İsa ve 4.000 Kişilik Aç Kalabalık

OLAY:  Yaklaşık 4.000 kişilik bir kalabalık İsa’yı izledi.

AYETLER: “O günlerde yine büyük bir kalabalık toplanmıştı. Yiyecek bir şeyleri olmadığı için İsa öğrencilerini yanına çağırıp, “Halka acıyorum” dedi. “Üç gündür yanımdalar, yiyecek hiçbir şeyleri yok. Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.” Öğrencileri buna karşılık, “Böyle ıssız bir yerde bu kadar kişiyi doyuracak ekmeği insan nereden bulabilir?” dediler. İsa, “Kaç ekmeğiniz var?” diye sordu. “Yedi tane” dediler. Bunun üzerine İsa, halka yere oturmalarını buyurdu. Sonra yedi ekmeği aldı, şükredip bunları böldü, dağıtmaları için öğrencilerine verdi. Onlar da halka dağıttılar. Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi. Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan yedi küfe dolusu topladılar. Orada yaklaşık dört bin kişi vardı. İsa onları evlerine gönderdikten sonra öğrencileriyle birlikte hemen tekneye binip Dalmanuta bölgesine geçti.”  (Markos 8:1-10, İncil)

İSA’NIN DUYGUSU: Merhamet

NEDENİ: Aç olmaları.

EYLEMİ: Yiyecek sağladı.

ÜZERİNDE DÜŞÜNMEM GEREKEN KONU:

01 image11134 dust cloud 45Hikayemizde büyük bir kalabalığın İsa’yı izlediğini görüyoruz. Verilen sayı, sadece kalabalık içindeki erkeklerin sayısını yansıttığı için kabaca 10.000 kişinin birlikte yürüdüğünü söyleyebiliriz.

Hava kasvetli ve kapalıydı. Her yer toz duman olmuş. Kalabalık çok büyük olduğu için insanların İsa’yı izlemeleri kolay değildi. Evden getirdikleri yiyecekleri bitirdikleri halde, İsa’yla kıyıya yürüyene kadar gitmeyi düşünmemeleri beni çok etkiledi. O noktada İsa öğrencilerle birlikte tekneye bindi ve Celile Gölü’nün diğer tarafına geçti. Fiziksel olarak açlık hissettikleri halde kalabalık neden İsa’yı izledi? Çünkü canları cennetin zenginlikleriyle doyuruluyordu.  

İlahi Olarak Beslenmek

İncil’i okuduğunuz zaman siz de bunu deneyim ettiniz mi? İlahi olarak beslendiğinizi hissediyor musunuz? Benim tanıklığıma göre şunu söyleyebilirim; İncil’i okumaya başladığım ilk gün kitabı elimden bırakamadım ve başka bir şey yapmak istemedim! Sonra bir gün Eski Antlaşma’da, yaşadıklarımı mükemmel bir şekilde anlatan bir ayete rastladım ve bu ayeti ezberlemeye karar verdim: “Sözlerini bulur bulmaz yuttum. Bana neşe, yüreğime sevinç oldu, çünkü seninim ben, Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı!” (Yeremya 15:16). Gerçekten de, bu denli ilahi sevgiyi içeren ve iyilik ve merhamet Tanrısı hakkında bu denli açık seçik bir görüntü veren başka bir kitap yoktur. Her yönüyle kusursuzdur ve bütün olarak yetkindir. Güvenilirdir ve saf insanı bilge yapar. Doğrudur ve yüreğe sevinç verir. Parlaktır ve gözlere ışık verir. Kusursuzdur, canı tazeler. İncil’i okudukça kalabalıkların sayısının neden gittikçe arttığını anlıyorum. Bu Kutsal Kitap için şu söylenmiştir:

02 bible opened temp5 45“Tanrı’nın düşüncelerini, insanın durumunu, kurtuluş yolunu, günahkarların felaketini ve imanlıların mutluluğunu anlatır. Öğretişleri kutsal, kuralları bağlayıcıdır, tarihi gerçektir ve kararları sorgulanmaz. Bilge olmak için okuyun, güvende olmak için inanın ve kutsal olmak için uygulayın. Sizi yönlendirmek için ışık, desteklemek için besin ve sevindirmek için teselli verir. 

Yolcunun haritası, hacının asası, pilotun pusulası ve Hristiyan’ın yasasıdır. Burada Gökler eski gönencine kavuşur, Cennet açılır ve cehennemin kapıları kapanır.

İsa Mesih kitabın en önemli konusudur, tasarımı bizim iyiliğimizdir ve amacı Tanrı’nın görkemidir.

Hafızayı doldurmalı, yüreğe egemen olmalı ve ayaklara kılavuzluk etmeli. Yavaş yavaş, sık sık ve dua ederek okuyun. Bir zenginlik madeni, görkem cenneti ve zevk ırmağıdır. Size bu yaşamda verilmiş ve yine sonsuzlukta açılacak ve sonsuza dek hatırlanacak. En yüksek sorumluluğu içerir ve en büyük çabaları ödüllendirir ve kutsal içeriğini hafife alanları mahkum eder.” (The Gideons International, The New Testament, National Publishing Company, 1985, Önsöz)

Bu Devasa İhtiyacı Nasıl Karşılayabilirdi?

Çok sayıda mide guruldamaya başladığında, İsa’nın öğrencileri önce halka, sonra da çevrelerindeki ıssız yere baktı ve gördükleri tek şey olanaksızlıklardı. İsa bu devasa ihtiyacı nasıl karşılayabilirdi? İsa’yı ne kadar da az tanıyorlardı. İnsan için olanaksız olan şeyler Tanrı için olanaklıdır. 03 crowd blurred sharpened 45Eğer İsa hakkında kalabalıklardan daha az şey bildiğinizi düşünüyorsanız, olabilir. Onlar gibi siz de hayatınızın en önemli yolculuğunu yaşıyorsunuz, O’nun hakkında daha fazla öğrendiğiniz bir yolculuk.

Bu yolculuğa değer mi? Efendi tarafından öğretilmek için kalabalıkların nelere katlandığını düşünün. En azından iki gece boyunca ne barınak olarak evleri, ne de yatacak yatakları vardı. Buna karşın, İyi Çoban’ın öğretişini dinlemek ve O’nun tarafından sevilmek için bu zorlukları ve sıkıntıları çektiler. Peki O ne dedi?

“Halka acıyorum.” 

