Tanrı’nın Koşulsuz Vaatleri

01 image3874xx grace gift receive 45Bu yazıda aşağıdaki konuları ele alacağız:

Tanrı bütün insanlara ne vaat etti?
Tanrı İsa’yı gerçekten takip eden kişilere ne vaat etti?
Tanrı Kutsal Kitap’ta gördüğümüz belli kişilere ne vaat etti?
Tanrı vaatlerini nasıl gerçekleştirir? 
Tanrı vaatletini hangi belirgin şekillerde yerine getirir?
Tanrı vaatlerini hangi gizemli şekillerde yerine getirir?

Tanrı hakkında sizi en çok rahatsız eden sorulara, bu yazı dizisinin sonuna geldiğinizde bir cevap bulmanız umudum ve duam. Bu listede bütün sorularınız yer almıyor olabilir, fakat bu yazılarda birçok cevap bulacağınıza inanıyorum. Tanrı’ya gerçekten güvenip güvenemeyeceğinizi mi merak ediyorsunuz? Tanrı’nın vaatlerinden faydalanabiliyor musunuz, yoksa vaatlerin gerektirdiği ve sizin yerine getirmediğiniz koşullar var mı?  

Üniversiteden mezun olduktan ve ilk dairemi tuttuktan kısa bir süre sonra şaşırtıcı haberler aldığımı hatırlıyorum. Bir gün posta kutumda bulduğum zarfın üzerinde şöyle yazıyordu: “On milyon dolar kazandınız!” Bir an havalara mı zıplasam, yoksa ailemi mi arasam bilemedim. Ne kadar şanslıydım! Fakat aklım başıma geldiğinde, zarfı açtım, cümlenin devamını gördüm; tabii ki daha küçük harflerle yazılmıştı: “… eğer sizdeki numaralar piyango bilgisayarının seçtikleriyle tutuyorsa…” On milyon dolar vaadi, sadece doğru rakamlara sahip kişi için geçerliydi. Kazandınız, eğer…

Diyelim ki, Kutsal Kitap okuduğunuzda, kendiniz için de keşke geçerli olsa diye düşündüğünüz bir vaade denk geldiniz. Bunu nasıl mümkün kılabilirsiniz? Diyelim ki, işsizsiniz ve borçlarınızı ödemekte zorlanıyorsunuz. Kutsal Kitap’ı açtınız ve başlardaki bölümlerden birinde Tanrı’nın zengin olmakla ilgili büyük vaatlerinden birini okudunuz. Bu vaat sizi heyecanlandırmaz mı veya hemen sizin için de gerçekleşmesini istemez misiniz? Vaadin bağlamını, yani vaade yer verilen ayetlerden öncesini ve sonrasını okuduğunuzda da tam sizin için yazılmış olduğunu düşündünüz. Kutsal Kitap’ın (Eski Antlaşma’yı içeren haliyle) ilk beş kitabından birinde mi okuduğunuz vaat? 02 image10658 rename 136 wait journey suitcase 45Eğer öyleyse, vaat büyük olasılıkla, İsrail’in Tanrı’nın vaat ettiği toprakları ele geçirmesinden öncesi için geçerlidir. Dolayısıyla bu vaadin, eşyalarınızı toplayıp geniş, tenis kortlu ve yüzme havuzlu müstakil bir eve taşınmanızla ilgili olduğunu düşünüyorsanız, hata yaparsınız. Hatanız da, vaadin kime verildiğini hesaba katmamanızdan ileri gelir. Bu tür vaatler, öncelikle verildiği kişilere yönelik olsa da, elbette Tanrı’nın dilediği kişileri zenginleştirme yetisini yansıtmaktadır.

Mezmurlardan biri, Tanrı’nın şaşırtıcı vaatlerinin bazılarının tüm insanlar için, bazılarının ise belirli bir kişi veya grup için geçerli olduğunu anlatır:

RAB herkese iyi davranır, sevecenliği bütün yapıtlarını kapsar.
Elini açar, bütün canlıları doyurursun dilediklerince.
RAB kendisine yakaran, içtenlikle yakaran herkese yakındır.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, feryatlarını işitir,
onları kurtarır. RAB korur kendisini seven herkesi, yok eder kötülerin hepsini.” (Mezmurlar 145:9,16,18-20, Eski Antlaşma)

Tanrı’nın vaatlerinden birine sahip çıkmadan önce, Tanrı’nın bu vaadi kime yönelik verdiğini anlamalıyız. Taburenin ikinci ayağını hatırlayın!

TANRI’NIN HERKESİ KAPSAYAN VAATLERİ NELERDİR?

Tanrı’nın dünyadaki herkes için geçerli olan vaatlerin birkaçı şöyledir:

03 image9190 earth planet fantasy 45Tanrı Dünya’yı bir daha tufanla mahvetmeyecektir. Tanrı dedi ki, “Sizinle antlaşmamı sürdüreceğim: Bir daha tufanla bütün canlılar yok olmayacak. Yeryüzünü yok eden tufan bir daha olmayacak.” (Yaratılış 9:11, Eski Antlaşma)

Dünya var oldukça, doğanın döngüsü sürecektir. “Dünya durdukça ekin ekmek, biçmek, sıcak, soğuk, yaz, kış, gece, gündüz hep var olacaktır.” (Yaratılış 8:22, Eski Antlaşma) 

Tarih Tanrı’nın asıl tasarısına göre şekil alır. (Bunu en iyi şekilde anlamak için Daniel kitabından 7-12. bölümleri okuyun. Bu kitap Eski Antlaşma’da bulunuyor.)

İsa Mesih’i izleyenler de yargılanacaktır. “Çünkü bedende yaşarken gerek iyi gerek kötü, yaptıklarımızın karşılığını almak için hepimiz Mesih’in yargı kürsüsü önüne çıkmak zorundayız.” (2. Korintliler 5:10, İncil) 

Cennette sonsuz yaşam, Tanrı’nın hak edilmeyen bir armağanıdır ve sadece lütufla verilir, yani sevaplara bağlı değildir. Günahlarımıza karşı ağır basacak sevap biriktirmemizle hiç ilgisi yoktur. Ayrıca, bu armağan Yargı Günü’nde verilmez, bu hayatta verilir. Sonraki yaşamda tam anlamıyla yaşanır ama şimdi bahşedilir. Şimdi sizin olabilir. Bugün sizin olabilir. İsa şöyle dedi: “Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir.” (Yuhanna 5:24, İncil)

Yargılanmaz! Bunun anlamı, iman eden kişi için cehenneme atılmakla sonuçlanan mahkumiyet artık söz konusu değildir. Çünkü İsa günahlarımızın mahkumiyetini kendi bedeninde taşıdı. Fakat, Kurtarıcımız için nasıl yaşadığımız önemlidir; işte biz imanlılar buna göre yargılanacağız. Yargılanıp cehenneme gönderilmeyeceğiz ama cennette bizlere verilen ödüllerin derecesini belirlemek için yargılanacağız. Bazıları daha az ödüllendirilecek, bazıları daha çok. Herkesin ‘bardağı’ dolu olacak. İsa’ya gerçekten inanan herkes cennetin tadını çıkaracak ama bazılarının cennette tadını çıkaracakları daha büyük ‘bardakları’ (daha büyük kapasiteleri) olacak. Hiçbiri daha küçük ‘bardağı’ olduğu için üzüntü duymayacak, çünkü herkes kendi cennet deneyiminin tadını tam anlamıyla çıkaracak. 


04 alone1 dark 45İsa’yı izlemeyenler yargılanacak ve mahkum edilecek. “Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturanı gördüm. Yerle gök önünden kaçtılar, yok olup gittiler. Tahtın önünde duran küçük büyük, ölüleri gördüm. Sonra kitaplar açıldı. Yaşam kitabı denen başka bir kitap daha açıldı. Ölüler kitaplarda yazılanlara bakılarak yaptıklarına göre yargılandı. Deniz kendisinde olan ölüleri, ölüm ve ölüler diyarı da kendilerinde olan ölüleri teslim ettiler. Her biri yaptıklarına göre yargılandı. Ölüm ve ölüler diyarı ateş gölüne atıldı. İşte bu ateş gölü ikinci ölümdür. Adı yaşam kitabına yazılmamış olanlar ateş gölüne atıldı.” (Vahiy 20:11-15, İncil). 

