Yaşamımı ve İnsanlarla İlişkilerimi Geliştirmek Konusunda Kendimi Çaresiz Bir Şekilde Yetersiz Hissediyorum. Bana Bu Konuda Nasıl Bir Öğüt Verebilirsiniz?

01 emptiness inside us sharper 45Hayatınızda birşeylerin yanlış olduğunu bilmek bir şey, sorunu ve çaresini tam olarak bilmek ise bambaşka bir şeydir, öyle değil mi? Yaşamınızın hangi alanını iyileştirmek istediğinizi tam olarak bilmiyorum. İletişim becerilerinizi iyileştirmekten mi söz ediyorsunuz? Nasıl daha sosyal olabilirim diye mi düşünüyorsunuz? Yoksa kısa bir süre önce bir ayrılık yaşadınız ve nasıl avunabilirim diye mi düşünüyorsunuz? Konu hakkında daha fazla ayrıntı bilmediğim için devam edemeyeceğim için kusura bakmayın. Ama bizim için her zaman bir başlangıç noktası vardır. Tanrı’yla ilişkimiz. Tanrı’yla ilişkinizi nasıl tarif edersiniz? Bir an için bunu düşünün. Tanrı’yla ilişkiniz doğru değilse, iyileştirmek istediğiniz ilişkileri iyileştirmek için de pek umut yoktur. Bu size çok basitmiş gibi gelebilir ama doğrudur.

Arayışınız

Nihai ilişki arayışınızın yanıtı Tanrı’dır. Yüreğinizdeki boşluğu dolduracak, yalnızlığınızın üstesinden gelmenize yardım edecek ya da bu soruyu sormanıza neden olan şey her neyse, bunun için yardım edecektir. Sizi yaratan Tanrı’yla kişisel bir ilişkiniz olmadığı sürece içinizde bütün olamazsınız. Tanrı sizi bu nedenle yarattı. Ben de bu yüzden O’nunla başlamamızı önerdim.

Beni yanlış anlamayın. Burada daha fazla dua etmeniz, yoksullara daha fazla yardım etmeniz ya da imanınızın eksik olan kısımlarına daha fazla özen göstermeniz gerektiğinden söz etmiyorum. Tanrı’nın sizin için sağladığı çarenin daha iyi ya da nazik biri olmaya çalışmanızla ilgisi yoktur. Sizin dinsel uygulamalarınız yerine benimkileri koymanızla da ilgili değildir.

Yaşamınızda eksik olan bir şey var mı? Yanlış olan ve ne olduğunu bir türlü belirleyemediğiniz bir şey var mı? Tanrı’yla esenliğe sahip olmak otomatik olarak gerçekleşen bir şey değildir. Nitekim, Tanrı’yla esenliğe sahip olamazsınız çünkü Kutsal Kitap Tanrı’dan ayrı düştüğünüzü söylüyor. Bu ayrılık, bencilliğimiz, yalnızlığımız ve karanlık duygularımızın kökeninde yatan ‘yanlış olan bir şeydir.’ Kendinizi kötü hissetmenizin nedeni olarak bunu görmüş olmayabilirsiniz ama yaşamda mücadele ettiğiniz sorunlara neden olan, Tanrı’dan ayrı düşmüş olmanızdır.

02 image10044 separation 45Pek çok ahlaksız, ahlak dışı düşünce ve tutumlarla bizi en çok Seven’i üzüyoruz. Burada hepimizi kast ediyorum. Bugün yaşayan herkes bu açıdan aynı durumdadır. Hepimiz yaşamımızda bir şeylerin ‘eksik’ olduğunu biliyoruz. Yüzeyde ne kadar ahlaklı ve doğru görünsek de derinlerde bir yerde hayatımızda birşeylerin yanlış olduğunu biliyoruz. Başımıza gelen şey insanın başına gelebilecek en kötü şeydir. Bizi yaratan ve sevenle aramızda ayrılık oldu. Bu ayrılığın adı günahtır.