Kalabalık, bir an önce yiyeceğe ihtiyaç duydukları noktaya gelmeden çok önce bile İsa’yla ilgili bu gerçeği biliyordu. Artık yiyecek yemekleri olmamasının olası tek bir yanıtı var. İsa’yı izledikleri kadar izlemeyi planlamamışlardı. Bu nedenle yanlarında yeterince yemek getirmemişlerdi. Getirdikleri her şey tüketilmişti ve öyle ıssız bir yerdeydiler ki yeni yiyecek bulmalarının yolu yoktu. İlginç değil mi, insanların midelerinin guruldadığını işitiyoruz ama insanların söylendiklerini ya da yakındıklarını işitmiyoruz? Onlar da sizin öğrendiğinizi öğreniyorlardı – İsa hem beden hem de can için merhametli bir Kurtarıcı’ydı. Onlara gitmelerini söyleyene kadar oradan ayrılmayı düşünmüyorlardı. 


04 image11160 hand empty hungry 45İlk iki gün için yeterince yiyecekleri var mıydı? İsa onları üç gün aç bırakıp sonra mucizevi bir şekilde doyurmayı planlamamıştı herhalde. Sadece bu son gün yiyecekleri olmadığını varsayabiliriz. Artık gölün karşısına geçmesi ve onları ardında bırakma zamanı gelmişti. Düşündüğü bir şey vardı:

“Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılabilirler. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.”

İyi Çoban başka bir sürü koyun hakkında ne demişti?

“Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler. Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.” (Yuhanna 10:27-28, İncil)

Kovboy Çizmeleriyle Dolaşır Mısınız?

Arkadaşlarımın çoğu kovboy çizmeleriyle dolaşmaz ama dünyanın bazı kısımlarında kovboylar ve giyim tarzları oldukça modadır. Biraz kovboylar ve çobanlar hakkında düşünelim. Kovboylar hayvanlarla uğraşır, tıpkı çobanlar gibi ama aynı şekilde değil. Her ikisi de vahşi doğada yaşayan insanlardır. Kurtların uluduğu ve çakalların dolaştığı yerlerde uyurlar. İkisinin görevi de hiç bitmez. Geceleri çatıları yıldızlar ve evleri otlaklardır. Fakat benzerlik bu noktada biter.  

Çoban koyunlarını sever. Bir kovboyun ineklerinin değerini bilmediğini söylemek istemiyorum. Sadece onları tanımaz ve tanımak istemez. Hiçbir çobanı koyunlarıyla ilgilenirken gördünüz mü? Neden böyle bir fark var? Kovboy inekleri kesimhaneye götürür. Çoban koyunları tüylerinin kırkılması için sıraya sokar. Kovboy ineklerin etini ister. Çoban koyunların yününü ister. Bu nedenle hayvanlara farklı davranırlar. 

05 cowboy3 45Kovboy hayvanları güder. Çoban koyunları yöneltir. Bir sürüde bir düzine kovboy vardır. Koyun sürüsüne bir çoban bakar. Kovboy hayvanları yakalayıp tutar ve mühür basar. Çoban koyunları yönlendirir, onlara rehberlik eder ve besler. Kovboy, kovboy yardımcılarının adlarını bilir. Çoban ise koyunların isimlerini bilir. Kovboy ineklere bağırır. Çobansa her bir koyunu adıyla çağırır.

İsa’nın daha çok kovboya mı yoksa çobana mı benzediğini düşünüyorsunuz? Kendisine kovboy demediği için sevinmiyor musunuz? Maalesef birçok insan Tanrı’yı bu şekilde görüyor. O’nu cennetten gelen sert yüzlü, kaba, insanları bir o yana bir bu yana iten, yarattıklarına karşı görünüşte ilgisiz olan ve kimsenin sürekli olarak yerine getiremeyeceği yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesi yapan biri olarak algılayan birçok insan var. Bazıları Tanrı’nın kendisini bilinemez yaptığını bile söyler!

İsa’yla ilgili böyle bir izlenime sahip olmak yanıltıcı olacaktır. İsa kendisine İyi Çoban diyor. Koyunlarını adıyla çağıran ve yaşamını onlar için feda eden Çoban’dır O. Bu makalede birkaç kez İncil’de en sevdiğim bölümden alıntı yapacağım. İşte bu bölümden iki ayet. Bu ayetin hangi kısmını ezberleme zahmetine katlanmadığımı tahmin edin:

“Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim. Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.” (Yuhanna 10:10-11)

Eğer hırsızla ilgili kısmı ezberlememeye karar verdiğimi tahmin ettiyseniz, bildiniz. “Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir” cümlesini hiç ezberlemedim. Fakat son zamanlarda bu dokuz kelimeyi çıkardığım zaman ayetlerin çerçevesinin anlamını biraz yitirdiğini fark ettim. İsa, koyunlarının yaşama, bol yaşama sahip olması için geldi FAKAT bu, çalmak, öldürmek ve yok etmek için gelen kötü çobanlara karşıt bir şekilde ifade edilmiştir.

Sahte çobanlar koyunlara,’ ‘Tanrı’yı hoşnut eden yaşamı’ vs. vaat eder.  ‘_______’da huzur var’ derler. Boşluğa bir din adı koyabilirsiniz. Muhtemelen çoğu dinin müritleri bu iddiada bulunabilir. Peki iddialarının yanlış olan yanı nedir? Büyük olasılıkla bu huzuru sağlayamazlar. Bu nedenle, Türkiye’deki arkadaşlarımın çoğu ve memleketimdeki akrabalarımın çoğu öldükleri zaman nereye gidecekleri konusunda bir güvenceye sahip değildir. Yanlış çoban yönlendiriyor onları.

06 puzzle jesus the missing piece text jesus 45 zzzTabii siz teyzelerimi, amcalarımı ve kuzenlerimi tanımıyorsunuz. Akrabalarım çok iyi insanlar ve onları çok seviyorum. Ahlak anlayışları olan ve dinlerine bağlı insanlar. Sorun, inançlarında İyi Çoban’ın eksik olmasıdır. Ya eksiktir ya da çoğu dinin merkezinde yer almaz. Peki bu neden bir sorun? Sadece İsa, İyi Çoban’dır. Ancak İsa, emniyet, kurtuluş ve bol yaşam verebilir. Bu bereketler, sürüleriyle hassasiyetle ilgilenmeyen ve koyunlarının sorduğu sorulara tatmin edici ve yeterli yanıtlar veremeyen sahte çobanlara karşıttır. Koyunlar, cesaretleriyle tanınmadıkları için ilk olarak soracakları sorulardan biri (eğer konuşabilselerdi), şu olurdu,

“Eğer bu gece bir kurt saldırıp beni öldürecek olsa cennete gider miyim? Kesin olarak nasıl bilebilirim?” 

