09R – İçimizden Biri – Tanıklık 2
İçimizden Biri – Tanıklık 2
İncil’i çalışmaya başladığınızda, eninde sonunda, son kısımda bazı insanlar hakkında şaşırtıcı bir şey okuyacaksınız. Bu insanlar şöyle betimleniyor: “Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri boğazlanmış Kuzu’nun yaşam kitabına adı yazılmamış olan herkes…” (Vahiy 13:8, İncil)
Kuzu’nun Yaşam Kitabı
Şaşırtıcı olan şey insanlar değil, adlarının yazılı olduğu göklerdeki kitaptır. Kitabın adı son derece şaşırtıcı, özellikle de Kuzu’nun büyük işi için çizilen zaman çerçevesi. Ne Kuzusu mu? İncil’de İsa’nın unvanlarından biri Tanrı Kuzusu’dur.
Yahya ertesi gün İsa’nın kendisine doğru geldiğini görünce şöyle dedi: “İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu! (Yuhanna 1:29, İncil)
Daha Adem ilk zürafayı görmeden ya da Adem ve Havva daha ilk günahlarını işlemeden önce Kuzu’nun günahlarımızın bedelini ödeyeceği Tanrı tarafından belirlenmişti. Ya da ikinci günahlarından çok önce. Ya da 400. günahlarından çok önce. Size verilen bilgilerin aksine İsa’nın ölümü dünyanın kurulmasından önce belirlenmişti. Buradaki anlam, Tanrı Kuzusu’nun aslında dünya kurulmadan önce öldürülmüş olması değildir, fakat bunun olmasının amaçlandığı ta o zaman belirlenmişti. Tıpkı Tanrı’nın planladığı gibi gerçekleşeceği o kadar kesindi ki sanki o zaman olmuş gibi bu konudan söz edildi. Eğer bizler de Tanrı gibi zamanın dışında olup içeri bakacak olsak, bu konuda daha iyi bir anlayışa sahip olabilirdik.
Allah’ın peygamberinin bu şekilde ölmesine izin vererek onun şerefine zarar vermeyeceğinin size öğretildiğini biliyorum. Gerçek şu ki, Tanrı’nın agape sevgisi, hiçbir Müslüman düşüncesinin, hiçbir Hindu düşüncesinin, hiçbir Mormon düşüncesinin ve dünyadaki hiçbir insanın düşüncesinin alamayacağı şeyi gerçekleştirdi. İnsana açıklanmamış ve yüzlerce peygamberlikle önceden bildirilmemiş olsaydı, hiçbirimiz Tanrı’nın bizim adımıza yapmaya karar verdiği bu şeye inanmazdık. Bizlere açıklandı ama bu, bunu tam olarak anlayabileceğimiz anlamına gelmez. Neden?
“Çünkü benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil. Sizin yollarınız benim yollarım değil” diyor RAB. “Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse, yollarım da sizin yollarınızdan, düşüncelerim düşüncelerinizden yüksektir.” (Yeşaya 55: 8-9, Eski Antlaşma)
Neyi bilebiliriz?
1) İsa’ya ‘Acılar Adamı’ denilecek. 2) O’nun yaralarıyla şifa bulacağız.
“Bakılacak biçimden, güzellikten yoksundu. Gönlümüzü çeken bir görünüşü de yoktu. İnsanlarca hor görüldü, yapayalnız bırakıldı. Acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı. İnsanların yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü. Ona değer vermedik. Aslında hastalıklarımızı o üstlendi, acılarımızı o yüklendi. Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, vurulup ezildiğini sandık. Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi. Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi. O baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi, kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi açmadı ağzını.” (Yeşaya 53: 2-7, Eski Antlaşma)
Neyi bilebiliriz? Tanrı’nın bizi ne kadar sevdiğini ve inanan herkes için cenneti nasıl mümkün hale getirdiğini bilebiliriz:
“Biliyorsunuz ki, atalarınızdan kalma boş yaşayışınızdan altın ya da gümüş gibi geçici şeylerle değil, kusursuz ve lekesiz kuzuyu andıran Mesih’in değerli kanının fidyesiyle kurtuldunuz. Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.” (1. Petrus 1:19-20, İncil)
Size adımın Tanrı Kuzusu’nun kitabına hangi ay ve hangi yıl yazıldığını söyleyebilirim. Bu kaydın yapıldığı tam tarihi unuttum. Sadece Haziran’ın sonunda olduğunu biliyorum. Olsun. Tanrı, İsa’nın uğruna öldüğü günahkarlardan biri olduğunu kabul ettiğim günü size söyleyebilir. Bu tarih, kendimi alçakgönüllü bir şekilde Tanrı’nın agape sevgisinin alıcı tarafına koyduğum gündü.
NOT: “Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak, Yüceler Yücesi’nin oğulları olacaksınız. Çünkü O, nankör ve kötü kişilere karşı iyi yüreklidir.” İSA (Luka 6:35, İncil).
Nasıl Bir Sevgi Düşmanını Sevebilir?
Nasıl bir sevgi düşmanını sevebilir? Doğuştan sahip olduğumuz sevginin bunu yapamayacağı kesindir. İncil’de Tanrı’nın sevgisi hakkında okuduğunuzda bunun genel ‘sevgi’ anlayışımızdan farklı olduğunu görüyorsunuz. İncil’in asıl olarak yazıldığı dilde ‘sevgi’ olarak çevrilebilecek üç ayrı sözcük vardı. Tutkulu adanmışlığın sevgisi vardır: Eros. Sıcak, kardeşçe sevgi vardır: Filia. Sonra, Tanrı’nın verdiği tür sevgi vardır: Agape. İsa öğrencilerine düşmanlarına aşık olmalarını ya da aileleri ya da arkadaşlarına karşı hissettikleri türden sevgi hissetmelerini söylemedi. Agape sevgisi, lütufkardır, kararlıdır ve insanların iyiliği için etkin ve gerçek bir ilgi gösterir. Nefret, lanet ya da kötü davranışlarla yıldırılamaz. Gösterilmesi sonucunda ne gibi sonuçlar doğuracağıyla ilgili hesaplarla sınırlanamaz. Agape sevgisi sadece Tanrı’nın doğasına bağlıdır. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, ödül peşinde değildir ve hak edilmez. Tanrı böyle sevmez, sevgili dostum. Tanrı bizden çok farklı bir şekilde sever.
İncil’de Tanrı’nın sevgisi hakkında okuduğunuzda bunun genel ‘sevgi’ anlayışımızdan farklı olduğunu göreceksiniz!