Sorunuzun bir kısmı dikkatimi çekti; ‘“çaresiz bir şekilde yetersiz…” Bugün size, bu sorunu yeterli bir şekilde çözebilecek sadece tek bir çare olduğunu söylemek istiyorum. Çare, politik, ekonomik ya da sosyal değildir. Mücadele ettiğiniz sorun ve çaresi ruhsaldır. Tanrı bize gerçek İncil’de insanın sorunlarının kökünün yüreğinde yattığını söylüyor. İnsanın yüreği değişmedikçe, sorunlar ne olursa olsun kimse kişisel sorunlarını çözemez. 

Yüzeyde değişiklik yapmaya çalışmanın bir yararı yoktur çünkü bunlar sorunun kökenine inmez. Irmağın kaynağı kirliyse ırmağı temizlemeye çalışmak için içine kimyasal maddeler akıtıp durmak zaman ve enerjiyi boşa harcamaktan başka bir şey değildir. Sorunu çözmek için kaynağa gitmemiz gerekir. Kutsal Kitabımız’dan her gün birkaç duayı ezbere okumak ya da sokaktaki dilencilerin parasal ve fiziksel ihtiyaçlarına daha fazla önem vermek insanın yaşamında kalıcı değişim yaratmayacaktır. Dinsel adanmışlığınızı ne kadar arttırırsanız arttırın yaşamınızda istediğiniz gelişmeyi göremezsiniz. 

03 image12259 drop of water 45Yüreklerimizden akan kirli şeylere bir damla iyilik eklemenin ne faydası olabilir ki? Bu bir damla iyiliğin bitmek tükenmek bilmeyen kibir ve ben-merkezcilik ırmağına ne gibi bir faydası olabilir? Bazıları kibir yerine, dedikodu sevgisini koyabilirler çünkü yaşamlarındaki en büyük kir kaynaklarını dedikodu ve ben-merkezcilik olabilir. Bazılarının ırmakları ise sadakatsizlik ve dalaveracılıkla kirletiliyor olabilir. Yüreklerimizi nasıl tarif edersek edelim içlerinde olanlardan memnun olmadığımızı biliyoruz. Buna ek olarak, uzun bir süredir mutsuzuz çünkü insan içinde aynı kaldığı sürece dışındaki hiçbir şey onu geliştiremez. Bakın İsa bu konuda ne diyor:

“İsa, halkı yine yanına çağırıp onlara, ‘Hepiniz beni dinleyin ve şunu belleyin’ dedi.
‘İnsanın dışında olup içine giren hiçbir şey onu kirletemez. İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır.’ 
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri O’na bu benzetmenin anlamını sordular. O da onlara, ‘Demek siz de anlamıyorsunuz, öyle mi?’ dedi. ‘Dışarıdan insanın içine giren hiçbir şeyin onu kirletemeyeceğini bilmiyor musunuz? Dıştan giren, insanın yüreğine değil, midesine gider, oradan da helaya atılır.’ İsa bu sözlerle, bütün yiyeceklerin temiz olduğunu bildirmiş oluyordu.
İsa şöyle devam etti: ‘İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır. Çünkü kötü düşünceler, fuhuş, hırsızlık, cinayet, zina, açgözlülük, kötülük, hile, sefahat, kıskançlık, iftira, kibir ve akılsızlık içten, insanın yüreğinden kaynaklanır. Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.” (Markos 7:14-23, İncil)

Daha derine inmemiz gerekir…


Daha Derine İnmemiz Gerekir

04 image8101 face 45Bu ayetler bilmeniz gereken önemli bir gerçeği vurguluyor. Yürek ruhsal yaşamın merkezidir. Ağacın meyvesi hastalıklıysa o meyveyi iyileştirmeye çalışmazsınız değil mi? Meyveyi veren ağacı iyileştirmeye çalışırsınız. Aynı şekilde, insanın davranışları kötüyse alışkanlıklarını değiştirmek ya da yeni ilişkiler kurmak yeterli değildir. Daha derine inmeniz gerekir. Sorunun kökenine inmelisiniz, bu da, insanın yüreğiyle ilgili bir sorundur. İşte bu yüzden yüreklerimizin durumu çok önemlidir.

