrı-insan olmasının bizim için olduğunu görmenizdir. Sizin için. Tamamıyla insan doğasının sonsuz ilahi doğasıyla birleşmiş olması İsa’nın yılmaz bir şekilde sizden yana olduğunun kalıcı kanıtıdır. Ya da İncil’de okuduğumuz gibi, “Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yanaysa, kim bize karşı olabilir?” (Romalılar 8:31). Biz hala günahkarken, doğamıza bürünerek bedenini günahlarımız için bir sunu olarak sunmasıyla bize olan sevgisini gösterdi.

“Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir…Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var.” (Yuhanna 10: 11, 18)

Referanslar

1) Talmage, James. Articles of Faith (İmanlı İlgili Yazılar), s. 425 ve Doctrine and Covenants (Doktrin ve Antlaşmalar) 93: 21-23.

Leave a Comment