Tabii koyunlar böyle düşünmezler ama yüzlerce milyon insan öldükten sonra nereye gideceklerini bilmez. Bilmiyorlar çünkü sürünün çıkarını kendi çıkarı üstünde tutan İyi Çoban’ı tanımazlar. Sürüyü kurtarmak için, koyunları için yaşamını seve seve verir. Bu da, kendi koyunları için tam ve sonsuz bakım sağlayamayan diğer çobanlara karşıt bir durumdur. Söyleyebildikleri ‘Elinizden gelenin en iyisini yapın koyunlar’dan öteye gitmez. İyi Çoban, koyunlarını kurtarmak için kendisini tehlikeye atmaktan çok daha fazlasını yapar. Onları kurtarmak için yaşamını bilerek verir.  

“Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var.” (Yuhanna 10:17-18, İncil)


Egemen Bir Şekilde…

07 cross saved by the power of love satan defeated 45İyi Çoban, Yeruşalim’deki düşmanları tarafından yenilgiye uğratılıp öldürülen çaresiz bir kurban değildi. Aksine, ölümü kendi isteği ve amacına göre gerçekleşti. Yaşamını yeniden almak üzere verdi. Egemen bir şekilde amaçlanmış ve egemen bir şekilde gerçekleştirilmiş kurban ölümüydü. Bunu, sizin günahlarınızın bedelini ödemek ve Tanrı’yla günahlarınızın bozduğu ilişkiyi eski gönencine kavuşturmak için yaptı.  

İsa, çarmıha gerildiğinde, hiç olmadığı kadar ‘kontroldeydi’ (egemenlik budur). Bunu size, bana ve bütün dünyaya teyit etmek için üç gün sonra, İsa’yı içeride tutmak için Romalı askerlerin koruduğu mezardan dirildi! İsa’nın ölümden dirildiğinde nasıl bir paniğe neden olduğunu okumak için lütfen Matta Müjdesi’nin son iki bölümünü okuyun.

İsa’nın çarmıhta kendisi yerine geçecek bir yedeğe ihtiyacı var mıydı? İsa’nın yerine geçecek biri mi? Oysa İsa BİZİM yerimize geçti!!! Eğer bir Müslümansanız, size Tanrı’nın kendi peygamberlerinden birinin çarmıhta utanç verici bir şekilde ölmesine izin vermeyeceği dolayısıyla da İsa’nın yerine başkasının geçtiği öğretildi. Neye isterseniz inanabilirsiniz fakat İsa’nın kurban olarak ölmesiyle ilgili yedi yüzyıl boyunca verilmiş peygamberlik sözleri ve öğretişler böyle bir öğretişle çelişmektedir. Kurban konusu hakkında Tanrı’nın bakışaçısı ve Aden Bahçesi’nden beri bu konuda giderek ilerleyen açıklaması hakkında daha iyi bir fikir edinmek için Kurbanın Üzerindeki Sır Perdelerinin Kaldırılması adlı online makaleyi okumanızı önerebilir miyim! Lütfen bu makaleye bakın.

08  image 8713 bloody crossÇarmıha gerilen İsa, insanların görebildiği şekliyle, bir ahmaklık ve zayıflık örneğiydi.”Hani nerede bilge kişi? Din bilgini nerede? Nerede bu çağın hünerli tartışmacısı? Tanrı dünya bilgeliğinin saçma olduğunu göstermedi mi? Mademki dünya Tanrı’nın bilgeliği uyarınca Tanrı’yı kendi bilgeliğiyle tanımadı, Tanrı iman edenleri saçma sayılan bildiriyle kurtarmaya razı oldu. Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Grekler’se [Yahudi olmayanlar] bilgelik arar. Ama biz çarmıha gerilmiş Mesih’i duyuruyoruz. Yahudiler bunu yüzkarası, öteki uluslar da saçmalık sayarlar. Oysa Mesih, çağrılmış olanlar için -ister Yahudi ister Grek [Yahudi olmayan] olsun- Tanrı’nın gücü ve Tanrı’nın bilgeliğidir. Çünkü Tanrı’nın ‘saçmalığı’ insan bilgeliğinden daha üstün, Tanrı’nın ‘zayıflığı’ insan gücünden daha güçlüdür.” (1.Korintliler 1: 20-25, İncil). Dediğim gibi, çarmıha gerilen İsa, insanların görebildiği şekliyle, bir ahmaklık ve zayıflık örneğiydi değil mi? Fakat çarmıha diriliş ışığında bakarsak, çarmıha gerilen İsa’da Tanrı’nın gücü ve bilgeliğini görüyoruz. Ancak bu şekilde, web sitesinin bu kısmında okuyacağınız mucize hikayelerini doğru bir şekilde değerlendirebilirsiniz. İsa Mesih, Tanrı’nın gücüyse, bu hikayeler inanmaya bir engel olmak yerine, doğal ve akla uygun görünüyor. Tanrı’nın gücünün beden almış hali Olan’ın ilahi gücünü gösteren işler yapmasını doğal olarak bekleriz!

Bu konu üzerinde siz biraz düşünürken İsa’nın aynı zamanda ilahi sevginin beden almış hali olduğunu gözardı etmeyin. Ne dedi? “Halka acıyorum.” İncil, Tanrı’nın çobanımız olmasıyla ilgili resimlerle doludur. İşte birkaç tanesi:

Kaybolan tek koyunu bulmak için yaşamını tehlikeye atan çobandır (bkz. Luka 15:4).
Halka acıyor çünkü çobansız koyunlar gibiler  (bkz. Matta 9:36).
Öğrencileri sürüsüdür (bkz. Luka 12:32.)
Çoban saldırı aldığında koyunlar dağılır (bkz. Matta 26:31).
İnsanların canının çobanıdır (bkz. 1.Petrus 2:25).
Koyunların Büyük Çobanı’dır  (bkz. İbraniler 13:20).

09 image6021 shepherd sheep red sharpened 45Ne zaman ve nerede kalabalıklara konuşsa, İsa’nın bu şekilde resmedilmesi insanların gözünden kaçmamıştır! İsa’yı dinleyenlerin yüzde sekseni yaşamlarını tarım ve hayvancılıkla kazanıyorlardı. Sürüleri hiçbir zaman çobansız otlamazdı. Koyunlar kaybolduğunda çobanlar onları bulurdu. Canları yandığında yaralarını sarardı. İyi Çoban olduğunu söylediğinde İsa’nın kendilerine ne demek istediğini biliyorlardı.