Aşağıda bu web sitesinde keşfedebileceğiniz en önemli gerçeklerden biri yer alır. Yaşantınızda radikal bir ruhsal değişime hazır mısınız? Açık fikirli bir insansanız lütfen bu iki gerçek üzerinde düşünün.

1)  İnsanın yüreğinde büyük bir sorun vardır.

2)  İnsanın yüreği cennete gitmesine izin verilecek kadar temiz olmadığı halde insan Tanrı tarafından kabul edilebilmesi için gereken değişikliği yapma gücüne sahip değildir.

İnsanlar kendilerini ahlaksal açıdan iyileştirmeye çalışırken sürekli yaptıkları hata, dışsal davranışlarını değiştirerek içlerini değiştirmeye çalışmalarıdır. Meyveyi değiştirmeye çalışıyoruz fakat meyvede görülen hastalığın nedeninin bu meyveyi veren ağaç ya da bitki olduğunu fark etmiyoruz. 

Yaşamınızda gereken temel iyileştirmenin yüreğinizde gerçekleşmesi gerektiğinden %100 emin değilseniz birkaç dakika için İsa’yla özel bir danışmanlık zamanı geçirmenizi öneririm. İsa şu an yaşıyor. İncil’deki bu ayetlerdeki sözlerini yeniden okuyun. “İsa, halkı yine yanına çağırıp onlara, ‘Hepiniz beni dinleyin ve şunu belleyin’ dedi. ‘İnsanın dışında olup içine giren hiçbir şey onu kirletemez. İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır.” Bu kez İsa’nın bunu doğrudan yüreğinize konuşması için fırsat verin. 05 marriage heartshaped text1 45Kalabalığı çağırmak yerine bırakın İsa sizi kendisine çağırsın. Aşağıdaki boşluğa kendi isminizi yazın ve İsa’nın yüreğiniz hakkında söylediklerini dinleyin.  “_____________, gel yanıma. Beni dinle ve şunu belle…” 

İsa’nın uğraşmanızı istediği şeyin, aslında ilgilendiğiniz kariyer alanında karşınıza çıkan iş fırsatını kaçırmış olmanızla ilgisi yoktur. Patronunuzun ikiyüzlülüğü, kocanızın sadakatsizliği ya da en iyi arkadaşınızın eleştirel ruhuyla ilgisi yoktur. Eşinizin gömleklerinizi nasıl ütülediğiyle ya da okulda ne kadar az saygı gördüğünüzle ilgili değildir. Bunlar önemli olabilir ve daha sonra Tanrı’dan bu konuları çözmek için yardım isteyebilirsiniz. Ama önce yaşamınızda ve çevrenizdekilerle ilişkinizde gerçek ve kalıcı değişimi görmek istiyorsanız kendi yüreğinizle başlamalısınız. Yüreğinizi değiştirmekten söz ederken yeni kararlar vererek ya da imanınıza daha fazla önem vererek değiştirmeye çalışmaktan söz etmiyorum. Doğamız değişmediği sürece değişim çabalarımızın uzun dönemde pek etkisi olmayacaktır. Tarihin tekerrür etmesi de bu gerçeğin kanıtıdır. Yeni elektronik araçlar evlerimizi yirmi yıl önce bilinmeyen rahatlıklarla dolduruyor. Ama insan içinde hala boş, amaçsız ve huzursuz.

İsa Yüreğiniz Hakkında Size Ne Söyledi?

