Tanrı’nın Vaatleri – Önsöz

 

01 rename 25 45“Ey Egemen RAB! Büyük gücünle, kudretinle yeri göğü yarattın. Yapamayacağın hiçbir şey yok.” (Yeremya 32:17, Eski Antlaşma)

Bu sözler, Tanrı hakkında harika bir gerçeği ifade ediyor ama şu anda hayatınızda ihtiyaç duyduğunuz gerçek bu olmayabilir. Şu an aklınızdaki soru, evrenimizin sınırsızlığı ve Yaratıcımız’a verdiği kudret ve görkemle ilgili değil. Tanrı’nın büyük olduğunu zaten biliyorsunuz. Bilmek istediğiniz şey Tanrı’nın, yapabileceğini bildiğiniz şeyleri, sizin için yapmaya istekli olup olmadığı. Bu seride Tanrı’nın vaatleri üzerinde düşüneceğiz. Tanrı’nın sizin için ne yapmaya razı olduğunu birlikte araştıracağız. Şaşıracaksınız! Tanrı sizi şaşırtacak! 

Sevgi Dolu Tanrı’dan Vaatler

Tanrı sizinle ne derecede ilgileniyor? Bazıları, evreni yaratan Tanrı’nın bizimle ilgilenmesinin radikal bir düşünce olduğunu söyler. Daha da radikal olanı, Tanrı’nın sadece bizimle ilgilenmekle kalmadığı, aynı zamanda bizleri sevdiğidir! “Tanrı’nın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık.” (1.Yuhanna 4:16). Bu ayet, bir insanın İsa’ya gerçekten inanan biri olması için hayatında olması gerekeni özetliyor. Tanrı’nın bana olan sevgisini tanıdım. Bu sözler, herhangi bir insanın yapabileceği en büyük keşfi ifade ediyor. İsa’ya iman eden biri olmak ahlaki bir seçimin sonucu, yüce bir düşünce ya da kişinin ailesi ve arkadaşları yaptığı için yaptığı bir şey değildir. Aksine, bir olayla ve hayatınıza yeni bir ufuk açan bir kişiyle karşılaşmadır. Olay şu sözlerle tarif edilir: “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik *Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.” (Yuhanna 3:16). Tanrı bizi önce sevdiği için, sevgi artık itaat edilmesi gereken sadece dini bir ‘buyruk’ değildir. Tanrı’nın bizleri kendisine çektiği sevgi armağanına bir karşılıktır. 02 heart heart number 5 tom wilcox 45“Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve *Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur.” (1.Yuhanna 4:10)

* Çoğu insan, yanlış bir şekilde, İsa’nın unvanının fiziksel bir şekilde anlaşıldığına inanıyorlar. Hıristiyanların Tanrı’nın Bakiye Meryem’le fiziksel bir şekilde cinsel bir karşılaşma yaşadığına ve bu birleşmenin sonunda fiziksel bir oğlun doğduğuna inandıklarını düşünüyorlar. Bu oğul İsa’ydı. Bu nedenle, İsa’ya Tanrı’nın Oğlu denir. Ama bu böyle değildir.

Mustafa Kemal sizin fiziksel babanız mıydı? Adına Mustafa Kemal Atatürk dendiği halde öyle değildi. Onu onurlandırmak için verilmiş olan bu unvanın fiziksel bir anlamı yoktur. Tanrı’nın Oğlu unvanının da fiziksel dünyayla ilgisi yoktur. İsa, doğuştan değil, doğası gereği Tanrı’nın Oğlu’dur. Yani, İsa, yeryüzünde fiziksel bedeninin örtüsü altında olsa da Tanrı’yla aynı doğaya sahipti. Örneğin, “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tan­rı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı…Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:1-3, 14, İncil).