Çobanlar, koyunların en akıllı hayvanlar olmadığını bilirler. Su için akarsuların içine doğru yürürler ve yünleri ağırlaştığında boğulurlar. Onları ‘sakin sular’ kenarına götürecek bir çobana ihtiyaçları var. Doğal savunmaları – pençeleri, boynuzları, tırnakları – yoktur. Çaresizlerdir. Koyunlar kendilerini koruyacak değneği olan bir çobana ihtiyaç duyarlar. Yön duyguları yoktur. Onları doğruluk yollarında güdecek birine ihtiyaç duyarlar. Bunların hepsini İyi Çoban’la ilgili Mezmur 23’ten çıkartıyoruz. 

Bu mezmurda Tanrı’nın bizleri korumaya olan adanmışlığını görüyoruz. ‘Biz’ derken her yerdeki herkesi mi kast ediyorum? Hayır, Kutsal Kitap’ın Tanrısı bunu ister fakat ancak kendi zayıflıkları ve yoksulluklarının bilincinde olup O’nun korumasını isteyenlerin çobanıdır. Kendilerini isteyerek O’nun ağılına sokarlar ve O’nun tarafından yönetilmek için kendilerini teslim ederler. Başka bir çobanın sözlerini dinlemezler, özellikle de İyi Çoban’ın buyruklarına aykırı sözlere kulak vermezler. 

Bu mezmurun esin almış yazarı olan Kral Davut hem güç hem de zenginlik açısından üstün bir konuma sahipti. Çobanı olarak tek gerçek Tanrı Olan’a sahip olmak için kendisinin yoksun bir koyun olduğunu açıkça itiraf etti. Sonsuza dek. Bu mezmurda göreceğiniz gibi, ister bu dünyada ister sonsuzlukta olsun, iyi olup da eksik olacak bir şeyiniz olmaz. Bütün ihtiyaçlarınız sağlanır!


Bu mezmuru birlikte okuyalım. 

RAB çobanımdır,
Eksiğim olmaz.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır,
Sakin suların kıyısına götürür.
İçimi tazeler,
Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.

Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
Kötülükten korkmam.
Çünkü sen benimlesin.
Çomağın, değneğin güven verir bana.

Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın,
Başıma yağ sürersin,
Kasem taşıyor.

Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni,
Hep RAB’bin evinde oturacağım.”  (Mezmur 23, Eski Antlaşma)

Sizi Gücendiriyor Mu?

10 image85 sheep 45Tanrı, bizleri koyuna benzetirken ne yaptığının farkındadır. Bu betimleme sizi herhangi bir şekilde gücendiriyorsa ben de ilk duyduğumda bundan rahatsız olduğumu söylemeliyim. Ne var ki, biraz düşündüğümüzde, bizim de kaçınmamız gereken sulara kapılma, bize zarar verene ve kafamızı karıştıran sayısız sesin peşinden gitme eğiliminde olduğumuzu görüyoruz.  Bir dini izleyen kişilerin sayısının büyüklüğünün bunun Tanrı’dan olduğuna dair bir kanıt olduğunu bile düşünmeye yöneltilebiliriz. Hayır, Kutsal Kitap bu tür bir düşünce biçimini desteklemiyor. Nitekim, tersi doğrudur. İsa dedi ki:

“Dar kapıdan girin. Çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur. Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.” (Matta 7:13-14, İncil)

Geleceği düşünüyorsanız ve yaşamınızın geri kalanı için ne gibi hedefler koymanız gerektiği üzerinde düşünüyorsanız listenizin başına İyi Çoban’a olan ihtiyacınızı koymanızı önerebilir miyim? Hem bu hayatta hem de sonraki yaşamda O’nun bakımı ve koruması altında olmaya davet edildiğinizi bilmenizi istiyor. Sizin adınızı sesleniyor!

Makalemizin ikinci yarısında Mezmur 23’ün son iki ayetine dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu ayet ne anlama geliyor? Eğer kaygılanan bir insansanız bu ayet sizin için son derece değerli olacaktır. Eğer İyi Çoban tarafından yönlendirilen ve sevilen biri olursanız sadece size ait olacak şey üzerinde düşünmenizi istiyorum.

Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın,
Başıma yağ sürersin,
Kasem taşıyor.

Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni,
Hep RAB’bin evinde oturacağım.

11 image11150 worry anxiety 45Çok sayıda insanın korku ve endişeyle çevrelendiği bir dünyada yaşıyoruz. Bazıları gelecekten korkuyor. Neler olacağı konusunda endişe duyuyorlar. Başkaları geçmişten korkuyorlar. Beni etkileyecek mi? Yaptıklarımı bir sır olarak korumaya çalıştım. Yaptıklarımı bilen biri var mı?  

Pek çok insan şimdiki zamandan ötürü korku içindedir. Endişe canlarını ele geçirmiş ve şu an içinde bulundukları durumun haksızlığıyla nasıl başa çıkabilecekleri hakkında hiçbir fikirleri yok. Her gün binlerce insan, yüklenmek zorunda oldukları dile getirilmemiş yükler ve uğraşmak zorunda oldukları endişelerle uyanıyorlar. Siz, bugün bile ağır bir yükü taşımaya çalışıyor olabilirsiniz. İyi Çoban’ın size bunun için yardım etmesine izin verin. 

Mezmur 23’ten İyi Çoban’ın düşmanlarımızın önünde bize bir sofra kurduğunu öğreniyoruz. Daha önce söylediğim gibi burada ‘biz’ derken İyi Çoban’ın ağılına bağlı olmayı ve kendilerini O’nun yönetimine teslim etmeyi gönüllü bir şekilde isteyenleri kast ediyoruz. Onlar, bütün diğer çobanların sözlerini ve öğretişlerini reddetmişlerdir.   