İnsanın içindeki şeylerin insanı kirlettiğini ve Tanrı’yla paydaşlığa uygun olmamasına neden olduğunu okuduk. Karanlığın ışıkla ne gibi bir paydaşlığı olabilir? Olamaz. Tanrı’nın pak iyiliğinin insanın içindeki kötülükle nasıl bir paydaşlığı olabilir? Olamaz. Peki ya insanın Tanrı’yla kişisel ilişkisi? ‘Ne ilişkisi?!!!’ diyebilirsiniz. Benim de söylemeye çalıştığım bu. Tanrı’yla kişisel ilişkimiz yok çünkü günahkarız ve Tanrı günahsız. İlişkimizin olmamasının nedeni Tanrı’nın bu dünyanın ötesinde, bilinemez olmasından kaynaklanmıyor.

06 image10225 talk people faceDaha önce sizden Tanrı’yla ilişkinizi tarif etmenizi istemiştim. Nasıl tarif ederdiniz? Çoğu insan hayatlarında hayalkırıklığına uğrayıp tatmin olmadıklarını hissediyorlar çünkü şu üç sorunun yanıtını asla bulamıyorlar: Nereden geldim? Neden buradayım? Nereye gidiyorum? Üçüncü soruyu yanıtlayamayan ve çekinmeden, ‘Öldüğümde cennete gideceğimi biliyorum’ diyemeyen kişiler ilk iki soruya da doğru yanıt veremezler. Neden mi? Çünkü üçüncü soruya verdikleri yanıt, kendilerini yaratan ve bu dünyaya getiren Tanrı’yı kişisel olarak tanımadıklarını gösterir.

Kendisini tanımanızı ve kendisine güvenmenizi isteyen Tanrı’yı dinleyin: “Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum” diyor RAB. “Kötü tasarılar değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar.” (Yeremya 29:11, Eski Antlaşma)

Konuşan, Kutsal Kitap’ın Tanrısı’dır. Sizin için ne gibi tasarıları var? Yaşamınız ve sonsuzluk için planları iyi planlar mı? Kutsal Kitap’ta bulacağınız Tanrı cennette olmanızı planlıyor. Ölmeden önce bilmeniz ve o zamana kadar nasıl yaşayacağınızı bilmeniz için sonsuzluktaki kaderinizin ne olacağını seve seve söyleyecektir. Tanrı’yla aranızdaki ‘ayrılığı’ kabul eder, Tanrı’nın kendisiyle sizin aranızda sağladığı barışı kabul ederseniz Tanrı’nın aranızdaki ilişkiyi onarmasının dünyada bulacağınız en büyük hazine olduğunu görürsünüz! Tanrı sizi cennete gitmeye zorlamayacaktır. Oraya ancak istediğiniz takdirde gidebilirsiniz. Bunu biliyor muydunuz? Aranızdaki engeli kendisi kaldırdığı için cennete gitmeyi sizin için olanaklı kıldı!

“Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih’te kendisiyle barıştırdı.”  (2. Korintliler 5:19, İncil)


“Çoğu İnsanın Yaşamı Sessiz Bir Çaresizlikten İbaret”

07 man in search of god temp5 45Edebiyat dahisi Henry Thoreau bir keresinde şöyle yazmıştı: “Çoğu insanın yaşamı sessiz bir çaresizlikten ibaret.” Çoğu insan hayatta gerçek bir amaç ve huzur bulamıyor. Bunun nedeni kendileri ve Tanrı arasındaki ‘ayrılık’tır. Yaşamları çıkmaz sokaklara girip çıkmaktan ibaret. Yalnızlıkları ve boşluklarının çaresini yanlış yerlerde arıyorlar. 

Büyük din önderleri de yaşamlarındaki büyük boşluğu fark etmişlerdir. Mohandas Gandhi, yaşam öyküsünde şöyle diyordu, “Yaşamım ve varlığım olduğunu bildiğim Kişi’den, hala bu kadar uzakta olduğumu bilmem benim için sürekli bir işkence. Beni O’ndan uzak tutanın kendi kötülüğüm olduğunu biliyorum.”

