Melekler Omuzlarının Üzerinden Baktılar

01 image5392 number 45Beni Mesih’le ilgili peygamberlikleri çalışmaya teşvik eden şeyin ne olduğunu asla tahmin edemezsiniz. Beni bu konuya yüzeysel bir ilgi duymanın ötesine geçmeye ikna eden şey, Peter Stoner adlı bir matematikçinin yazdığı makaleydi. Bir insanın Mesih’le ilgili peygamberliklerin küçük bir sayısını dahi yerine getirmesinin olasılığıyla ilgili şaşırtıcı bazı bilgiler yayınladı. Anlattıkları inanılmazdı.

Tek bir insanın, Eski Antlaşma’da Mesih’le ilgili olarak bulunan peygamberliklerin sadece 48’ini yerine getirmesi 10^157’de 1’dir, yani 10 ve yanında 157 tane sıfır. Bu da, bir seferde, evrenin bilinen tüm kütlesi içindeki tüm elektronlar arasında ilk seferde belirli bir elektronu bulmak gibi bir şeydir!

Ne var ki, İsa Mesih bu peygamberliklerin sadece 48’ini değil, 300’den fazlasını yerine getirdi!!! Matematiğe yeteneğim olmadığı için birinci hesap bile beni etkilemeye yetmişti. TEK BİR ADAM tarafından 300’den fazla peygamberliğin gerçekleştirilmiş olmasının matematiksel olasılığını hesaplamak insanın anlayışının ötesinde bir şey olmalı! Bu matematiksel çalışma, İsa’nın eşsizliğinin bir başka güçlü doğrulamasıydı benim için.

Gelecekteki olayları büyük bir kesinlikle öngören Eski Antlaşma peygamberlerinin tarihte kendilerine özgü bir yeri vardır. Başka dinlerde buna benzetilebilecek hiçbir şey yoktur. İnsanların büyük din öğretmenleri olmuştur. Hindular için Buda, İranlılar için Zoroaster, Mormonlar için Brigham Young, vs. Fakat diğer büyük dünya dinlerinin hiçbirinde, Eski Antlaşma’daki peygamberler gibi gelecekteki olayları önceden bildiren ve yüzyıllar boyunca birbirini izleyen adamlar görmüyoruz.

Eski Antlaşma’da bulunan ve İsa tarafından gerçekleştirilen peygamberlikler adlı yazıda İsa hakkında ki peygamberliklere baktık. Bu yazıda İsa’nın ne kadar eşsiz olduğunu görebildiğinizi sanıyorum. İsa, Eski Antlaşma’da, Mesih’le ilgili olarak yüzyıllar boyunca verilen peygamberliklerin gerçekleştiği kişi olduğu için bütün dünyadaki insanlar arasında eşsiz birisidir. Bu peygamberlikler İsa’nın doğum yerini, hayatının ayrıntılarını, görevini, doğasını, ölümünü ve dirilişini önceden bildirdi.

02 image11647 angel angels rose 45Bazılarınız İsa Mesih’in ölümü ve dirilişinden söz etmemiz konusunda bizimle aynı görüşte olmayabilir. Size İsa’nın ölmediği öğretildi. Fakat Tanrı tarafından esinlenmiş birçok tanık sizinle aynı fikirde değildir. Peygamberlik önceden yazılmış tarih olduğu için tarih de sizinle aynı fikirde değildir. Size önerim, bu tanıkları adil bir şekilde dinlemeniz. Onlar hakkında öğrenebileceklerinizi öğrenin. Mesih’le ilgili peygamberlikler hakkında cahil olmak demek, Mesih’le ilgili peygamberliğin sağladığı, Tanrı’nın süreç içinde açıklanan tasarısını bilmemek demektir.

İster inanın ister inanmayın, peygamberliksel yazılarda İsa hakkında önceden bildirilen bu olayların en ilgili izleyicilerinden bazıları melekledir. Zengin anlamlar taşıyan ve Mesih’le ilgili peygamberlikler üzerinde ki çalışmamıza uygun bazı Kutsal Yazı ayetlerine bakalım. Burada melekler hakkında bir şey söyleniyor mu?

“Size bağışlanacak lütuftan söz etmiş olan peygamberler, bu kurtuluşla ilgili dikkatli incelemeler, araştırmalar yaptılar. İçlerinde olan Mesih Ruhu, Mesih’in çekeceği acılara ve bu acıların ardından gelecek yüceliklere tanıklık ettiğinde, Ruh’un hangi zamanı ya da nasıl bir dönemi belirttiğini araştırdılar. Şimdi size de bildirilen gerçeklerle kendilerine değil, size hizmet ettikleri onlara açıkça gösterildi. Bu gerçekleri gökten gönderilen Kutsal Ruh’un gücüyle size Müjde’yi iletenler bildirdi. Melekler bu gerçekleri yakından görmeye büyük özlem duyarlar.” (1. Petrus 1:10-12, İncil)

Bu ayetlerden öğrenilecek çok şey var ama önce melekler hakkında düşünelim. Melekler hakkında, düşünmemiz gerektiği kadar sık düşünmüyoruz. Meleklerin, Tanrı’nın Mesih hakkındaki Eski Antlaşma peygamberliklerini yazmak üzere seçtiklerinin, omuzlarının üzerinde baktığını hayal edin. Bugün siz bunları işittiğinizde nasıl hayrete düşüyorsanız, melekler de beden almasına, çarmıha gerilmesine ve dirilişine tanıklık ettiklerinde o kadar şaşırmışlardı. Melekler bu olaylara ve İsa hakkında önceden bildirilen peygamberliklerin nasıl yerine getirildiğine çok dikkat ettiler.   

HAYAL EDİN, SADECE HAYAL EDİN! 

Melekler, İsa’nın yavaş yavaş sergilenen hikayesini izlediler. Sadece bu değil, melekler çoğu zaman hikayenin bir parçasıydı. İsa’nın ölümü, çarmıha gerilmeden hemen önceki kederi ve üçüncü gün ölümden dirilişiyle bağlantılı olarak meleklerden söz edildiğini görüyoruz. Tam orada, sahnedeydiler. Bazen sadece izliyorlardı. Bazen, İsa’nın ölümden dirildiği sabah birinin yaptığı gibi konuştular.

“Şabat Günü’nü izleyen haftanın ilk günü, tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler. Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab’bin bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu. Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar. Melek kadınlara şöyle seslendi: “Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa’yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O’nun yattığı yeri görün.” (Matta 28:1-6, İncil)

03 image10460 earth 45Bir an için benimle birlikte bir şeyi hayal edin. Ezeli ve ebedi Oğul, yıldızları aşıp Beytlehem ve Yeruşalim’e adım atarken Tanrı’nın cennetin eşiğinde durduğunu hayal edin. Gerçekten mi? Hayır, sadece size olayın muazzamlığıyla ilgili bir fikir vermek istediğim için şiirsel olarak bunu hayal etmenizi istedim. “Nereye gittiğini söyledin?” diye sordu melekler. Evrende bir toz parçası gibi görünen şeye işaret etti. ‘Oraya,’ dedi. ‘Nereye?’ diye sordular o noktanın yerini bulmaya çalışırken. 

Melekler, Tanrı için hiçbir şeyin olanaksız olmadığını bilmeselerdi, zaman ve yerle sınırlı maddi dünyaya girip giremeyeceğini merak edebilirlerdi. Girebilirdi. Girdi de. İnsanlığa bürünmek için Beytlehem’e geldi. Bir insanda mesken kuracaktı. Nasıl da merak içindeydiler. Nefes kesen türde bir merak. Evet, yapabilir. Gerçekten. Bu tarihsel bir olgudur.

Peki, ya bizim yerimize ölerek, günahımızı üzerine almak için, mahkumiyeti hak eden her kirli eylemi taşımak için Yeruşalim’e gelmesine ne demeli? Evet, her ne kadar mantığı zorlasa ve bazılarımızın Tanrı’ya yüklemek istediği bazı katı ölçüleri sarssa da, güvenilir kanıtlarla desteklenen tarihsel bir olgudur. Meleklerin, ezeli ve ebedi Oğul’un ölümlü oluşunu izlediklerini hayal edin. Bir gün bizim suçlarımız için ölüm cezasıyla öldürülecek küçücük bir çocuğun içinde yaşaması, hayrete düşmeleri için bol bol neden vermişti meleklere! Melekler ve Eski Antlaşma peygamberleri bu harika kurtuluş hikayesini yazarken büyülenmişlerdi. 


04 image11649 earth 45 textxxxDüşünün. Dünyamızda nelerin meleklerin ilgisini çekebileceğini hiç merak ettiniz mi? Başka dünyalarda göremeyecekleri neler var? Artık biliyorsunz. Sadece ilgilenmekle kalmıyorlar, günah tarafından silinmeyecek bir şekilde lekelenmiş olan insan ırkını yeniden sahiplenme tasarısında, Tanrı’nın karakterinin görünmesi, onları neredeyse tutsak alıyor. Tanrı Oğlu’nun beden alması sırrı, en çok ilgilendikleri şeydi. Başka dünyalarda Tanrı’nın yarattıklarından birinin biçimine bürünmesine ilişkin hiç kanıt olmadığı için, Tanrı’nın bu şekilde davranmış olmasını kesinlikle düşünemezlerdi. Evrenin başka bir yerine böyle bir şey yapılmamıştı, o halde neden şimdi? Meleklerin, Tanrı’nın kısa bir süre dünyada yaşamak, insanlara karışmak ve onların iyiliği için mesken kurduğu bu bedenin kurban edilmesine izin vermek uğruna kendisini alçaltmasına inanmak için nedenleri yoktu.

İsyankar melekler hiç affedilmemişti. Meleklerin kültüründe onları bu olaya hazırlayan hikayeleri yoktu. Zaten cennette yaşayanlar arasında da affedilmesi gereken kimse yoktu. Yukarı veya aşağıdaki dünyada kimse bağışlamaya ihtiyaç duymadığı için kurtuluş hakkında bir şey öğrenmeye gerek yoktu. Tanrı günahsız mükemmel bir dünya yaratmıştı. Bunu nasıl mı biliyoruz? Kusursuz, günahsız bir Tanrı’nın yeni yaratılışına bakıp söylediği şeyi söyleyemeyeceğini biliyoruz. Bir yerlerde bir kusur ya da zayıflık olsa bunu söyleyemezdi.  