Bütün İhtiyaçlarınızı Karşılayacak

Asker, düşmanlarının huzurundayken, bir şeyler yese bile, çarçabuk bir şeyler atıştırır. Yemek yerken bile kendisini korumaktadır. Her an saldırıya uğrayabileceğini bilir.  Bütün ihtiyaçlarınızın Tanrı tarafından cömert bir şekilde karşılanacağını bilseniz yaşamınızda ne kadar büyük bir esenliğe sahip olacağınızı hayal edebiliyor musunuz? Tanrı’yla ilişkiniz, inşallah Tanrı’nın onayını kazanmanızı sağlayacak sınavlara bağlı olmaz. Kendisini Kutsal Kitap’ta göstermiş olan Tanrı şimdiden sonsuza dek bütün ihtiyaçlarınızı karşılamaya söz vermiştir. Yemek yemek için oturuyorsunuz. Hiç acele yok. Düşman kapıda olduğu halde, ne kafa karışıklığı ne de rahatsızlık var. Nitekim, sizi bekleyen tek bir düşman değil. Yaşamınızı rahatsız eden sayısız düşmanı düşünün.  Kapınızı çalmaktan asla vazgeçmiyorlar. Bunlardan birinin adı ‘kaygı.’

Tanıdığım bazı insanların en çok sevdikleri meşgale ‘kaygılanmaktır.’ Ne zaman boş kalsalar kaygılanırlar. Eczaneden aldıkları hap ve tabletleri görmelisiniz. Her şeyi kontrolleri altında tutmak için ellerinden gelenin en iyisini yaparlar ve hayatın üstesinden gelmeye çalışırken kaygılanırlar. Alkol ve ilaç bağımlılığının büyük bir kısmının kaygılanmanın belirtisi olduğunu biliyor muydunuz? Kaygılanmak yüzünden milyonlarca insan aptalca kararlar alıp acı veren sonuçlara neden olurlar. Kaygı, yıkıcıdır. Çok kaygılanan insanlar kaygılarının hiç azalmadığını söylüyorlar. Aksine, artıyor!   

Çözüm nedir?


İsa, İyi Çoban. İşte İsa’nın dünyada kaygı duyan herkese sözleri: “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm.”  (Matta 11:28, İncil)

12 image11155 merry-go-round 45İsa bu sözleri ilk söylediğinde, kahinlerin ve diğer din önderlerinin üzerlerine yükledikleri ağır din sorumlulukları altında ezilen bir halka sesleniyordu. İsa’nın sözünü ettiği rahatlık, dinle ilgili bu yüklerden kurtulup rahatlığa kavuşulmasıdır.

En küçük çocuğumuz lunaparkta atlı karıncaya binmeyi çok sever. Eğlenceli bulur. Peki ya, sürekli dönen ve yeterin ne olduğunun bilinmediği bir din sistemine ne demeli? Tanrı’yı memnun etmek için ne kadar yapmanız gerekiyor? Tanrı’nın onayını kazandığınızı ne zaman bileceksiniz? Bunu nasıl bilebilirsiniz? Bu tür bir atlı karıncaya binmek, eğlenceli olmaktan uzaktır. İnsana büyük bir yük getirebilir.

Bu web sitesinde sizi zorlayacak en güç gerçeklerden biri Tanrı’nın sahip olmanızı istediği rahatlıkla ilgilidir. Yüklerin Tanrı’dan geldiğine inanmak sizin için daha kolay olacaktır. Bunlar Tanrı’dan gelen bir armağandır. Tanrı’nın üzerinize gönderdiği denenmelerin bir parçasıdır. Hayır değil. Tanrı size rahatlık vermek istiyor. Yukarıdaki ayeti tekrar tekrar okuyun. Tanrı canınızın derinliklerine kadar rahatlık bulmanızı istiyor. 

Gel!

Bu web sitesinde, sarayı hazırlayan, sofrayı kuran ve kullarını içeri gelmeye davet eden Kral olan bir Tanrı’yı tanıyorsunuz. Nitekim, en sevdiği sözcük gel gibi görünüyor. Tanrı, davet eden bir Tanrı’dır. Tanrı çağıran bir Tanrı’dır. Kapıyı açıp, yolcuları donatılmış bir sofraya çağıran bir Tanrı’dır. Bununla birlikte daveti, sadece bir öğün yemek için değil, yaşam içindir. İyi Çoban’ın daveti göksel egemenliğine gelmemiz ve gözyaşı, mezar ve acı olmayan bir dünyaya yerleşmemiz içindir. Kim gelebilir? Kim isterse. Davet evrensel ve kişiseldir. 

Bir an için geri, dünyaya dönelim. Kutsal Kitap’ın Tanrısı’nın yüklerinizle ne yapmanız gerektiği konusunda söyledikleri şunlardır: “Bütün kaygılarınızı O’na yükleyin, çünkü O sizi kayırır.”  (1. Petrus 5:7, İncil)

13 fear worry knocking on the door1 temp5 45Bütün o kaygıların kapınızı çaldığını duyuyor musunuz? Sabahın ikisi ama hala durmuş kapıyı çalıyorlar! ‘Nasıl huzur bulacağım?’ diye soruyorsunuz. İyi Çoban’ın ağılına isteyerek giren ve kendisini O’nun yönetimine teslim edenler bu istekte bulunabilir. Bu arada bunu söylemek Tanrı’ya karşı saygısızlık değildir: “Rab İsa, kapıyı açıp taşıyamadığım bu yükleri taşır mısın?”

Mezmurdaki ayeti hatırlıyor musunuz?

Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
Kötülükten korkmam.
Çünkü sen benimlesin.
Çomağın, değneğin güven verir bana.

Kendisi kral olmadan önce çoban olan mezmurcu buna benzer çok vadiden geçmiştir. Derin uçurumlar ve vadiler vardı. İsrail’de çobanların bu gibi yerlerden geçmek zorunda kalmaları şaşılacak bir şey değildi. Bu karanlık vadilerde tehlike her yerde mevcuttu.  Hayvanlar saklanmış, avlarını bekliyorlardı. Mezmurcu şöyle diyor, ‘Hayat da böyledir.’ Çoğu zaman tehlikeli görünen durumlardan geçeriz ama korkmamıza gerek yoktur. İyi Çobanımız, çomağı ve değneğiyle her tehlikeyi savabilir. Yani, İyi Çoban, bizim İyi Çobanımızsa eğer.