NOT: İsa’ya iman edenler, isimleri Yaşam kitabında yazılı olan insanlardır. Bu kitapta adlarının yazılı olmasının nedeni daha iyi insanlar olmaları değil, mahkumiyetlerini yüklenmiş olan bir Kurtarıcıları olmasıdır. Dinsel gerekleri yerine getirmeleri değildir onları yücelten. Sığınakları Tanrı’dır bunu sağlayan. Tanrı hayatlarında sığınak olduğu gibi, Yargı Günü’nde de sığınaktır. Sonsuzluk boyunca da sığınak olacaktır. Bu nedenle, isimlerinin bulunduğu kitaba “cennette sonsuzlarca Tanrı’yla yaşayacakların adlarının yer aldığı kitap” da denebilir. İncil’in son kısmı, son ayetlerde şu şekilde de tanımlanır: “Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri boğazlanmış Kuzu’nun yaşam kitabı…”  İncil’de İsa’ya verilen ünvanlardan biri de ‘Tanrı Kuzusu’dur.

Her koyun kendi bacağından asılır. Çok iyi bildiğiniz bu söz hangi açıdan doğrudur? Günahkar bir insan, başka günahkar bir insan için ölemez. Bu doğru. Herkes kendi günahından sorumlu olduğu için ölmesi gereken de yine kişinin kendidir. Günahı ortadan kaldırmak için günahsız birinin, insanlığın günahlarının kefareti olmak üzere kurban edilmesi gerekir. “Tabii, teorik olarak bu mümkün ama böyle bir şey hiç olmadı ve hiç olmayacak! Hayat böyle değil!” diyorsunuz. 05 image3841zzz cross bridge salvation 45Peki, Tanrı’nın tasarısının, sizin mümkün görmediğiniz bu olayı gerçekleştirmek olduğunu biliyor muydunuz, hiç duydunuz mu? Hiç günahsız biri yaşamış mıdır bu dünyada, hiç duydunuz mu? Gerçek şu ki bunu yapabilecek biri yaşamıştır bu dünyada. Tanrı O’nun gelişini peygamberler aracılığıyla bildirildi. Bu geleceği bildirilen kişinin bizim yerimize öleceği peygamberlik edildi. En önemli peygamberlerden biri O’nu görür görmez, bir peygamberden daha üstün Olan’a bakmakta olduğunu yüreğinde anlamıştı! Bir peygamberin yapabileceğinden çok daha fazlasını yapmak için geldi: “Yahya ertesi gün İsa’nın kendisine doğru geldiğini görünce şöyle dedi: ‘İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!’” (Yuhanna 1:29, İncil)

Tanrı değişmeyecek. “İsrail’in yüce Tanrısı yalan söylemez, düşüncesini de değiştirmez. Çünkü O insan değil ki, düşüncesini değiştirsin.” (1. Samuel 15:29, Eski Antlaşma) “Ben RAB’bim, değişmem.” (Malaki 3:6, Eski Antlaşma) 

Tanrı’yı gayretle arayan herkes ödüllendirilecektir. “İman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı’ya yaklaşan, O’nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.” (İbraniler 11:6, İncil)

İnananlar için kurtuluş (cennette sonsuz yaşam), İsa Mesih’i Kurtarıcı ve Rab olarak ret eden herkes için mahkumiyet vardır. “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Tanrı, Oğlu’nu dünyayı yargılamak için göndermedi, dünya O’nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi. O’na iman eden yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Tanrı’nın biricik Oğlu’nun adına iman etmemiştir.” (Yuhanna 3:16-18, İncil) 

06 image7419 umbrella protect safe future 45İsa’ya inanmak demek, İsa’nın bizim yerimize öldüğüne inanmak demektir. Tanrı İsa’nın bizim yerimize sunduğu kurbanı kabul etti ve cehennemde bizi bekleyen cezaya eş saydı. “Böylece Mesih İsa’ya ait olanlara artık hiçbir mahkumiyet yoktur.” (Romalılar 8:1, İncil). Bu söz, iman edenlerin mahkumiyeti hak etmedikleri anlamına gelmiyor; tersine, her gün, aslında birer günahkar olduklarının kanıtlarını sunmaktalar. Fakat Tanrı, İsa’ya imanları sayesinde ve günahlarının bedelinin ödenmiş olması sayesinde günaha ve getirdiği cezaya olan mahkumiyetlerinin ortadan kalktığını söyler. İsa’da güvendedirler. Güvenli bir sığınağa sahiptirler.

Tanrı’nın olacağını söylediği her şeyin olacağı kesindir. “İsa şöyle dedi, “Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa’dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak.”” (Matta 5:18, İncil) “İsa şöyle dedi, “Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak ortadan kalkmayacak. Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.”” (Matta 24:34-35, İncil) 

TANRI’NIN İSA’YA İMAN EDENLERE VAATLERİ

“Kendi yüceliği ve erdemiyle bizi çağıranın tanrısal gücü, kendisini tanımamız sonucunda yaşamamız ve Tanrı yolunda yürümemiz için gereken her şeyi bize verdi. O’nun yüceliği ve erdemi sayesinde bize çok büyük ve değerli vaatler verildi. Öyle ki, dünyada kötü arzuların yol açtığı yozlaşmadan kurtulmuş olarak, bu vaatler aracılığıyla tanrısal özyapıya ortak olasınız.” (2. Petrus 1:3-4, İncil)

Bu çok önemli ve değerli vaatler arasında birkaç tane koşulsuz vaat var. İşte bazıları şöyle:

Cennette sonsuz yaşam güvencesi. “İsa şöyle söyledi, “Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler. Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.”” (Yuhanna 10:27-28, İncil). “Oysa Mesih, kendisini bir kez kurban ederek günahı ortadan kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır.  Bir kez ölmek, sonra da yargılanmak nasıl insanların kaderiyse, Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. İkinci kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir.” (İbraniler 9:26-28, İncil). “Nitekim Mesih de bizleri Tanrı’ya ulaştırmak amacıyla doğru kişi olarak doğru olmayanlar için günah sunusu olarak ilk ve son kez öldü.” (1. Petrus 3:18, İncil)


07 image11604 lilies lily 45İsa’ya iman eden her imanlı için cennete bir ev. “İsa şöyle dedi, “Babam’ın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum. Gider ve size yer hazırlarsam, siz de benim bulunduğum yerde olasınız diye yine gelip sizi yanıma alacağım.”” (Yuhanna 14:2-3, İncil)

İhtiyaçlarımızın sağlanması. “İsa şöyle dedi, “Bu nedenle size şunu söylüyorum: ‘Ne yiyip ne içeceğiz?’ diye canınız için, ‘Ne giyeceğiz?’ diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz?

Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir? Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi. Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrı’nın sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar? Öyleyse, ‘Ne yiyeceğiz?’ ‘Ne içeceğiz?’ ya da ‘Ne giyeceğiz?’ diyerek kaygılanmayın. Uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. Siz öncelikle O’nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir. O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.”” (Matta 6:25-34, İncil)

Duaya yanıt. “İsa şöyle dedi, “Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır. Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse yılan verir? Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerdeki Babanız’ın, kendisinden dileyenlere güzel armağanlar vereceği çok daha kesin değil mi?”” (Matta 7:7-11, İncil) 

“İsa şöyle dedi, “Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir.”” (Yuhanna 15:7, İncil)

08 homepage person 53 framed 45Tanrı için yaşamak için gereksinim duyduğumuz her şey. “Tanrım da her ihtiyacınızı kendi zenginliğiyle Mesih İsa’da görkemli bir biçimde karşılayacaktır.” (Filipililer 4:19, İncil). “RAB çobanımdır. Eksiğim olmaz.” (Mezmur 23:1, Eski Antlaşma) 

Düşüncelerimizde huzur. “Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı’ya dua edip yalvararak şükranla bildirin. O zaman Tanrı’nın her kavrayışı aşan esenliği Mesih İsa aracılığıyla yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.” (Filipililer 4:6-7, İncil)

Ayartmayı defetmenin yolu. “Herkesin karşılaştığı denemelerden başka denemelerle karşılaşmadınız. Tanrım güvenilirdir, gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denemeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır.” (1. Korintliler 10:13, İncil)

Denenme zamanlarında bilgelik. “İçinizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı’dan istesin; kendisine verilecektir.” (Yakup 1:5, İncil)

Tanrı’yı hoşnut eden bir yaşam sürdürmek için güç. “O’nun çağrısından doğan umudu, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Tanrı’nın, Mesih’i ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken O’nda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir.” (Efesliler 1:18-20, İncil)

Günah olana tutsaklıktan özgürlük. “Şimdi utandığınız şeylerden o zaman ne kazancınız oldu? Onların sonucu ölümdür. Ama şimdi günahtan özgür kılınıp Tanrı’nın kulları olduğunuza göre, kazancınız kutsallaşma ve bunun sonucu olan sonsuz yaşamdır.” (Romalılar 6:21-22, İncil). “Bir kimse Mesih’teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur.” (2. Korintliler 5:17, İncil)

İblis’in bizden kaçmasını sağlama becerisi. “Bunun için Tanrı’ya bağımlı olun. İblis’e karşı direnin, sizden kaçacaktır.” (Yakup 4:7, İncil). “Sizde olan, dünyadakinden üstündür.” (1. Yuhanna 4:4, İncil)

09 image10220 alone praise worship god 45Ne İblis’ten korku, ne de ölümden. “Bu çocuklar etten ve kandan oldukları için İsa, ölüm gücüne sahip olanı, yani İblis’i, ölüm aracılığıyla etkisiz kılmak üzere onlarla aynı insan yapısını aldı. Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.” (İbraniler 2:14-15, İncil)

Cennetin yüceliğine diriltileceğiz. “Rab’bin kendisi, bir emir çağrısıyla, başmeleğin seslenmesiyle, Tanrı’nın borazanıyla gökten inecek. Önce Mesih’e ait ölüler dirilecek.  Sonra biz yaşamakta olanlar, hayatta olanlar, onlarla birlikte Rab’bi havada karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürüleceğiz. Böylece sonsuza dek Rab’le birlikte olacağız.” (1. Selanikliler 4:16-17, İncil)

Tanrı’nın iradesini gerçekleştirme gücü. “Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim.” (Filipililer 4:13, İncil). “İsa dedi ki, “Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.”” (Yuhanna 15:5, İncil)


TANRI’NIN BELİRLİ KİŞİLERE VAATLERİ

10 image9857 arrow 45Kutsal Kitap’taki birçok vaat bir birey veya belirli bir grup birey için geçerlidir ve bazıları yargı içerir. İşte size birkaç örnek:

Tufandan önce dünyada yaşamış olanlara: Ölüm. “RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte. İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı. Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım” dedi.”  (Yaratılış 6:5-7, Eski Antlaşma)

Nuh ile ailesine: Kurtuluş. “RAB Nuh’a, ‘Bütün ailenle birlikte gemiye bin’ dedi, ‘Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.’” (Yaratılış 7:1, Eski Antlaşma).  “… Nuh RAB’bin gözünde lütuf buldu.” (Yaratılış 6:8, Eski Antlaşma)

İbrahim’e: Soy, toprak, kutsama. “RAB Avram’a, ‘Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git’ dedi, ‘Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın. Seni kutsayanları kutsayacak, Seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki bütün halklar Senin aracılığınla kutsanacak.’” (Yaratılış 12:1-3, Eski Antlaşma) 

NOT: Tanrı, Harran’da yaşarken kendisine verilen Avram ismini, ‘ulusların babası’ anlamına gelen ‘İbrahim’ olarak değiştirdi. 

Musa’ya: Mucizevi belirtiler. “Musa, ‘Ya bana inanmazlarsa?’ dedi, ‘Sözümü dinlemez, ‘RAB sana görünmedi’ derlerse, ne olacak?’ RAB, ‘Elinde ne var?’ diye sordu. Musa, ‘Değnek’ diye yanıtladı. RAB, ‘Onu yere at’ dedi. Musa değneğini yere atınca, değnek yılan oldu. Musa yılandan kaçtı. RAB, ‘Elini uzat, kuyruğundan tut’ dedi. Musa elini uzatıp kuyruğunu tutunca yılan yine değnek oldu. RAB, ‘Bunu yap ki, ataları İbrahim’in, İshak’ın, Yakup’un Tanrısı RAB’bin sana göründüğüne inansınlar’ dedi.” (Mısır’dan Çıkış 4:1-5, Eski Antlaşma) 

11 image11605 arrow light down 45Süleyman’a: Bilgelik ve zenginlik. “Tanrı ona şöyle dedi: “Madem kendin için uzun ömür, zenginlik ve düşmanlarının ölümünü istemedin, bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim. Sana öyle bir bilgelik ve sezgi dolu bir yürek vereceğim ki, benzeri ne senden öncekilerde görülmüştür, ne de senden sonrakilerde görülecektir. Sana istemediklerini de vereceğim: Yaşadığın sürece öbür kralların erişemeyeceği bir zenginlik ve onura ulaşacaksın. Eğer sen de baban Davut gibi kurallarıma ve buyruklarıma uyup yollarımda yürürsen, sana uzun ömür de vereceğim.” (1. Krallar 3:11-14, Eski Antlaşma) 

Hizkiya’ya: On beş yıl daha ömür. “Geri dön ve halkımı yöneten Hizkiya’ya şunu  söyle: ‘Atan Davut’un Tanrısı RAB diyor ki: Duanı işittim, gözyaşlarını gördüm, seni sağlığına kavuşturacağım. Üç gün içinde RAB’bin Tapınağı’na çıkacaksın. Ömrünü on beş yıl daha uzatacağım. Seni de kenti de Asur Kralı’nın elinden kurtaracağım. Kendim için ve kulum Davut’un hatırı için bu kenti savunacağım.” (2. Krallar 20:5-6, Eski Antlaşma) 

Bakire Meryem’e: Doğa üstü bir şekilde gebe kalma. “Elizabet’in hamileliğinin altıncı ayında Tanrı, Melek Cebrail’i Celile’de bulunan Nasıra adlı kente, Davut’un soyundan Yusuf adındaki adamla nişanlı kıza gönderdi. Kızın adı Meryem’di. Onun yanına giren melek, “Selam, ey Tanrı’nın lütfuna erişen kız! Rab seninledir” dedi. Söylenenlere çok şaşıran Meryem, bu selamın ne anlama gelebileceğini düşünmeye başladı. Ama melek ona, “Korkma Meryem” dedi, “Sen Tanrı’nın lütfuna eriştin. Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek. Rab Tanrı O’na, atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.” Meryem meleğe, “Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki” dedi. Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek. Bak, senin akrabalarından Elizabet de yaşlılığında bir oğula gebe kaldı. Kısır bilinen bu kadın şimdi altıncı ayındadır. Tanrı’nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.” “Ben Rab’bin kuluyum” dedi Meryem, “Bana dediğin gibi olsun.” Bundan sonar melek onun yanından ayrıldı.” (Luka 1:26-38, İncil)

İsa’nın öğrencilerine: Tanrı’nın Kutsal Ruh’u tarafından hatırlatma. “Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.” (Yuhanna 14:26, İncil)

TANRI’NIN BELİRLİ KİŞİLERE VAATLERİ BİZİM İÇİN DE GEÇERLİ Mİ?

12 image11606 cool text sometimes yes no 45Bazı durumlarda ‘evet’ ve bazı durumlarda ‘hayır.’ Eğer vaat, Tanrı’nın değişmez bir karakter özelliğini yanısıtıyorsa, o zaman vaadin bizim için de geçerli olduğunu varsayabiliriz. Tanrı değişmez olduğu için bunu varsayabiliriz. “Ben RAB’bim, değişmem.” (Malaki 3:6, Eski Antlaşma). Tanrı değişmez olduğu için, geçmişte başkaları için yaptıklarını bizim için de yapmasını bekleyebiliriz.  