“Kötüye bakamayacak kadar saftır gözlerin. (Habakkuk 1:13, Eski Antlaşma). “Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü.” (Yaratılış 1:31, Eski Antlaşma). 

05 fountain of healing4 long temp5 45Tanrı gördüğü her şeyi onayladı. Mükemmel bir iyiliğe sahip olduğu için ‘çok iyiydi’. En mükemmel haliyle bir baş yapıttı. Evrendeki her şey Yaratıcı’nın istediği gibiydi ve Yaratıcımız’ın ayırıcı özelliği mükemmeliyettir. Bu nedenle, bakıp böyle söyleyebilmişti. ‘Çok iyi’ ifadesi, sadece Tanrı’nın yarattığı her şeyin iyiliğini ifade etmekle kalmıyor, Tanrı’nın dünyayı seyrederken keyif aldığını da anlatıyor. 

Tanrı’nın yarattığı her şey iyiydi ve hiçbir şeyde kusur veya günahın izi yoktu. Nasıl tatlı su pınarından tuzlu su çıkamazsa, günahsız bir Tanrı da günahı yaratamaz. İnsan günahkar olarak yaratılmış olsaydı, Tanrı insana bakıp ‘çok iyi’ diyemezdi. Böylece melekler şarkı söylemeye devam ettiler. Şarkı söylemek mi? Tanrı Eyüp’e ne demişti?

“Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle. Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine? Neyin üstüne yapıldı temelleri? Kim koydu köşe taşını, sabah yıldızları birlikte şarkı söylerken, ilahi varlıklar sevinçle çığrışırken?” (Eyüp 38:4-7, Eski Antlaşma)

GÖKLERİN İLAHİLERİ ANİDEN KESİLDİ

Ne var ki, meleklerin ilahi söylemeye cesaret edemediği an geldi. Aden Bahçesi’nde muazzam bir öneme sahip bir olaya tanıklık ettiler. Birdenbire Tanrı’nın yarattıkları arasında en üstün olan iki varlık Tanrı’nın yetkisi ve yüceliğine karşı başkaldırdılar. Tüm cennet sessizliğe gömüldü. Sonra bir mucize oldu ve melekler Tanrı’nın insanın günahına nasıl karşılık verdiğini gördüler. Meleklerin nelere tanıklık ettikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için Kurbanın Üzerindeki Sır Perdelerinin Kaldırılması yazısını okumanızı öneririm. 

İnsan Yaratıcısı’na karşı günah işlemişti. O zaman, bağışlama meselesi Tanrı’nın onurunu koruyacak bir şekilde, nasıl çözülebilirdi? Yaratıcıları hem bağışlayıp hem de kendi yasasının onuru ve tahtının dengesini nasıl koruyabilirdi? Tüm kutsallığında Tanrı’ya tek bir bakış bile, herhangi birinin Tanrı’nın adil olduğunu, hakkını teslim ederek, kabul etmesine yeterdi. Bakın İbrahim ne diyor, “Bütün dünyayı yargılayan adil olmalı.” (Yaratılış 18:25, Eski Antlaşma). 06 image11650 accident 2 45Tanrı hem adil olup, hem de nasıl herkesi bağışlayabilir? Sarhoş bir sürücü minibüs bekleyen bir grup insanın içine dalıp sevdiklerinize çarpsa ve kolunu koparsa nasıl karşılık verirsiniz? Adalet isterdiniz. “Cezalandırılmalılar. Adalet yerine gelmeli!” diye haykırırdınız. Sarhoş sürücü hak ettiğini alana kadar durmazdınız.

Tanrı’nın istediği kadar affedici olabileceği doğru olsa da, Tanrı hiçbir zaman adalet ve gerçekten ödün vererek bağışlamaz. Tanrı bir yandan insanlık için koşulsuz sevgisini gösterirken bir yandan da nasıl adil olabilir? Tanrı mükemmeldir. Sevgisi mükemmeldir. Asla ılık olmaz. Tanrı sadece sevmekle kalmaz, Tanrı sevgidir. “Tanrı sevgidir.” (1.Yuhanna 4:8, İncil). Bu nedenle Tanrı’nın doğal olarak sevdiğini söyleyebiliriz. Sevaplarımızın sayısı artıkça Tanrı’nın bize olan sevgisi de artmaz. Fakat azalmaz da. Tanrı’nın sahip olduğu türde sevgi O’nun doğasının bir parçası olduğu için sevmezse Tanrı olamaz. Bunu anlayabiliyor musunuz? Bunun Tanrı için nasıl bir çıkmaz yarattığını veya neyin çıkmaz gibi göründüğünü anlayabiliyor musunuz? 

Peki ya Tanrı’nın sahip olduğu türde adalet? İnsan adaletinden farklı olarak Tanrı’nın adaleti mükemmelin aşağısında olamaz. Hiç olmadı ve olmayacak. Mükemmel adalete sahip olan Tanrı günahın cezalandırılmamasına izin vermez. Eğer izin verseydi, mükemmel adalete sahip olamazdı. Mükemmeliyet Tanrı’nın doğasında vardır ve Tanrı kendi doğasına aykırı davranamaz, yoksa Tanrı olmaması gerekir.

Tanrı’nın suçluları bağışlamayı seçme biçimi hem adaletini hem de sevgisini göstermesini gerektirdi. Biri pahasına diğeri değil. “Bir dakika. Tanrı’nın herhangi bir şey yapması gerekmez ki!” diyebilirsiniz. Katılıyorum, saçma bir ifade gibi geliyor. “Rab’bin düşüncesini kim bilebildi? Ya da kim O’nun öğütçüsü olabildi?” (Romalılar 11:34, İncil). Yine de, doğru. Ama bunun Tanrı üzerinde herhangi bir yetkiye sahip olmamızla ilgisi yok. Gerçek şu ki Tanrı doğasına aykırı davranamaz. “Ben RAB’bim, değişmem.” (Malaki 3:6, Eski Antlaşma) 


07 image11651 cross 45Sizce bu iyi haber mi kötü haber mi? İyi haberden daha iyisi! Cennetin bu tarafında duyacağınız en iyi haber. Tanrı’nın değişmez sevgisi, lütfu ve adaleti sayesinde cennette sonsuz yaşam güvencem var. Birçoğunuzun olduğu gibi. Tanrı, bir yandan kendi özüyle çelişmeden bizleri bağışlayabilmek için İsa Mesih’in çarmıhını seçti. Tanrı bunu, yavaş yavaş, peygamberlerin yazması için esinlediği Mesih’le ilgili peygamberliklerle açıklamaya başlayana kadar bu tür bir düşünce peygamberlerin aklından bile geçmemişti.  

Ele aldığımız ayetlerden peygamberlerin ve meleklerin Mesih’in acı çekmesi gerektiğini açıkça gördüklerini öğrendik. Tabii bunları söylerken, söylenen her şeyi, bu acılardan sonra gelecek görkem ve zaferle bağdaştırabilediklerini söylemiyoruz. “İçlerinde olan Mesih Ruhu, Mesih’in çekeceği acılara ve bu acıların ardından gelecek yüceliklere tanıklık ettiğinde, Ruh’un hangi zamanı ya da nasıl bir dönemi belirttiğini araştırdılar.” Mesih’in acılarından sonra görkem geleceğini gördüler ama bu yüceliğin nasıl bir şey odluğunu açıkça göremediler. 

Bu acılar aracılığıyla öğrenmek istedikleri çok şey vardı, tıpkı bizim de hala bilmek istediğimiz çok şey olduğu gibi. Mesih’le ilgili kendi peygamberliklerini inceleyen peygamberler gibi Tanrı’nın yolları hakkında daha fazla öğrenmek için devamlı daha derine kazıyoruz. 

AMA BEN İSA MESİH HAKKINDA HER ŞEYİ BİLİYORUM!

Ne zaman birinin, İsa hakkında her şeyi bildiğini söylediğini duysam içim ürperiyor.  Bir zamanlar ben de bunu söylüyordum ve daha İncil’i bile okumamıştım! İsa’nın kimliğini açıklamada Eski Antlaşma’nın oynadığı temel rolü bilmediğimiz takdirde İsa hakkında bilmemiz gereken her şeyi bilemeyiz. Yoksa, yakın bir arkadaşınıza teyzenizin resmini göstermek gibi bir şey olur -ama diz altına ait bir resim. Resmin geri kalanını göremez çünkü resmin üçte ikisini kesip atmışsınızdır. Arkadaşınız teyzenizin resmini gördü mü? Hayır, sadece bir kısmını gördü. Aynı şekilde Mesih’le ilgili Eski Antlaşma peygamberliklerini çıkarıp da İsa hakkında her şeyi bildiğimizi düşünemeyiz. İsa’nın kimliği ayrılmaz bir şekilde Eski Antlaşma’ya bağlıdır. Mesih’le ilgili peygamberlikler hakkında öğrendikçe bunu göreceğinizi düşünüyorum.

NEDEN PEYGAMBERLİKLERİ İNCELEMELİ?

08 is my future secure1 temp5 451) Kutsal Kitap’ın dörtte biri, söylendikleri sırada hala gelecek zamanla ilgili olan peygamberliklerle ilgilidir. Peygamberlikleri incelemeyi ihmal edersek Tanrı’nın insana söylediklerini kaçırırız. Bu da yapmamamız gereken bir şeydir. Öyle değil mi? Eğer Tanrı’nın doğasını ve iradesini ve amacını anlamak istiyorsak yapmamalıyız. Tanrı’nın düşüncesini bilmek istiyorsak peygamberlikleri çalışmak zorundayız.