Dünyanın en büyük dinlerinden birinin kurucusu, Buda, yaşamının sonuna yaklaşırken şöyle dedi, “Hala gerçeği arıyorum.” Aslında bunu söylerken bütün dünya adına konuşuyor, öyle değil mi? İnsanlar bütün dünyada Tanrı’yla barışı arıyorlar. Dünya dinleri cevap veremiyor. Felsefe de veremiyor. Yunanlılar’ın ünlü filozofu Aristoteles bir keresinde şöyle demişti, “İnsan, arzuları ve tutkularının kendisini aşağı çektiği bir yokuşta. Yukarı doğru gitmesi gerektiğini biliyor fakat içinde onu aşağı doğru çeken bir şey var.” Şu ana kadar okuduklarınıza dayanarak Aristoteles’in sözünü ettiği bu ‘bir şey’in insanın yozlaşmış yüreği olduğunu anladığınızı umarım.

“Yürek her şeyden daha aldatıcıdır, iyileşmez, Onu kim anlayabilir? “Ben RAB, herkesi davranışlarına, Yaptıklarının sonucuna göre ödüllendirmek için Yüreği yoklar, düşünceyi denerim.” (Yeremya 17:9,10, Eski Antlaşma)

Binlerce Yıldır…

İnsanlar binlerce yıldır yaşamın anlamını ve Tanrı’yla esenliğe sahip olmanın yolunu aramakla uğraşıyorlar. Binlerce yıldır Kutsal Kitap’ın Tanrısı aynı mesajı ilan ediyor. O’nunla neden barışık olmadığımızı anlatıyor:

“Bakın, RAB’bin eli kurtaramayacak kadar kısa, kulağı duyamayacak kadar sağır değildir. Ama suçlarınız sizi Tanrınız’dan ayırdı. Günahlarınızdan ötürü O’nun yüzünü göremez, sesinizi işittiremez oldunuz.” (Yeşaya 59:1-2, Eski Antlaşma)

08 chasm3 we cannot leap over by anything we do our natures offend god light green 45Bizi bu barıştan ve Tanrı önünde doğru bir konuma sahip olmaktan alıkoyan şey nedir? İşlediğimiz günahlar. Günah insanın içine ne kadar girmiştir? İnsanın yüreğine kadar ulaşmıştır. Köküne kadar günahkarız. Arada sırada günah işlemekle kalmıyoruz. Bu, yüzeysel bir hata değil. Günahın kirletip lekelediği sadece insanın dış cilası değil. Tanrı bize günahkar olduğumuzu söylediğinde, bu örneğin; zehirli bir çalıya süründüğümüz için cildimizin geçici olarak hastalığa yakalanması gibi bir şey değildir. Günah insanın içinde, derindedir. Yukarıdaki iki ayette anlatıldığı gibi Tanrı ve insan arasındaki bu ayrılığı yaratan insanın günahıdır. Bu her ne kadar korkunç olsa da her günkü günahkar düşüncelerimiz ve davranışlarımız Tanrı’yla aramızdaki düzelmeyen ayrılığı korumaya devam ediyor.

Ancak İsa Mesih Aracılığıyla

İnsanın Tanrı anlayışına dayanan bütün din ve felsefeler, insanın ihtiyacı karşısında anlamsız ve yetersizdir. Fizikçi ve filozof Pascal şöyle demişti, “Her insanın içinde Tanrı şeklinde bir boşluk vardır ve yaratılmış bir şey bu boşluğu dolduramaz. Ancak kendisini İsa Mesih aracılığıyla açıklamış Tanrı tarafından doldurulabilir.” 4. yüzyılda yaşamış, Kuzey Afrika’da doğan Hıristiyan filozof Augustine şöyle dedi, “Bizleri kendin için yarattın Tanrım ve yüreklerimiz Sende huzur bulana dek, huzursuz olmaya devam edecekler.”