Son olarak, İsa, üç tanrıdan biri değildir. İncil bunu öğretmiyor ve İsa’ya gerçekten iman edenler buna inanmıyorlar. Üç ilahi öz yoktur. Tanrı’ya özgü tek bir ‘öz’ vardır. Bu nedenle ayetimiz şöyle demiyor: “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrılarla birlikteydi ve Söz Tanrılardan biriydi. Başlangıçta O, Tanrılarla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı…Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1:1-3, 14, İncil)

Tanrı’nın sevgisi konusuna geri dönelim. İncil, bizlere Tanrı’nın bizi sevdiğini söyler. Bu sözlerle insanın sorduğu en derin sorulardan birini yanıtlamış olur: “Tanrı bizi neden sever?” “Tanrı sevgidir.” (1. Yuhanna 4:8). Tanrı sever ve aynı zamanda Tanrı sevgidir! Sevgi, Tanrı’nın ilahi doğasının bir parçasıdır. Sevmeyip de yine de Tanrı olması mümkün değildir. Bu nedenle, Tanrı’nın bizleri sevmesinin bizim kendi davranışlarımızla ilgisi yoktur. Yaptığımız herhangi bir şeye bağlı değildir. Örneğin, iyi olmaya çalıştığımız ya da daha az yalan söylemekte kararlı olduğumuz için Tanrı bizi sevmez; bu davranışımız O’nu hoşnut eder elbet, ama sevgisinin kaynağı bizim eylemlerimiz değildir. Bizim doğamız ya da karakterimizle bir ilgisi yoktur. Tanrı, neler yaptığımıza ya da nasıl göründüğümüze bakarak bizi sevmez. Sevgisi insan sevgisinden farklıdır. Bizlerin sevgisi, bir anda değişebilen duygu ve hislere bağlıdır.

Tanrı’nın sevgisi insan sevgisine benzeseydi, Tanrı bizi sevemezdi. Neden mi? Ne yanlışımız oldu? Siz bana söyleyin. Ya da, madem teknoloji çağındayız, şöyle yapalım: Sırtınıza elektronik bir aygıt ve bir ekran takalım. Bunlar, sizin düşüncelerinizi anında ekrana yansıtsın. Böylece herkes düşüncelerinizi anında görsün. Bunu kabul eder miydiniz? Hiçbirimiz kabul etmezdik! Ama sorun şu: “RAB insanın gördüğü gibi görmez; insan dış görünüşe, RAB ise yüreğe bakar.” (1.Samuel 16:7, Eski Antlaşma). Örneğin, Tanrı dilenciye kaç kuruş verdiğimizle ilgilenmez. Ne kadarını nasıl bir yürekle kendimize sakladığımıza bakar.

Peki Tanrı yüreğinizi nasıl değerlendiriyor? “Yürek her şeyden daha aldatıcıdır, iyileşmez. Onu kim anlayabilir?” (Yeremya 17:9, Eski Antlaşma). Evet, ben de sizin gibi iyi bir insan olmak için çok büyük gayret gösteriyorum. Üniversiteden mezun olduktan sonra hayatıma nasıl yön vereceğimle ilgili bir karar vermem gerekiyordu. 03 broken broken heart cannot be mended this way either wide xxx 45Teklif edilen işin ücreti iyiydi ve bir yıl içinde bir üst düzeye yükselme sözü veriyorlardı. Diğer iş daha düşük bir maaş veriyordu ama ihtiyaç içinde olan insanlara yardım etme fırsatı sunuyordu. İkinci işi seçtim ve hiç pişman olmadım. Sizin de insanlara her fırsatta yardım ettiğinizden kuşkum yok. O halde, Tanrı bizimle ilgili değerlendirmesinde haklı mı? Yoksa biz başkalarından daha iyi miyiz? Tabii ki, Tanrı haklı. İnsanın içsel durumunu Tanrı’dan daha iyi tarif edebilecek biri var mı? Günahımız bizi lekeledi. İç varlığımız günahla o kadar yozlaşmış ki, günahların bizi ne kadar lekelediğinin farkında değiliz. O halde, kutsal, doğru ve yetkin Tanrı’nın böylesi yaratıkları sevmesi nasıl mümkün oluyor? Tanrı hem adil olup, hem de sevgisini nasıl gösterebilir? Nasıl her iki özelliğe aynı anda sahip olabiliyor? Web sitemizde bu konu hakkında çeşitli yazılar yer alır, onlara da göz atmanızı öneririm.

HAYAT SİZİN İÇİN NASIL?

Kendine güvenmeme ve kendi değerini bilmemenin bulaşıcı bir hastalık olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Toplumumuzda insanların kendi kendini sömürmesinin korkunç örneklerini görüyoruz. Uyuşturucu bağımlılığı, alkolizm ve kumar saplantısı artışa geçti. Birçok insan umutsuzluğun eşiğinde. Modanın en seçkin örneklerini giymeye özen gösterdikleri halde, yalnızlık ve korkuyu sürekli olarak üstlerinde taşımaktalar.  