Eğer, Kutsal Yazı’nın açıkladığı gibi, insanlar, Tanrı’nın düşüncesini ve iradesini iletmek için Tanrı’dan esin aldılarsa o zaman tam olarak ne söylediklerini bilmemiz gerekir. “Öncelikle şunu bilin ki, Kutsal Yazılar’daki hiçbir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir. Çünkü hiçbir peygamberlik sözü insan isteğinden kaynaklanmadı. Kutsal Ruh tarafından yöneltilen insanlar Tanrı’nın sözlerini ilettiler.” (2. Petrus 1:20-21, İncil). Peki, Tanrı’nın insanın ve ulusların yaşamı ve kaderi hakkında söylediklerini öğrenmezsek ne olur? Ne büyük kayıptır bu! 

2) Tarihle ilgili doğru bir bakış açısına sahip olmak istiyorsak peygamberliği incelemek vazgeçilmez bir koşuldur. Örneğin, İsa’nın birinci gelişinin önemini ve anlamını anlayamazsak tarihi anlayamayız. Bu ne kadar önemli? Kurtarıcınız geldi. Cennete girmenize engel olacak günahlarınız bunların cezasını ödemiş Olan tarafından tamamıyla kapatıldı. İsa sayesinde isteyen cennete girebiliyor. Bunu biliyor musunuz? Mesih’le ilgili peygamberlikler bunu önceden bildirdi. İşte bir tanesi. “Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi. Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi.” (Yeşaya 53:5-6, Eski Antlaşma). İsa, bizim üzerimize yüklenmesi gerekeni seve seve üzerine aldı. Bu nedenle, artık ödememiz gereken bir ceza yok. Bu özgürlüğü sizin için çarmıhta sağlayan İsa şöyle diyor, “Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir.” (Yuhanna 5:24, İncil). Mahkumiyetten muafız. İsa, gölgesi altında güvencede olduğumuz sığınağımızdır. 

09 image5675 bondage sin prison 45Mahkumiyet korkunç bir söz. İnsanların karanlık mahkeme salonlarında güçlü bir şekilde çınlayan bir söz, ‘Suçlu!’ Suçlunun kulaklarına korku dolu bir ölüm haberi ile düşer ve mahkeme salonundaki seyircileri dehşete düşürür. Bu sözün kesinliği, mahkum edilen suçluyu tanıyanlarda sempati uyandırabilir. Fakat İlahi adaletin mahkemesinde ‘suçlu’ kelimesi daha da büyük bir ciddiyetle söylenir. Neden? Hapis cezası, iyi halden cezanın düşürülmesi olasılığıyla verilmiş birkaç yıllık bir ceza olmayacaktır. Hapis, sonsuzluk ne kadar uzun sürerse, o kadar uzun bir süre cehennemde kalmak olacaktır.

En şok edici ve cesaret kırıcı olan da, insanın gerçekten bu İlahi Adalet Mahkemesine çıkacak olmasıdır. O mahkeme karşısında suçlanacağız. Karşımızdaki Yargıç, Adem’e itaati nasıl gördüğünü ve O’na karşı günah işlemenin cezasının ne olduğunu Açıklayan olacak. “Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.” (Yaratılış 2:17, Eski Antlaşma). Ölüm -ki buna Tanrı’dan ayrı düşmek de dahildir- kaçış yolu bulamayacağımız bir yargıdır. 

“Yanılıyorsunuz. O kadar da korkunç biri değilim,” diyorsunuz. Kötü birisi olduğunuzu söylemiyorum. Büyük olasılıkla yüksek ahlaki değerleri olan iyi bir insansınız. Söylediğim şu; Tanrı huzurunda durumumuz düşündüğünüzden daha kötü. Kutsal Yazı ne diyor? “Yasa Kitabı’nda yazılı olan her şeyi sürekli yerine getirmeyen herkes lanetlidir.” (Galatyalılar 3:10, İncil). Karşısına çıkacağımız Yargıç, yaptığımız iyi bir şey nedeniyle yaptığımız kötü şeyi görmezden gelmez. Tanrı kusursuzluktan daha alçak bir standardı kabul etmez. Bu, bir sevap işledikten sonra hayat boyu sevap işlemek, iyi şeyler düşünmek ve istisnasız iyi eylemlerde bulunmak demektir. Tanrı’nın kullandığı sözcük “sürekli” kelimesi.


10 image11671 condemn condemnation 99 45Tanrı’nın kullandığı sözcük “sürekli” kelimesi… Bunu söylüyorum çünkü İsa’ya inanan herkesin nasıl felaketlerden kurtarıldığını görmenizi istiyorum. Tarihte, bizi günahtan kurtaracak Olan hakkında, Mesih’le ilgili peygamberliklerin gerçekleştiği anı görmeniz için anlatıyorum. O an karşısında mest olun diye. İşte İsa gibi bir Kurtarıcı sağladığı için Tanrı’ya şükredenler için bunlar söylenir:

Günah onları mahkum etmeyecek.
Yasa onları mahkum etmeyecek.
Lanet onları mahkum etmeyecek.
Cehennem onları mahkum etmeyecek.
Tanrı onları mahkum etmeyecek.

“Böylece Mesih İsa’ya ait olanlara artık hiçbir mahkumiyet yoktur.” (Romalılar 8:1, İncil)

KADERLERİNDE CENNET VAR

Mesih’le ilgili peygamberliklere dikkat etmeli miyiz? Peki ya Tanrı’nın insanların ve ulusların yaşamı ve kaderi hakkında peygamberliksel yazılarda neler söylediğini öğrenmezsek ne olur? Çok büyük bir kayıp olur! Ya, peygamberlikleri incelemezsek ve bunun sonucunda İsa’nın birinci gelişinin önemini yanlış anlarsak? Gözardı edilen ya da reddedilen gerçeğin bedeli çok ağır olabilir. “…bu denli büyük kurtuluşu görmezlikten gelirsek nasıl kurtulabiliriz?” (İbraniler 2:3, İncil)   

Aynı şey İsa’nın ikinci gelişi içinde geçerlidir. En önemli peygamberlik kitabı Kutsal Kitap’ın sonunda bulunur. Adı ‘Vahiy’dir. “İsa Mesih’in vahyidir.” (Vahiy 1:1, İncil). İsa Mesih’i gösteriyor ve gelecekte olacak olayları anlatıyor. İncil’in orijinal dilinde ‘vahiy’ kelimesi ne anlam taşıyor? Görüşten saklanacak şekilde üstü örtülmüş her şey için kullanılabilir. Paha biçilemeyen elmaslarla dolu bir mücevher kutusunun üstünü örten ağır bir perde düşünün. Sonra da örtünün kaldırılmasıyla ortaya çıktıklarını düşünün. ‘Vahiy’ kelimesi, karanlık veya bilgisizlik perdesinin kaldırılmasıyla ortaya çıkma veya açıklanma anlamında kullanılır.

11 image11656 eye future 45Kutsal Kitap’ın İsa’nın daha sonra ne yapacağı hakkında bizlere söylediklerini biliyor musunuz? Başkalarından duyduklarınız değil, Tanrı bu konuda ne dedi? İsa’nın ilk gelişiyle ilgili peygamberliklerin doğru ve yanılmaz oluşu gibi, İsa’nın ikinci gelişiyle ilgili tüm peygamberlikler de harfiyen yerine gelecektir. Bu yazıda İsa’nın ikinci gelişiyle ilgili peygamberlikleri ele almak için zaman ayırmayacağız ama size bir soru sormak istiyorum. Geleceğiniz hakkında daha fazla şey öğrenmek ister misiniz? Eğer isterseniz, başlama noktanız İsa olmalıdır.

Şu ana kadar bir şey sizden saklandı. Ancak doğaüstü bir şekilde gösterilebilir. Bu şeyler gelecekle -sizin geleceğinizle- ilgilidir. Vahiy kitabında bunların vahyedildiğini görürsünüz. Kutsal Kitap’ın bu son kitabı, Eski Antlaşma’nın ilk birkaç bölümünde başlayan ‘perdenin kaldırılmasını’-sadece sembol ve gelecekte olanların habercisi olarak- tamamlıyor. Örneğin, Tanrı’nın Aden Bahçesi’nde iki suçlu insan için kurban ettiği masum hayvan İsa için bir haberciydi. Bu kurban neyin habercisiydi? İsa’nın. Tanrı’nın Aden Bahçesi’nde günah meselesini ele alışı, sizin ve benim günahlarımız konusunda ne yapacağını söylüyor. Bu konuda daha fazla şey öğrenmek isterseniz, web sitemizde okuyabileceğiniz mükemmel bir yazı var; Kurbanın Üzerindeki Sır Perdelerinin Kaldırılması. Aden Bahçesi’nde başlayan perdenin kaldırılışı, Eski Antlaşma boyunca devam ediyor. Vahiy Kitabı’nda son örtü parçası kaldırılana kadar İncil boyunca devam ediyor. 

Son örtü parçasının kaldırılışı bu kitabın esin almış yazarını şok etti. Elçi Yuhanna, Kutsal Yazı’nın bu kısmını kaleme almadan önce elli yıl kadar İsa’ya iman eden biri olarak yaşadı. İsa’nın çarmıha gerilmesinden önce son yemeklerini yerken masada İsa’nın yanında oturmuştu. “İsa Mesih’in vahyidir.” 12 image11658 cool text jesus christ framed 45Bu iki görkemli ismin –İsa ve Mesih– ilahi içeriğini tanıtmak Elçi Yuhanna’nın hayatının özel misyonuydu. İsa’yı ne kadar iyi tanımış olsa da, bu onu, dirilmiş ve yüceliğe kavuşmuş Efendisi’ni görmeye hazırlamamıştı. Tepkisine kulak verin:

“O’nu görünce, ölü gibi ayaklarının dibine yığıldım. O ise sağ elini üzerime koyup şöyle dedi: “Korkma! İlk ve son Ben’im. Diri Olan Ben’im. Ölmüştüm, ama işte sonsuzluklar boyunca diriyim. Ölümün ve ölüler diyarının anahtarları bendedir. Bunun için gördüklerini, şimdi olanları ve bundan sonra olacakları yaz.” (Vahiy 1:17-19, İncil)

Meleklerin İsa’nın hikayesinin açıklamasına ilgileri ve katılımları üzerinde düşündük. Vahiy kitabı’nın ilk ayetini eksiksiz bir şekilde aktararak bunu doğrulayabiliriz. “İsa Mesih’in vahyidir. Tanrı yakın zamanda olması gereken olayları kullarına göstermesi için O’na bu vahyi verdi. O da gönderdiği meleği aracılığıyla bunu kulu Yuhanna’ya iletti.” (Vahiy 1:1, İncil)

İncil’in son kitabının gelecekte olacak olaylarla ilgili olduğu ve İsa’nın ‘üzerindeki örtünün kaldırılmasını’ tamamladığı doğru olsa da, bu gelecek olaylar için hazırlanmak adına İncil’in başlarını öğrenmeniz gerekir. Bu nedenle, Mesih’le ilgili peygamberliklere peygamberlerin ve meleklerin ilgisine geri dönelim. Onları ilgilendiren bizi de ilgilendirmeli.