Örnek #1 – İlk olarak İbrahim’in yaşamındaki bir olaya bakacağız. İbrahim henüz baba olmadan önce uzun yıllar boyunca kendisine ‘Avram’ dedildi. “Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım.” (Yaratılış 17:5, Eski Antlaşma). Bu örnekte, olay Tanrı’dan yeni ismini almasından önce geçtiği halde ‘İbrahim’ adını kullanacağım. ‘İbrahim’ ismi bizim için daha bildik bir isim olduğu için bu şekilde yapıyorum. 


13 image6395 shield 45İbrahim henüz sona eren savaşta dört kralı yenilgiye uğratmıştı. İbrahim’i teşvik etmek ve korkularını yatıştırmak için Tanrı kendisine bir görümde göründü. İbrahim, muhtemelen, krallarını öldürdüğü ulusların ordularını üzerine göndereceğinden ve üzerine daha büyük bir güçle geleceğinden korkmuştu. Akrabalarını öldürdüğü kişilerin öç almaya çalışacağından ötürü kaygı duymuş olabilir. Tanrı şöyle söyleyerek bu korkulara teslim olmamasını söylüyor:

“Korkma, Avram” diye seslendi, “Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak.” (Yaratılış 15:1, Eski Antlaşma)

Tanrı’nın Kutsal Kitap’ta halkını yıkıcı kötülüklerden korumak için kendini bir kalkan olarak sunduğunu görüyoruz. Bunların en büyüğü, günahlarımızdan ötürü hak ettiğimiz ama İsa’nın bizim yerimize yüklendiği yargıdır. Tanrı sığınağımız olursa, sonsuza dek sığınağımız olarak kalacaktır. Sadece Yargı Günü’ne kadar değil! “Sığınağın çağlar boyu var olan Tanrı’dır. Seni taşıyan O’nun yorulmaz kollarıdır.” (Yasa’nın Tekrarı 33:27, Eski Antlaşma)

Tabii ki, Tanrı’nın kolları yoktur. Tanrı ruhtur. Fakat bizlere, bizim anlayacağımız sözlerle söyledikleri, bizim yanımızda olduğunu anlatır. Kendisine sığınanları korur ve onları emniyette tutar. Sonsuz sevgisi çevremizi sarmıştır.

Tevrat’tan bir başka alıntımız, Musa’nın yazdığı veya dikte ederek yazdırdığı son sözleridir. Üzerinde düşünün. Musa, son nefesini, Tanrı’ya güvenenlerin sahip olduğu sonsuz güvenlikten bizlere söz etmek için kullanıyor. “Musa, aslında şöyle diyor, ‘Onlar ve sizin için yapabileceğim son şey bu.’  

14 image6329 angel surrounding 45Bu sizi şaşırtabilir ama Tanrı bu güvenliği sık sık melekleri aracılığıyla sağlar. “Bütün melekler kurtuluşu miras alacaklara hizmet etmek için gönderilen görevli ruhlar değil midir?” (İbraniler 1:14, İncil). “Sen RAB’bi kendine sığınak, yüceler Yücesi’ni konut edindiğin için başına kötülük gelmeyecek. Çadırına felaket yaklaşmayacak. Çünkü Tanrı meleklerine buyruk verecek, gideceğin her yerde seni korusunlar diye.” (Mezmur 91:9-11, Eski Antlaşma). Tanrı bu son ayette kimden söz ediyor? Hepimizden mi, yoksa belirli birisinden mi? Bakalım Mezmur nasıl başlıyor: “Yüceler Yücesi’nin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yeten’in gölgesinde barınır. “O benim sığınağım, kalemdir” derim RAB için, “Tanrım’dır, O’na güvenirim.”

Mezmur şaşırtıcı bir vaatle başlıyor değil mi? Cennetin Tanrısı’nın sağladığı güvenlik ve esenlik. Birinci ayet gerçek bir imanlıyı resmediyor. En Yüce Olan Tanrı’nın sığınağına sığınan kişidir. Bu gibi insanlar sadece bu inanılmaz sığınağa kabul edilmekle kalmıyorlar, hayatlarını da orada geçiriyorlar. Tanrı’nın koruması altında yaşıyorlar. Tanrı sonsuza dek esenlik ve sığınakları olacak.

Ben Katolikler arasında büyüdüm. Ruhsal meselelerle ilgilenmeye başladığımda anne babama ve akrabalarıma bir soru sorduğumu hatırlıyorum. Hayat kısa olduğu ve genellikle ölümün zamanı bilinmediği için bana insanın sorabileceği en önemli soru gibi gelmişti. En azından benim için çok önemli bir soruydu. Öldüklerinde cennete gidip gitmeyeceklerini bilip bilmediklerini sordum. Annem bilmiyordu. Amcamlar bilmiyordu, üstelik biri çok dindardı. Kuzenlerim kesinlikle bilmiyordu. Sevdiklerimin hiçbiri hayattaki en önemli sorunun cevabını neden bilmiyorlardı? Tanrı’nın memnuniyetini kazanmak için yeterince sevap işleyip işlemediklerini bilmiyorlardı. Akrabalarım çok dindardı ama sonuç olarak benden farklı değillerdi. Hiçbirimiz Kutsal Kitap’ın Tanrısı hakkında pek fazla bir şey bilmiyorduk. 

Tanrı İbrahim’e ödüller hakkında da sözler söyledi.

15 image11331 face look up 45Aslında Tanrı bir büyük ödülden söz etti. İbrahim, Tanrı’nın hem ödül veren hem de nihai ödül olduğunu öğreniyordu. Böylece Tanrı İbrahim’e, sadece Tanrı’yla doyum bulmasını öğretiyordu. Tanrı ona savaş alanındaki bu zaferin Tanrı’nın kendisi için tasarladığı nihai iyilik olmadığını gösteriyordu. İbrahim’in savaş ganimeti olarak kazandıkları, Tanrı’da kendisi için hazine olarak saklananlarla kıyaslandığında bir hiçti.  

Hıristiyan inancını incelemeye karar verdiğinize çok sevindim.

“İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.” (Efesliler 2:8-9, İncil)

Kutsal Kitap’ın Tanrısı diğer dinlerin tanıttığı Tanrı’ya benzemez. Bütün diğer dinler doğru davranışları, doğru tekrarlamaları, doğru kurbanı, doğru okumaları, doğru kuralları, doğru dinsel gelenekleri, doğru giyisileri ve doğru yeri öngörür. Bunu yaparsanız Tanrı size şunu verecektir der. Peki sonuç? Kibir ya da korku. Eğer kazacağınızı düşünüyorsanız kibir, kazanamayacağınızı düşünüyorsanız korku.  

Gerçek Hıristiyanlık diğer bütün dinlerin antitezidir. Tanrı tarafından kabul edilmek, şimdi ve gelecekte, satın alınamaz ya da kazanılmaz, ancak verilebilir. Cennette sonsuz yaşam armağanını alırsınız. Dilerseniz bir kere daha okuyun. Cennet bir armağandır; Tanrı’nın armağanıdır. İhtiyacınız olan armağan budur. Geleneksel dualarınızı yeterince edince değil, ancak yeterince yapamadığınızı kabul ettiğiniz zaman verilir. Bunu kazanabilmeniz mümkün değildir. Sadece kabul etmeniz gerekir. Bunun sonucu olarak, Rabbiniz ve Kurtarıcınız’a kibir ya da korku nedeniyle değil, minnettarlık duyduğunuz için hizmet edersiniz.

Bu yazıyı okurken ya da hafta içinde veya rüyalarınızdan birinde size seslenen Tanrı’ya kulak verin. Ne söyleyeceğini söyleyemem. Ama size adını söyleyeceğinden emin olabilirsiniz. Söylediklerinden, İsa’nın Kurtarıcı olduğunu bileceksiniz.