Bu adamların sözünü ettiği boşluk ve huzursuzluk, bizi Yaratıcımız’dan ayıran ayrılıktır.  Günah işlediyseniz Tanrı’dan ayrı düştünüz demektir. Gemiyi batırmak için bir tek delik yeterlidir. Gemiyi tamir edebilir misiniz? Hayır, edemezsiniz; hiçbirimiz kast ettiğim türde bir deliği onaramaz. Ayrılığı ortadan kaldırabilir miyiz? ‘Ayrılık’ konusunda bir şey yapabilir miyiz? Yarattığımız ayrılık için yapacak bir şey yok. Umarım, bir yaşam boyu yapacağınız iyi işlerle sorunu çözebileceğinizi düşünmüyorsunuzdur. Eğer böyle düşünüyorsanız lütfen tekrar düşünün. Yüreğimizden sürekli akan kötülüğü düşünün. Bu kötülük gemide sadece tek bir deliğe neden olmadı. Her yerde ortaya çıkan binlerce delik var.

09 chasm3 we cannot leap over by anything we do our natures offend god light green cross 45Rab’be yücelik olsun. Tanrı O’na karşı günah işlememizden kaynaklanan bu suç durumunu ortadan kaldırabilmekle kalmıyor bunu ortadan kaldırmıştır! Halletti! Ortadan kaldırdı! Bunu yaparken kendisini yüceltti. Yanıtımın sonuna gelirken daha önce yer verdiğim bazı ayetlere yer vermek istiyorum. Tanrı’nın sizi kendisiyle barıştırmakla ilgili ilahi tasarısı hakkında okuyacaksınız. Bakın bakalım başka neler öğrenip yüreğinizde saklayabilirsiniz:

“Evet, Mesih herkes için öldü. Öyle ki, yaşayanlar artık kendileri için değil, kendileri uğruna ölüp dirilen Mesih için yaşasınlar. Bir kimse Mesih’teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur. Bunların hepsi Tanrı’dandır. Tanrı, Mesih aracılığıyla bizi kendisiyle barıştırdı ve bize barıştırma görevini verdi. Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih’te kendisiyle barıştırdı ve barıştırma sözünü bize emanet etti. Böylece, Tanrı aracılığımızla çağrıda bulunuyormuş gibi Mesih’in adına elçilik ediyor, O’nun adına yalvarıyoruz: Tanrı’yla barışın. Tanrı, günahı bilmeyen Mesih’i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı’nın doğruluğu olalım.” (2.Korintliler 5:15, 17-21, İncil)


Tanrı’yla ilişkimiz hakkında ne öğrendik?

10 image4037 peace god 451. Tanrı ne yaptı? Bizi kendisiyle barıştırdı. “Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih’te kendisiyle barıştırdı.” 

2. Tanrı bizi kendisiyle nasıl barıştırdı? “Tanrı, günahı bilmeyen Mesih’i bizim için günah sunusu yaptı.” Ya da İncil’de başka bir yerde okuduğumuz gibi, “Mesih’in çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerdeki ve gökteki her şeyi O’nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu.”

3. Tanrı’yla barıştıktan sonra O’nun gözüne nasıl görünüyorsunuz? “Bir kimse Mesih’teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur.” 

4. Buna nasıl karşılık vermelisiniz? Artık kim için yaşamalısınız? “…Mesih herkes için öldü. Öyle ki, yaşayanlar artık kendileri için değil, kendileri uğruna ölüp dirilen Mesih için yaşasınlar.”

5. Tanrı’nın sizlere ilettiği bu sözleri neden sizinle paylaşıyorum? “…bize barıştırma görevini verdi.” “…barıştırma sözünü bize emanet etti. Böylece, Tanrı aracılığımızla çağrıda bulunuyormuş gibi Mesih’in adına elçilik ediyor, O’nun adına yalvarıyoruz: Tanrı’yla barışın.” 