13 image11660 grave skeleton xxx 45Mesih’in sadece ölmekle kalmayacağı fakat aynı zamanda ölümden de diriltileceği hakkında Eski Antlaşma peygamberlerinin biraz bilgisi vardır. İsa geldi ve ölecekti ama bedeni mezarda çürümeye bırakılmayacak Olan tek kul olarak peygamberlik görevini tamamladı. İsa kendisiyle ilgili şöyle söyledi, “Çünkü İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi.” (Markos 10:45, İncil). Ölecekti, bu konuda kuşkunuz olmasın. Ama ölümden dirilişiyle ilgili olarak Mesih hakkında peygamberliklerde O’nunla ilgili neler söylendiğine kulak verin. “Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, bedenim güven içinde. Çünkü sen beni ölüler diyarına terk etmezsin. Sadık kulunun çürümesine izin vermezsin.” (Mezmur 16:9-10, Eski Antlaşma) 

Kurtarıcımız Mesih mezardaydı. Neden? Hiç günah işlememeye çalıştığınız oldu mu? Günah, içimizde günah pompalayan çirkin bir pompa gibi, gün be gün, her düşüncede, her bencil eylemde var. Ayrıca, pompayı kapatmamızı sağlayıp, içimizdeki karanlıktan bizi rahatlatacak bir kapama düğmesi yok. Kapama düğmesi yok. Gerçekten de günahın kapanına kısılmış durumdayız. Hoş olmayan bir gerçek ama ümitsizce işitmemiz gerekiyor. Günah bizi tutusak ediyor. “İsa, “Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir” dedi.” (Yuhanna 8:34, İncil)

Sorunumuzun nasıl bir sorun olduğunu anlayana kadar nasıl çözeceğimizi bilmeyeceğiz. Örneğin, geçen ay yüzümde bir kızarıklık vardı. Zamandan ve paradan tasarruf etmek için kendim tedavi etmeye karar verim. Banyomuzdaki rafta yıllardır üzerinde toz biriken bir şişe vardı. Adı ‘Çay Ağacı Yağı’. Çok kötü bir kokusu var. ‘Bu işe yarayabilir,’ diye düşündüm. ‘Kötü kokuyor ama tedavi edebilir.’ Birkaç gün cildime sürdüm ama bir faydası olmadı. Tıbbi açıdan yararlı olabilir ama benim sorunuma çare olmadı.  

ARTIK TUTSAK DEĞİLİZ

14 chained prisoner greenish 45Hayata gözlerinizi kapadığınızda kendinizi cennette bulup bulmayacağınızı bilmiyorsanız bunun sadece tek bir nedeni vardır. Sorununuz için Tanrı’nın çaresini kullanmadınız. Bizim sorunumuz günahtır. İsa bizim yerimize ölerek ve günahın gereklerini yerine getirerek bizi günahın cezasından kurtarmak için geldi. “Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı’nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz yaşamdır.” (Romalılar 6:23, İncil). İsa sayesinde, gözaltından serbest bırakılan biri gibi, günahımızın hesabını vermek zorunda değiliz. Ceza ödendiğinden hükümlünün çıkması için cezaevinin kapıları ardına kadar açıldı. Kim tarafından? Yerimize Geçen Kişi tarafından. Günahsız Biri tarafından. Bizim yerimize ölümü Mesih’le ilgili birçok peygamberlikte önceden bildirilen biri tarafından. 

Ancak suçsuz olan biri bizim yerimizi alabilirdi, yoksa, o da bizim gibi mahkumiyeti hak ederdi. Ölüm cezasına çarptırılmış ve cezanın infaz edilmesini bekleyen biri, kendisi gibi infazı bekleyen biri yerine ölmeye gönüllü olsa, teklifi kabul edilemezdi, çünkü kendi suçu için ölüm cezası almıştır. Bizim yerimize ancak günahsız birisi ölebilir. İsa gibi birisinin ölmesi gerekir. İsa gibi birisi değil çünkü İsa gibi birisi yok. Bu kadar çok peygamberliği bir insanın yerine getirmesinin olanaksızlığını düşünürken, yazının başından bunu hatırladık öyle değil mi? İsa’nın eşsizliğine sahip birine ihtiyacımız var. İsa’ya ihtiyacımız var!

Cezaevi kapıları ardına kadar açılmışken neden hapiste kalalım?

SÜRPRİZ Mİ? ASLA! 

Gerçekten de, Tanrı’nın düşünme ve çalışma, tasarlama ve sevme biçimi hayret verici. Biz daha farkına varmadan önce ihtiyacımızı düşündü. İnsan dünyada daha ilk günahını işlemeden çok önce bir Kurtarıcı sağlanmıştı. İnsanın mahvı gerçekleşmeden önce düzelmesinin yöntemi bulunmuştu. Tanrı bizleri özgür seçim yapabilme becerisiyle yaratarak hiçbir risk almadı. Yaratılışın karmaşık düzeni içinde Tanrı bizim itaatsizliğimize yönelik bir düzenleme yaptı. Tanrı’nın kayıt kitaplarından birine verdiği isimde bunu görüyoruz. Sadece bu kitabın sayfalarında isimleri kaydolmuş kişiler cennete gidebileceği için bu kitap hakkında öğrenmeniz önemli. Ne kitabı mı? “…dünya kurulalı beri boğazlanmış Kuzu’nun yaşam kitabı…” (Vahiy 13:8, İncil)

Kutsal Yazılar’da İsa’ya verilen isimlerden biri Tanrı Kuzusu’dur. “Yahya ertesi gün İsa’nın kendisine doğru geldiğini görünce şöyle dedi: “İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!” (Yuhanna 1:29, İncil). 15 homepage person 20 45Tanrı Kuzusu’nun işi günahlarımın çaresi olmaktı, Mesih’le ilgili peygamberlikleri yazmaları için Tanrı’nın esin verdiği Eski Antlaşma peygamberleri bunu tam daanlamadan yazdılar.  

Siz de anlayana kadar Tanrı size karşı sabırlı olacak. “…size karşı sabrediyor. Çünkü kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor.” (2.Petrus 3:9, İncil)

İnsanların kurtulmak için her türlü fırsatı olsun diye Tanrı lütuf süresini uzatıyor. Tanrı’nın size karşı ne kadar süreyle sabırlı olacağını söyleyebilir miyim? Söyleyemem ama Tanrı’nın mahvolmanızı ve O’ndan sonsuza dek ayrı düşmenizi istemediğini biliyorum. “O bütün insanların kurtulup gerçeğin bilincine erişmesini ister.” (1.Timoteos 2:4, İncil). Tanrı’nın doğası iyidir ve herkesin sonsuz iyiliğini içtenlikle istiyor. Günahkarlara karşı sabrı sonsuzlukta onların iyiliğini istediğini gösteriyor. Fakat insanları onların iradelerine karşı kurtarıp cennet için hazırlamayacak. Cenneti asi kullarıyla doldurmayacak. Sizi kuklaya çevirip zorla inandırmayacak.


16 iii repentance1 temp5 45Tanrı’nın sabrının amacı nedir? Tövbe etmemiz. Tövbe için basit bir tanım vermemiz gerekirse, ‘insanın düşüncesini değiştirmesi’ diyebiliriz. İsa hakkında şunu veya bunu düşündük ve yaptıklarımızla Tanrı’yı hoşnut etmeye çalıştık. Tanrı’nın İsa’nın bizler için yaptığıyla eksiksiz bir şekilde hoşnut olduğuna inandığımız için düşüncemizi değiştiriyoruz. İsa hakkında düşüncemizi değiştiriyoruz. Eski yollarımızdan dönüyoruz ve  İsa’nın bu kadar büyük bir bedel karşılığında sağladığı kurtuluşu almak için yüreğimizi açıyoruz. Tövbe, sevgimizde bir değişim, Tanrı’ya dönüştür.

Peki ya tövbe etmezsek ne olacak? İsa diyor ki, “…tövbe etmezseniz, hepiniz böyle mahvolacaksınız.” (Luka 13:3, İncil). Çok sert sözler, öyle değil mi? Unutmayın, bunu söyleyen, cezamızı üzerine Yüklenen kişiyle aynıdır.

Bir zamanlar, İsa’nın sadece bir peygamber, iyi bir öğretmen ve hepimiz için iyi bir örnek olduğunu söylemek için acele etmiştim. Kimse bu konuda fikrimi değiştiremedi. Bir gece, yerel bir kilisenin önderi ve iki ihtiyarı evimde beni ziyarete geldiler. O mahalleye daha yeni taşınmıştım. Ziyaretlerinin amacı, hoşgeldiniz demek ve ruhsal konulara merakım olup olmadığını öğrenmekti. Tanrı hakkında inandıklarıyla ilgilenmediğimi mümkün olduğu kadar kibar bir şekilde söylemeye çalıştım. Bu, bir iş arkadaşım bana bir Kutsal Kitap verip İsa’ya ihtiyacım olduğunu söylemeden önceydi. Sözlerine gülmüştüm. Artık gülmüyorum.