16 image10552 banner background 45 textİngilizce konuşan insanların rüyalarına girdiğinde kendisini ‘Jesus’ olarak tanıtıyor. Türkçe konuşan insanlara, ‘İsa’ olarak tanıtıyor. Hırvatlara, ‘İsus’ diyerek. Eğer harflerini kullanabilseydik Kurtarıcı’nın adını, Rusça, Hintçe, Japonca ve Arapça olarak da yazacaktım. Merak etmeyin, Tanrı doğru dili kullanacaktır. Daha önemlisi, doğru adı kullanacaktır. “Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.” (Elçilerin İşleri 4:12, İncil) 

İsa Mesih dışında kurtarabilen kimse yoktur. Başka Kurtarıcı yoktur. İnsanlığın kurtuluşu O’na emanet edildi.

Bana ilginç gelen, Tanrı’nın bu ayette kullandığı ‘kurtuluş’ kelimesinin, bir şeyin emniyette tutulması anlamını taşıması. Bu da bize, Tanrı’nın Davut’a vaat ettiği sığınağı hatırlatıyor, değil mi?

Örnek #2 – Tanrı bir seferinde Elçi Pavlus’un hayatındaki belirli bir durumla ilgili ona bir vaatte bulundu. Tanrı’nın Pavlus’a verdiği vaat İsa’ya iman edenler için de geçerlidir. Kutsal Yazılar’da anlatıldığı şekliyle olaya bakalım:

“Aldığım vahiylerin üstünlüğüyle gururlanmayayım diye bana bedende bir diken, beni yumruklamak için Şeytan’ın bir meleği verildi, gururlanmayayım diye. Bundan kurtulmak için Rab’be üç kez yalvardım. Ama O bana, “Lütfum sana yeter. Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır” dedi. İşte, Mesih’in gücü içimde bulunsun diye güçsüzlüklerimle sevinerek daha çok övüneceğim. Bu nedenle Mesih uğruna güçsüzlükleri, hakaretleri, zorlukları, zulümleri ve darlıkları sevinçle karşılıyorum. Çünkü ne zaman güçsüzsem, o zaman güçlüyüm.” (2. Korintliler 12:7-10, İncil)

17 image3602 pride 45Kibir kadar çevremizi sürekli olarak kuşatan başka bir tehlike yoktur. Daha sinsi ve aldatıcı olan başka bir günah yoktur. Ruhsal düşmanlarımızdan hiçbiri yüreklerimizin çevresinde bu kadar pusuya yatıp kibir kadar kolay bir giriş yolu bulamaz. Nitekim, kibir günahkarların, sonsuz kurtuluşları için Tanrı’dan yararlanmalarına sık sık engel olur. Kibir aslında olduklarından daha iyi olduklarını düşündürür. Kibir onları cennetten uzaklaştırır. “Gururun ardından yıkım, kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.” (Süleyman’ın Özdeyişleri 16:18, Eski Antlaşma). Peki düşüşleri ne kadar olacak? Ta cehenneme kadar!!

“Kim, ben mi günahlarımın bağışlanması için İsa’ya geleceğim? Ciddi olamazsınız! İyi bir insanım ve inançlarıma samimiyetle bağlıyım. Ben olduğum gibi iyiyim.” Acaba Tanrı, zafer sarhoşluğu içinde savaştan döndüğünde İbrahim’in yüreğinde zararlı bir parça kibir mi gördü? Durumu nasıl olursa olsun, Tanrı İbrahim’i ziyaret etti. Zamanında ve lütufla bezenmiş bir ziyaretti. Sizin ve benim ihtiyaç duyduğumuz türden bir ziyaretti.

Peki ya Elçi Pavlus? Kurtarıcı’yla paydaşlıkta olma alışkanlığına sahipti, Tanrı’dan vahiy almaya alışıktı. Tanrı’nın bizim için kaydetmeyi belirlediği vahiyler İncil’de bulunmaktadır. Dirilmiş Rab İsa’nın görünür bir şekilde Pavlus’a görünmesi ve kulakla duyulacak şekilde onunla konuşması mümkün mü? İsa daha önce en azından bir kere bunu yapmıştı. Elçilerin İşleri dokuzuncu bölümünü açıp birinci ayetle okumaya başlayın. Bu bölümde, Pavlus’un, Hıristiyanlara durmaksızın zulmeden birinden Hıristiyan inancını vaaz eden birine dönüşmesinin ünlü hikayesi yer almaktadır. (Bu bölümü okuduğunuzda, İsa’nın fiziksel olarak mı göründüğünü, yoksa aniden ışığın Pavlus’un çevresini sarıp İsa’yı görmesini mi engellediğini merak ederseniz, lütfen bu ayete kadar okuyun: “O zaman Barnaba onu alıp elçilere götürdü. Onlara, Saul’un Şam yolunda Rab’bi nasıl gördüğünü, Rab’bin de onunla konuştuğunu, Şam’da ise onun İsa adını nasıl korkusuzca duyurduğunu anlattı.” (Elçilerin İşleri 9: 27, İncil) 

18 homepage person 36 45Pavlus’un Şam yolunda İsa Mesih’le karşılaşmasından sonra artık ‘Saul’ ismini kullanmadı. ‘Pavlus’ olarak tanınacaktı.  “Ama Kutsal Ruh’la dolan Saul, yani Pavlus, gözlerini Elimas’a dikerek…” (Elçilerin İşleri 13:9, İncil)

“Lütfum Sana Yeter”

Tanrı’nın ihtiyaçlarımıza göre lütfuyla sağladığı bu gerçek, zayıflıklarını görüp kuvvet bulmak için Tanrı’ya uzanan tüm imanlılar için geçerlidir. Nitekim, Tanrı bizim gücümüzden çok zayıflığımıza ihtiyaç duyar. Bu bir çelişki gibi görünebilir ama gerçek şu ki, bizim gücümüz çoğu kez Rab’be rakiptir. Zayıflığımız O’nun kuludur, çünkü kendimizi zayıf hissettiğimizde Tanrı’nın kaynaklarından beslenip kendisine benzer olmaya çağrıldığımız Kişi’ye daha çok benzeriz. “Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın. Bunun için, sevgili çocukları olarak Tanrı’yı örnek alın. Mesih bizi nasıl sevdiyse ve bizim için kendisini güzel kokulu bir sunu ve kurban olarak nasıl Tanrı’ya sunduysa, siz de öylece sevgi yolunda yürüyün.” (Efesliler 4:32-5:2, İncil) 

İsa’ya gerçekten inanan kişilerin bir grup zayıf insan olduğunu düşünmeye başlamadan önce aşağıdaki ayetlerde sözü edilen gücü düşünün. Bu gücü İsa’ya gerçekten inanan herkes deneyim eder.

“O’nun çağrısından doğan umudu, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Tanrı’nın, Mesih’i ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken ‘nda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir. Tanrı O’nu bütün yönetimlerin, hükümranlıkların, güç ve egemenliklerin, yalnız bu çağda değil, gelecek çağda da anılacak bütün adların çok üstüne çıkardı.” (Efesliler 1:18-21, İncil)


BİZİM İÇİN GEÇERLİ OLMAYAN VAADE BİR ÖRNEK

19 image11607 footprint step 45Tanrı’nın vaatleri arasında, kendimiz için geçerli sayamayacağımız vaatlerden birini, Yeşu’ya verdiği şu vaatte görüyoruz:

“RAB, kulu Musa’nın ölümünden sonra onun yardımcısı Nun oğlu Yeşu’ya şöyle seslendi: “Kulum Musa öldü. Şimdi kalk, bütün halkla birlikte Şeria Irmağı’nı geç. Size, İsrail halkına vereceğim ülkeye girin. Musa’ya söylediğim gibi, ayak basacağınız her yeri size veriyorum.” (Yeşu.1:1-3, Eski Antlaşma)

Eğer bir ev arıyorsak ve şu anda ilgilendiğimiz bir evi almak için yeterince paramız yoksa bu vaat kulağımıza çok hoş gelir. Fakat, bu vaade sahip çıkarsak ya da bu tür bir dua edersek uygunsuz bir şey yapmış oluruz. Yeşu’ya verilen bu vaat, Tanrı’nın bilgeliği ve kudreti uyarınca seçtiği her şeyi bizlere verebileceğini anımsatır; elbette buna alabileceğimiz bir ev de dahildir. Fakat Yeşu’ya verilen bu vaat direkt olarak bizim için geçerli değildir; bunu ancak ilke olarak, Tanrı’nın sağlayıcı olduğuna duyduğumuz güvenle, ihtiyaçlarımızı karşılayacağı doğrutulsunda kendimiz için geçerli kabul edebiliriz.

