Tanrı Bize Neden Dört Müjde verdi?
İncil’i okudunuz mu?
İncil’de 27 kısım var. Bunların kaç tanesini okudunuz? İncil’deki ilk dört esinlenmiş yazıya Müjde deniyor çünkü her biri Tanrı’nın kendisini İsa Mesih’te insanlığın kurtuluşu için göstermesiyle ilgili iyi haberi anlatıyor. İncil’i okuyun ve Tanrı’nın cennete davetini işitin! Bu durumda buna Müjde dışında başka ne denilebilirdi ki?
Bu dört kısım Mesih’in sözleri ve yaptıklarıyla ilgili, ama yaşam öyküsünün günümüzde kullanılan anlamıyla yaşam öyküsü denemez çünkü çoğunlukla İsa’nın yaşamının son üç yılıyla ilgili. Ayrıca, ölümünden önceki haftaya ve sonra mezardan dirilişine oldukça fazla yer ayırıyor. Başka bir seçenek yok. Öyle görünüyor ki, Tanrı İsa’nın yaşamının bu son haftasına odaklanmamızı istiyor. Sonsuzluktaki yazgınız İsa’nın dünyadaki yaşamının son kısmında anlatılanlara bağlı olduğuna göre Tanrı’nın buna odaklanmamızı istemesine şaşmamalı!
İncil’deki bu dört kısmı bitirdikten sonra beşinci tarihsel yazıya, Elçilerin İşleri’ne geleceksiniz. Aslında üçüncü Müjde’nin devamıdır. Aynı yazar tarafından Tanrı’nın esini altında yazılmıştır; doktor olan ve elçi Pavlus’a eşlik eden Luka. İsa Mesih’in dirilişi ve göğe alınmasından sonra Hıristiyanlık’ın yükselişini anlatır. Filistin’den kuzey batıya doğru, günümüzde Türkiye ve Yunanistan olarak bilinen yerlere doğru yayılmasını anlatır. Yirmi sekiz bölümü İsa’nın ölümü ve dirilişinden sonraki otuz yılı kapsar.
Bu anlattıklarım İncil’i okumak için sizde istek uyandırdı mı? Umarım en kısa zamanda Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’yı daha iyi tanırsınız. Bunlar dört müjdeyi yazan kişilerin isimleridir. İsa’yla ilgili anlatımları birleştirmek yerine bize dört ayrı müjde vermek Tanrı’nın fikriydi. Nitekim bu Tanrı’nın büyük fikirlerinden biriydi. Ama zaten Tanrı’nın fikirlerinin hepsi harika, öyle değil mi? “Tanrı’nın zenginliği ne büyük, bilgeliği ve bilgisi ne derindir! O’nun yargıları ne denli akıl ermez, yolları ne denli anlaşılmazdır!” (Romalılar 11:33)
Matta
Matta’nın okur kitlesi Yahudi’ydi ve Matta’nın amaçlarından biri, İsa’nın soyağacı ve Eski Antlaşma peygamberliklerinin yerine gelişine dayanarak O’nun uzun zamandır beklenen Mesih olduğunu ve bu yüzden de O’na iman edilmesi gerektiğini göstermekti. Matta, İsa’nın İsrail tahtında sonsuza dek oturacak olan “Davut Oğlu,” vaat edilen Kral olduğunu vurgular.
“İsa oradan ayrılırken iki kör, “Ey Davut Oğlu, halimize acı!” diye feryat ederek O’nun ardından gittiler.” (Matta 9: 27)
“Önden giden ve arkadan gelen kalabalıklar şöyle bağırıyorlardı:
“Davut Oğlu’na hozana!