Nereye baksanız olanaksızlıklar görürsünüz. Size teşvik verici bir haber vereyim: Hayatta karşı karşıya olduğunuz şey, insanın üstesinden gelme gücü ve becerisinin ötesinde olabilir ama Tanrı için böyle engel yoktur. Gücüne karşı konulmaz, vaatleri güvenilirdir ve O’nunla hiçbir şey olanaksız değildir.

“Benim durumumda geçerli değil,” diyorsunuz belki, “benim sorunlarım hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz.” Ne demek istediğinizi anlıyorum. Tanrı’nın bir çıkış yolu sağlamasının imkansız göründüğü durumlarla sık sık karşılaşıyoruz. Bunlar çok geniş bir yelpazeyi içeriyor:

Endişeden ayartmaya;

Gururdan para meselelerine;

Büyük başarısızlıktan kayıpla başa çıkmaya;

Korkuyla mücadele etmekten hayatın amacını aramaya;

Dürüst olmaktan Tanrı’ya güvene;

Acıyla başaçıkmaktan ölümle yüzleşmeye kadar pek çok konu.


 

04 image11582 land mines kuwait 45Bir an için kendi sorunlarımızı bir kenara bırakıp Charles Hall isimli adamın yaşadığı zorluklara bir göz atalım. Charles, hayatını bomba imha ederek kazanıyor. Savaş sonrası Kuveyt’in kumlarında yürüyerek mayın veya atılmış el bombası aramak için iyi bir ücret alan bir takımın elemanı. Takım arkadaşlarından biri, 1. ve 2. Dünya Savaşlarından arta kalan deniz mayınlarının binlercesini imha etmek için yıllarını harcamış. Onun sözlerinden bir alıntı: “Ne zaman gazetede yeni bir iç savaş çıktığını okusam, ‘Harika, savaş biter bitmez oraya çağrılacağım’ diyorum.”

Sizin, benim ve bu gibi adamların ortak bir noktamız var. Patlayıcıların olduğu yerlerde çok tehlikeli yollarda ilerliyoruz. Küçük dünyamdaki sokakları ve kavşakları tarif etmek için ‘patlayıcı’ kelimesi çok yerinde bir kelimedir. Sürücüler birbirlerine ve bana ‘AYI!’ diye bağırıyorlar. Ayrıca, bu patlamaların ne zaman olacağı hiç bilinemiyor. Patlamalar olacaktır. Kum tarafından kısmen saklanan bir şekilde, Charles Hall’un imha ettiği mayınlar gibi, bizler de insanın yüreğinin içinde yatanlarla kolayca harekete geçen sorunlarla uğraşıyoruz. Mayın imha ekibi gibi, yaratmadığımız mayın tarlalarında yürümeye çağrılıyoruz. İnsanın boğuştu çoğu mücadele de işte böyle. Biz yaratmadık ama onlarla yaşamak zorundayız.

Alkolü yaratmadık ama otoyollar sarhoş sürücülerle dolu, özellikle gece geç saatlerde. Zihni olumsuz etkileyen ilaçlar satmıyoruz ama mahallemizde yaşayan insanlar satıyor. Gençlerimizi bu uyuşturuculara alıştırmayı çok istiyorlar. Uluslararası krizleri biz çıkarmadık ama teröristlerden korkarak yaşıyoruz. Hırsızları biz eğitmedik ama hepimiz onların açgözlülüğünün potansiyel birer kurbanıyız. Hayatta yaratmadığımız mayın tarlalarından ayak uçlarımıza basarak geçiyoruz. 

Bizi en çok rahatsız eden şey, sorunlarımızın çoğuna tatmin edici çözümler yokmuş gibi görünmesidir. Zor konularda yardım almak için nereye gidebilirim? Umut var mı? Bu meydan okumalarla nasıl başa çıkabilirim?