TANRI VAATLERİNİ NASIL GERÇEKLEŞTİRİR?

Kutsal Kitap’taki vaat ve peygamberliklerin çoğunluğu gerçekleştirilmiştir. Tanrı birçok vaadini açık ve inkar edilemez bir şekilde yerine getirmiştir, tam da bekleyeceğimiz gibi.

Firavunun görmek istediğinden çok daha fazla kurbağa. Tanrı Firavun’a kurbağa belası göndereceğini söylediğinde, öyle yaptı. “Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.” (Mısır’dan Çıkış 8:2, Eski Antlaşma). “‘Harun’a de ki, ‘Elindeki değneği ırmakların, kanalların, havuzların üzerine uzatıp kurbağaları çıkart; Mısır’ı kurbağalar kaplasın.’ Böylece Harun elini Mısır’ın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısır’ı kapladı.” (Mısır’dan Çıkış 8:5-6, Eski Antlaşma)

Tanrı, Mesih Kurtarıcı vaat etti ve İsa geldi. Bu süreç içinde İsa Mesih üç yüzden fazla Eski Antlaşma peygamberliğini gerçekleştirdi. Bu konuyu daha fazla incelemek isterseniz, lütfen, 332 Peygamberlik, Cırcırböceği ve İsa’ya Güvenmek adlı yazıyı okuyun. Şimdilik size sadece iki Kutsal Kitap bölümü vereceğim:

20 image11608 immanuel turkish 1 45“Bundan ötürü Rab’bin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak.” (Yeşaya 7:14, Eski Antlaşma) 

“İsa Mesih’in doğumu şöyle oldu: Annesi Meryem, Yusuf’la nişanlıydı. Ama birlikte olmalarından önce Meryem’in Kutsal Ruh’tan gebe olduğu anlaşıldı. Nişanlısı Yusuf, doğru bir adam olduğu ve onu herkesin önünde utandırmak istemediği için ondan sessizce ayrılmak niyetindeydi. Ama böyle düşünmesi üzerine Rab’bin bir meleği rüyada ona görünerek şöyle dedi: “Davut oğlu Yusuf, Meryem’i kendine eş olarak almaktan korkma. Çünkü onun rahminde oluşan, Kutsal Ruh’tandır. Meryem bir oğul doğuracak. Adını İsa koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından O kurtaracak.” Bütün bunlar, Rab’bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu: “İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar.” İmmanuel, Tanrı bizimle demektir. Yusuf uyanınca Rab’bin meleğinin buyruğuna uydu ve Meryem’i eş olarak yanına aldı. Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.” (Matta 1:18-25, İncil)

Tapınağın yıkımı. İsa, Yeruşalim’deki tapınağın yıkılacağını söyledi ve İS 70 yılında yıkıldı. “İsa onlara, “Bütün bunları görüyor musunuz?” dedi. “Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”” (Matta 24:2, İncil)

İsa kilisesini kurmayı vaat etti. Bu İsa’nın vaadiydi ve kilisesi o zamandan beri büyümektedir. “Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek.” (Matta 16:18, İncil). NOT: İsa’nın sözünü ettiği ‘kaya’ neydi? Elçi Petrus’un henüz yaptığı iman ikrarıydı: “İsa onlara, “Siz ne dersiniz” dedi, “Sizce ben kimim?” Simun Petrus, “Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” yanıtını verdi.” (Matta 16:15-16, İncil)

21 image11608 see eye eyewitness 45Bakın İsa, ölümden dirildikten sonra öğrencilerine neyi hatırlattı:

“Sonra onlara şöyle dedi: “Daha sizlerle birlikteyken, ‘Musa’nın Yasası’nda,  peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar’da benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir’ demiştim.” Bundan sonra Kutsal Yazılar’ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim’den başlayarak bütün uluslara O’nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız.”” (Luka 24:44-48, İncil) 

İsa Kutsal Ruh’u göndermeye söz verdi. Kutsal Ruh, İsa’nın ölümden dirilişi ve göğe alınışından sonra aradan çok fazla gün geçmeden geldi. “Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.” (Yuhanna 14:16-17, İncil)


22 arrow down3 temp5 45Elçi Pavlus doğa üstü bir şekilde korunacaktı. Tanrı Elçi Pavlus’a, Korint’te vaaz ederken kendisini koruyacağını söyledi. Pavlus zarar görmedi. “Bir gece Rab bir görümde Pavlus’a, “Korkma” dedi, “Konuş, susma! Ben seninle birlikteyim; hiç kimse sana dokunmayacak, kötülük yapmayacak. Çünkü bu kentte benim halkım çoktur.” Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrı’nın sözünü öğretti.” (Elçilerin İşleri 18:9-11, İncil) 

Kutsal Kitap açık şekilde, tam da beklediğimiz gibi, tamamlanan vaatlerle doludur. Fakat Tanrı’nın yöntemlerinin kolay anlaşılmadığı zamanlar da vardır. “Tanrı’nın zenginliği ne büyük, bilgeliği ve bilgisi ne derindir! O’nun yargıları ne denli akıl ermez, yolları ne denli anlaşılmazdır!” (Romalılar 11:33, İncil) 

TANRI VAATLERİNİ HANGİ GİZEMLİ BİÇİMLERDE YERİNE GETİRİR?

Siz bu bölümü okumadan önce ‘sır’ ya da ‘gizem’ sözünün Kutsal Kitap’a göre anlamını açıklığa kavuşturalım. ‘Sır’ ya da ‘gizem’ sözlerini, kavrayışın ötesinde olan bir şey anlamında kullanıyoruz çoğu zaman. Son ayet böyle söylüyor öyle değil mi? Bu doğru olsa da, Kutsal Yazılar’da ‘sır’, sözcüğün genellikle taşıdığı anlamı taşımaz. Uygun bir biçimde ifadesi, gizli ya da saklı olan bir şeyi kast eder. Henüz açıklanmamış bir şeyi kast eder. Açıklandığında anlaşılacak, fakat şu anda üstü örtülü olan şeyleri.

Kutsal Kitap’ı ciddi bir şekilde çalışmaya başladığımızda ne olur? Kutsal Kitap’ın ilk birkaç sayfasında ya da Kutsal Yazılar’ın başlangıç kısımlarında yer alan gerçeklerin, öğretişlerin Kutsal Kitap boyunca tekrar tekrar karşımıza çıktığını ve geliştiğini görürüz. Birbirini izleyen her kitap, her sahne, her yüzyıl. Söylenen her yeni şey, perdelerin kalkmasına katkıda bulunuyor. Bir konudan ilk kez söz edilmesi, nadiren o konuda bir dizi vahiyin ilk halkası gibi görünüyor. Vahiyin her sahnesini yazan insanlar da, yazdıklarının ilahi vahyin gelişimine katkıda bulunduğunu düşünmüyorlar. Bu gerçekten de büyüleyici ve son derece doğaüstü bir şey!

23 14 480x700 long 45Bu web sitesinde en çok yararlanacağınız yazılardan biri, ‘Kurbanın Üzerindeki Sır Perdelerinin Kaldırılması’ başlıklı yazıdır. Bu yazıda Tanrı’nın gerçeğini ne kadar sıklıkta açıkladığını göreceksiniz; yavaş yavaş ve belirli bir yöntemle. Tanrı, sır perdelerini kaldırması sürecini tamamlayana dek hiçbir akıl ya da muhakeme “Kurban” hakkındaki gerçeği anlayamazdı. Kendinizi İsa Mesih’in yaşadığı dönemden önce yaşamış biri olarak varsayıp Eski Antlaşma’yı bu doğrultuda irdeleyebilirsiniz. Birçok insan denedi; bu, henüz çarpım tablosunu öğrenmeden karmaşık bir matematik sorusunun yanıtını bulmaya çalışmak gibidir. 