Rab’bin adıyla gelene övgüler olsun,
En yücelerde hozana!” (Matta 21:9)
Markos
Barnaba’nın kuzeni olan Markos (bkz. Koloseliler 4:10) hem Mesih’in hayatındaki olayların görgü tanığı, hem de elçi Pavlus’un arkadaşıydı. Markos, Yahudi olmayan bir okur kitlesi için yazmıştı. Bunu, (soyağaçları, Mesih’in Kendi zamanındaki Yahudi liderlerle tartışmaları, Eski Antlaşma’dan sık sık aktarma yapma vs. gibi) Yahudi okurlar için önemli olan şeyleri Müjdesi’ne dahil etmemesinden anlıyoruz. Markos, Mesih’i hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye gelen acı çeken Hizmetkâr olarak vurgular. “Çünkü İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi.” (Markos 10:45)
Luka
“Sevgili hekim” (bkz. Koloseliler 4:14), müjdeci ve elçi Pavlus’un yoldaşı olan Luka, hem Luka Müjdesi’ni, hem de Elçilerin İşleri’ni yazmıştır. Luka, Yeni Antlaşma’nın Yahudi olmayan tek yazarıdır. Yazılarını soyağaçları ve tarihsel etütlerde kullananlar tarafından uzun zamandan beri gayretli bir usta tarihçi olarak kabul edilmiştir. Bir tarihçi olarak amacının Mesih’in yaşamını, görgü tanıklarının bildirdiklerini temel alarak sırasıyla anlatmak olduğunu bildirir. “Sayın Teofilos, Birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişti. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize ilettiler. Ben de bütün bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm. Öyle ki, sana verilen bilgilerin doğruluğunu bilesin.” (Luka 1:1-4)
Luka özellikle Yahudi olmayan önemli bir insan olan Teofilos’un yararını yazdığı için, Müjdesini, Yahudi olmayan bir okur kitlesi göz önünde bulundurarak yazılmıştı. Amacı, Hristiyan’ın inancının tarihsel bakımdan güvenilir ve doğrulanabilir olayları temel aldığını göstermekti. Luka, Mesih’ten sık sık “İnsanoğlu” olarak söz ederek O’nun insanlığını vurgular ve diğer Müjde anlatımlarında bulunmayan birçok ayrıntıyı paylaşır.
Yuhanna
Elçi Yuhanna tarafından yazılmış olan Yuhanna’nın Müjdesi, diğer üç Müjde’den farklıdır ve Mesih’in kişiliği ve imanın anlamı konusunda yoğun bir teolojik içeriğe sahiptir. Matta, Markos ve Luka müjdeleri benzer stil ve içeriğe sahip olup Mesih’in yaşamının birer özetini sunduklarından onlardan “Sinoptik Müjdeler” diye söz edilir. Yuhanna’nın Müjdesi, İsa’nın doğumu ya da yeryüzündeki hizmetiyle değil, Tanrı Oğlu’nun insan olmadan önceki etkinlikleri ve nitelikleriyle başlar.
“Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı…Söz, insan olup aramızda yaşadı.” (Yuhanna 1: 1-4, 14)
Yuhanna’nın Müjdesi, “Söz Tanrı’ydı” (Yuhanna 1:1), “Dünyanın Kurtarıcısı” (Yuhanna 4:42), (tekrar tekrar kullanılan) “Tanrı Oğlu” ve “Rab ve …Tanrı” (Yuhanna 20:28) gibi sözlerin kullanımında görüldüğü üzere Mesih’in tanrılığını vurgular.
NOT: ‘Tanrı Oğlu’ ünvanının fiziksel oğulluğu değil, ruhsal oğulluğu kast ediyor. Mustafa Kemal sizin fiziksel babanız mı? Hayır, ‘Atatürk’ ünvanı fiziksel anlamda ata olarak anlaşılmamalıdır.
İsa, Yuhanna’nın Müjdesi’nde tanrılığını birkaç “Ben’im” bildirisiyle de doğrular; bunların arasından en çok göze çarpan “İbrahim doğmadan önce ben varım” diye bildiren Yuhanna 8:58’dir. Bunu Mısır’dan Çıkış 3:14 ile kıyaslayalım:
“İsa, “Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım” dedi.” (Yuhanna 8:58)
Musa, “Ben kimim ki firavuna gidip İsrailliler’i Mısır’dan çıkarayım?” diye karşılık verdi. Tanrı, “Kuşkun olmasın, ben seninle olacağım” dedi, “Seni benim gönderdiğimin kanıtı şu olacak: Halkı Mısır’dan çıkardığın zaman bu dağda bana tapınacaksınız.”
Musa şöyle karşılık verdi: “İsrailliler’e gidip, ‘Beni size atalarınızın Tanrısı gönderdi’ dersem, ‘Adı nedir?’ diye sorabilirler. O zaman ne diyeyim?”
Tanrı, “Ben Ben’im” dedi, “İsrailliler’e de ki, ‘Beni size Ben Ben’im diyen gönderdi.’ (Mısır’dan Çıkış 3:11-14, Eski Antlaşma)
Ama Yuhanna aynı zamanda, Mesih’in insanlığına inanmayan kendi zamanındaki Gnostikler adlı dini tarikatın hatasını göstermeyi arzulayarak İsa’nın insanlığını da vurgular. Yuhanna’nın Müjdesi, onun yazmaktaki genel amacını da açıkça bildirir: “İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi. Ne var ki yazılanlar, İsa’nın, Tanrı’nın Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O’nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır” (Yuhanna 20:30-31).