Adıyaman

Birkaç yıl önce yakın bir arkadaşım ve ben, kısa bir süre önce İyi Çoban’ın ağılına girmiş olan birini ziyaret etmeyi planladık. Müslüman olarak yetiştirilmişti yani Müslüman’dı. Fakat, başlıca dünya dinleriyle ilgili karşılaştırmalı bir çalışma yapmak istedi ve bu arada İsa’yı izlemeye karar verdi. Ailesine ve arkadaşlarına karşı saygısını korudu ama artık onların çobanlarını ve dinle ilgili öğretişlerini izleyemezdi. Adıyaman’da bir köyde yaşıyordu. Belli bir gün görüşmek için anlaştık. Fakat köyüne vardığımızda ailesi şehre bir işi için gittiğini ve o gece eve döneceğini söyledi. Ne yapacaktık? Yine kısa bir süre önce İncil’i okumaya başlayan yakınlarda oturan birini ziyarete gitmeye karar verdik. Ana caddeye yürüdük ve bizi sonraki kasabaya götürecek bir otobüs ya da kamyon bulmak için beklemeye başladık.

14 image5168 adiyaman 45Ağustos’tu, hava korkunç derecede sıcaktı ve yaprak kımıldamıyordu. Biz yolun kenarında otururken yanımızdan geçen tek şey birkaç koyundu. Yolun iki tarafından da geçen ne araba ne de otobüs vardı. Sonra onu gördüm! Ufukta küçücük bir noktaydı ama bunun yaklaşan bir araç olduğunu biliyordum. Düşünülemeyecek olanı yaptım ve aracı yavaşlatmak için yolun ortasında durup kollarımı sallamaya başladım. Bana çarpmadan önce durmasını umut ediyordum.

Sürücü bizi sonraki kasabaya götüreceğini söyledi ben de kendisine teşekkür ettim. Sonra söylediğim şey hem beni hem de hala yolun kenarında oturmakta olan arkadaşımı şok etti. Sürücüye, düşününce onunla gitmemeye karar verdiğimizi söyledim.  Arkadaşımın yanına döndüm. Arkadaşım, beynimde hangi kabloların koptuğunu merak ediyordu! Ona söyleyebildiğim tek şey, son anda arabaya binmekten vazgeçtiğimdi. Nedenini bilmiyordum. Sadece doğru olanın bu olduğunu biliyordum.


15 image12242 bloody dead body 45Bu ıssız yerde, kızgın yaz güneşinin altında yolun kenarında oturmanın nesi doğruydu? Yine orada oturup gelen geçen koyunları beklemenin nesi doğruydu? Yanıtı yaklaşık 30 dakika sonra öğrendik. Bir araba geldi, arka koltuğunda kan revan içinde olan ölü biri vardı. Sürücü, bizim yönümüzden bir arabanın viraja çok hızlı bir şekilde girdiğini gördüğünü söyledi. Virajı alamayıp büyük kaya parçalarına çarpmış ve sürücünün ölmesine neden olmuştu. Arabada başka kimse yoktu. Arabada neden başka kimse yoktu? Bizim kazadan sağ salim kurtulup kurtulamayacağımızı bilmiyorum ama söz konusu araba bizim bineceğimiz arabaydı! Zamanında mantık ve sağduyuya ters gelen bu kararı almama kim yardım etti? İyi Çoban.  

O Zamana Kadar…

İsa’yı izlemeye karar verdiğiniz takdirde Tanrı’nın sizi her türlü tehlikeden koruyacağı izlenimini vermek istemiyorum. Tanrı’nın sizi cennete almak istediği bir zaman olacaktır. O zaman Tanrı göksel konutunuza güvenli geçişinizi ayarlayacaktır. Ölümünüzü ve bu dünyadan ayrılışınızı ayarlayacaktır. İyi haber, o zamana kadar hiçbir şeyin sizi O’nun sevgisinden ayıramayacak olmasıdır. 

“Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yanaysa, kim bize karşı olabilir? Öz Oğlu’nu bile esirgemeyip O’nu hepimiz için ölüme teslim eden Tanrı, O’nunla birlikte bize her şeyi bağışlamayacak mı? Tanrı’nın seçtiklerini kim suçlayacak? Onları aklayan Tanrı’dır. Kim suçlu çıkaracak? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih İsa, Tanrı’nın sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir. Mesih’in sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? Bizi bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz. Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa’da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.”  (Romalılar 8:31-39, İncil)  

O’ndan Sonsuza Dek Ayrılmanıza Asla İzin Vermeyecek!

16 image5908 path journey way 45Kutsal Kitap’ın Tanrısı, O’ndan sonsuza dek ayrılmanıza asla izin vermeyecektir. Yani, O’nun olduğunuzda. Bu nedenle, bu hayat boyunca sizi yöneltmesi ve size rehberlik etmesi için O’na güvenebileceksiniz. Bunların bir kısmı benim Adıyaman’daki o arabaya binmeyi reddetmem kadar dramatik olabilir. Çoğunlukla Tanrı’nın sizi koruduğu şaşırtıcı biçimlerin farkında olmayacaksınız. İyi Çoban’ın size vermeyi söz verdiği en büyük koruma, sizi cehennemden korumaktır! Bu nedenle, mezmurcu gibi şöyle söyleyebileceksiniz:  

“Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni,
Hep RAB’bin evinde oturacağım.” 

Geçmişten beri peşinizi bırakmayan şeyler düşünün. Şimdi de, Tanrı’dan alabileceğiniz sevgisi ve iyiliğiyle dolu yaşamı düşünün. Arkanıza dönün ve sizi izleyen şeye bakın. Nedir? Tanrı’nın iyiliği ve sevgisi. Hayatınızın bütün günleri boyunca sizi izleyecek. Bütün bunlar, Rab’bin evinde, cennette içinde yaşayacağınız Tanrı’nın iyiliği ve sevgisi sayesinde olacak. 

Sayısız düşman – kaygılar, korkular ve cennete gidip gitmeyeceğinizi bilmemenin belirsizliği – tarafından izlenmek yerine, Kendisine ait olduğunuz zaman Tanrı’nın size karşı ne kadar iyi olacağını hayal etmeye çalışın. Kutsal Kitap’ın Tanrısı ne kadar cömert bir Tanrı ve cömert bir evsahibidir! Kurduğu sofrada ve hazırladığı şölende Tanrı, davet ettiği konukları için hiçbir zahmetten kaçınmaz. Mezmur 23’ü okurken, kafanız karıştığı için bu sözcüklerde durdunuz mu?

Başıma yağ sürersin,
Kasem taşıyor.