İnanın bana, Tanrı’nın Oğlu’nu bir insan olarak sunma konusunda ne kadar titiz ve özenli olduğuna hayret edeceksiniz. Mesih ölecekti. Ne düşünce ama! Ne Yahudi din önderleri ne de genel olarak Yahudiler bu olay için hazırlıklıydı. Bu gerçeği, henüz üzerindeki perdelerin açılmaya başladığı andan itibaren dikkatli bir şekilde izlemiş olsalardı, anlamaya daha hazırlıklı olacaklardı. Tanrı’nın gelecek olan Kurban’la ilgili öğretişi Aden bahçesinde başlamıştı. Kurbanın Üzerindeki Sır Perdelerinin Kaldırılması, kesinlikle okunması gereken bir yazı!

Bazen Tanrı’nın bir vaadi nasıl gerçekleştirdiğini veya yerine getirdiğini anlamakta zorlanabiliriz. Tanrı, Tevrat ve Zebur’da Mesih göndereceğini vaat ettiğinde çok az kişi İsa gibi bir Mesih bekliyordu. Kimse, Mesih’in Kurtarıcı olarak yaptıkları ile Yargıç ve Kral olarak yapacakları arasında bu kadar uzun zaman geçeceğini beklememişti. Çok az kişi, öncelikle bizim günahlarımız uğruna ölüp peygamberlik edildiği gibi üçüncü gün dirilerek bizleri günahlarımızın cezasından, gücünden ve suçundan kurtarmak için geldiğini anladı. Günah, Romalı askerlerin işgal edici varlığı ve Roma yönetiminden çok daha zorbaydı. İşte İsa, bu zorba düşmandan bizleri kurtarmak için geldi. İnsanlar ‘noktaları birleştiremediler’, yani, İsa’nın ne yapacağını önceden bildiren çok sayıda peygamberliği anlamadılar. İşte o peygamberliklerden biri. İsa gelmeden yedi yüz yılı aşkın bir süre önce yazılmıştır: 

“Aslında hastalıklarımızı o üstlendi. Acılarımızı o yüklendi. Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, vurulup ezildiğini sandık. Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi. Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi.” (Yeşaya 53:4-6, Eski Antlaşma) 

24 5 500 45Bu peygamberliği okuyan Yahudilerin hangi konuda zorluk çektiğini anlayabiliyorsunuz, değil mi? Bu peygamberlikte, Roma’ya karşı çıkıp sonunda Roma’nın gücünü yıkacak güçlü bir Mesih’ten söz edildiğini hangi sözde görüyorsunuz? Göremezsiniz, çünkü ilk gelişinin amacı bu değildi. İlk gelişi. Yahudi halkı, İsa’nın dünyadaki misyonunun iki aşaması olduğunun farkında değildi. Bakalım, şu ayetlerden, İsa’nın birinci ve ikinci görünümünü ve her bölümün amacını ayırt edebilecek misiniz?  

“Oysa Mesih, kendisini bir kez kurban ederek günahı ortadan kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır. Bir kez ölmek, sonra da yargılanmak nasıl insanların kaderiyse, Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. İkinci kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir.” (İbraniler 9:27-28, İncil) 

İsa’nın ikinci gelişi, bazı insanlar için harika, diğerleri içinse tarif edilemeyecek kadar dehşet verici olacaktır. Sizin için nasıl olacağı da İsa’yla ilişkinize dayanır. İsa Mesih, ya Kurtarıcınız olacak ya da Yargıcınız. Eğer İsa Kurtarıcınız değilse ve bu ayetlerde sözü edildiği gibi ikinci gelişini beklemiyorsak, kendimizi Yargıcımızla karşı karşıya bulacağız.

“Yargıç mı dediniz?!!!”


25 image10556 lightning judgment text 45“Yargıç mı dediniz?!!!” Evet, Tanrı bazı vaatlerini gizemli şekillerde yerine getirir.

“Biz İsa’nın, Yahudiler’in ülkesinde ve Yeruşalim’de yaptıklarının hepsine tanık olduk. O’nu çarmıha gerip öldürdüler. Ama Tanrı O’nu üçüncü gün diriltti ve açıkça görünmesini sağladı. İsa halkın tümüne değil de, Tanrı’nın önceden seçtiği tanıklara -ölümden dirilmesinden sonra kendisiyle birlikte yiyip içen bizlere- göründü. Tanrı tarafından ölülerle dirilerin Yargıcı olarak atanan kişinin kendisi olduğunu halka duyurmamızı, buna tanıklık etmemizi buyurdu. Peygamberlerin hepsi O’nunla ilgili tanıklıkta bulunuyorlar. Şöyle ki, O’na inanan herkesin günahları O’nun adıyla bağışlanır.” (Elçilerin İşleri 10:39-43, İncil) 

Hangisi sizi şaşırtıyor? İsa’yı Yargıcımız olarak gösteren bu ayetler mi, yoksa İsa’nın önce bizim yerimize ölerek günahlarımızı yükleneceğinin bildirildiği peygamberlik mi?

Çok az kişi İsa’nın Mesih olduğunu fark etti! Bugün de çok az insan, İsa’nın hem günahkarların Kurtarıcısı hem de kendisini reddeden herkesin mahkum olmuş halde karşısında duracağı Yargıç olduğunu görüyor. Birçoğunuza İsa’nın sadece bir peygamber olduğu öğretildi. Eğer benim gibi siz de İsa’nın hayatını incelediyseniz, İsa’nın insanlara duymak istediklerini söyleme alışkanlığına sahip olmadığını bilirsiniz. İsa insanlara duymaya ihtiyaçları olanı söyledi. Siz O’nu dinliyor musunuz? Dinliyor muyum?

Yahudi halkı, hikayenin ikinci kısmını okumadan İsa’yı reddettiler. Güçsüz bir Mesih ve Kurtarıcı’dan mı söz ediyoruz? Kesinlikle hayır. Ölümden dirildi ve bunu yaparak ölümü ve karanlık güçlerini yenilgiye uğrattı. Kudretli melekleriyle göklerde göründüğünde İsa, Tanrı’nın gözünde “doğru” kabul edilmeyenlerle uğraşacak. Buna siz de ben de dahil miyiz? Bu, Tanrı’nın doğruluk standardına ve bizim bu standarda uyup uymadığımıza bağlı.

26 light darkness has no fellowship with it 700x480 zzz 45Tanrı’ya göre kutsal, mükemmel olmamak, “doğru” olmamak anlamına gelir. Çoğunlukla kendi doğruluk tanımımız, Tanrı’nın doğruluk tanımına uymaz. Mükemmel olmayan insanlarla anlaşırız. İdare ederiz. Hiçbirimiz mükemmel olmadığımız için anlaşmak zorundayız. Ancak burada söz konusu olan kusurlu insan değil, kutsal Tanrı’dır ve Tanrı bizleri kabul etmek için standartlarını düşürmeyecektir, günaha karşı duruşunu değiştirmeyecektir. “Doğrulukla fesadın ne ortaklığı, ışıkla karanlığın ne paydaşlığı olabilir?” (2.Korintliler 6:14, İncil). Nitekim, Kutsal Yazılar bu Yargıcın varlığının paklığından göklerin ve dünyanın kaçmaya zorlanacağını söylüyor! Varlığıyla yaratılışın hayret içinde yok olmasına neden olan bu Yargıcın büyüklüğünü ve kutsallığını hayal edin! “Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturanı gördüm. Yerle gök önünden kaçtılar, yok olup gittiler.” (Vahiy 20:11, İncil) 

Tanrı’nın dünyada insanın karşısına Yargıç halinden önce insan haliyle çıkması kadar Tanrı hakkındaki düşüncelerimize daha aykırı olan bir şey var mı? Ben daha aykırı bir şey düşünemiyorum. Fakat Tanrı kendisi hakkında bunu açıkladı. Bu, bir zamanlar insandan saklanan bir gerçekti. Artık açıklanmış bir gerçek:

“Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih’te kendisiyle barıştırdı.” (2. Korintliler 5:19, İncil). “Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor.” (Koloseliler 2:9-10, İncil). 