Böylece, Mesih hakkında dört ayrı ama eşit derecede doğru anlatım bulunması, O’nun kişiliği ve hizmetinin farklı yönlerini ortaya koyar. Her anlatım, tarif edilemeyecek Olan bu Kişi hakkında daha bütün bir resim oluşturmak için örülen bir goblendeki farklı renkli bir iplik haline gelir. Ve bizler İsa Mesih hakkındaki her şeyi hiçbir zaman tamamen anlamayacağımız halde (bkz. Yuhanna 20:30), dört Müjde aracılığıyla yaşamımızı O’na iman sayesinde yaşayabilmek üzere O’nun kim olduğunu ve bizim için neler yaptığını takdir etmek için O’nun hakkında yeterince şey bilebiliriz.
Bir Kişinin Tanıklığı Yeter Mi?
Kutsal Kitap en erken zamanlardan itibaren, bir mahkemede bir kişi tek bir kişinin tanıklığıyla değil, en az iki üç kişinin tanıklığıyla suçlanabilmekteydi. “Herhangi bir suç ya da günah konusunda birini suçlu çıkarmak için bir tanık yetmez. Her sorun iki ya da üç tanığın tanıklığıyla açıklığa kavuşturulacaktır.” (Yasa’nın Tekrarı 19:15, Eski Antlaşma). Böyle olduğu halde bile İsa Mesih’in kişiliği ve yeryüzündeki hizmetinin farklı anlatımlarına sahip olmak, O’nunla ilgili bilgilerin doğruluğunu değerlendirebilmemize yardım eder.
Bir mahkemede neyin güvenilir bir kanıt oluşturduğu konusunda tanınmış ve saygın bir yetkili olan Simon Greenleaf, dört Müjde’yi yasal bir bakış açısından incelemişti. Kendisi, dört Müjde’de görgü tanıklarının birbirleriyle uyuşan ama her yazarın diğerlerinden farklı ayrıntılar eklemeyi ya da çıkartmayı seçtikleri anlatımların, bir mahkemede kuvvetli kanıtlar olarak kabul edilecek güvenilir, bağımsız kaynaklar olduğuna dikkat çekmiştir. Müjdeler, aynı bakış açısından aynı ayrıntılarla tam olarak aynı bilgileri içerselerdi, yazarlar yazılarının inanılır gözükmesini sağlamak için “hikâyelerin uyuşması” amacıyla daha önce bir araya gelerek gizli bir anlaşma yapmışlar gibi olurdu.
Müjdeler arasındaki farklılıklar, ilk bakışta ayrıntılarda bazı çelişkiler gözükmesi bile, yazıların birbirlerinden bağımsız olarak yazıldığını göstermektedir. Böylece, dört Müjde anlatımının bağımsızlıkları, bilgilerin aynı, bakış açısının farklı oluşu, ayrıntı miktarı ve hangi olayların kaydedilmiş hangilerinin kaydedilmemiş oluşu, Müjdeler’de sunulduğu şekliyle Mesih’in yaşamı ve hizmeti konusunda elimizde olan kayıtların gerçeğe uygun ve güvenilir olduklarını göstermektedir.
İncil’de İsa’nın yaşamının dört anlatımının olması neden iyidir? Öğrendiğimiz gibi dördü de aynı hikayeyi farklı bakış açılarıyla anlatıyor. Buna biraz açıklık getireyim. Diyelim ki genç bir aile sokağın köşesinde dururken bir kazaya şahit oluyor ve kazada herkes yaşamını yitiriyor. Baba, kazadaki arabaların hangi marka olduğu ve ne yapımı olduğunu anlatabilir. Anne arabaların rengini ve içlerinde kaç kişi olduğunu anlatabilir. Aynı kazaya tanıklık eden dokuz yaşındaki oğulları arabanın markasını bilemeyebilir ama kazanın nedeni olan ve neredeyse ezilen köpeği anlatabilir. Küçük kızkardeşi ise çarpışma anında arabadan fırlayan oyuncak bebekten söz edebilir. Buna göre kim gerçeği anlatıyor? Her biri gerçeği anlattı ama farklı bir bakış açısıyla.
Müjde yazarlarının hepsi Mesih’in yaşamının hikayesini anlatıyor. Ne var ki, bir yazar İsa’nın benzetmelerini vurgulamayı seçerken diğeri İsa’nın benzetmelerinin sadece birkaç tanesini anlatıyor ama İsa’nın doğası ve karakteri üzerinde odaklanıyor. Dört müjde anlatımını biraraya getirdiğimizde İsa Mesih’in yaşamı ve yaptıklarının daha tam ve zengin bir resmini görebiliyoruz.
İsa Mesih gerçekten de tanımaya değer biridir!
“İsa, “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im” dedi. “Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.” (Yuhanna 14:6)
“Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler. Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.” (Yuhanna 10:27-28)