17 image5171 cup hand 45Evinize buyur ettiğiniz konuklarınızı nasıl karşıladığınızı düşünün. İlk olarak yaptığınız şeylerden birisi onlara limon kolonyası sunmak. Bunu yaparak, konuklarınıza sevgi, saygı ve konukseverlik gösteriyorsunuz. Mezmurcunun kültürü de sizinkine çok benzerdi. İnsanlar konuklarını kokulu yağla meshederdi. Koku sadece duyularına hitap etmekle kalmıyordu aynı zamanda tazeleyici bir özelliğe sahipti. Keyifle okuyacağınız bir makale, “Tanrı’nın Sevgisi Hakkında Daha Fazla Öğrenmek dizisinde, Tanrı’nın Agape Sevgisi: İlk Önce Kendimiz Deneyim Etmeden Başkalarıyla Paylaşamayız! adlı yazıdır. Yaşamı Tanrı’nın öğretişleri tarafından tamamıyla değişen bir fahişe hakkında okuyacaksınız. Pahalı bir parfümle ne yaptığına bakın. İsa’nın başına mı döküyor? Hayır. Başka tahminde bulunmayın, makaleyi okuyun.

Kuşkusuz, sizin gelenekleriniz Kral Davut’un dönemindeki geleneklerle birebir aynı değil. Siz limon kolonyasını konuklarınızın başına dökmüyorsunuz! Ama avuçlarına bol bol kolonya döküyorsunuz, öyle değil mi? Mezmurların yazıldığı dönemde konuklara kokulu parfümlü yağ sürmenin bir gelenek olduğunu biliyoruz. Peki ama Tanrı’nın bize karşı mezmurcuya karşı davrandığı gibi davranması ne demekti? Söylediğimi tekrar etmem gerekiyor çünkü söylenmesi gereken size çok çok alışılmadık gelecektir. Tanrı hakkında bu şekilde düşünmeniz öğretilmedi size. Doğru olsa da, daha önce böyle bir şey duymadınız. İşte tekrarlıyorum:

Tanrı, davet eden bir Tanrı’dır. Tanrı çağıran bir Tanrı’dır. Kapıyı açıp, yolcuları donatılmış bir sofraya çağıran bir Tanrı’dır. Bununla birlikte daveti, sadece bir öğün yemek için değil, yaşam içindir. İyi Çoban’ın daveti göksel egemenliğine gelmemiz ve gözyaşı, mezar ve acı olmayan bir dünyaya yerleşmemiz içindir. Kim gelebilir? Kim isterse. Davet evrensel ve kişiseldir.


Tanrı’nın Bu Şekilde Davranmasını Anlayabilir Misiniz? 

18 heavenly clouds 45Tanrı, sizi böyle davet ettiğinde, dünyadaki evsahiplerinden daha az saygıyı mı hak eder? Hiçbir evsahibi konuklarına önce kokulu yağla ferahlatmadan, onları doğru düzgün bir şekilde karşılamış sayamaz kendini. Mezmurcu Tanrı’nın kafasını yağla meshettiğini söyleyerek Tanrı’nın kendisini bizlere cömert bir Tanrı olarak göstermek istediğini söylüyor. Tabii ki Tanrı bizi aslında kokulu yağla meshetmez. Sadece sizin için yapmayacağı bir şey olmadığını bilmenizi ister!

Kutsal Kitap’ın Tanrısı size olan sevgisinin büyüklüğünü göstermek için ne yaptı? Daha önce aktardığım ayetleri okumanızı tavsiye ederim. İncil’in, ‘Romalılar’ denen bir kısmından. Tanrı’nın hayatın sıradan ihtiyaçlarının ötesine nasıl geçtiğini görün. Nitekim Tanrı insan akılının sınırlarının ötesine geçmiştir. Tanrı bizler için hiçbir insan aklının yapamayacağını yapmıştır. Neden söz ediyorum? Çarmıha gerilmiş, mezarda gömülmüş ve üçüncü gün ölümden dirilen İsa – tıpkı peygamberlik edildiği gibi. Tanrı’nın bu şekilde davranmasını anlayabilir misiniz?  Kimse bunu anlayamaz. Ama düşünün bir kere. Sonlu akılların, sonsuz bir Tanrı’yı bu şekilde sınırlamalarının ne kadar saçma olduğunu düşünün!

Size tavsiyem, Tanrı’nın aklınızı ve yüreğinizi, hiç hayal etmeye cesaret edemeyeceğiniz şekillerde doldurmasına izin vermenizdir. Bu yıl İncil’i iki kez okuyun. Okuyun ve en beğendiğiniz elli ayeti ezberleyin. Mezmurcunun, Tanrı’nın bizlere verdiğini söylediği taşkın kase, biz fani insanların Tanrı’dan beklediği her şeyi aşanı ifade eder. Tanrı, bu hareketiyle bizden hiçbir bereketi esirgemeyeceğini söylüyor! İyi Çoban’ın ağılına çağrılan bir koyun, sonsuz yaşamla onurlandırılmıştır. Sadece yeterli değil, bereketle dolu bir kaseye sahiptir. Yeterinden fazlası vardır. Kasesi taşar!  

Eski Antlaşma’da 150 tane esinlenmiş mezmur vardır. Mezmur 23 benim en sevdiğim mezmurdur. Bu mezmurda, yazar Tanrı’yla ilişkiyi çobanla koyun resmini kullanarak anlatır. Fakat, mezmur, mezmurcunun aynı ilişkiyi farklı bir şekilde ifade etmesiyle son bulur. 19 image11159 bedouin 45Konuksever bir evsahibi resmini kullanır. Evsahibinin konuğuyla ilişkisi çobanın koyunlarıyla ilişkisinden de yakındır. O zamanlarda Yakın Doğu’da yaşamış olsaydınız, yolculara sunulan konukseverliğin önemini bilirdiniz. 

Bedeviler’in konukseverlik kurallarına göre, yolcu, çobanın çadırına kabul edildiğinde ve evsahibi önüne yemek koyduğunda, kendisini ele geçirmek için saldırmak isteyen düşmanlarından dokunulmazlık hakkına sahiptir. Bir Bedevi kabilesinin reisinin sağlayacağı konukseverlikten daha büyük bir insan koruması yoktur. Yakın Doğu’da yolcu, birinin evinde olmanın konukseverliğinden daha büyük bir güvenlik ve rahatlık bulamaz. Bunun bir barınak ve yiyecek sağlayışı olduğunu bilirdi. Ama dahası, tehlikeden korunmanın güvencesiydi. 