Yardım da var, umut da! Bu yardım, Kutsal Kitap’ta kendisini açıklamış olan Tanrı’da sizin için var. Karşı karşıya kaldığınız her durumda yardımınıza koşmak için güçlü vaatlerine sizin de sahip olmanızı istiyor. 05 future mine 45Kutsal Kitap’ı olan herkes Tanrı’nın verdiği binlerce vaadi öğrenebilir ama bu vaatler ancak bunları imanla kabul edenler için geçerlidir ve ancak bu kişiler için gerçek birer dayanaktır. Tabii, bunların farkında değilsek bunlara karşılık veremeyiz, değil mi? Bu yazı dizisinde bu soruna da değineceğiz ama yine de öncelikle iman meselesini halletmeniz gerekecek. 

İman nedir ve imana nasıl sahip olabiliriz? İncil’deki bu ayet nasıl imana sahip olabileceğimizi açıklıyor: “İman, haberi duymakla, duymak da Mesih’le ilgili sözün yayılmasıyla olur.” (Romalılar 10:17). Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın söylediklerini dinler, bunlara cevap veririz. Gerçek iman işte budur: Tanrı’nın Sözü’ne inanmak, yani güvenmek ve buna göre davranmak.

“Kutsal Kitap’ta benim için binlerce vaat mi var? Yukarıda sıraladığınız sorunlarla ilgili Tanrı’nın bana yardım etmeye hazır olduğuna pek inanmıyorum!” diyor olabilirsiniz. Ne demek istediğinizi anlıyorum ama Tanrı’nın sevgisi hakkında bizlere söylediklerini unutmayalım. Kendisini tanımanızı ve kendisine güvenmenizi isteyen Tanrı’ya kulak verelim:

“Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum” diyor RAB. “Kötü tasarılar değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar.” (Yeremya 29:11, Eski Antlaşma)

Tanrı’yı tanımaya karar veren insan gerçekten de akıllıca davranmış olur. Kendisini İncil’de nasıl açıkladığına dikkat edin. Eğer sizin yerinizde olsaydım ve bu öğretiş benim için yeni olsaydı, bu yazının ilk birkaç paragrafını tekrar tekrar okurdum. Sonra Tanrı’ya, okuduklarımın doğru olup olmadığını sorardım. Belki bunu size bir rüyada açıklar. Ancak kendisinin gerçekleştirebileceği şaşılacak pek çok vaadin garantörü olduğu gerçeğini teyit etmesine izin verin. “Her zaman, her yönden, her şeye yeterli ölçüde sahip olarak her iyi işe cömertçe katkıda bulunabilmeniz için, Tanrı her nimeti size bol bol sağlayacak güçtedir.” (2. Korintliler 9:8). Bana inanın, Tanrı’nın iyiliğine güvenmemek için nedenimiz yok. Tanrı hem bütün ihtiyaçlarınızı karşılayabilir hem de karşılamayı istemektedir. Tanrı’nın bizim adımıza üstesinden gelmesinin fazlasıyla zor olduğu herhangi bir zorluk yoktur. Tanrı’nın bütün yapabilecekleri ışığında, vaat ettiği hiçbir şeyi gerçekleştirmesi olanaksız değildir.

06 image11586 telescope 45“Tanrım da her ihtiyacınızı kendi zenginliğiyle Mesih İsa’da görkemli bir biçimde karşılayacaktır.” (Filipililer 4:19)

Tanrı tüm ihtiyaçlarımızı karşılamayı vaat etti, bir tanesi dışında: Tanrı’nın söylediklerine güvenmeye olan ihtiyacımız. Tanrı’ya, bizlere ilettiği ilahi sözlerini korumak konusunda güvenemeyeceğimizi düşünün. Evrende her şeyi O yarattı. O’nden önce kimse yok. O’ndan sonra kimse olmayacak. Güçlülerin Efendisi’dir. Sonsuza dek sadıktır. O’nun varlığını belirleyebilecek ölçü birimi yoktur. Sevgisinin sınırını gösterebilecek teleskop olamaz! Ama bazı insanların düşündüğü gibi, ne de olsa insan Tanrı’yı fethetti. İnsan Tanrı’nın kafasını karıştırdı. İnsan, Kutsal Kitap’ı değiştirme konusunda uzun zaman önce üstünlüğü ele geçirdi. İnsan İncil’i değiştirdi. Tanrı yardıma çağırdı ama kimse O’nu duymadı. Kimse yardımına gelmedi. Bazı kişiler bunu ima ediyor. İnsanlar her zaman istediklerini söyleyebilirler. Peki Tanrı ne dedi?  