İSA’NIN DİRİLİŞİ

Gülmekten vazgeçtiğim an, adımın daha önce sözünü ettiğim kayıt kitabına yazıldığı andı. Kutsal Kitap bizlere İsa’nın Tanrı Kuzusu olduğunu söylüyor. Şimdiki zamanı kullanıyor. Tanrı Kuzusu’ydu demiyor. İsa’nın günahlarımız için kurban edildiğini ve bedeninin eski zamanlardaki diğer peygamberlerinki gibi çürüyüp gittiğini söylemiyor. Dirilişi hakkında Mesih’le ilgili peygamberliği hatırlarsınız. “Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, bedenim güven içinde. Çünkü sen beni ölüler diyarına terk etmezsin. Sadık kulunun çürümesine izin vermezsin.” (Mezmur 16:9-10, Eski Antlaşma) 

17 image11663 jesus burial grave face blocked 45İsa mezara konuldu. Yani bedeni oraya konuldu. ‘Yani, Tanrı öldü mü demek istiyorsunuz?’ diye soruyorsunuz. Hayır, sadece büründüğü insan bedeni işlevini durdurdu. Tanrı, bizim bedenlerimiz mezara konulduğunda bizim ölmüş olacağımızdan daha ölü değildi. İsa’nın mesken kurduğu beden mezara kondu mu? Evet, İncil bunu doğruluyor. İsa’nın öğrencilerinden biri, Roma Valisi Pilatus’tan İsa’nın bedenini istedi. Pilatus, çarmıhtaki Romalı askerlerin birinden ölümün gerçekten gerçekleştiğini öğrendikten sonra bu isteği yerine getirdi. 

“…Yüksek Kurul’un saygın bir üyesi olup Tanrı’nın Egemenliği’ni umutla bekleyen Aramatyalı Yusuf geldi, cesaretini toplayarak Pilatus’un huzuruna çıktı, İsa’nın cesedini istedi. Pilatus, İsa’nın bu kadar çabuk ölmüş olmasına şaştı. Yüzbaşıyı çağırıp, “Öleli çok oldu mu?” diye sordu. Yüzbaşıdan durumu öğrenince Yusuf’a, cesedi alması için izin verdi. Yusuf keten bez satın aldı, cesedi çarmıhtan indirip beze sardı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırarak mezarın girişine bir taş yuvarladı.” (Markos 15:43-46, İncil)

Mesih’le ilgili peygamberlikler Mesih’in öleceğini önceden bildirdi. Fakat Tanrı’nın isteği, bedeninin mezarda kalması değildi. Aksine çürümeden, üçüncü gün ölümden dirilmesini istedi. Aranızda bu yazıyı okuyan bazılarınız, Tanrı’nın İsa için en büyük isteğinin, İsa’nın ölmemesi olduğuna inanıyorsunuz. Kutsal Kitap bunu söylemiyor. Tanrı’nın önemsediği, İsa’nın bedeninin çürümemesiydi.

İsa’nın, çarmıha gerilmesinden önce, çarmıha gerilmesi sırasında ve çarmıha gerildikten üç gün sonra neler olacağıyla ilgili kendi sözlerine kulak verin. Öğrencilerini önceden uyarmak ve olacaklar için hazırlamak amacıyla öğrencilerine birkaç kere şöyle dedi: 

“İnsanoğlu’nun çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkahinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini söyledi.” (Luka 9:22, İncil)

18 image11665 jesus burial grave empty tomb resurrection textxxx 45“Bundan sonra İsa, kendisinin Yeruşalim’e gitmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerinin elinden çok acı çekmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini öğrencilerine anlatmaya başladı.”  (Matta 16:21, İncil)

“Celile’de bir araya geldiklerinde İsa onlara, “İnsanoğlu, insanların eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama üçüncü gün dirilecek” dedi. Öğrenciler buna çok kederlendiler.”  (Matta 17:22-23, İncil)

“İsa, İnsanoğlu’nun çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üç gün sonra dirilmesi gerektiğini onlara anlatmaya başladı.” (Markos 8:31, İncil)

“Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir. Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var.”  (Yuhanna 10:11,18, İncil)     

Melekler, Eski Antlaşma’da Yeşaya 53:11’deki gibi Mesih’le ilgili peygamberlikleri inceleyen peygamberleri izlediler, “Canını feda ettiği için gördükleriyle hoşnut olacak. RAB’bin doğru kulu, kendisini kabul eden birçoklarını aklayacak. Çünkü onların suçlarını o üstlendi.” Mesih, kendi sıkıntı ve acısının sonucunda ne görecekti? Taşıdığı suçlar, aklayıp cennete götürdü! Kurtarıcımız Tanrı için bu ne kadar harika bir görüntü! Siz bu satırları okurken, Tanrı, dünyanın her yerinden günahların cennete doğru gittiklerini izlemekte- Kurtarıcıları sayesinde. Mesih bunu öngörmüştü. Peki bu sıkıntıya değdi mi? Çarmıha gerilmesine değdi mi? “Gözümüzü imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa’ya dikelim. O kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve Tanrı’nın tahtının sağında oturdu.” (İbraniler 12:2, İncil) 


19 angels surrounding 45Eğer İsa’ya gerçekten inanan biriyseniz ya da yakında olacaksanız, meleklerin hayatınızda önemli bir yere sahip olduğunu bilmeniz gerekir. “Bütün melekler kurtuluşu miras alacaklara hizmet etmek için gönderilen görevli ruhlar değil midir?” (İbraniler 1:14, İncil). Size yardım etmeleri için Tanrı melekleri görevlendirecek ve bu yardıma hayatınızı korumak da dahildir. “Tanrı meleklerine buyruk verecek, gideceğin her yerde seni korusunlar diye.” (Mezmur 91:11, Eski Antlaşma). Bize bakmaları için kaç melek görevlendiriliyor? Kutsal Yazılar, hepsinin görevlendirildiğini söylüyor. Cebrail bile, kurtuluşun mirasçılarına hizmet etmenin mütevazi görevine atanıyor. Melekler, İsa’nın uğurlarına öldüklerine hizmet ettikleri için Tanrı’nın dünyadaki yaşamıyla ilgili tüm sırlar hakkında öğrenmeye doğal olarak eğilimliler. 

“Kuşkusuz Tanrı yolunun sırrı büyüktür. O, bedende göründü…” (1.Timoteos 3:16, İncil). “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:1,14, İncil)

Melekler insanlarla derinden ilgilenir; bizim bilebileceğimizden çok daha fazla hem de. Eğer hala, İsa’ya inanan biri olma yolundaysanız şunu bilin İsa Kurtarıcınız olduğu anda melekler sizinle ilgili sevinç dolu ilahiler söylemeye başlayacaklar! “Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Tanrı’nın melekleri de tövbe eden bir tek günahkar için sevinç duyacaklar.” (Luka 15:10, İncil). Peki meleklerin sevinç kaynağı nedir? Tanrı’nın zevk aldığı şey neyse o.

TANRI HAKKINDA DOĞRU BİR BAKIŞ AÇISINA SAHİP MİYİZ?

Bu, önemli bir konuyu gündeme getiriyor. Tanrı’yı nasıl algılıyorsunuz? Tanrı, algıladığımız gibi değildir, öyle değil mi? Biz Tanrı’nın ne olduğunu belirlemiyoruz. Ancak Tanrı bize kim olduğunu ve nasıl biri olduğunu söyleyebilir. O halde, Tanrı nasıl biri? Neden hoşnut olur? Örneğin Tanrı, kendisine karşı saygısızlık eden, kutsal adını kötüleyen kötü insanların ölümünden zevk alır mı? 20 image11375 face look up 45Bu gibi kötü insanlar için cehennemi yarattı değil mi? Yanıtınız, Tanrı’yı nasıl algıladığınıza göre değişir. En önemlisi, yanıtınızın Tanrı hakkında doğru bir bakış açısını yansıtıp yansıtmadığıdır. Maalesef, hayatta karşılaştığımız birçok sorun, Tanrı hakkında doğru olmayan bir  bakış açısına sahip olmaktan kaynaklanabilir.  

Peki ya kötü insanların ölümü? Bakalım Tanrı ne diyor. “Ben kötü kişinin ölümünden sevinç duymam.” (Hezekiel 18:23, Eski Antlaşma)

Cennetin Tanrısı, bizim mahvımızdan zevk almaz. Tanrı, günahkarları cezalandırmaya karar verdiyse, bunun nedeni, adaletinin cezalandırılmalarını gerektirmesidir. Hem haksızlık edip hem de Tanrı olamaz. Adalet, Tanrı’nın ilahi doğasının bir parçasıdır. Bunu daha önce de söylemiştim. Belki sevginin de Tanrı’nın doğasının bir parçası olması sizin için yeni birşey olabilir. Tanrı hem sevmeyip hem de Tanrı olamaz. Müthiş değil mi? Tanrı’nın günahkarlara karşı sevgisini ve adaletini eksiksiz bir şekilde gösterme biçimi gerçekten de müthiştir. İsa’nın, Tanrı’nın bu iki özelliğine sahip olduğunu, -ne siz ne de ben- asla unutmayalım. 

Tanrı neden kötü insanların ölümünden zevk almaz? Doğası buna elvermez de ondan. Daha önce bu ayetin aktarıldığını hatırlıyor musunuz? “O bütün insanların kurtulup gerçeğin bilincine erişmesini ister.” (1.Timoteos 2:4, İncil). Kurtuluşumuz Tanrı’nın lütufkar doğasıyla uyum içindedir. Tanrı, her birimizin cennette olması için gereken her düzenlemeyi yapmıştır. Bu armağanı O’ndan almamızı engelleyecek hiçbir şey yapmıyor. Nitekim, tam tersini yapıyor. Tanrı bizleri hayrete düşüren bir şekilde kendisinden veriyor. Tanrı’nın sevgi tanımına kulak verin. Sevgi nedir? “Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur.” (1.Yuhanna 4:10, İncil) 

Eğer bundan yüz yıl sonra cennette olmazsak, bunun suçlusu biz olacağız. Nedeni Tanrı’nın bizi sevmemesi olmayacak. Tanrı bizleri, eksiksiz bağışlaması ve cennette sonsuz yaşam armağanını kabul etmek için zorlamayacak. Zorla sevilir mi?