Evsahibinin masasında konuk olarak oturmak, yiyecek, barınak, paydaşlık ve koruma güvencesine sahip olmak anlamına geliyordu. Mezmurcunun düşmanlarının huzurunda kendisine kurulan sofra, evsahibinin Davut’a herhangi bir şekilde zarar vermemeleri konusunda halk önünde ilanıydı. Böylece güvenlik sağlanırdı, özellikle de evsahibinin etkisi ve cömertliği büyük olan biri olması göz önünde bulundurulduğunda. Herhangi bir evsahibinin ne kadar güvenlik sağlayabileceği, prestij ve gücüne bağlıydı. Bu evsahibi mezmurcunun kasesini taşacak şekilde doldurduğuna göre, evsahibi zengin, güçlü ve cömert biriydi. Böyle bir evsahibinin konukseverliği altında olmak gerçekten de güvende olmak demekti! 

Doyum, Önem Ve Sonsuz Güvenlik

20 image6298 heaven sure 45Peki ya evsahibi sadece güçlü bir Bedevi reisi değil de Tanrı’nın ta kendisi olsa? Kutsal Kitap’ın Tanrısı size sağlayacağı üç bereketi bilmenizi ister. Doyum, önem ve sonsuz güvenlik. Bu üçü, Tanrı tarafından inananlara bol bol sağlanır. Bunlar, konuksever evsahibi resmiyle anlatılır. Hayatta hiç doyumsuz ve önemsiz hissettiğiniz ve geleceğiniz ve sonsuzluktaki yeriniz hakkında emin olmadığınızı hissettiniz mi?

Eski bir söz vardır, şöyle der, ‘Misafir balık gibidir. Üç gün sonra kokmaya başlar.’ Yani, kısa bir süre sonra misafirin evde buyur edilmesi zorlaşır. Mezmur 23’te Tanrı evinde sadece birkaç gün için konuk olacağımızı söylemiyor. Sonsuza dek evhalkından biri olacağımızı söylüyor. 

Kim mezmurcunun Mezmur 23’te ifade ettiği bereketleri almaktan zevk almaz?  Yaşamlarımızda nasıl bu bereketlerin güvencesine sahip olabiliriz? Yanıt, sizin inancınıza göre yetiştirilmiş biri için neredeyse fazlasıyla basittir. Lütfen yanlış anlamayın, inancınızı küçümsemiyorum. Bu web sitesinin tümü size karşı sevgi ve ilgi ile tasarlanmıştır. Sadece Tanrı’nın yaşamınız için tasarısının gerçek olamayacak kadar basit görülebileceğini söylüyorum. Günahlarınızdan daha fazla sevap biriktirmek üzere yetiştirildiniz. Allah tarafından önünüze çıkarılan sınav ve denenmelerde başarısız olduğunuzdan daha fazla kere başarılı olmanız gerekiyor. Bunların hepsinde onayını kazanmayı ve bir olasılık cennete girmeyi hak etmeyi umuyorsunuz. Fakat doğrusu bu değil. İyi Çoban’ın bakımının yararlarından faydalanmak için koyunlarından biri olmamız gereklidir. Hepsi bu. İyi Çoban’ın kendi sözleriyle:

“Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler. Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.” (Yuhanna 10:27-28, İncil)

Kimin elinden? İsa’nın elinden çünkü burada konuşan İsa. Bu el, İsa günahlarınızın bedelini öderken çirkin bir Roma çivisiyle delindi. İncil’de aynı bölümde İsa bu açıklamayı yapıyor: 

“Ben iyi çobanım. Benimkileri tanırım. Ben koyunlarımın uğruna canımı veririm.”


21 image3930xx wide jesus can open door 45İyi Çoban tarafından bakılmanın yararlarından faydalananlar, Çoban’ın sesini tanıyıp O’nu izleyenlerdir. Onlar için yaşamını verdiğini ve tıpkı peygamberlik ettiği gibi üçüncü gün ölümden dirildiğini anlarlar. İsa’nın uğruna öldüğü günahkarlardan biri olduğunu Tanrı’ya basit ve minnettar bir şekilde itiraf etmişlerdir. Bu gibi koyunlar, bu itirafla ağıla girer, sonsuz bereketlere sahip olurlar. Ağıla girmişlerdir çünkü İsa insanın girdiği kapıdır.     

“Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur. Kapı Ben’im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.” (Yuhanna 10:1, 9, İncil)

Fiziksel olarak aç ve büyük olasılıkla bitkin düşmüş oldukları halde İsa’yı izleyen kalabalık halkı hatırlıyor musunuz? İsa’nın dönemindeki din önderleri halkın rehberi ya da çobanı olduklarını iddia ediyorlardı. İsa ise onları kör, açgözlü ve halka önderlik edecek niteliklerden yoksun olarak nitelendirdi. Tanrı’nın gerçek karakterini yansıtmadıkları için çobanlığın gerçek karakterine sahip değillerdi.  

Başka Bir Yol Yok

Bazıları koyunlara başka bir yoldan ulaşmaya çalışır, mesela bir duvar üzerinden.  Şiddet kullanmaya karşı değiller. Genellikle kan dökülür. İsa bir tek inancın lideri ve çobanıymış gibi davrananlara karşıt bir yere koyuyor kendisini. İnançları her ne ise, yarı doğrudur. Tanrı tek bir gerçek inanç olduğunu açıkladı. Tek gerçek inanç ve tek gerçek çoban. Yine, İsa’nın sözleri üzerinde düşünelim:

“Bu ağıldan olmayan başka koyunlarım var. Onları da getirmeliyim. Benim sesimi işitecekler ve tek sürü, tek çoban olacak.” (Yuhanna 10:16, İncil)

İsa kalabalıklara iyilik yaptı. Kalabalıklara merhamet etti. Kendisine gelen herkesi iyileştirdi. İsa’nın insanların fiziksel ihtiyaçlarına gösterdiği ilgi, yüreklerinin daha büyük olan ihtiyaçlarına olan ilgisinin bir işaretiydi. Ama yüreğinde henüz doğmamış büyük kalabalıklar vardı. İsrail’in ve birinci yüzyılın ötesinde. Avrupa’nın ve yedinci yüzyılın ötesinde. Kuzey Amerika’nın ve yirminci yüzyılın ötesinde. İsa, insanların görebileceğinden çok daha fazla koyunu olduğunu söylüyordu. Ben de onları göremiyorum, siz de göremezsiniz ama O’nun sesini dinleyip izliyorlar. İyi Çoban’ın ufku bütün zamanlarda yaşamış bütün ırklardan insanları içine alıyor. Sizi de kapsıyor!

Leave a Comment