“RAB’be karşı başarılı olabilecek bilgelik, akıl ve tasarı yoktur.” (Süleyman’ın Özdeyişleri 21:30, Eski Antlaşma)

İnsanların İncil’in değiştirildiğini söylediğini duymuş olabilirsiniz. Fakat tarih, arkeolojinin kanıtlar, gerçekleşen peygamberlikler ve binlerce yılın kişisel tanıkları o kadar çoktur ki, gerçekten de bu Tanrı’nın değiştirilemez Sözü’dür; her kısmı, her sayfası, her ayeti.


 

07 image11340 bible read 45Gerçek şu ki, İncil, tamamıyla güvenebileceğiniz bir kitaptır. İncil’in tarihselliği ve güvenilirliği konusunda makaleleri web sitemizin diğer bölümlerinde okuyabilirsiniz. Tek bir gerçeği unutmayın. Kutsal Yazıları ilk başta esinlerken kudrete ve egemen denetime sahip olan Tanrı, hakimiyetini hiçbir zaman bir kenara bırakmamıştır. Bunu söylerken şunu kastediyorum; Tanrı hiçbir zaman, hiç kimseye, kendi esinlediğini değiştirme izni vermedi. Esinlendikleri andan itibaren Tanrı, Kutsal Yazılar’ın korunması konusunda kudretini ve hakimiyetini sürdürdü. Bugün İncil’de İsa hakkında okuduklarınız, Tanrı’nın İsa hakkında bilmenizi istedikleridir. 

Bu yazı dizisinde okuyacağınız vaatler, güvenebileceğiniz Tanrı’dan gelmektedir. Bu yüzden okumaya, yüreğinizi ve düşüncenizi Tanrı’nın sizin için sahip olduğu bereketleri kabul etmeye açarak başlayın. Tanrı’nın sizin için yapmak istediklerini keşfetmek yaşadığınız maceralara benzemez. Bu yazıda, Tanrı’nın imanı olan herkese verdiği binlerce vaatten sadece küçük bir kısmına bakacağız. Ama bu vaatleri veren Tanrı’ya iman olması gerekir. Örneğin, Mormon ya da Hindu iseniz, bu tür iman hiçbir şeyi güvence altına almaz. İman, vaatleri veren Tanrı’ya olmalı. Kendisini Kutsal Kitap’ta açıklamış olan Tanrı’ya iman olmak zorunda. 

“İman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı’ya yaklaşan, O’nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.” (İbraniler 11:6)

Kendisini Kutsal Kitap’ta açıklamış olan Tanrı’ya mı iman ediyorsunuz? Belki henüz değil. Yanılıyor olabilirim, ama muhtemelen Kutsal Kitap’ı kendi başınıza araştırmaya daha yeni başlıyorsunuz. Kutsal Kitap’ın ilk iki kısmını daha çok Tevrat ve Zebur olarak biliyorsunuz, son kısmı ise İncil olarak bilinir.

08 image11587 cool text with you framed 45Tanrı kendisini bu Kutsal Yazılar aracılığıyla nasıl açıkladı? Şaşırabilirsiniz ama Kutsal Kitap’ın sayfaları arasındaki hikayelerin özü sadece insanların Tanrı’yla olma arzusu değildir. Asıl hikaye Tanrı’nın insanlarla birarada olma arzusu hakkındadır. Kutsal Kitap’taki vaatlerden biri olsa da, en önemli vaat, ‘Sizi bağışlayacağım,’ değildir; ölümden sonra cennette sonsuz yaşam vaadi de değildir. Kutsal Kitap’ta en sık gördüğümüz vaat, ‘Seninle olacağım’ vaadidir. 

“Ben seninle olacak, seni kutsayacağım.” (Yaratılış 26:3, Eski Antlaşma)

“Seninle birlikteyim. Gideceğin her yerde seni koruyacağım.” (Yaratılış 28:15, Eski Antlaşma)

“RAB, ‘Varlığım sana eşlik edecek’ diye yanıtladı, ‘Seni rahata kavuşturacağım.’” (Mısır’dan Çıkış 33:14, Eski Antlaşma) 

“Korkma, çünkü ben seninleyim. Yılma, çünkü Tanrın benim. Seni güçlendireceğim, evet, sana yardım edeceğim.” (Yeşaya 41:10, Eski Antlaşma)