21 image10997 heart love cross one cross 45Tanrı’yla ilgili algınız bundan önemli ölçüde farklı olabilir. Tanrı İncil’de insana karşı duyduğu sevginin büyüklüğünü açıkladı ve bu inanılmaz bir sevgidir! Anlamamızı zorlaştıran şey ise sevgisinin büyüklüğüdür. “Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.” (Yuhanna 15:13, İncil) 

Kendinize şu soruyu sorun, “Günahsız İsa neden ölüm cezasına çarptırılmasına izin verdi?” İsa’nın bu soruya yanıtı nedir? İsa, insanın dostu uğruna canını vermesi kadar büyük bir sevgi olmadığını söyledi. Tanrı neden böyle bir şeye izin versin? Yine, bu Tanrı’nın doğasında var olan sevginin türünden kaynaklanıyor. Tanrı bizi, İsa’yı yerimize kurban olmaya gönderecek kadar sevdi. Mesih’le ilgili peygamberlikler bunu önceden bildirdi. Bu peygamberlikler, İsa’nın doğumu, ölümü, mezara konulması ve dirilişine odaklanıyor. İsa hala ölü olsaydı, kimsenin kurtarıcısı olamazdı. Fakat Kutsal Yazılar, peygamberliklerin önceden bildirdiklerini doğruluyor. İsa ölümden dirildi!

İSLAM VE HIRİSTİYANLIK ARASINDAKİ TEMEL FARK

İslam ve Hıristiyanlık arasındaki temel fark birinin İsa’nın ölümünü ilan etmesi ve diğerinin inkar etmesi değildir. İslam, Allah’ın bizleri, günahlarımızı ve sevaplarımızı terazide tartarak yargıladığını öğretir. Fakat, Yargı Gününde, eğer Allah’ı gerçekten hoşnut eden bir şey yapmışsak, hem sevaplarımızı hem de günahlarımızı tamamıyla gözardı edebilir. Örneğin, Allah, anne babasının köyünde yeni bir cami yapılması için büyük bir bağışta bulunan birini cennete sokma serbestliğine sahiptir. Bu kişinin birahanede pek çok geceyi sarhoş geçirmiş olması ya da eşine ve çocuklarına karşı sert davranmış olması önemli değildir. Eğer bu tek eylem Allah’ı hoşnut ederse, insan, cennetle ödüllendirilecektir. Allah istediğini yapar.

“Dilediği şeyleri mutlaka yapandır.” (Büruc 85:16). “Artık Allah dilediğini saptırır…” (İbrahim 14:4)


22 choices weighing 45İslam’ı eleştiriyor muyum? Hayır. Sadece İslam ve Hıristiyanlık arasındaki temel farka işaret ediyorum. Kutsal Kitap, İslam’ın Tanrı hakkında ki bu görüşüyle fikir birliği içinde olsaydı kıyaslama yapmamıza gerek olmazdı. Ama fikir birliği içinde değil ve bunu bilmeniz gerekir. Tanrı Kutsal Kitap’ta, günah işleyen kimseyi cennete alamayacağını ve almayacağını açıklıyor. O günahsız diyara girmemize engel olmak için bir günah yeter. Neden mi? Tanrı, mükemmel olmayan bir şeyin cennete girmesine izin veremez. Bu da, bir kötü eylemin, bir iyi eylemle düzeltilemeyeceğini gösteriyor. Kutsal Yazılar bir kötü eylemin, Tanrı karşısında tamamıyla mahvolmamızla sonuçlandığını gösteriyor. “Çünkü Yasa’nın her dediğini yerine getirse de tek konuda ondan sapan kişi bütün Yasa’ya karşı suçlu olur.” (Yakup 2:10, İncil)

Bu ayet günahımızın ciddiyeti ve özel bir Kurtarıcı’ya duyduğumuz ihtiyaç hakkında size bir fikir veriyor mu? Vermeli. Tanrı, Tanrı’nın huzurunda sahip olduğumuz sorunun doğasını anlatmak için Eski Antlaşma’nın en önemli peygamberlerinden birini kullandı. “Bakın, RAB’bin eli kurtaramayacak kadar kısa, kulağı duyamayacak kadar sağır değildir. Ama suçlarınız sizi Tanrınız’dan ayırdı. Günahlarınızdan ötürü O’nun yüzünü göremez. Sesinizi işittiremez oldunuz.” (Yeşaya 59:1-2, Eski Antlaşma)

Umarım bunun üzerinde düşünürsünüz.

BİR BİLE ÇOK FAZLA

Kim İncil’deki bu ayetleri okuyup da, Tanrı’nın yasasına mükemmel bir şekilde uyduğunu söyleyebilir? Unutmayın, buna kimsenin size bakmadığı zamanlar da dahil. Gerçek şu ki, Tanrı’nın buyruklarını birden çok defa çiğnedik. Bana gelince, kişisel olarak düşünmek istediğimden çok daha fazla kereler oldu. Fakat Tanrı’nın huzurunda sorunumuz, doğrudan 10.000 kere sapmış olmamız değildir. Buyruklarından sadece birini yerine getirmediğimiz zaman Tanrı’nın bizi nasıl gördüğüdür. 23 black on black 45 textTek bir kere! Birincisi! Tanrı, ilk günah işlediğimiz zamanın, Tanrı’nın huzurunda ilahi yasalarının tümünü çiğnemekten ötürü suçlu olduğumuz an olduğunu söylüyor. Bu, her günahın aynı olduğu anlamına gelmiyor. Her günah, Yasa koyucunun yetkisine karşı çıkma sayılıyor anlamına geliyor.

Unutmayın, bu ayetin iki amacı var. Günahın kötülüğü hakkında bizleri etkilemek ve özel bir Kurtarıcı ihtiyacımızı görmemize yardımcı olmak. Bu çıkmazdan çıkışın bir yolu var mı? Evet, adı İsa. 

Bu iki dini sistemden hangisini seçeceğinize karar vermeniz gerekecek. Hıristiyan inancını reddetmek, Eski Antlaşma’da İsa hakkında verilen üç yüzden fazla peygamberliği reddetmek demektir. Örneğin, peygamberliklerden birinde hepimizin Tanrı’ya karşı günah işlediğini öğreniyoruz. “Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Her birimiz kendi yoluna döndü.” (Yeşaya 53:6, Eski Antlaşma). Bu gerçeğe karşı çıkacağınızı sanmıyorum. Günahkar olduğumuzu biliyoruz. Fakat, Tanrı’nın gözünde günahlarımız, ne kadar sevap işlesekte tek bir kötülüğü dahi ortadan kaldıramayacağımız kadar ağır mı? Tanrı’nın açıklaması böyle. Tek bir günah, tek bir leke, cennet adı verilen günahsız, lekesiz yere girmemizi yasaklamaya yetiyor. 

Tanrı, eksiksiz bir bağışlama almamızın ve O’nunla barıştırılmamızın tek yolunun, günah borcumuzun Mesih tarafından tamamıyla ödenmesi olduğunu biliyordu. Bu nedenle, peygamberlere, Gelecek Olan hakkında çeşitli gerçekleri yazdırdı. Bu yazıda öğrendiğimiz gibi peygamberlik, önceden yazılan tarihtir. İşte, Tanrı’nın İsa’nın yapacakları hakkında önceden söyledikleri -İsa’nın doğumundan 700 yıl önce. “Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi.” (Yeşaya 53:6, Eski Antlaşma) 

Eğer inancınızı yanlış bir şekilde tasvir ediyorsam özür dilerim. Amacım bu değil. Anladığıma göre, Allah sahip olduklarıyla istediğini yapabilir. İstediğini yapar. 24 equal black and white2 purple unequal xxx 45“Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır. Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır.” (Araf 7:178-179). Ayrıca bu surede görüldüğü gibi, Allah, bizlere karşı iyi olmak için dışsal veya içsel herhangi bir şeyle kısıtlanmamaktadır.   

Kutsal Kitap, Tanrı’nın doğasının bu şekilde resmedilmesi konusunda aynı görüşte değildir. Bunun farkında olmalısınız. Tanrı, doğası, yapabileceklerini ve yapamayacaklarını belirleyen manevi bir Varlıktır. Kötülüğü yaratamaz. Kötü düşünceler düşünemez. Bazı insanları kötü ve bazı insanları iyi yaratamaz. Bazı insanları, daha sonra onları cehenneme saptırmak ve orada işkence etmek için yaratamaz.

Tanrı’ya bakışımız çok önemli değil midir? Tanrı nasıl Biri? Kötülüğü Yaratan olabilir mi? Kendisini Kutsal Kitap’ta açıkladığı biçimde, olamaz.

“Kötüye bakamayacak kadar saftır gözlerin. (Habakkuk 1:13, Eski Antlaşma)

“Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum” diyor RAB. “Kötü tasarılar değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar.” (Yeremya 29:11, Eski Antlaşma).


CEHENNEM: SEÇİMİNİZ Mİ, YOKSA KADERİNİZ Mİ?

25 hellxx 45Peki ya cehennem? Tanrı cehennemi kötü insanlar için mi yarattı? Kutsal Kitap Tanrı’nın cehennemi insanlık için bir yargı yeri olarak yaratmadığını öğretiyor. Tanrı cehennemi şeytan ve cinlerini cezalandırmak için yarattı, insanların acı çekmesi için bir yer olarak yaratmadı. İsa, bir gün cehenneme gönderileceklere ne diyecek? “…çekilin önümden! İblis’le melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe gidin!” (Matta 25:41, İncil). Cehennem, İblis ve Tanrı’ya karşı isyanlarında onu izleyenler için yaratıldı. Aslında insanın sonsuzluğu Tanrı’nın varlığından uzakta geçirmesi hiçbir zaman amaçlanan bir şey değildi. Tanrı’nın insan için yarattığı yer cennetti.

“Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü. Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir. Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkarken, Mesih bizim için öldü.” (Romalılar 5:6-8, İncil)

Cehennem yargısı, Tanrı’nın sevgisini ve bağışlamasını kabul etmeyi reddedenler içindir.

Eğer bu konuda daha fazla düşünmek isterseniz, İsa’nın Duyguları serisinde size yardımcı olabilecek bir yazı var. Okunması gereken yazı, İsa ve Cennet Teklifini Reddeden Varlıklı Adam adlı yazı. Tanrı’nın iyi olduğunu söylemenin anlamı nedir? Bu yazıda Tanrı’nın ne kadar iyi olduğunu görün. Eğer günahı yaratanın Tanrı olduğu yani bazılarımızı kötü olarak yarattığı öğretildiyse size, bu yazı okumanız gereken önemli bir yazı demektir. Ezelde bir zamanda Tanrı’nın kötü insanlar yaratmak için iyiliğini bir kenara bıraktığı bir zaman oldu mu? Eğer sizin yerinizde olsam, bundan sonra o yazıyı okurdum.

26 image11670 joy rejoice orange 45En iyi arkadaşlarımdan birinin rahatsız edici bir alışkanlığı var. Heyecan verici bir roman ödünç verdiğimde ilk yaptığı şey son bölümü okumak oluyor! Böylece, başka şeyler yapması gerekirken bütün günü kitap okuyarak geçirmesi gerekmiyor. Bana göre ise, sonunun nasıl biteğini bilmek okumanın keyfini kaçırırdı. Ama bu sadece romanlar için geçerli, Kutsal Yazı için değil.

MELEKLERİ İLGİLENDİREN KONUYLA İLGİLENMEK

Kutsal Kitap’ı çalışmak, herhangi bir romanı okumaktan daha büyüleyici bir şeydir. Tanrı’nın Mesih’le ilgili peygamberlikleri esinlemesi ve sonra bunları İsa Mesih’te gerçekleştirmesi, hepimizi çok ilgilendiren bir çalışma olmalıdır. Meleklerin, Mesih’in acılarını ve bunları izleyen yücelikle ilgilenmelerinin tek bir nedeni vardır. Sadece Tanrı’yı tanımak istiyorlar. Melekler, Mesih’le ilgili peygamberlikleri hiçbir zaman tam olarak anlamasalar da güvende ve sonsuzluk boyunca memnun olurlar. Peygamberlikler, onlarla ilgili değil, bizimle ilgilidir. Meleklerin günahlarından ötürü Tanrı’yla barıştırılmaları gerekmiyor. Ne var ki, Tanrı’nın bizleri kendisiyle barıştırma aracı hemen dikkatimizi çekmelidir! Sonsuzlukta refahımız İsa’nın dökülen kanı aracılığıyla sunulan merhamet teklifini kabul edip etmememize bağlı! Bunu biliyor muydunuz? Sizi ilgilendiriyor mu? Melekleri ilgilendirdiği kadar sizi de ilgilendiriyor mu?

“Size bağışlanacak lütuftan söz etmiş olan peygamberler, bu kurtuluşla ilgili dikkatli incelemeler, araştırmalar yaptılar. İçlerinde olan Mesih Ruhu, Mesih’in çekeceği acılara ve bu acıların ardından gelecek yüceliklere tanıklık ettiğinde, Ruh’un hangi zamanı ya da nasıl bir dönemi belirttiğini araştırdılar. Şimdi size de bildirilen gerçeklerle kendilerine değil, size hizmet ettikleri onlara açıkça gösterildi. Bu gerçekleri gökten gönderilen Kutsal Ruh’un gücüyle size Müjde’yi iletenler bildirdi. Melekler bu gerçekleri yakından görmeye büyük özlem duyarlar.” (1.Petrus 1:10-12, İncil)

Peygamberler Tanrı’nın yaptıklarını uzaktan ve üstü örtülü bir şekilde biliyorlardı. Kendilerine verilen vahiyleri büyük bir dikkatle incelediler ki gelecekteki kuşaklara aktardıklarının tam olarak ne anlama geldiğini anlasınlar. Peygamber olmak demek Tanrı’dan bir mesaj almak demektir, ama mesajın ne anlama geldiğini anladığınız anlamına gelmez. Tanrı’nın, gelecek kurtuluş mesajını aktarmak için seçtiği ve kendilerine ilham verdiği peygamberler İsa aslında gelene kadar mesajlarının ne anlama geldiğini anlamadılar.   

27 image10187 puzzle 45Bu bizim için çok farklı bir durum. Eski Antlaşma peygamberlerinin zamanlarına bakıyoruz. İncil’in bakış açısıyla bakıyoruz ve bu peygamberliklerin gerçekleştiğini görüyoruz. Nitekim, Mesih’le ilgili peygamberliklerin çoğu yazıldıkları tarihte peygamberlik olarak tanınmadı. 

Bu peygamberlerin suçu değildir. Onlara, çok büyük bir yapbozun sadece küçük bir parçası verilmişti. Tanrı’nın peygamberliksel tasarısının ve insanlık için amacının tüm resmi bir yana, her biri, kendi ‘parçalarının’ anlamını anlamakta zorlandılar.

İsa öğrencilerine acıları hakkında neyin peygamberlik edildiğini açıkladığında, sadece bir Eski Antlaşma peygamberliğinden söz etmedi. Acıları ve sonrasında gelecek olan yücelik hakkında önceden bildirilen her şeyi açıkladı. Ancak o zaman ‘parçaların’ birbirine nasıl uyduğunu anladılar. Ancak o zaman peygamberliklerin Tanrı’nın bizlere İsa hakkında vermek istediği resmi nasıl sağladığını görebildiler.


BAŞKASINA BENZEMEYEN BİR PAZAR SABAHI

28 image11020 jesus resurrection dark yellow 45İsa’nın ölümden dirildiği Pazar sabahı İsa’nın öğrencileri, İsa’nın gömüldüğü mezarda beklemeliydiler. Çarmıha gerilmesinin üzerinden geçen günleri hesaplamak için çok eğitimli olmaya gerek yoktu. Üçüncü gün insanlık tarihindeki en büyük olaya tanıklık etmek için mezarın olduğu yerde olmalıydılar. İsa bunu önceden bildirmişti. Bu peygamberliklere daha önce baktık ama bu Pazar gününü bu kadar inanılmaz yapan şeyi italik olarak işaretleyeceğim.     

“İnsanoğlu’nun çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkahinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini söyledi.” (Luka 9:22, İncil)

“Bundan sonra İsa, kendisinin Yeruşalim’e gitmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerinin elinden çok acı çekmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini öğrencilerine anlatmaya başladı.” (Matta 16:21, İncil)

“Celile’de bir araya geldiklerinde İsa onlara, “İnsanoğlu, insanların eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama üçüncü gün dirilecek” dedi. Öğrenciler buna çok kederlendiler.” (Matta 17:22-23, İncil)

“İsa, İnsanoğlu’nun çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üç gün sonra dirilmesi gerektiğini onlara anlatmaya başladı.” (Markos 8:31, İncil)

“Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir. Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var.” (Yuhanna 10:11,18, İncil)  

29 iii looking to heaven1 temp5 blue 45İsa Mesih’in dirilişi Hıristiyanlığın merkezinde bulunan gerçektir. Eğer diriliş olmazsa Hıristiyan inancı içine çöker. “Mesih dirilmemişse, bildirimiz de imanınız da boştur.” (1.Korintliler 15:14). Bu olay İncil’de çok önemli bir yer tutar. Yüz kereden fazla, doğrudan bu olaydan söz edilmektedir. Web sitesinde, iyi belgelenmiş bu gerçek hakkında daha fazla okuyabilirsiniz. Okur musunuz? Size İsa’nın ölmediği söylendiği için birçoğunuz çok önemli olan diriliş konusunu gözardı etmeyi seçebilirsiniz. Farklı inançlara bağlı başkaları bunu başka teorilerle açıklamaya çalıştılar. Ama boşuna. Gerçek şu ki tarihsel kanıtlar yok sayılamaz. Tarihteki bu en kayda değer olayı incelemek için bir saatinizi ayırırsanız kendinize büyük bir iyilik etmiş olursunuz.  

O Pazar günü öğrenciler olmaları gereken yerde, İsa’nın ölümden dirilişini mi bekliyorlardı? Hiçbiri beklemiyordu. İkisi, Emmaus adındaki köylerine geri giden yoldaydı. Bu hikayeyi Luka’nın 24. bölümünde bulabilirsiniz. İncil’de okuması en ilginç bölümlerden biridir. Bir ara okuyun lütfen. Bu iki öğrenci hayal kırıklığına uğramıştı. İsa’nın Mesih olduğunu ümit etmişlerdi ama gördükleri nasıl çarmıha gerilmiş Mesih olabilirdi? Ölü bir Mesih kimsenin işine yaramaz. Onlar yürürken İsa da onlara katıldı ve şöyle dedi;

“…sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!  Mesih’in bu acıları çekmesi ve yüceliğine kavuşması gerekli değil miydi?” dedi. Sonra Musa’nın ve bütün peygamberlerin yazılarından başlayarak, Kutsal Yazılar’ın hepsinde kendisiyle ilgili olanları onlara açıkladı.” (Luka 24:25-27, İncil) 

Daha sonra, biri dışında diğer öğrencilerin hepsi bir araya toplandığında İsa, kendisi cennete gittikten sonra misyonlarının ne olacağını açıkladı.

“Sonra onlara şöyle dedi: “Daha sizlerle birlikteyken, ‘Musa’nın Yasası’nda, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar’da benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir’ demiştim.” Bundan sonra Kutsal Yazılar’ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim’den başlayarak bütün uluslara O’nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız.” (Luka 24:44-48, İncil)

30 question mark in blue 45Eski Antlaşma peygamberleri bunu anladı mı? Peki ya melekler? Daha önce söylediğim gibi tek bir ayet ya da tek bir peygamber Mesih’in nasıl olacağına ilişkin resmin bütününü kesinlikle anlamamıştı. Öngörülerinin Mesih’le ilgili olduğunu anladıklarına kuşku yok. Fakat gerçekleştireceklerinin doğasının nasıl olacağı hala belirsizdi.