Bu Mümkün

Tanrı’yla kişisel bir ilişkiye sahip olup Mesih’te yeni bir yaratık olmak ister misiniz? Bu mümkün. Tanrı bizi sevdiği için ayrı kalmak istemiyor. Ama kusursuz olduğu için günahımızın cezasız kalmasına izin veremez. İzin verseydi artık kusursuz olamazdı. Kusursuz olmasa, Tanrı olamaz. 

11 homepage person 26 45Günahın faturası ödenmeli. Dindarlık ve iyi bir yaşam sürdürmek günahın bedelini ödeyemez. Beni yanlış anlamayın. Kimsenin imanını veya ahlaki yaşamını küçümsemiyorum. Tanrı hiçbir zaman ahlaksız davranışları hoşgörmez. Tanrı’nın yoluna göre yaşamak hiçbir zaman yanlış olamaz. O halde, bizden ne yapmamızı istiyor? Eski Antlaşma’dan bir ayet akla geliyor. Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter’ın başkanlığını üzerine kurduğu bir gerçek: “Ey insanlar, RAB iyi olanı size bildirdi. Adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka Tanrınız RAB sizden ne istedi?” (Mika 6:8, Eski Antlaşma) 

Alçakgönüllü bir insan Tanrı hakkında ne anlar? Üç şey. 1) Dindarlık ve iyi bir yaşam sürdürmek günahın bedelini ödeyemez. 2) Ancak Tanrı bu cezayı ödeyebilir. 3) Tanrı bu cezayı ödedi.  

Tanrı ile aranızda 1.000 adım varsa, Tanrı 999 adımı çoktan attı. Sizin atmanız gereken tek bir adımdır. Tanrı’nın sözüne güvenin ve sunduğu bağışlamayı kabul edin. Bunu nasıl mı yapabilirsiniz?

1. Tanrı’ya günahkar olduğunuzu ve bağışlanmaya ihtiyaç duyduğunuzu itiraf edin.

2. İsa Mesih’in uğruna öldüğü günahkarlardan biri olduğunuzu ikrar edin. 

3. İsa’yı Kurtarıcınız olarak kabul ederken Rab’biniz olmayı hak ettiğini de unutmayın. Kutsal Yazılar’ın bu bölümünün ilk ayetinde bağışlanıp yeni yaşama kavuştuktan sonra kim için yaşamanız gerektiğini söylediğini unutmayın.

İlk sorunuzu yanıtlamadığımı düşünmüş olabilirsiniz. Şayet cevap vermediysem özür dilerim. Amacım çevrenizdeki bir şeyi ya da birini değiştirip geliştirmeye çalışmanız değildi. İlk önce kendinizin nasıl içten dışa doğru yenilenebileceğinizi görmenizi istedim. İlk olarak çözmeniz gereken sorunun Tanrı’yla sahip olduğunuz dikey ilişki olduğunu, insanlarla sahip olduğunuz yatay ilişkiler olmadığını göstererek sorunuzu yanıtlamaya çalıştım.

Tanrı’yla ilişkiniz konusunda ciddiyseniz ve O’nunla kişisel bir ilişkiye sahip olmak istiyorsanız bu web sitesindeki başka bir makaleyi okumanızı öneririm. Adı, 4 Kardeş ve Nehrin Cazibesi. Okuduysanız taş düşüncesi aklınızdan çıkmıyor demektir. Taşlar. Başka bir şey söylemeyeceğim. Hikayenin tadını kaçırmak istemem.

Bu hikayeyi okuduktan sonra benim için bir soruya yanıt verir misiniz? Hikayedeki kardeşler hakkında okurken hangisinin sizin Tanrı’yla ilişkinizi betimlediğini düşünün. Dördüncü kardeş gibi eve tek başınıza dönemeyeceğinizi kabul edecek misiniz? Tanrı’nın oraya gitmek için sunduğu yolu kabul edecek misiniz? Yoksa diğer üç kardeş gibi mi olacaksınız?

Leave a Comment