“Tanrın RAB, o güçlü Kurtarıcı seninle. Alabildiğine sevinecek senin için, sevgisiyle seni yenileyecek, ezgilerle coşacak.” (Sefanya 3:17, Eski Antlaşma)

“Meryem bir oğul doğuracak. Adını İsa koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından O kurtaracak.  Bütün bunlar, Rab’bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu: “İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar.” İmmanuel, Tanrı bizimle demektir.” (Matta 1:21-23, İncil)

Tanrı’nın bizimle olma vaadi, Bakire Meryem’in doğurduğu çocukta nihayet vücut bulana kadar tarih boyunca tekrarlanmıştır. İsa’nın isimlerinden biri olan İmanuel gizemli bir isimdir. Doğaüstü doğumu gibi, gizemli. 09 homepage person 54 hair removed 45Tanrı bizimle! “Kuşkusuz Tanrı yolunun sırrı büyüktür. O, bedende göründü.” (1. Timoteos 3:16). Tanrı beden aldı. Görünmez olan Tanrı, İsa’da kendisini görünür kıldı. İsa, Tanrı’nın sevgisinin gözle görülür görünümü! “Şöyle ki Tanrı… Mesih’te kendisiyle barıştırdı.” (2. Korintliler 5:19). Hiç kuşku yok ki Tanrı’nın insan bedeninde kendini görünür kılması çok büyük bir gizem.

Kutsal Kitap boyunca, bizimle birlikte olmayı isteyen bir Tanrı’nın hikayesini okuruz. Tanrı’nın cenneti yaratmasının nedeni bu arzusudur. Aramızda birileri cenneti hak ettiği için yaratmadı. Tanrı bizimle olmayı arzuladığı için cennet vardır!

Sizin için ne kadar tuhaf bir düşünce olmalı… Tevrat, Zebur ve İncil’i okuyarak yetişseydiniz ve kendisini bu sayfalarda açıklayan Tanrı’yı tanısaydınız, bu kadar tuhaf gelmezdi size. Fakat büyük olasılıkla sizin için öyle olmadı. Öyle olsa da, Musa’nın duasında sözünü ettiği gerçekliği eminim kendiniz de yaşamak istersiniz. 

“RAB sizi kutsasın ve korusun. RAB aydın yüzünü size göstersin ve size lütfetsin. RAB yüzünü size çevirsin ve size esenlik versin.” (Çölde Sayım 6:24-26, Eski Antlaşma)

Tanrı’nın sizin için isteği bu mu? Evet öyle. Bunlar sadece büyük bir peygamberin bize büyük bir Tanrı’yı anlatan sözleri değil. Tanrı, sonraki ayette konuşuyor ve niyetinin ne olduğunu açıklıyor:

“…ben de onları kutsayacağım.” (Çölde Sayım 6:27, Eski Antlaşma)

Bu yazı dizisindeki yazıları okurken, geçerliliği değiştirilemez ve sayıca çok olan ilahi kutsamaların varlığını öğrenmeye hazır olun. Bu bana bir zamanlar tanıştığım, İsa’ya iman eden birini hatırlatıyor. Üzerinde iki küçük süslü gümüş kaşığın bulunduğu bir kolye takıyordu. Çok küçüktüler, küçük bir çay kaşığının yaklaşık onda biri kadar. Bir kaşık, diğerinin iki katı büyüklükteydi. Tabii ki, sizin sorduğunuz soruyu sordum. ‘Neden kaşık?’ Tanrı’yla ilişkisini hatırlattığı söyledi. En küçük kaşık, kendisinin Tanrı’ya sunabileceğinin en iyisini temsil ediyordu. Daha büyük olan kaşık ise Tanrı’nın her zaman bizden daha fazlasını verdiğini hatırlatıyordu! 

Bu yazıya başlarken, lütfen en küçük kaşığınızı, ulaşamayacağınız bir yere kaldırın. Tanrı’yla ilgili düşüncelerinizin arasına girmesine izin vermeyin. Tanrı’yla doğru bir ilişkiye sahip olur olmaz Tanrı’nın şu vaadini tutmasını bekleyebilirsiniz: “Beni bununla sınayın” diyor Her Şeye Egemen RAB. “Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup taşan bereket yağdıracağım.” (Malaki 3:10, Eski Antlaşma) 

Leave a Comment