Örneğin, acı ve yüceliğin görünüşte uyumsuz unsurları bir kişide nasıl uyumlu hale gelecekti? Bu bir sırdı. Öğrencilerin İsa’ya sorduğu soru eski peygamberlerin arzularını yansıtıyordu. “Söyle bize,” dediler, “Bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak?” (Matta 24:3, İncil)

BULDUM!

Bu Eski Antlaşma peygamberlerinin tüm sorularının yanıtlarını öğrenmeleri için uzun bir süre beklemeleri gerekti. İncil derlendiğinde dünyada olmadıkları için cennete kadar beklemeleri gerekti. Olsun. Tanrı’nın bizlere Kurtarıcımız’la ilgili haberleri vermek için oluşturduğu zincirin parçaları olmaları ne büyük bir ayrıcalıktı! Tanrı’nın Mesih’le ilgili peygamberlikleri esinleme ve bunları İsa Mesih’te gerçekleştirme sürecine ilişkin çalışma herkes için büyük ilgi uyandıran bir çalışma olmalıdır. Nitekim, birçokları için incelemeden çok daha fazlası olmuştur -insanları Kurtarıcı’ya yöneltmiştir. Bu süreç çok sayıda insanın kurtuluşuyla sonuçlandı ve bu sayı giderek artmaktadır. İnsanlar, Türkiye, İran, Paraguay, Grönland, Belçika ve başka ülkelerden geliyorlar. Kurtarıcı Mesih’in onların yerine ölüp ölümden dirildiğini ve onları cennete götürdüğünü bilen, minnettar insanlar bunlar. “Nitekim Mesih de bizleri Tanrı’ya ulaştırmak amacıyla doğru kişi olarak doğru olmayanlar için günah sunusu olarak ilk ve son kez öldü.” (1.Petrus 3:18, İncil)


31 image10836 read book 45Umudum ve duam, tıpkı peygamberler ve melekler gibi sizin de, Kutsal Yazıları incelemeniz. Bu sıra dışı bir düşünce değil mi? Yani Kutsal Kitap’ı, meleklerin Müjde hakkında daha fazla şey öğrenmek için duydukları ilgiyle incelememiz için meydan okunması. “Bu gerçekleri gökten gönderilen Kutsal Ruh’un gücüyle size Müjde’yi iletenler bildirdi. Melekler bu gerçekleri yakından görmeye büyük özlem duyarlar.” (1.Petrus 1:12, İncil)

Son ayette “yakından görmek” olarak geçen sözler, ‘yakından bakmak için bir şeyin üzerine eğilmek’ anlamına gelir. Bir şeyi net bir şekilde göremeyecek kadar uzakta olan birinin resmini verir bize. Bu nedenle yaklaşırlar, iyice bakmak için üzerine eğilirler. Bana, bir yaprağın üzerinden tırmanan bir tırtılı gören çocuğun araştırmacılığını anımsatıyor. Çocuk, giysilerini kirletebileceğine aldırmadan sırf bu renkli yaratığı yakından inceleyebilmek için çimlere uzanır. 

Hepimizin de İncil’le ilgili olarak yapmamız gereken de budur.

Bu konuda meleklerden ne kadar farklıyız? Meleklerin bir yere kadar, Tanrı hakkında bilgilerini bizim gibi elde ettiklerini düşünmek mantıksız sayılmaz. Her şeyi bilmiyorlar. Kuşkusuz, bizim gibi, gerçeği soruştururken akılllarını kullanıyorlar. Tanrı’nın yaptığı her şeyi bir bakışta anlayamazlar. Biz de anlayamayız. İncil’i okuyup Tanrı’nın tasarılarını ve amaçlarını özenli bir şekilde çalışmalıyız. Eski Antlaşma peygamberlerinin sadece belirsiz bir şekilde görebildiklerini daha net bir şekilde görmemize Tanrı’nın izin vermesi ne büyük bir ayrıcalık.

İSA’NIN EŞSİZLİĞİ

Çok az insan İsa’nın gerçekte ne kadar eşsiz olduğunu anlar. Mesih’le ilgili peygamberlik, İsa’yı eşsiz kılan şeyin çok küçük bir kısmıdır. Tüm dünyada ve tarih boyunca O’nun gibi biri hiç olmadı. Asla da olamaz. 32 image4480 thankful glad look face 45İsa’yı ve sözlerini herhangi biriyle kıyaslamak çok zor ama şunu düşünün. Bir ampül ve güneş arasındaki farkı düşünün. Bir bardak su ve okyanus arasındaki farkı düşünün. Bir atom ve evren arasındaki farkı düşünün. İsa ve başka birisi arasındaki uzaklığı doğru bir şekilde ölçmemiz mümkün değildir. Ölümsüz olanı ölümlü olandan ayıran bir uçurum gibidir. Eğer İsa gerçekten de beden almış Tanrı ise, zaten beklenen de budur.

İncil’i okumaya başladığınız zaman farkı göreceksiniz. “İsa o zaman Onikiler’e [öğrencilerine], “Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?” diye sordu. Simun Petrus şu yanıtı verdi: “Rab, biz kime gidelim? Sonsuz yaşamın sözleri sendedir. İman ediyor ve biliyoruz ki, sen Tanrı’nın Kutsalı’sın.”” (Yuhanna 6:67-69)

İsa, Eski Antlaşma’daki diğer peygamberlerden her açıdan nasıl bir üstünlüğe sahipti? İlk olarak, her birinin Tanrı tarafından peygamberlik görevine çağrıldığını ve bunun için kendilerine gerekli niteliklerin verildiğini hatırlayalım. Ne var ki, peygamberler ölümlü, yanılabilir insanlardı ve bu nedenle kusurluydular. Günahsız olan İsa’dan daha düşük bir düzeydeydiler. Başka ne farkları vardı?

1 –  Peygamberler yetkilerinin kapsamı açısından sınırlıydı. Oysa gökte ve yerde tüm yetki İsa’ya verilmişti. İsa, Onikiler’i [öğrencileri] yanına çağırıp onlara bütün cinler üzerinde ve hastalıkları iyileştirmek için güç ve yetki verdi.” (Luka 9:1, İncil). “Herkes şaşkına dönmüştü. Birbirlerine, “Bu nasıl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çıkmalarını buyuruyor, onlar da çıkıyor!” diyorlardı.” (Luka 4:36, İncil). “Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var.” (Yuhanna 10:18, İncil). “Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor. Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesih’te doluluğa kavuştunuz.” (Koloseliler 2:9-10, İncil)

33 image3634 one god 452 –  Peygamberlere ancak belirli zamanlarda esin verilmişti. Oysa İsa, Tanrı’nın Sözü’ydü. “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:1-3, 14, İncil)

3 –  Peygamberler her şeyi anlayamadılar, Tanrı tarafından yazmaları için esin aldıkları Mesih’le ilgili peygamberlikleri bile anlamadılar. Oysa İsa her şeyi biliyordu. “Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi…” (Matta 12:25, İncil). “İnsan hakkında kimsenin O’na bir şey söylemesine gerek yoktu. Çünkü kendisi insanın içinden geçenleri biliyordu.” (Yuhanna 2:25, İncil)

4 –  Peygamberler Işığa tanıklık ediyordu. Oysa İsa’nın kendisi Işık’tı. “İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.” (Yuhanna 8:12, İncil)

5 –  Peygamberler, gerçeği kısmen açıkladılar. Oysa İsa Tanrı’nın yetkin Gerçeği’dir. “İsa, “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im” dedi. “Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.” (Yuhanna 14:6)


34 iii pointing arrow2 temp5 45DOĞRU KİŞİYİ Mİ İZLİYORUZ?

David Greenglass, II. Dünya Savaşı’nda vatan hainiydi. Sovyetler Birliği’ne atomla ilgili sırlar verip savaştan sonra Meksika’ya kaçmıştı. Onu işe alanlar, Meksika’daki Sovyet elçisiyle bir toplantı ayarlayarak ona yardım etmeye çalıştılar. İki tarafın da birbirini doğru şekilde tanıması çok büyük önem taşıyordu. Greenglass’ın kendisini önceden belirlenmiş altı işaretle tanıtmasına karar verildi. Hata yapma olasılığını ortadan kaldırmak için bu talimatlar hem elçiye hem de Greenglass’a verildi. İşaretler şunlardı:

1)  Greenglass Meksika’ya gidecek ve oraya vardığında elçiye bir not yazıp ismini  ‘Ben. Jackson’ diye imzalayacaktı.
2)  Üç gün sonra Meksika’da Plaza de Colon’a gidecekti.
3)  Kolumbus’un heykeli önünde duracaktı.
4)  Orta parmağını bir rehber kitabın içine koyacaktı.
5)  Kendisine yaklaşıldığında, muhteşem bir heykel olduğunu ve kendisinin Oklahoma’dan geldiğini söyleyecekti. 
6)  Elçi o zaman kendisine pasaportu verecekti.

Önceden belirlenmiş altı işaret işe yaradı. Kişiyi tanıtan bu altı özelliği kullandıklarında elçinin Greenglass’ı doğru kişi olarak tanımaması olanaksızdı. İsa’nın gelişini önceden bildiren peygamberlikleri düşünün. Kuşkusuz İsa Kurtarıcı Mesih’tir. Eğer yüzlerce tanıtıcı işaret (peygamberlik) O’ndan çok önce yazılmışsa ve sonra İsa bunları yerine getirmişse, bu nasıl doğru olmaz?!!!

Cennette Tanrı’nın varlığından hoşnut olan meleklerin, İsa’yla ilgili dünyada gerçekleşmekte olan bu vahiyleri anlama arzusuyla yanıp tutuşmaları şaşırtıcı mı?  

Leave a Comment