Bu ne anlama geliyor? İsa’da tanrılığın sadece bir ya da iki niteliğinin beden almadığı anlamına geliyor; örneğin, sadece Tanrı’nın bilgeliğine sahip olmakla sınırlı değildi. Kutsal Yazı, Tanrı’nın beden aldığı, yani insan biçiminde göründüğü konusunda açıktır. Biçimlendirdiği bedenin, günahlarımızın cezasını yüklenmesi için Tanrı’nın insanlığı bürünmesi akla uygun değil. “Tanrı’nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.” (Luka 1:37, İncil). 27 what is man that thou art mindful of him 45Kendi akıl yürütme parametrelerimiz içinde tutmaya çalışarak Tanrı’yı kısıtlamayalım. Tanrı, evrenin içine alamadığı bir ruhsal varlıktır. Tanrı maddi bir varlık olmadığı için hiçbir şey Tanrı’yı içeremez, bu nedenle Kutsal Kitap’ın öğrettiklerini yanlış anlamayın. Kutsal Yazılar, Tanrı’nın kendisini tam anlamıyla ve mükemmel bir şekilde İsa Mesih’te açıkladığını öğretir. İnsan olarak İsa sadece “Tanrı gibi” değildi, tam anlamıyla Tanrı’ydı.

Tanrı, İsa’nın ölümü, mezara konması ve dirilişiyle ilgili peygamberlikler vermemiş olsaydı, benim bunları tekrar etmem aptallık olurdu. Tanrı İncil’i bir dolu tarihsel kanıtla kanıtlamamış olsaydı, bu web sitesinde İncil’in öğrettiklerini anlatmak aptallık olurdu. Gerçek şu ki, bizler Kutsal Kitap’ı yargılamayız, o bizi yargılar.

“Yaydığım Müjde’ye göre Tanrı’nın, insanları gizlice yaptıkları şeylerden ötürü İsa Mesih aracılığıyla yargılayacağı gün böyle olacaktır.” (Romalılar 2:16, İncil) 

Herkesten özenle sakladığımız gizli planlarımızın, şehvetimizin ve arzularımızın Yargı Günü’nde ışığa çıkacak olması düşüncesiyle tir tir titremeli miyiz? O gün kimse artık kendisini gizleyemeyecek. Olduğumuz gibi görüneceğiz. Hak ettiğimiz lanet üzerimize gelecek mi? Günahkarlara, davranılması gerektiği gibi davranılan yerde olacağız sonunda; yani, Tek Sığınak’ı henüz bulmadıysak böyle olacak.  

Tanrı’nın bizlere sunduğu lütfa dayalı diğer seçenek, Tanrı’nın lütfunu hak etmediğimizi kabul etmektir. Hak ettiklerimizi kendi bedeninde Taşıyan’a bakarak bunu kabul ederiz. O’nun yüklendiği cezamız, bunun için biçimlendirdiği insan bedenine verildi. Bazıları O’na İsa der. Ben O’na, Efendi, Kurtarıcı, Rab ve Dost diyorum.

Ne yapmalıyız?


28 homepage person 52a framed 45Tanrı’nın kurtuluş, şimdiki yaşamımız ve gelecek yaşamımızla ilgili vaatlerini gizemli bir şekilde gerçekleştirmesinin özünde İsa Mesih vardır. “Çünkü Tanrı’nın bütün vaatleri Mesih’te “evet”tir. Bu nedenle Tanrı’nın yüceliği için Mesih aracılığıyla Tanrı’ya “Amin” deriz.” (2. Korintliler 1:20, İncil). Tanrı’nın İsa Mesih aracılığıyla bize verilen vaatlerinin başlıcaları, günahkarların bağışlanacağıyla, zor zamanlarda Ruh’un imanlıları yönlendireceğiyle, ölüm sırasında cennete gideceğinden Mesih sayesinde emin olmanın verdiği esenlikle ve mezarın ötesinde bizi bekleyen sonsuz yücelikle ilgilidir. Bu vaatlerin hiçbiri boş çıkmayacak. Tanrımız dönek değildir. Güvenilirdir.

Bu yazının başında, hiç kimsenin tatmin edici bir yanıt vermediği bir sorunun cevabını bulmakta zorlanıyor olabileceğinizi söylemiştim. Şöyle demiştim: Tanrı hakkında sizi en çok rahatsız eden sorulara, bu yazı dizisinin sonuna geldiğinizde bir cevap bulmanız umudum ve duam. Bu listede bütün sorularınız yer almıyor olabilir, fakat bu yazılarda birçok cevap bulacağınıza inanıyorum.

Sorunuz yanıtlandı mı?

Küçük çocuklar zaman kavramını anlamakta zorluk çekerler. Çocuğa, “İki hafta içinde hayvanat bahçesine gideceğiz. Biraz sabırlı ol,” diyemezsiniz. Küçük bir çocuğa bu sözü verirseniz, sonra günler boyunca çocuğun her gün, ‘Hayvanat bahçesine bugün mü gidiyoruz?’ diye sormasını bekleyebilirsiniz.

Zaman kavramını anlamakta zorlananlar sadece çocuklar değil, yetişkinler de bu konuda zorlanıyor. Tanrı’nın zamanlamasını ve vaatlerini nasıl gerçekleştirdiğini anlamakta zorlanıyoruz. Beklemek bize zor geliyor. Yıllar sonra değil, bugün ya da yarın sonuç almak istiyoruz.

Vaiz’in yazarı, Tanrı’nın zamanlamasını doğru bir bakış açısıyla aktarır. Şöyle der:

“Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır. O her şeyi zamanında güzel yaptı. İnsanların yüreğine sonsuzluk kavramını koydu. Yine de insan Tanrı’nın yaptığı işi başından sonuna dek anlayamaz.” (Vaiz 3:1,11, Eski Antlaşma) 

29 image11609 caterpillar 45Kutsal Yazı’daki bu ayetlerden, gezegenimizdeki zamanla sınırlı insanların Tanrı’nın sonsuz amaçlarını kavrayamadıklarını öğreniyoruz. Bizim için anlaması zor olan hayatta sürekli olarak meydana gelen değişimlerin aslında Tanrı’nın kalıbının, çağlar öncesine ait tasarısının bir parçası olduğudur. Bizim insani bakış açımıza göre her şey dokumanın arkasında birbirine dolanmış iplikler gibi görünüyor. Tanrı’nın her şeyi nasıl birbirine dokuduğunu göremiyoruz. Sonuç olarak bazen Tanrı’nın zamanlamasını sorguluyoruz. Tanrı’nın vaatlerini, şu anda ya da en azından yarına kadar gerçekleşecekmiş gibi görmediğimizde sabırsızlığa kapılıyoruz. Tanrı’nın zamanlamasının en iyi zamanlama olduğunu kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Tırtıl, kelebek olacağını gösteren hiçbir işaret taşımaz. Ama olur. Sadece biraz zaman gerekli.  

İhtiyaç duyduğunuz sığınağa ulaşmanız ne kadar zaman alacak? Sadece yolda olduğunuzu biliyorum. Ruhsal yolculuğunuzda şu duayı edin, Tanrı mutlaka cevap verecektir:

“Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni.” (Mezmurlar 61:2, Eski Antlaşma)

Bu güvenli yere varmanızın Tanrı’nın sizi yönlendirmesi dışında başka bir yolu yok. Kaya bu kadar yüksek. Herhangi bir kraldan daha yüksek. Herhangi bir peygamberden daha yüksek. Her karanlıktan daha yüksek. Mahvınızı isteyen her şey ya da her kişiden daha yüksek. Cennetten daha yüksek. Cehennemden daha yüksek. Sizi sonsuza dek güvende tutmak için bu kadar yüksek olması gereklidir.

“Tanrım, İsa hakkında anlamamı istediklerini senin yardımın olmadan anlamamın olanağı yok. Bunu kendi gücüm veya bilgeliğimle yapamam. Bana yolu göster. Bana İsa’yı göster. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni.”

Leave a Comment